Anahtar kelimeler: Fransada Ablası Yaşadığı Kayden Babası Temlik Maliki Uzun Onun Vekil
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ........... ve .......... vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; kayden maliki bulunduğu 6 29... parsel sayılı taşınmazdaki 4 nolu bağımsız bölümünün vekil tayin ettiği davalı babası ... tarafından vekalet görevi kötüye kullanılmak suretiyle önce davalı ablası .............ye devredildiğini, onun tarafından da diğer davalı ... .............'a temlik edildiğini, Fransa'da yaşadığı ve uzun süre Türkiye'ye gelemediği için belki gerekli olabilir düşüncesi ile giderken babası davalı ...'a güvenerek vekaletname verdiğini, yapılan işlemlerde davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket etmek suretiyle kendisini zararlandırdıklarını, tanıdıklarının uyarısı üzerine yaptırdığı araştırma neticesi devirleri Ekim 2017'de öğrendiğini ve öğrendiği tarihte hemen davalı babasını ............. Noterliğinin 25.10.2017 tarihli ve ... yevmiye nolu azilnamesi ile vekaletten azletmiş bulunduğunu, bilgisi ve rızası dışında yapılan bu işlemler neticesinde kendisine bir bedel ödenmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın gerçek değerinin davalılar ... ............ ve ...'tan faiziyle tazminine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın oğlu ... ile vekalet sözleşmesi dahilinde vekillik görevini yerine getirdiğini, ................. Mahallesindeki taşınmazın satış işlemlerinin davacının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini, kaldı ki taşınmazın zaten müvekkili ... ile eşinin olduğunu, daha sonra davalı müvekkili ile eşinin 1989 yılında taşınmazı oğullarına devrettiğini, davacının bu taşınmazı satın almadığını, burada davalı müvekkili ...’ın hakkı olduğu halde davalı müvekkilinin hiçbir surette hak talep etmediğini, davacı dava dilekçesinde ısrarla güvenden bahsetmişse de aslında davacının, davalı müvekkillerinin güvenini kötüye kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazın satıldığını internet üzerindeki ilandan gördüğünü, daha sonra tapuda gayrimenkulün maliki gözüken davalı ... ile yapılan görüşmede neticesinde 300.000,00 TL satış bedeli karşılığında satın almak için anlaştıklarını, müvekkilinin eşi ...................'ın bankadan 175.000,00 TL çektiğini, müvekkilinin eşinin bankadan çektiği paranın üstünü tamamlayarak satış bedelini satıcı/malik olan davalı ...'a elden verdiğini, müvekkilinin tapu kayıtlarına güvenen iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, gayrimenkulü satın aldığı tarihe kadar diğer davalılarla herhangi bir tanışıklığının olmadığını, vekalet ilişkisini kötüye kullanma iddiasının müvekkiline karış ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar davacı tarafından davalı ...'a yapılan devirde taşınmazın değerinin altında satın alınması ile davalının kötü niyetli olduğu, muvazaa olgusunu bilebileceği ve tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağı beyan edilmiş ve taşınmazın satış senedindeki satış bedeli ile alınan bilirkişi raporunda satış tarihi itibariyle belirlenen değer arasında misli fark var ise de davalılar arasında düzenlenen adi yazılı belge kapsamında taşınmazın satış bedelinin 300.000,00 TL olduğunun bildirildiği ve satış senedinde gözüken satış bedelin bir kısmının kredi kullanılarak, bir kısmının davalı ...'ın eşinin banka birikimi tarafından karşılandığının bildirildiği ve gelen banka kayıtlarında bu bedellerin göründüğü, davaya konu taşınmazı davalıya 300.000,00 TL ye satılması kapsamında da taşınmazın satış tarihi itibariyle hesaplanan değeri ile arasında misli fark bulunmadığı, davalı ...'ın diğer davalılarla birlikte davacıyı zarara uğratma kastını bilerek hareket ettiğine ilişkin dosyada delil bulunmadığı, davalı ... ile davalı ... arasında yapılan satışın gerçek bir satış olduğu ve davalının tapuya güven ilkesi kapsamında kazanımının korunacağı dikkate alınarak davalı ...'a karşı açılan davanın reddine karar vermek gerektiği; diğer davalılar tarafından aralarında yapılan satışın davalı ...'ın çocukları arasında Fransa'daki taşınmazlar bakımından yapmış olduğu mal paylaşımı ve devredilen taşınmazların nitelikleri kapsamında davalı ...'a hakkaniyet gereği ve davacının da rızası ile taşınmazın devredildiği belirtilmiş ise de davacının rızasının bulunduğunun ispat edilemediği, tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, yine Fransa'daki taşınmazların paylaşım belgesinde taşınmazların değerlerinin aynı olduğunun görüldüğü, yine davalılar tarafından davanın zamanaşımına uğradığı beyan edilmiş ise de vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı davalar, yolsuz tescil nedeniyle açılan ayın istekli davalar olup bu tür davaların herhangi bir süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabileceği, bu kapsamda davacının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, satışın mal paylaşımına istinaden rıza dahilinde yapıldığının da ispat edilemediği dikkate alınarak davalı ...'ın vekalet görevini kötüye kullanarak ve davalı ... tarafından bunun bilinerek davalılar arasında taşınmazın satışının gerçekleştiği, bu kapsamda davacının davalılar yönünden taşınmaz bedelinin tazminine ilişkin açmış olduğu davada haklı olduğu gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının taşınmazın bedel tazminine ilişkin talebinin kabulü ile 447.000,00 TL bedelin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan .........ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine ve toplanan delillere göre davacı ...'un davaya konu 4 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümünün babası davalı ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle kardeşi olan davalı ...'ye temlik edildiğini, davalı ...'nin de diğer davalı ...'a değerinin altında muvazaalı olarak temlik ettiği iddiasıyla eldeki dava açılmış olup davalı ...'nın davacının da rızası ve onayı olmaksızın vekâlet görevini kötüye kullanmak suretiyle davalı kızı ..........ye temlikini sağladığı anlaşılmış ise de davalı ... ile davalı ... arasında yapılan satışın gerçek bir satış olduğu, davalı ...'in iyiniyetle tapuya güven ilkesi kapsamında taşınmazı satın aldığı sonucuna varıldığından TMK'nın 1023. maddesi kapsamında kazanımının korunacağı gözetilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesince davacının tapu iptal tescil talebinin reddine, taşınmazın değerinin tazminine ilişkin talebinin kabulü ile 447.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile .........den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya, maddi vakıalara aykırı bir yön görülmediği, ayrıca dava konusu taşınmazın keşfen dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden tazminata karar verildiğinden bu tutar üzerinden AAÜT uyarınca davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi terditli olarak açılan davada davalılardan ... ...hakkındaki birincil istek olan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiş olması nedeniyle adı geçen davalı lehine AAÜT uyarınca dava konusu taşınmazın keşfen dava tarihi itibariyle belirlenen değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında da bir isabetsizlik olmadığı, davacı vekili ile davalılar ... ve ...........vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürdüğü iddialarını yineleyip davalı ...'in kötüniyetli olduğunu ve diğer davalılarla el ve işbirliği içerisinde hareket ettiğini, tapu iptali ve tescil taleplerinde haklı olduklarını, yine davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalılar ....ve ... vekili temyiz dilekçesi ile; cevap dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürdüğü savunmalarını yineleyip Mahkemece yanlış ve eksik değerlendirmeler yapılarak hüküm tesis edildiğini, dosya kapsamında vekalet görevinin kötüye kullanıldığına dair bir delilin bulunmadığını, davacı yan lehine hükmedilen vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 6 29... parsel sayılı taşınmazdaki 4 nolu bağımsız bölüm davacı ... adına kayıtlı iken; davacının Beyoğlu 1. Noterliğinin 05.11.2011 tarih ve 622 sayılı vekaletnamesi ile vekil olarak tayin ettiği davalı babası ... tarafından 19.12.2011 tarihli satış işlemi ile davalı kızı ..........ye devredildiği, davalı ... tarafından ise 11.10.2012 tarihli satış işlemi ile diğer davalı ...'e temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının ve davalılar ... ve ...'nin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin ve davalılar ... ve ............ vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 615,40 TL onama harcının mahsubu ile fazla alınan 159,10 TL harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Aşağıda yazılı 22.884,57 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den, 32.642,37 TL onama ve başvuru harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!