Anahtar kelimeler: İstinyede Yatın Davaalacak Nda Menşeli Yat Denizcilik Bağlama Akdedildiğini Şahsi

T.C.

İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO
:████████
KARAR NO
:███████
DAVA
:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:█████/2025
KARAR TARİHİ
:█████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurt dışı menşeli ... Limited şirketinin sahibi ve yetkilisi olduğunu, “...” isimli yatın müvekkilinin şahsi kullanımındaki malı olduğunu, ilgili şirket adına kayıtlı olduğunu, yatın geçmiş dönemlerde İstanbul İstinye’de bulunan, davalı şirkete ait ... ...’nda bağlanmakta olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında geçmiş dönemlerde aynı yat için bağlama hizmet sözleşmeleri kurulduğunu, en son olarak taraflar arasında ... isimli yatın 31.12.2024 - 31.12.2025 tarihleri arasında ...’nda bağlanması amacıyla bir yıllık bağlama sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında belirlenen 1.624.662,38 TL tutarındaki bedel bizzat müvekkili ... tarafından 20.12.2024 tarihinde peşin olarak davalıya ödendiğini, müvekkiline ait bu yatın sözleşme süresi sona ermeden, 2025 yılı içerisinde müvekkili tarafından üçüncü bir kişiye satıldığını ve yeni malik tarafından 17.03.2025 tarihinde bir daha dönmemek üzere marinadan çıkartıldığını, bu tarih itibarıyla yatın 2025 yılı içerisinde yalnızca 76 gün süreyle marinada kaldığını, yani sözleşme süresinin kalan 289 günlük kısmında, hizmetten hiçbir şekilde faydalanılmadığını, müvekkilinin iyi niyetli olarak sözleşme konusu hizmetin kullanılmayan kısmına ait bedelin davalıdan iadesini talep ettiğini ve bu hususta davalı şirkete noter aracılığıyla ihtarname gönderdiğini, ancak davalının bu ihtara olumsuz cevap verdiğini belirterek müvekkili tarafından 2025 yılına ilişkin olarak peşin ödenen 1.624.662,38 TL bağlama bedelinden yalnızca 76 güne tekabül eden 338.285,87 TL’nin mahsup edilerek ifa edilmeyen hizmet süresine karşılık gelen 1.286.376,51 TL’nin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 150.000,00 TL'lik kısmının 17.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı ... ... Tic. A.Ş.'nin 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun, Büyükşehir Belediyesi'nin Görev Yetki ve Sorumlulukları başlıklı 7. Maddesinin (f) bendi hükmüne istinaden İstanbul ...'nin 18.02.2005 tarih ve 349 sayılı kararı ile kurulduğunu, 16.01.2009 tarih ve 88 sayılı kararları ile İstanbul genelindeki ... Belediyesi 'nin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yol üstü, açık, katlı, kapalı otoparkları işlettiğini, ...'ın çoğunluk hisselerinin ... Belediyesi ve iştiraklerine ait olduğunu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ve Sayıştay denetime tabi olduğunu, bütün işlemlerinin gelir ve giderlerinin resmi şekilde tutulmasının zorunlu olduğunu, tüm faaliyetlerinin ilgili kanunlar çerçevesi içerisinde görüldüğünü, usul yönünden itirazları bulunduğunu, davacının dilekçesinde belirttiği yat bağlama sözleşmesine konu "..." isimli teknenin ... Limited şirketine ait olduğunu, yapılmış olan sözleşme ve ekinde bu durumun bu şekilde bildirildiğini, sözleşmenin şirket tarafından kaptan olduğu kabul edilen ve yetki verilen ... tarafından imzalandığını, tüm bunlara rağmen işbu davanın tarafının ... olduğunu, sözleşmenin şirket üzerine kayıtlı bir tekne adına yapılmış olduğunu, sözleşmenin tarafının ... Limited şirketi olduğunu, bu haliyle şirketin mal varlığının davacının şirket ortağı ya da sahibi olduğu düşünülse bile birbirinden tamamen bağımsız olduğunu, doğuracağı hukuki sonuçların farklı olduğunu, müvekkili arasında herhangi bir sözleşme kurulmamış bir kişiye ödeme yapmakla yükümlü kılınamayacağını, sözleşmenin şirket ile yapılmış olduğundan davacının bu durumda dava açma ehliyeti ve hukuki bir menfaati bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir alacak olduğu düşünülse bile bu alacağın tarafının ... Limited şirketi olacağını, davacının dava açma ehliyeti ve hukuki menfaati bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, esas yönünde; davacı ve müvekkili şirket arasında 17.12.2024 tarihinde 31.12.2024-31.12.2025 dönemini kapsayacak şekilde yat bağlama sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin uyarınca davacı tarafın müvekkili şirketten yat bağlama ve tonoz hattı hizmeti alacağını, söz konusu sözleşme her iki tarafça da imzalandığını, tekne sorumlusu tarafından imzalanan sözleşmede, imzalanan sözleşmeye ve ... ... Teknepark İşletme Yönetmeliği'ne tarafların uygun davranacakları beyan ve taahhüt ettiklerini, İşletme Yönetmeliğinin 8.9. maddesi uyarınca sözleşmeci tarafın sözleşme tarihinden önce teknenin marinadan ayrılması söz konusu olursa herhangi bir ücret talebinde bulunamayacaklarının açıkça kabul edildiğini ve imza altına alındığını, bu durumun emredici hükümlere aykırı bir husus olmadığını, sözleşme serbestisi ve bağlayıcılığı açısından tarafları bağlayan bir madde olduğunu, daha sonra uygulanmamasının istenmesinin mümkün olmadığını, bu durumun hukuki belirlilik ilkesine aykırı olacağından tekne sahibinin söz konusu durumu daha önce kabul etmiş olmasından davanın reddine karar verilmesini ettiklerini, davacı tarafın her ne kadar ayrılan teknesinin yerine başka bir tekne alındığını ileri sürmüş olsa da müvekkili şirkete ait marinalarda bağlama sözleşmesi yapan yatlara sabit bir yer tahsis edilmediğini, yat bağlama sözleşmesinde de görüleceği üzere herhangi sabit bir yer belirtilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talep ettiği kalemlerin zamanaşına tabi olduğunu, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ve ... karar sayılı dosyası mahkememize gönderme ile gelmiş olup, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır.
Dava, ... Limited Şirketi'ne ait ... isimli yatın ...'na bağlanması amacıyla bağlama sözleşmesi düzenlendiği, teknenin üçüncü bir kişiye satışı sonrası parktan ayrılmasına istinaden baştan ödenen yıllık ücretin kalanının ödenmesi amacıyla açılan alacak davası olduğu, uyuşmazlığın; tarafların aktif ve pasif husumetlerinin olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeye göre satış sonrası kalan ücretin istenip istenemeyeceği, marinadaki ilgili yerin teknenin ayrılmasından sonra başkasına tahsis edilip edilmediğinin tespiti ve buna ilişkin sebepsiz zenginleşme olup olmadığının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dosya arasına alınan ... Yat Bağlama Sözleşmesine göre, ... isimli yat hakkında davalıya ait marinayı kullanması konusunda anlaşma sağlandığı görülmüştür. Sözleşmede yat sahibi/yetkilisi olarak ...'ın olduğu, ilgili yatın ise ... ... Lımıted adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Sözleşmenin █████/2025 ile █████/2025 tarihleri arası dönemi kapsadığı anlaşılmaktadır. Davacı ... ilgili yatın ve yatın sahibi görünen şirketin kendisine ait olduğunu, yatı ve dolayısıyla sahibi olduğu şirketi sattığını, yatın da bir daha dönmemek üzere █████/2025 tarihinde marinadan ayrıldığını belirtmiştir. █████/2025 ile █████/2025 tarihleri arasında ilgili yatın davalıya ait marinadan faydalanamayacağı için, bu sürece ilişkin baştan yaptığı ödemenin hesaplanarak iadesini talep etmektedir.
Öncelikle davalının aktif husumet itirazı olduğu için bu husus araştırılmıştır. Yukarıda belirtildiği gibi sözleşmenin davalı yat sahibi/yetkilisi olarak ...'ın yetkisi ile ... ... Lımıted arasında düzenlendiği görülmüştür. Davacı bu şirketin kendisine ait olduğunu ancak yatı devretmek amacıyla şirketi de devrettiğini, bu sebeple bu şirkette yetkisi kalmadığı için ve ödemeleri de kendisi yaptığı için kendi adına davayı açtığını belirtmiştir. Sözleşmeyi yapan şirket ile davayı açan şahsın farklı hukuki kişilikleri olduğu, davacının ücreti ödemesinin davayı şirket adına veya onun yerine açmasını hukuken sağlamayacaktır. Dolayısıyla davacının tarafı olmadığı sözleşmeye ilişkin bu davayı açmakta aktif husumet ehliyeti olmadığından, aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Ayrıca yukarıda belirtilen sözleşmenin 3. maddesinde "... işletme yönetmeliğinin" sözleşmenin parçası olduğu kabul edilmiştir. Bu yönetmeliğin 8.9 maddesinde de, sözleşmeyi imzalayan tarafın sözleşme tarihinden önce teknenin marinadan ayrılması söz konusu olursa herhangi bir ücret talebinde bulunamayacağı açıkça kabul edildiği görülmektedir. Tüm bu sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM
:
1-Davanın aktif husumet yokluğu REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 2.561,63 TL den karar harcı olan 732,00 TL nin mahsubu ile fazla alınan 1.829,63 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili için takdir edilen 45.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.140,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!