Anahtar kelimeler: Mudanya Tapudan Bursa Terkini Sayisi Yol Dayanan Adliye Derece Tescili

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararKARAR
: Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ
: Mudanya 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili ve yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 60... parsel sayılı taşınmazıın 1.186,70 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın kamulaştırılan kısmının davacı idare adına tesciline ve yol olarak davacı lehine terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; idarece takdir edilen bedelin düşük olduğunu belirterek taşınmazın gerçek bedelinin tespitini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın sulu arazi olarak tespit edilip kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasının hatalı olduğunu, masrafların brüt gelirin 1/3'ünü geçemez kuralının uygulanmaması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunun davanın açılış tarihinden itibarın faiz işletilmesinin ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmediği gibi davanın niteliği nazara alındığında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin █████████ başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinin yerinde olduğu; ancak kısmi kamulaştırma sebebiyle bilirkişi heyetince yapılan değerlendirmeye yönelik yapılan itirazın incelenmesinde; dava konusu taşınmazın kamulaştırmadan geriye kalan kısmın yüzölçümü küçük ise de taşınmazın kamulaştırma öncesindeki alanınında az olması ve ekonomik tarım faaliyeti yapılmasında önceki zorluğu da dikkate alındığında %50 oranında uygulanan değer azalış oranı fazla olup bu oranın % 30 olarak uygulanması suretiyle hüküm kurulmasının isabetli olacağı, istinaf incelemesine konu eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmış olup Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "iptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası bu konudaki güncel kararları değerlendirildiğinde, dava tarihinden itibaren dört aylık süre içerisinde davanın sonuçlandırılmaması nedeniyle bu sürenin bitiminden itibaren kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması gerekirken dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması hatalı olduğu, ayrıca davacı idare tarafından, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili ile yol olarak terkinine karar verilmesi talep edildiği hâlde, taşınmazın idare adına tesciline karar verildikten sonra 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'nun 999 uncu maddesi uyarınca yol olarak terkinine ilişkin hüküm kurulmaması doğru görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; arta kalan alanda meydana gelen değer azalışının Bölge Adliye Mahkemesince %30 olarak hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini ve lehine hükmedilen vekâlet ücretinin 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 30.000,00 TL olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 60... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmek suretiyle adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Kamulaştırmadan arta kalan alanın geometrik şekli, yüzölçümü dikkate alındığından %30 oranında değer azalışı uygulanması yerindedir.4. Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verildiği gözetildiğinde, davalı taraf lehine Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmemesi hatalıdır.5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.6. Davacı idarece toplam depo edilen bedelin 800.248,40 TL olduğu ve bu bedel üzerinden fazla depo edilen bedelin belirlenmesi gerekirken, fazla bloke edilen bedelin eksik gösterilmesi doğru değildir.Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Taraf vekillerin diğer temyiz itirazlarının reddine,2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile;a) Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde bulunan "77.205,79" sayısının çıkartılması, yerine "115.808,68" sayısının yazılması,B) Bölge Adliye Mahkemesi davanın hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (12) numaralı bendinin tümüyle çıkartılması, yerine "kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2 nci fıkrasının 3 üncü bendi gözetilerek hükmedilen 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalı tarafa verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.