Anahtar kelimeler: Tedariği Davadavacı Girme Montaj Araya Tedarik Özetlena İmal Açmak Esaskarar

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
...
DAVA
: Adi Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde açılan Adi Ortaklığı Feshi ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...na bağlı tedarik komutanlıkları bir takım ürünlerin tedariği için ihale açmak suretiyle bu ürünleri ticari firmalardan temin ettiğini, bu bağlamda müvekkili şirket ile davalı şirketin bir araya gelerek, bu ürünlerin tedariği konusunda birlikte hareket etmek suretiyle ihalelere girme ve bu ürünleri tedarik, imal ve montaj ederek veya temin ederek yukarıda belirtilen kurumlara teslim etme konusunda anlaştıklarını. Bu adi ortaklık anlaşmasının, her iki firmanın işi birlikte yürütme hususlarını kapsadığını, anlaşmaya göre tarafların yükümlülüklerinin; müvekkilinin kendi adına ihalelere girmesi ile ihale giderlerinin, masrafların, teminat mektubu, diğer ekonomik ve idari konuları ile üretim maliyetlerinin müvekkili tarafından karşılanması, davalı ortağın ise; bütün ürünlerin, üretiminin, tedarikinin, montajının temini ile belgelerin hazırlanması ve ihale konusu ürünlerin ihale şartnamesine uygun olarak Jandarma Komutanlıklarına teslim edilmesi için bütün resmi ve fiili işlemlerin yapılması hususlarını kapsadığını. Bu şekilde işlerin yürütülerek, ürünlerin ... Komutanlıklarına teslimi ile karın %50 oranında paylaşılacağının kararlaştırıldığını. Bu bağlamda müvekkilinin, 10 ayrı ihaleye girerek 10 ayrı iş aldığı, bu işlerin 6 adeti..., 4 adedi de ... ait olduğun. Bu süreçte müvekkilinin ortaklık gereği üzerine düşen bütün yükümlülükleri harfiyen yerine getirildiği halde, karşı taraf şirketi'nin edimlerini tam olarak ifa etmediğini. Son iki ihaleyi tamamlamadığını, ortaklığın bütün parasının hile ve desiselerle uhdesine geçirdiğini, müvekkilinin ihalelere girmeye yasaklı hale sokulduğunu, 900 adet ışıklı sopa emtiasını ihale şartnamesine aykırı olarak ürettiğini, müvekkilinin eksikliği gidererek teslim etme çabasında bulunduğu 1.000 adet ışıklı sopanın ise teslim edilmeyerek mağduriyete neden olduğunu. Bu emtianın diğer karşı taraf deposunda bulunduğunu. Adi ortaklığa dair maliyetlere aykırı fatura düzenlediğini ve ortaklığın parasını ele geçirdiğini. Davalı tarafından, dava dışı idareye teslim edilmesi gereken stok/garanti yedeği adı altında ürünlerin de müvekkilinden bedeli tahsil edilmek sureti ile imal edilmesine rağmen, halen depolarında muhafaza edildiğini belirterek; adi ortaklığın feshi tasfiyesi ile tasfiye sonucunda bu ortaklık nedeniyle alınan bütün ürünlerin, malzemelerin, cihazların belirlenmesini ve karşı taraftan alınarak müvekkiline teslimi, bu ürünlerin tespit edilip bulunamaması durumunda ise bedellerinin belirlenmesi ve şimdilik 5.000,00 TL'nin karşı taraftan alınarak müvekkiline verilmesine, yine adi ortaklığın tasfiyesi nedeniyle tasfiye sonucunda belirsiz alacaklarının belirlenmesi suretiyle şimdilik 5.000 TL'nin karşı taraftan alınarak müvekkiline verilmesine, adi ortaklık ilkelerine aykırı davranışları nedeniyle oluşan bütün zararlarının belirlenmesini ve şimdilik 5.000 TL'nin karşı taraftan alınarak, müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Bilahare davacı vekili harç tarihli bedel arttırım dilekçesiyle, dava konusunun değerinin, ortaklık ilişkisini kapsamında girilen ihalelere ilişkin üretilen bütün ürünlerin maliyet bedelleri olarak davalıya ödenen paranın 12.775.664,74TL olduğu belirtilerek iş bu miktarın dava konusu olduğu belirtilmiş ve harcının bu miktar üzerinde tamamlandığı görülmüştür.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında iddia edildiği şekilde adi ortaklık sözleşmesinin olmadığını, bu hususta yazılı bir delilin de bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete sunduğu hizmetin yalnızca üretim ve danışmanlık niteliğinde olduğunu, adi ortaklık ilişkisinin unsurlarının bulunmadığını, ortaklık kurma iradesinin olmadığını. Davacı tarafın belirttiği ihalelere kendi adına katıldığını ve ihale şartnamelerini kendisinin hazırladığını, tüm ihale süreçlerini kendisinin münferiden hareketle takip ettiğini, ihalelerde tek sorumlu kişinin kendileri olduğunu, davacının, müvekkili şirket tarafından yürütülen üretim ve danışmanlık hizmetlerini iş görme ilişkisi dışına çıkartarak adi ortaklık çatısı altında değerlendirmeye çalıştığını, ihaleler nedeniyle uğranılan zararın müvekkiline yüklenmeye çalışıldığını, oysa ki müvekkilinin sadece tedarikçi sıfatıyla hareket ettiğini. Müvekkili şirket tarafından düzenlenerek gönderilen faturalara davacının TTK'nın 21 maddesi gereğince süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, fatura içeriklerini kabul ettiğini. Davacı tarafın siparişi üzerine müvekkili şirket tarafından üretilen mal ve sunulan hizmetlere ilişkin olarak toplam 15.633.000.00 TL'lik fatura düzenlendiğini, bu faturaların alınıp deftere kaydedildiği ancak sürede itiraz edilmediğini. Ayrıca bu faturalara ve miktara davacıya sunulan danışmanlık ve lojistik hizmetleri bedelinin dahil olmadığını, bu faturalara karşı peyderpey ödemelerinin yapıldığını. Yine bu faturalara karşı davacı tarafından yapılması gereken bir kısım ödemelerin hala yapılmadığını, bu nedenle ve de açılan dava nedeniyle müvekkilinin zarara uğratıldığını. Davacı tarafın sunulan hizmet ve teslim edilen mallar nedeniyle düzenlenen ve süresi içerisinde itiraz edilmeyen faturalara itiraz ederek, bilirkişi incelemesinde bulunmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, karşı tarafın düzenleyerek gönderdiği █████/2024 tanzim tarihli ve 2.184.513,60 TL bedelli fatura ve içeriğine ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, fiyat farkı faturası düzenlenemeyeceğini belirterek, haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, adi ortaklığın tasfiyesi ve tasfiye alacağı ile davalının kusuru nedeniyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkindir.
Davacı vekili delil olarak; ihale sözleşmeleri, ödemelere ilişkin banka kayıtları, faturalara, whatsap yazışmaları, mesajlara, bilirkişi, keşif, ihtarnamelere, tanık ve tanık deliline, davalı vekili ise; faturalara, dekontlara, çeklere, maliyet raporlarına, ihtarnamelere, tanık, elektronik ortamda gerçekleştirilen whatsap yazışmalarına dayanmıştır.
Davacı vekili tarafından,davalıyla aralarında sözlü olarak adi ortaklı sözleşmesi kurulduğu nu, ihaleye müvekkili adına girilmesi, ihale giderlerinin, teminat mektubu, diğer ekonomik ve idari hususlar ile üretim maliyetlerinin müvekkili tarafından karşılanması, davalının ise üretim, montaj ve temin edilmek suretiyle Jandarma Komutanlıklarına teslim edilmesi ve elde edilen kârın taraflarca %50, %50 paylaşılması konusunda anlaştıklarını. Müvekkilinin 10 ayrı ihaleye girerek, 10 ayrı iş aldığını. Davalının ortaklık kurallarına aykırı davranarak, yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi ortaklığın parası ve ürünlerini yedine geçirdiğini. Müvekkilinin mecburen davalının uhdesinde bulunan işleri de yürütmek suretiyle son iki ihaleyi tamamlamak istemesine rağmen, ürünler ve malzemelerin davalının yed'inde olması hasebiyle son ihaleyi tamamlayamadığını. Müvekkili aleyhine cezai işlem tatbik edildiğini.Sözleşmenin feshedilerek, teminatına el konulduğunu ve ihale yasaklısı olduğunu.İhale işleri nedeniyle idareden gelen bedelin 13.957.000TL, müvekkilinin ihale sürecinde yaptığı masrafların 1.650.000TL, davalıya ödenen bedelin ise 12.775.664,74TL olduğu, iddia edilmiştir. Davalı vekili ise; taraflar arasında herhangi bir adi ortaklık sözleşmesi mevcut olmadığını. Davacı tarafın bu iddiasını destekleyecek yazılı bir delil sunamadığını. Müvekkili şirketin davacıya sunduğu hizmetin, yalnızca üretim ve danışmanlık niteliğinde olduğu, adi ortaklık ilişkisinin unsurlarını taşımadığını. Herhangi bir ticaret sicilinde ya da başka bir vergi dairesinde varlığı iddia edilen adi ortaklığa ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını. Müvekkili şirketin imzalamadığı sözleşmelerden, katılmadığı ihalelerden ve taraf olmadığı şartnamelerden kaynaklanan herhangi bir sorumluluğu kabul etmediğini. Müvekkili şirketin yalnızca tedarikçi sıfatıyla hareket ettiğini. Müvekkili tarafından düzenlenerek davacı şirkete gönderilmiş toplamı 15.633.000TL faturalara TTK.'nun 21. maddesi gereğince süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını. Davacının münferiden katıldığı ihalelere ilişkin olarak, ihale konusu ürünlerin teslimi ve ihale şartnamelerinde belirtilen garanti yedeği miktarının temin edilmesi gibi yükümlülüklerin yerine getirilmesinin, yalnızca ihaleye taraf olan davacı firmanın sorumluluğunda olduğunu. Müvekkiline gönderilen 28.08.2024 tanzim tarihli ... numaralı ve 2.184. 513,60 TL bedelli fatura ve içeriğine ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz edildiğini, fiyat farkı faturası düzenlemek suretiyle ilgili faturalara itiraz edilmesini kabul etmedikleri,bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında davacının iddia ettiği şekil ve kapsamda bir adi ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığına ilikşindir.
Davacının bildirdiği, ihalelere ilişkin bilgi ve belgelerilgili kurumlardan, noter ihtarnameleri , taraflara ait BA-BS formları ilgili vergi dairelerinden celp edilmiş, yine belirtilen banka hesap ekstreleri temin edilerek, tarafların ticari defter kayıtları ve dosya kapsamı üzerinde atanan mali müşavir bilirkişi, makine mühendisi bilirkişi, emekli sayıştay denetçisi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşturulan heyetten alınan █████/2025 tarihli raporda;"...Davanın, adi ortaklığın tasfiyesi ve tasfiye alacağı ile davalının kusuru nedeniyle uğranılan zararın tahsili talebine ilişkin olduğu, Taraflar arasında "adi ortaklık" ilişkisi kurulduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir kayıt olmadığı, davalı yanca da "adi ortaklık" ilişkisinin inkar edildiği, Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, davalı yanca davacıya ürün teslimi karşılığında bir takım faturalar düzenlendiği, bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin "satım sözleşmesi" olarak değerlendirilmesi hususunun, Sn. Mahkemenizin takdirinde olduğu.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda, davalı tarafından davacıya düzenlenen 04.09.2024 tarihli ... nolu "900 adet şarjlı ışık sopası" açıklamalı 900.000 TL + %20 kdv = 1.080.000 TL. Bedelli faturaya konu malların, davacı tarafa teslim edildiğine dair e-irsaliye sunulmadığından, taraflar arasındaki borç- alacak ilişkisine dahil edilmediğini, sunulması halinde davacı alacağının yeniden hesaplanması gerekeceği, dosya kapsamındaki belgeler kapsamında, davacının, davalıdan dava tarihi itibariyle 1.402.795,24TL alacaklı olduğu sonucuna ulaşıldığı," bildirilmiştir.
Davacı tarafından yazılı bir adi ortaklık sözleşmesi sunulmamış, sözlü olarak yapıldığı iddia edilmiş, ispatı yönünde ise , davalı tarafın gönderdiği noter ihtarındaki beyanlarına dayanılmıştır.
... yevmiye sayılı █████/2024 tarihli ihtarnamesiyle davalı tarafından davacıya hitaben; taraflar arasındaki anlaşmaya istinaden yapılan üretime ilişkin kesilen faturaların listelendiği, toplam fatura bedeli 14.553.000,00 TLolduğu ve buna karşılık ödeme tutarının 12.775.664,74 TLolup eksik bakiyenin nakliye masraflarıyla birlikte 1.802.855,26 TL olduğu ve anlaşma gereğince alacağın muaccel hale geldiği, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içerisinde ödenmesine aksi halde yasal yollara başvuracağını, ayrıca şirketler arasındaki anlaşmaya temel oluşturan ihale kapsamında yapılan ödemenin eksik yapıldığını, anlaşma gereğince elde edilecek karın eşit miktarda paylaşılmasına yönelik yükümlülüğün derhal yerine getirmesinin ihtar edildiği, bu ihtarnameye karşı davacının, ... yevmiye sayılı cevabı ihtarnamesi ile; şirketler arasında vuku bulan adi ortaklık anlaşması gereğince ... bağlı Tedarik Komutanlıklarına ihale sonrası sözleşme kapsamında ürünlerin teslimi hususunda bir ortaklık kurulduğunu, ihaleye davacının girmesi, gider ve masrafları karşılaması, teminat mektubu ve diğer ekonomik ve idari hususların tarafından karşılanması ile üretim maliyetini karşılanması, davalının ise; bütün ürünleri üretmek, ürettirmek, tedarik etmek ve temin etmek suretiyle Jandarma Komutanlıklarına teslim edilmesi hususlarını kapsadığı. Bu şekilde ürünlerin teslim edilmesi ve maliyeti üzerinde bütün karlara tarafların %50 paylaşacakları ve müvekkilinin 10 ayrı ihaleye girip iş aldığı, bu ürünlerin maliyet bedelleri ve çok fazlasının davalıya teslim edildiği, 8 işin gerçekleşmesine rağmen ... 1000 adet ışık sopası işinin teslim edilmediği gibi, ...teslim edilmesi gereken 900 adet ışık sopasının da eksik ve hatalı teslim edildiği belirtilerek, bir an önce hatalı ürünlerin düzeltilmesini ve teslim edilmesi gerekenin teslim edilmesini, aksi halde cezai ve hukuki yollara müracaat edileceğini, yine kar oranı koyularak fatura kesilmesini anlaşmaya aykırı olduğunu, bu nedenle faturaların düzeltilmesi ve gerçeğe uygun hale gelmesi, yine bedelinin müvekkilinden alınan imal edilmesine rağmen teslim edilemeyen ürünlerin kendilerine teslimini, bu bağlamda gönderilen 3 faturanın sözleşmeye aykırı olduğundan iade işleminin hukukauygun olduğunu, herhangi bir borçlarının olmadığı, yine üretim maliyeti haricinde müvekkilinden alınan bedellerin iadesini ihtar edildiği, görülmüştür.
Adi ortaklık sözleşmeleri 6098 sayılı TBK nun 620. Maddesinde düzenlenmiş olup iki yada fazla tarafın emeklerine ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu belirtilmiştir. Bu sözleşmelerde geçerlilik için yazılı şekil şartı mevcut olmayıp, sözleşmenin sözlü olarakda kurulması mümkündür.Ancak adi ortaklık ilişkisinin bulunmadığı iddiası halinde sözleşmenin ispatı açısından yazılı olup olmadığı önem arz edecektir.
Adi ortaklık ilişkisi yukarıda yazılı yasal düzenleme gereğince, sözleşme ilişkisine, yani bir hukuki işleme dayandığından 6100 sayılı HMK nun 200. Maddesinde düzenlenen parasal sınırın üzerindeki ortaklık ilişkisinin varlığının ispatında kural olarak senetle ispat zorunluluğu mevcut olup, bunu ispat yükününde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça TMK nun 6. Maddesi gereğince, kendi yararına haklar çıkarmak isteyen tarafa ait olup, iddia ettiği olayı/hukuki işlemi kanıtlaması gerekir.
Yine (...) Adi ortaklıkta yazılı sözleşme geçerlilik koşulu değil, bir ispat aracı olup HMK'nın 200/1 maddesi gereğince; " bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri 2.500,00 TL'yi geçtiği takdirde" senetle ispat olunması gerektiği. Ayrıca maddenin 2.fıkrası gereğince, senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkrada ki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinlenebileceği belirtilmiştir.
Dosyamızda davacı taraf, davalı ile aralarında ihalelere girme konusunda adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunu iddia edilmiş ise de, dosya kapsamı ve beyanlarda adi ortaklığa dair bir yazılı sözleşme sunmamıştır. İddia edilen adi ortaklık sözleşmesi kapsamı ve miktarı nazara alındığında HMK nun 200. Maddesi gereğince dava tarihi itibariyle yazılı belgeyle ispat sınırı olan 23.450,00 TL den daha fazla olduğu anlaşılmakla, bu iddianın ispatının, yazılı belge ile yapılması gerektirdiği,anlaşılmıştır.
Ancak davacının iddiasını yazılı bir sözleşmeyle ispatlayamadığı, karşı tarafın bakiye alacağın ödenmesi için gönderdiği noter ihtarındaki ifadelere dayanarak adi ortaklık ilişkisini kabul ettiğini iddia edilmiştir. İş bu ihtarneme içeriğindeki davalı tarafın bu açıklamanın tek başına, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin kapsamı ve şartları yönünde ispata yeterli olmadığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamında, davacının iddia ettiği şekilde davalıyla arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu ve kapsamı yazılı delille ispat edilmediği, davalı tarafında adi ortaklık ilişkisini reddettiği görülmekle, davacının, adi ortaklığın tasfiyesi ile alacak ve tanzim istemine ilişkin davasının, ispat edilemediğinden reddine karar vermek gerekmiş ve her bir talebinin reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının adi ortaklığın tasfiyesi talebinin REDDİNE,
2-Davacının adi ortaklık nedeniyle alınan tüm ürün, malzeme vs. İlişkin teslim talebinin mümkün olmaması halinde bedel tahsili talebinin REDDİNE,
3-Adi ortaklığın tasfiyesi sonucu alacak talebi isteminin REDDİNE,
4-Davalının hukuka ve adi ortaklık ilkelerine aykırı davranışı nedeniyle oluşan zararın tespiti ve tahsili isteminin REDDİNE,
5-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 427,60 TL peşin harç, 23.957,00 TL ıslah harcı toplamı olan 24.384,60 TL harçtan düşümü ile artan 23.652,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
6-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.402.795,24 TL üzerinden takdir edilen 214.391,33TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...kanun yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
...
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!