Anahtar kelimeler: Tevdii Tutum İhtarın Düşme Yüzüne Evrakına Evrakında Görüşü Ret Sebep
1. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Kasten öldürme
HÜKÜMLER
: Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
Katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan ... vekilinin yüzüne karşı verilen kararı, 05.10.2023 tarihli süre tutum dilekçesi ile süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşılmış ise de temyiz dilekçesinde sebep bildirmediği belirlenmiş olup, kararın katılan ... vekiline 26.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğ evrakına esas gerekçeli kararda temyiz süresinin hatalı belirtildiği, gerekçeli kararda ve tebliğ evrakında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.05.2025 tarihli tevdii kararı üzerine Mahkeme tarafından katılan vekilinin (23.07.2024) vefat etmesi nedeniyle katılan ...'e "Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli
temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli kararın 22.07.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak katılan ...'in aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı tespit edilmiştir.
Katılan ... vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2022 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, bu kararın, sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 14.06.2023 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile özetle; sanıkların öldürme eylemini yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak, bu suçu gizlemek, delilleri ortadan kaldırmak veyahut da yakalanmamak amacıya gerçekleştirdiğinin tüm dosyada elde edilen somut deliller çerçevesinde duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenemediği anlaşılmakla; sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81. maddesinde düzenlenen kasten öldürme suçundan cezaya hükmedilmesi ve lehe yasa karşılaştırmasının da buna göre değerlendirilmesi gerekirken aynı Kanun'un 82/1-h maddesinde düzenlenen suçun nitelikli halinden cezaya hükmedilmesi suretiyle suç vasfında hataya düşülerek fazla ceza tayini nedeniyle bozulmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında kasten öldürme suçundan, 765 sayılı Kanun'un 102/2. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; insanlık suçu olduğuna, adaletin tecellisi için zamanaşımı hükümleri uygulanmaksızın sanıkların cezalandırılması gerektiğine ilişkindir
2.Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak, bu suçu gizlemek, delillerini oradan kaldırmak ve yakalanmamak maksadıyla kasten öldürme suçunu işledikleri tüm dosya içeriğinden anlaşılmış olup, sanıkların eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gözetilerek, aynı Kanun'un 82/1-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağına ve cezanın niteliğine göre de dava zamanaşımının gerçekleşmediğine ilişkindir.
3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında yeterli delil yokluğu ve isnadın ispat edilememiş olduğundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükümlere esas alınan adlî raporun yeterli olduğu, eylemlerin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket edip fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru biçimde belirlendiği, suç tarihi 30.06.2001 olan eylemlerin bu tarih itibariyle yürürlükteki 24 yıldan 30 yıla kadar hapis cezasını gerektiren 765 sayılı Kanun'un 448. maddesi ve karar tarihi itibariyle yürürlükteki müebbet hapis cezasını gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 81. maddesindeki suçu oluşturduğu, zamanaşımı tarihinin hesaplanması açısından 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında lehe-aleyhe kanun değerlendirilmesi yapıldığında 15 yıl zamanaşımı süresi öngören 765 sayılı Kanun'un 102/2. maddesi, 25 yıl dava zamanaşımı süresi öngören 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesine göre lehe olduğu, sanıklar hakkında zamanaşımının ilk olarak soruşturma aşamasında 23.12.2020 tarihli yakalama ile kesildiği, dolayısıyla 15 yıllık dava zamanaşımının 30.06.2016 tarihinde dolduğu, mahkeme tarafından zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
1.Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Katılan ... vekilinin yüzüne karşı verilen kararı, 05.10.2023 tarihli süre tutum dilekçesi ile süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşılmış ise de temyiz dilekçesinde sebep bildirmediği belirlenmiş olup, kararın katılan ... vekiline 26.10.2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğ evrakına esas gerekçeli kararda temyiz süresinin hatalı belirtildiği, gerekçeli kararda ve tebliğ evrakında 5271 sayılı Kanun’un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 06.05.2025 tarihli tevdii kararı üzerine Mahkeme tarafından katılan vekilinin (23.07.2024) vefat etmesi nedeniyle katılan ...'e "Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli kararın 22.07.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği ancak katılan ...'in aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli
temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, katılan ... vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan ... Vekili, Cumhuriyet Savcısı ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında katılan ... vekili, Cumhuriyet savcısı ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.11.2025 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıklar ... ve ... haklarında müşterek fail olarak maktul ...’ı kasten öldürmek suçundan 765 sayılı Kanun'un 102/2. ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının düşürülmesine karar verilmiştir.
Sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 81. maddesinde düzenlenen kasten öldürme suçu kapsamında kabul edilmesine ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararının onanmasına dair sayın çoğunluk kararına katılmamaktayım.
Maktulün sanık ... ile uzun zamandır arkadaş oldukları, askerlik görevini yapan maktulün izinli olarak ailesinin yaşadığı Kocaeli’ye geldiği, ailesinden izinli olduğu sürede harcamak için para alan maktulün sanık ... ile 30.06.2001 günü buluştuğu, ilerleyen saatlerde yanlarına diğer sanık
...’in geldiği, birlikte suçun işlendiği ıssız yere geldikleri, sanıkların maktulün üzerindeki cep telefonu ve parayı almaya karar verdikleri, sanıkların maktulü öldürmek için başkaca sebebinin bulunmadığı, her iki sanığın birlikte yağma suçunu işlemek için maktulün boğazını sıkıp para ve cep telefonunu almak istedikleri, maktulün direnç göstermesi üzerine daha sert şekilde boğazını sıkıp, kafasına da sert bir cisimle vurarak maktulü öldürdükleri, maktulün kesin ölüm sebebinin boğazının sıkılması nedeniyle boğulma ve kafaya sert cisimle vurulması sonucu beyin kanaması ve beyin harabiyeti sonucu olduğunun otopsi raporu ile belirlendiği, sanıkların maktulün cep telefonunu ve parasını alıp olay yerinden ayrıldıkları, sanık ...’in maktulü öldürmelerinden yaklaşık yirmi beş gün sonra maktule ait cep telefonunu 24-25.07.2001 tarihleri arasında kullandığı, daha sonra bu telefonu sattığı anlaşılmıştır.
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde müşterek fail olarak yağma suçunun işlenmesini kolaylaştırmak, bu suçu gizlemek, delilleri ortadan kaldırmak veyahut yakalanmamak amacıyla gerçekleştirdikleri düşüncesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun onama kararına katılmamaktayım.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!