Anahtar kelimeler: İşleriyle Meşgul Kurdukları İlçesinde Alışverişi Anlaştıklarını Görünen Sonuna Ortağı Senet
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Davanın Kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu olan ... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip ile bu takibe konu senet nedeniyle müvekkilinin alacaklı görünen ... ile bir alışverişi ve borcu bulunmadığını, müvekkilinin oğlu ...'un 2015 yılı sonuna kadar ... İlçesinde ortağı olan ... ile kurdukları şirket üzerinden inşaat işleriyle meşgul olduklarını, davalı ...'den inşaat malzemesi almak üzere anlaştıklarını, ödemenin ise bir kısmı peşin bir kısmının ise çek karşılığı yapılacağının kararlaştırıldığını, davalıdan bir kısım malzemelerin alındığını, oğlunun ve ortağının başlamış oldukları inşaat işi bitirilemediği için davalı ...'e ödeme yapamadıklarını, davalının parasını malzeme verdiği kişilerden tahsil edememesi üzerine, oğlunun borcunu babası ödeyebilir düşüncesiyle müvekkile yüklenmeye başladığını, müvekkilinin bu olay öncesinden davalı ile hiç bir tanışıklığı olmadığı ve yapılan işlerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davalının müvekkiline ulaşarak zorla elinden senet aldığını ve senede dayanarak icra takibi başlattığını, müvekkilinin borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında olduğunu, müvekkili ile davalı arasında bu miktar bir alışverişin veya para transferinin olmadığını, senedin bedelsiz olduğunun ortaya çıkacağını ileri sürerek müvekkilinin ... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takibi ile bu takibe konu 500.000,00 TL bedeli bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında inşaat malzemesi alışverişinden kaynaklanan ticari ilişki olduğunu ve takip konusu bononun da davacı tarafından davalıya bu kapsamda verildiğini, bu konuda ticari defterler ve başka deliller üzerinde inceleme yapılmasına dahi gerek bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı tarafından davalıya 08.05.2016 keşide, 08.06.2016 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli ve nakden kaydını içeren bono verildiği, davacının bu bononun oğlu ...'un davalı ...'den inşaat malzemesi alış verişi nedeniyle aldığı mal karşılığı olan borcunu ödeyememesi üzerine davalının davacıdan tehdit ile alındığını ileri sürerek menfi tespit istemi ile eldeki davayı açtığı, davalının ise dava konusu bononun inşaat malzemesinden kaynaklanan ticari ilişki nedeniyle düzenlendiğini ileri sürdüğü, dava konusu bono üzerinde nakden kaydı var ise de davacı ve davalı tarafından bononun düzenlenme nedeninin talil edildiği, bu durumda ispat yükünün davacıda olduğu, davacının senedin irade fesadı-tehdit sonucu düzenlendiğini ispat etmesinin gerektiği, bu kapsamda yapılan yargılamada, davacı tarafından senedin tehdit ile alındığı iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğu ve soruşturma dosyasına delil olarak dayanıldığı, soruşturma dosyasında alınan ifadeler incelendiğinde, olay günü davacının telefon ile arandığı, arayan kişinin davacıya kredi kartı getireceğini söyleyerek davacının o esnada bulunduğu kafenin adresini aldığı, bir süre sonra kafeye üç kişinin geldiği, davacının oğlunun davalıya borcu olduğunu, bu borcu ödemediğini söyleyerek ve bağırarak borcun davacı tarafından ödenmesini istedikleri, gelen bu kişilerin zorlaması neticesinde davacının 250.000,00 TL bedelli senet verdiği, ertesi gün aynı kişilerin tekrar davacının yanına geldiği ve bu kez 500.000,00TL bedelli senet istedikleri, bu kişilerin baskı ve zorlaması neticesinde davacının davaya konu bonoyu imzalayıp verdiği, gelen kişilerin senedin teminat senedi olduğunu, işleme konulmayacağını, ancak olayın kendilerine çevrilmesi durumunda sonuçlarının farklı olacağını söyledikleri, olayın meydana geldiği yerdeki kafede çalışanların da kafeye gelen kişilerin davacıdan, davacının oğlunun borcu nedeniyle teminat senedi istediklerini, gelen kişilerin agresif tavırları sergilediklerini beyan ettikleri, mahkemece bozma ilamı öncesinde dinlenen tanıkların da soruşturma dosyasındaki ifadeler ile örtüşür beyanlarda bulundukları, her ne kadar soruşturma dosyasında şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yeterli delil elde edilemediğinden bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş ise de mahkemenin delil yetersizliği nedeni ile verilen bu karar ile bağlı olmadığı, davacı ile davalı arasında inşaat malzemesi alışverişi yapıldığına ilişkin bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının davalıdan 2016 yılı ve öncesinde 500.000,00 TL kaşılığında inşaat malzemesi almasını gerektirecek bir iş yapmadığı, soruşturma dosyasında alınan ifadeler ve mahkemece dinlenen tanıkların ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde davalının davaya konu senedi davacıdan tehdit ile aldığına dair vicdani kanaate varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, ... İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasında takibe konu edilen 08.06.2016 vade tarihli ve 500.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayalı yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!