Anahtar kelimeler: İhlali Edenin Görüşü Tesisi Yeri Suçlar Dokunulmazlığının Neticesinde Edilebilir Karara

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiEK KARAR TARİHİ
: 02.05.2025SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddi, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm tesisi, temyiz isteminin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama, bozmaI. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen 02.05.2025 tarihli ek karara yönelik temyiz talebinin incelenmesindeBölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 02.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 02.05.2025 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin, aynı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,II. Hırsızlık suçuna yönelik temyiz talebinin incelenmesindeBölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi hükmündeki ceza miktarının artırılması nedeniyle hükmün temyizi kabil olduğu ve temyiz isteminin reddine dair ek kararın hırsızlık suçu yönünden hukuki değerden yoksun olduğun anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince verilen 02.05.2025 tarihli ek kararın hırsızlık suçu yönünden kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;lk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin "mahkûmiyete yeterli delil olmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, suça sürüklenen çocuğa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, ███████ E., ████████ K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii hazır bulundurulmaksızın hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 Sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.