Anahtar kelimeler: Butona Seperatör Değmesi Mezbahada Arızayı Koptuğunu Pano Elinin Parmağının Turgutlu
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Turgutlu İş Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının davalı tarafından işletilen mezbahada işçi olarak çalıştığını, 15.02.2017 tarihinde diğer işçi ... ile birlikte seperatör makinesindeki arızayı gidermek üzere çalıştıkları sırada ...'ın elinin yanlışlıkla pano üzerindeki butona değmesi sonucu makinenin aniden çalışması ile davacının 4 parmağının koptuğunu belirterek, 50.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili yargılama sırasında 21.03.2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunda davacının kaza nedeni ile maddi zararının 1.667.656,50 TL olarak hesaplandığını, dosya kapsamında kazanın meydana gelişinde davalı ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %70 oranında kusurlu olduğu yönünde tanzim edilen raporun baz alındığını, bu rapor doğrultusunda hesaplama yapıldığında ve davanın sadece ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ikame edildiği dikkate alındığında davacının maddi zararının 1.167.359,54 TL olduğunu belirterek talebini 1.167.359,54 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında ayrıca bir kusur raporu aldırılmamakla birlikte SGK Müfettiş İnceleme Raporunda kazanın meydana gelmesinde davalı işveren ... Kuyumculuk San. Tic. Ltd. Şti.'nin %70 oranındaki kusurunun yanı sıra 3. kişi konumunda olan dava dışı ...'ın da %30 oranında kusuru bulunduğunun tespit edildiği, 06.02.2023 tarihli denetime elverişli aktüerya bilirkişi raporu mucibince davanın sürekli iş göremezlik tazminat talebi yönünden kabulüne karar verildiği gerekçesiyle,
" 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.667.656,50TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 35.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; istinaf aşamasında aldırılan bilirkişi kusur raporunda, davalı işverenin %65, davacı işçinin %5 ve işveren bünyesinde çalışan işçi ...'ın %30 oranında kusurlu olduğu yönünde belirlenen kusur oranlarının yerinde olduğunun değerlendirildiği, 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporundaki veriler kullanılarak, tespit edilen kusur durumu dikkate alınarak tazminat hesabının yeniden yapıldığı, toplam maddi tazminat miktarının 1.585.065,64 TL (1.583.654,25 + 1.411,39) olarak belirlendiği, ancak davacı tarafça 21.03.2023 tarihli bedel artırımı dilekçesiyle 1.167.359,54 TL'nin tahsilini talep ettiğinden bu miktar üzerinden hüküm kurulduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile mahkemenin kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
"1-Maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.167.359,54 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 95.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının olay günü kendi görev tanımında olmayan bir işin icrası için müvekkili şirket yetkililerinin bilgisi dışında bakım ve onarım işine giriştiğini, davacının kusursuz olduğunun kabul edilemeyeceğini, kazanın ...'ın kolunun açma kapama dügmesine basması nedeniyle gerçekleştiğini, üçüncü kişinin kusurunun bu anlamda değerlendirilmesi gerektiğini, dosya kapsamında yer alan SGK tahkikat raporunda davalıya %70 kusur izafe edildiğini, davalının kusurunu %100 olarak hesap ederek hesaplama yapmanın zarar tazmininden ziyade, bir ceza mahiyetinde olduğunu, ...'ın kusur oranının müvekkiline yüklenerek hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının hali hazırda devamlı surette iş hayatına devam ettiğini, 2017 yılında 70 bin TL harcanarak özel hastanede tedavisinin gerçekleştirildiğini, davanın reddi gerekirken hesaplanan rakamın zararın tazmininden ziyade davacı için sebepsiz zenginleşme olacağını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.
Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4. maddesinde:
"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;
a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.
b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.
c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.
ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.
d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 5. maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:
a)Risklerden kaçınmak,
b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,
c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,
ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,
d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,
e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,
f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,
g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,
ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5. maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10. maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.20 13... /21-1 02... /1456 sayılı kararı).
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.
Objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulunun 20.03.20 13... /21-1121 E. ████████ sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.
İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı ... Kuyumculuk San. Tic. Ltd. Şti.'nin işletmekte olduğu mezbahada çalışan davacının, 15.02.2017 tarihinde arızayı gidermek üzere makine içerisinde sıkışmış olan malzemeyi çıkarmak için elini makinenin içine soktuğu, makinenin elektrik panosunun olduğu kısımda bulunan diğer çalışan ...'ın elinin elektrik butonuna değmesi ile makinenin çalıştığı ve davacının %38.2 meslekte kazanma gücü kaybı oluşacak şekilde yaralandığı, SGK denetim raporunda davalı işverenin %70 kusurlu olduğu, üçüncü kişi sıfatıyla ...'ın %30 kusurlu olduğu, davacı sigortalının kusuru bulunmadığının tespit edildiği; henüz kesinleşmediği anlaşılan Turgutlu İş Mahkemesi ███████ Esas sayılı rücuen tazminat dava dosyasında davalı ... Et ve Et Ürn. Gıda Tar. Hayv. İnş. Nakl. San. ve Tic. A.Ş.'nin %90, davalı ...'ın %5, Kurum sigortalısı ...'in %5 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği; Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasında mezbaha yetkili sorumlusu ve işveren konumunda olmasından ötürü asli kusurlu bulunan ... Tamgenç ile tali kusurlu bulunan ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği, yine Turgutlu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı ilamı ile kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu tespit edilen işletmenin ortağı ve sorumlu müdürü Murat Ayhan'ın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince bir kusur raporu alınmadığı, SGK denetim raporundaki kusur oranları benimsenerek davacı ...'in kusursuz olduğu kabulü ile %100 davalı kusuruna göre hesaplama yapılan 06.02.2023 tarihli hesap raporu ile davacının geçici iş göremezlik zararının 1.485,67 TL, sürekli iş göremezlik zararının 1.666.170,83 TL olmak üzere toplam maddi zararın 1.667.656,50 TL olarak belirlendiği, davacı vekilince anılan rapora itiraz edilmediği ve davacı vekilinin 21.03.2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunda 1.667.656,50 TL olarak hesaplanan toplam zarardan teselsüle dayanmaksızın, sadece davalı işveren ... Kuyumculuk San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %70 kusur oranına tekabül eden 1.167.359,54 TL tutarına talebini arttırdığı görülmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf aşamasında aldırılan 19.12.2024 tarihli kusur raporu ile davalı işveren ... Kuyumculuk İletişim Gıda Et Ltd. Şti. %65, dava dışı işçi ...'ın %30, davacının ise %5 kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği; Bölge Adliye Mahkemesince bu kusur oranları benimsenerek 6.2.2023 tarihli hesap raporundaki verilere %95 kusur oranı uygulanmak suretiyle davacının maddi tazminat alacağının 1.585.065,64 TL olduğunun belirlendiği, ancak davacı tarafın 21.03.2023 tarihli bedel artırımı dilekçesiyle 1.167.359,54 TL'nin tahsilini talep etmiş olması nedeniyle bu miktar üzerinden hüküm kurulduğu ifade edilerek anılan tutara hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemesince istinaf incelemesi aşamasında kusur raporu alınmış ise de itibar edilen kusur raporunda olaydaki sorumluluk ve kusur durumlarının yeterince incelenmediği ve açıklanmadığı, çelişkilerin giderilmediği anlaşılmıştır.
Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde "davacı tarafça 1.167.359,54 TL yönünden tahsil kararı verilmesi talep edilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporunda hesaplanan 1.667.656,50 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesinin talep aşımı mahiyetinde olup HMK'nın 26. maddesi gereğince usul ve yasaya aykırı olduğu" ifade edilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulurken, davacının talebini 1.167.359,54 TL olarak arttırırken maddi tazminata ilişkin talebini sadece davalı işveren kusuruna tekabül eden tutara hasrettiği gözetilmeksizin davacının maddi zararının %95 kusur oranına tekabül eden 1.585.065,64 TL olarak belirlenmesi ve bu suretle de davacının talebinin aşıldığının göz ardı edilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; rücu ve ceza dosyaları da getirtilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; dosyada mevcut Kurumun tahkikat raporu , rücu dosyası ve ceza dosyasındaki kusur raporları ile eldeki dosyada alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesini sağlamak, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde tespit edip değerlendirerek, belirlenecek kusur oranını (davacının talebini sadece işveren kusuruna tekabül eden tutarla sınırladığını, teselsül talebi bulunmadığını dikkate alarak ve usuli kazanılmış hakları gözeterek) 6.2.2023 tarihli hesap raporuna uygulamak suretiyle alınacak hesap raporu ile davacının maddi zararını tespit etmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!