Anahtar kelimeler: Bitirip Peyzaj Edişlerinin Binası Bitiş Tadilatın Edimleri Yazildiği Düşen Eser

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında ... Hastanesi Ek Hizmet Binası Peyzaj işleri için eser sözleşmesi düzenlenerek taraflarca imzalandığını, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği davacının tadilatın bitiş tarihi olarak █████/2023 belirlendiğini, davacının işlerini bitirip süresinde iş teslimini gerçekleştirmesine rağmen davalı tarafından hak edişlerinin ödenmediğini, davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmesine rağmen 850.000,00-TL'lik alacağının ödenmediğini belirterek, şimdilik 5.000,00-TL alacağın davalı taraflardan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı .... Müdürlüğü yazı cevabında özetle, davalı idarenin Devlet Tüzel Kişiliği içerisinde yer aldığını, işlemlerinin ticari faaliyet olmadığını, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülemeyeceğini, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, husumet ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı ile Sağlık Bakanlığı arasında herhangi bir şekilde sözleşmeye dayalı iş ilişkisi kurulmadığını, iddia edilen alacağın Bakanlıktan talep edilmesi, Bakanlıkça daha ödenmiş olan kişi alacaklarının tekrar ödenmesine sebep olacağını ve kamu zararını doğuracağını belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı ... Ltd. Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davacının geçmişte arabuluculuk yoluyla tahsil ettiği işçilik alacaklarına rağmen varlığı ispatlanmayan sözleşmeye dayanarak alacak iddiasında bulunduğunu belirterek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.DELİLLER
: Bingöl Vergi Dairesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, Taraflar arasındaki █████/2023 tarihinde imzalanan eser sözleşmesi gereği davacının edimleri yerine getirmesine rağmen davalılarca ödenmeyen hakedişlerin tahsili taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. █████████ K. ██████████ T. 19.06.2018)6102 sayılı yeni TTK 11.maddesine göre ticari işletme tanımı yapılmış olup, ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükümleri bulunduğundan, █████/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan ██████████ sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar Tacir olarak kabul edilmiştir. Davacının bildirmiş olduğu gayrisafi hasılatı vergi beyannamesine göre esnaf olarak kabulü gerekmektedir.Yerleşik Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında ittifakla tacir araştırmasının 6102 sayılı TTK'nun 11.maddesine göre yapılması gerektiği ve vergi dairesi cevabi yazısında ikinci sınıf tüccar olduğu bildirilen ve işletme defteri tutan kişilerin tacir olup olmadığı hususunun belirtilen Bakanlar Kurulu kararındaki usule göre gelir gider tablosundaki sınırın üzerinde gelir elde edip etmediğine göre belirlenmesi gerektiğini içtihat etmişlerdir.Somut uyuşmazlık yönünden de yapılan araştırmada, davacının vergi dairesi kayıtlarına sirayet eden bir kaydının ve buna bağlı mükellefiyet kaydının bulunmadığı, ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabına göre ise gerçek kişi tacir işletme kaydının bulunmadığı, sonuç olarak davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın yukarıda tanımı ve anlatımı yapıldığı üzere mutlak ticari dava mahiyetinde de bulunmadığı anlaşıldığından, davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere,1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı ... Yapı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... Müdürlüğü yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır