Anahtar kelimeler: Tenfiz Tanıma Bam Alındıktan Görüşleri Başkan Yazim Konya Katip Üye

+1 T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ... Esas ... KararDAVACI
: ...VEKİLİ
: Av...İSTİNAF EDEN DAVALI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Tanıma Ve TenfizİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tanıma ve tenfiz davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen karara karşı, davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ihtilaflı şirket ortaklık sözleşmesine dayanılarak dava açıldığını, Akmola Eyaleti Bölgelerarası Ekonomi Mahkemesi tarafından 23 Şubat 2021 tarihinde davalı lehine 41.363.203 KZT tutarında miktarın ve 413.632 KZT tutarında devlet harcının ödenmesine karar verildiğini ve söz konusu tutarların da müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, ekte sundukları karardan da görüleceği üzere ödemelerin yapılması akabinde ise itirazları doğrultusunda kararın kaldırıldığını ve bozma sonrası Akmola Eyaleti Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi tarafından ...... dosyası üzerinden verilen █████/2022 tarihli kararı ile müvekkili tarafından yapılan ödemelerin toplamı olan 41.776.835 KZT (tenge) tutarının iadesine karar verildiğini ve haklılıklarının ortaya konulduğunu ancak gelinen aşamada davalı tarafından herhangi bir ödemenin gerçekleşmediğini, bu açıklamalar nezdinde müvekkili ile davalı arasında meydana gelen uyuşmazlık uyarınca yetkili olan mahkemelerde yargılamanın yapıldığını ve hükme bağlandığını, her iki tarafın da söz konusu yargılamadan haberdar olduğunun sabit olduğunu, davalının Türkiye'de ticari faaliyetlerine devam ediyor olması nedeniyle davaya konu mahkeme kararının tanınması ve tenfiz işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiğini beyanla Akmola Eyaleti Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi tarafından ...... dosyası üzerinden verilen █████/2022 tarihli kararının tanıma ve tenfizinin yapılarak davanın kabulüne, İİK'nın m.257 vd. hükümleri uyarınca, davalının menkul, gayrimenkul, 3.kişilerdeki hak ve alacakları ile banka hesaplarının ihtiyati haciz yoluyla haczedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle göreve yönelik itirazlarının olduğunu, müvekkilinin tacir sıfatının bulunmadığını, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini, davacı tarafın eksik evrakla iş bu davayı açmış olduğunu, Türkiye ile Kazakistan Devletleri arasında düzenlenen sözleşmenin 22/2-b maddesi uyarınca dava şartlarının yerine getirilmediğini, bu nedenle de dava şartı yokluğundan açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça sunulan "İcra belgesi" başlıklı evraklarında apostil şerhlerinin bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin diğer ortaklarının da ...... ve ...... olduğunu, davacı şirketin Kazakistan ülkesinde Konya ilinde ...... şirketince üretilen değirmen makinelerinin ihracat ve satış işlemlerini yaptığını, müvekkilinin █████/2018 tarihli hisse devri sözleşmesi ile davacı şirketteki hisselerini diğer ortak olan ......'e devredilmesine karar verildiğini, sözleşme gereğince davacı şirketin 3.kişilerdeki alacaklarının müvekkili uhdesinde kalmasına karar verildiğini, müvekkilinin edimini yerine getirmesine rağmen karşı tarafın edimini yerine getirmediğini bu nedenle Kazakistan'da açmış oldukları davada alacaklarının tahsiline karar verildiğini, bu karara yapılan itiraz neticesinde yüksek mahkemece tahsil edilen alacağın iadesine ilişkin karar verildiğini ancak bu verilen kararın sözleşmenin Kazakça veya Rusça düzenlenmediğinden dolayı verildiğini, müvekkili alacağının halen varlığını devam ettirdiğini, müvekkilinin bu alacağına ilişkin Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu itiraza ilişkin iptal davası açacaklarını, şirket hisse devrine ilişkinde Konya .... İcra Müdürlüğünün ... esas ve ... esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını ve bu dosyaların halen derdest olduğunu, davacı tarafça talep edilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....İş bu dava ile benzer bir olaya ilişkin olarak verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı emsal alınarak, Mahkememizce; Davaya konu ilamı veren yabancı mahkemeye Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla talimat yazılmış ve yabancı mahkemece verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kararın kesinleşmesi sonrasında veya kesin olarak verilen kararlar sonrasında karara kesinleştirme şerhi işlenmesi gibi bir uygulamanın rutin olarak yapılıp yapılmadığı, kesinleştirme yapıldıysa ne zaman yapıldığı ve kararın ne zaman kesinleştiği, ...'a kendini savunma ve itiraz hakkının tanınıp tanınmadığı, kendisine tebligat yapılıp yapılmadığı hususları tespit edilip cevaplanarak, özellikle tebliğ mazbataları ile sorulan diğer hususlara dair bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiştir.İlgili yabancı mahkeme tarafından Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü aracılığıyla dosyamıza gönderilen talimat yazı cevabının tercümesinden; dava konusu yabancı mahkeme ilamının iş bu dava tarihinden önce kesinleştiği, davalıya savunma hakkının verildiği ve kararların kendisine tebliğ edildiği, davalının kararlara karşı savunma ve itiraz haklarını kullandığı anlaşılmıştır. Bu itibarla dava tarihi itibariyle davacının davayı açmakta haklı olduğu kanaatine varılmıştır.Davanın konusuz kalması halinde davalının yargılama giderinden sorumlu tutulması için yeter ve zorunlu tek şart olan davanın açılmasına sebebiyet vermiş olması şartı somut olayda gerçekleştiğinden, yargılama giderlerinden ve bu kapsamda vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerekti kanaatine varıldığı..." gerekçesiyle davanın kabulü gerekli ise de konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece dava konusu ilamın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmiş olsa bile ne zaman kesinleştiği, ayrıca müvekkiline kendisini savunma hakkı ve itiraz hakkı imkanının tanındığına ilişkin özellikle usulüne uygun duruşmaya davet edilip edilmediğine ilişkin net bir veri ortaya konulamadığını, söz konusu hususlar davacı tarafından da ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi kanaat hasıl olsa bile müvekkilinin tanıma ve tenfizi talep edilen ilamdan kaynaklı tüm borcunu ödediğini ve Kazakistan'daki icra takip dosyasının kapatıldığını, dolayısıyla davacının ilamın tenfizini talep etmekte artık hukuki menfaati kalmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tanıma ve tenfiz davalarının mahiyeti gereği yargılama sonunda yalnızca maktu vekalet ücretine hükmedilebileceğini, bu nedenle davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının davasının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, aksi kanaat hasıl olursa davalı müvekkili tarafından yabancı mahkeme kararından kaynaklı borcun fer'ileriyle ödendiği gözetilerek hukuki menfaat yokluğu nedeniyle davanın reddine, yine aksi kanaat hasıl olursa davacı lehine hukuka aykırı olarak hükmedilen nispi vekalet ücretinin ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; tanıma ve tenfiz istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.Yabancı mahkeme ilamının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesinin 5718 sayılı MÖHUK'un 58. maddesi gereğince yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlı olduğu, tanımada aynı yasanın 54. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin uygulanmayacağı, yine aynı yasanın 50. maddesinin 1. fıkrasında; yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlı olacağı, yine aynı yasanın 54. maddesinin (a) bendinde; Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma ya da o devlette Türk Mahkemeleri'nden verilmiş ilamın tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiili uygulamanın bulunmasını, (b) bendinde; ilamın Türk Mahkemeleri'nin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olmasını, (c) bendinde; hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamasını ve (ç) bendinde; o yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesi'ne itiraz etmemiş olması gerektiği belirtilmiştir.Somut olayda; davacının Akmola Eyaleti Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ...... sayılı dosyası üzerinden verilen kararın tanınması ve tenfizini talep ettiği, dava sırasında davalı tarafından yabancı mahkeme ilamında hükmedilen miktarın davacıya ödendiği, bu nedenle davanın konusu kalmadığından (aynı doğrultuda Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin █████/2019 tarih █████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı) ilk derece mahkemesince konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, haklılık durumu yönünden yapılan incelemede ise; davacı tarafça dava dilekçesi ile birlikte Akmola Eyaleti Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ...... sayılı kararın apostille şerhli aslını ve onaylı tercümesini sunduğu, yabancı mahkeme ilamının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... aleyhine Akmola Eyaleti Bölgelerarası İhtisas Ekonomi Mahkemesinde açılan davada 23 Şubat 2021 tarihinde verilen davalı tarafından davacıya ...... tutarındaki borcun ...... tutarındaki devlet vergisinin ve ...... tutarındaki meblağın özel icra memurunun faaliyetlerinin karşılığı olarak ödenmesine ilişkin kararın geri alınmasına ve ... tarafından ...... tutarındaki meblağın ...'ne verilmesine karar verildiği, açılan davanın münhasıran Türk Mahkemeleri'nin yetkisine giren bir konuya ilişkin olmadığı, yabancı mahkemece kendi maddi ve usul hukuk kuralları uygulanarak davanın çözüme kavuşturulduğu, kurulan hükümde kamu düzenine açıkça aykırı bir durumun söz konusu olmadığı, taraflara tebligatın yapıldığı, kararın kesinleştiği, verilen hükmün MÖHUK'un 54. maddesinde belirtilen tenfiz şartlarını taşıdığı bu nedenle tanıma koşullarının da oluştuğu, bu nedenle davacının dava açmakta haklı olduğundan yargılama giderlerini davalıdan tahsiline karar verilmesinin ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 14.02.2024 tarih ... Esas ... Karar, 10.05.2013 tarih ... Esas ...Karar ve Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 31.10.2022 tarih ... Esas ...Karar sayılı ilamlarında belirtildiği gibi tanıma ve tenfiz davalarında maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalının buna yönelik istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A) Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA,1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesineB) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,1-Konusu kalmayan davanın esası hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına,2-Davacı tarafından yatırılan peşin ve tamamlama harcı toplamı olan 29.722,07 TL harçtan, alınması gereken 732,00 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 28.990,07 TL harcın karar kesinleşince ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafından sarfedilen 732,00 TL karar ve ilam harcı, 179,90 TL başvuru harcı, 25,60 TL vekalet harcı, 296,40 TL tedbir harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 955,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.688,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince 45.000,00 TL maktu ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde gider avansını yatıran tarafa iadesine,C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,D) Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır...