Anahtar kelimeler: Yanaşmadığını Emaneten Çorlu Girişimde Koşuluyla Ödemeden Hile Devir Bedel İadesi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çorlu 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı dava dilekçesinde; adına kayıtlı 1403, 275, 1401, 14 02... parsel sayılı 5 adet taşınmazının emaneten ve iade edilmek koşuluyla davalıya devredildiğini, taşınmazların iadesi hususunda girişimde bulunmuş ise de davalının yanaşmadığını, hiçbir bedel ödemeden devir yaptığını, davalı tarafından yapılan hile ile taşınmazların iadesinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, cevaba cevap dilekçesi ile 15.09.2015 tarihli "Karşılıklı Anlaşma" başlıklı sözleşme kapsamında devirlerin yapıldığını bildirmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesinde; kendisi tarafından bedeli ödenerek taşınmazların alındığını, hile iddiasına dayanan davanın 1 yıllık süre içerisinde açılmadığını, tapu devrinden yaklaşık 10 yıl sonra davanın açıldığını, taşınmazların 10 yıllık süre içerisinde emlak vergilerinin kendisi tarafından yatırıldığını, resmi senette satış bedelinin peşin ve nakden ödendiği ve davacı tarafça da nakden ve peşinen alındığının beyan edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde dayanılan vakıalar, davacı tanık beyanları, davacının sunmuş olduğu 15.09.2015 tarihli anlaşmada davacının karşı edim yükümlülüğü altında bulunmaması, sözleşmede davacının ve dava dışı.........'nün imzasının yer almaması, bu sözleşmenin inanılanı bağlayacak olması, davalı yanın davaya konu taşınmazlara yönelik bildirmiş olduğu taşınmazın aktif-pasif kayıt maliki silsilesi, davacının aleyhine açılmış icra takip dosyalarının bulunması, davacının malvarlığı üzerinde haciz şerhlerinin yer alması, davalı ...'a ait taşınmazlara yönelik pasif ........ sorgusu kapsamında davacı ...'den devir alınan taşınmazların sadece dava konusu taşınmazlar olması hususları bir arada değerlendirildiğinde taşınmazların herhangi bir bedel alınmaksızın inançlı işleme ve davacının dava dışı borçlarından mal kaçırma maksadı ile güvene dayalı olarak davalıya devredildiği, taraflar arasında herhangi bir ticari ve alacak-borç ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların davacı adına kayıtlı iken davacıya vekaleten davacının kızı ... tarafından davalıya 2011 yılında satış suretiyle tapuda devir edildiği, davacı tanıklarınca taşınmazların davacının içinde bulunduğu ekonomik nedenlerden dolayı inançlı işlemle devredildiğinin ve davalının hileli davranışları nedeniyle iade edilmediğinin iddia edildiği, davalı tanıklarının da dava konusu taşınmazların davacının kızı ........nün davalı ile olan alacak-borç ilişkisi nedeniyle devir edildiğini ve borç ödenmediğinden taşınmazların iade edilmediğini belirttiği, dosyaya sunulan davalının imzasının bulunduğu 15.09.2015 tarihli anlaşmada davacıya ait taşınmazların emaneten davalıya devir edildiğinin yazılı olduğu, söz konusu belgede her ne kadar davacının imzası bulunmasa da davalının imzası bulunduğundan belgenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmazların davacı tarafından davalıya devir edilme nedeni taraf tanıklarınca farklı olarak açıklanmış ise de davalının kardeşi olan tanığın duruşmada açıkça dava konusu taşınmazların davalıya teminat olarak devir edildiğini belirttiği, davacı ile davalı arasında alacak- borç ilişkisi bulunmadığı, bu haliyle davanın kabulüne dair verilen mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesi ile; İlk Derece Mahkemesinin, gerekçeli kararında inanç sözleşmesinin davacı eski malik...... ile davalı ... arasında kurulmuş olup olmadığı hususunu dahi açıklayamadığını, dava dışı üçüncü şahıslar ile davalı ... arasında yapılmış olan ticari anlaşmaların sanki doğrudan davacı ... ile yapılan inanç sözleşmesi olarak değerlendirildiğini ve yazılı delil başlangıcı sayılarak hatalı olarak tanık dinlendiğini, davalının dava konusu taşınmazların bedellerini nakden ve peşin vermek suretiyle satın aldığını, davacının iddia ettiği gibi müvekkilinin davacıya karşı hile yapmış olması ve onu aldatmasının söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazların satın alındığı tarihten itibaren emlak vergilerinin davalı tarafından ödendiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, 15.09.2015 tarihli belgenin davacı lehine delil olarak kabul edilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1401, 1402, 1404 parsel sayılı taşınmazların ██████ payları, 275 parsel sayılı taşınmazın ██████ payı davacı ... adına kayıtlı iken davacıya vekaleten dava dışı ... tarafından 14.07.2011 tarihli satış işlemi ile davalı ...'a temlik edildiği, yine dava konusu 1403 parsel sayılı taşınmazın ██████ payı davacı ... adına kayıtlı iken davacıya vekaleten dava dışı ........tarafından 01.04.2011 tarihinde satış yolu ile davalıya devredildiği, davacı vekili tarafından "Karşılıklı Anlaşmadır" başlıklı 15.09.2015 tarihli ve 24.10.2015 tarihli iki adet sözleşmenin dosyaya sunulduğu, sözleşmelerin ..., ..., ...,......... Ltd. Şti. ve...Yemek Ltd. Şti arasındaki ilişkiden kaynaklandığının yazılı olduğu, 15.09.2015 tarihli anlaşmada; "... ...'da emanet olarak bulunan ...'un babası ...'dan ...'ya satış işlemi yapılmış bulunan emanet gayrimenkuller ise ...'nın bakiye riskini aşmayacak şekilde talep edilmesi halinde ... riski üzerindeki gayrimenkulleri iade etmek ile mükelleftir. Veya taraflar risk miktarını belirledikleri tarihte risk miktarı kadar ...'ya senet verilmesini ihtimalinde ise ... tüm emanet gayrimenkulleri derhal iade etmek ile mükelleftir..." açıklamasının yer aldığı, 24.10.2015 tarihli anlaşmada ise taraflar arasındaki 15.09.2015 anlaşmaya ek olarak kararlaştırılan hususların yer aldığı, bu anlaşmada davacıya ait taşınmazlarla ilgili herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, her iki sözleşmede davalı ...'nın imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 26.703,13 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.