Anahtar kelimeler: Paylara Akdedilen Nakit Sebepsiz Akdedildiğini Zenginleşmeden Pay Devri Yazildiği Hisselerinin

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.DİYARBAKIRASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:VEKİLLERİ
:DAVA
: Alacak (Pay Devri Sözleşmesine Dayalı Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Pay Devri Sözleşmesine Dayalı Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında Diyarbakır ... Noterliğinin ...tarih ve ...yevmiye nolu "Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi" akdedildiğini, akdedilen işbu sözleşmenin ...pay hisselerinin devrine ilişkin olduğunu, müvekkilinin akdedilen sözleşme ve devredilen paylara karşılık davalıya 320.000,00 TL nakit ödeme ve bir adet taşınmaz verdiğini, ilgili taşınmazın satışı için davalıya vekalet verildiğini, ilgili şirket pay devrinin müvekkiline gerçekleştirilmediğini, arz ve izah edilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle müvekkilinin şirket paylarının devri amacı ile davalıya ödediği 320.000,00 TL ve davalıya devir hakkını verdiği davalının da vekaleten devrettiği taşınmaz bedeline karşılık (Taşınmazın güncel piyasa değeri üzerinden bedelini talep hakkı saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 280.000,00 TL olmak üzere toplamda 600.000,00 TL'nin banka havale tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri karşı taraf üzerinde bırakılarak lehimize ücreti vekâlete hükmedilmesine, karar verilmesi, takdir yüce mahkemeye ait olmak üzere arz ve talep olunur.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu talep bakımından hak düşürücü süre geçtiğinden, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini, dava sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak davası ise sebepsiz zenginleşme davası 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu Diyarbakır ...noterliğinin ...tarih ve ...yevmiye nolu limited şirket pay devir sözleşmesinde 100 pay karşılığı 10.000,00 TL bedel ile hisse alındığının belirtildiği ve payı devralan davacı tarafın devir işleminin tamamlanabilmesi için ticaret sicile kayıt yapıp ilanda bulunmadığını, arz ve izah olunan ve resen nazara alınacak nedenlerle; usule ilişkin beyan ve itirazları doğrultusunda, dava konusu talep bakımından davanın istirdat davası olarak değerlendirilmesi halinde hak düşürücü süre geçtiğinden, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine, sebepsiz zenginleşme davası olarak değerlendirilmesi halinde davanın zamanaşımı süresi yönünden reddine, davacı tarafın devir işleminin tamamlanabilmesi için ticaret sicile kayıt yapıp ilanda bulunması gerektiği halde bu işlemi yapmadığı ve üzerinden 6,5 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra sözleşmeden dönme hakkını kullandığını beyan ederek devir için ödediği bedelin istirdatını haksız ve hukuka aykırı olarak talep ettiğinden davacının davalı müvekkille karşı açmış olduğu davanın haksız mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olması sebebi ile davasının esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Davacı, davalının .... Hiz.... Ltd. Şti.'nde sahip olduğu 100 adet payın müvekkiline satıldığı bunun karşılığında 320.000,00 TL nakit para ve Diclekent Mahallesi ...ada ...parselde bulunan 26 numaralı bağımsız bölümün davalıya verildiğini ancak kendisine hisse devri yapılmadığını belirterek ödediği bedelin iadesini talep etmiş, davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunularak hak düşürücü ve zaman aşımı itirazında bulunulmuş olup ayrıca davanın ilgili pay devri sözleşmesinin varlığı kabul edilerek alınan ilgili devre ilişkin alınan taşınmaz ve müvekkili hesabına yapılmayan bir kısım ödemeler kabul edilmeyerek davanın esastan reddi talep edilmiştir.Mahkememizce taraflar arasında, ...tarihli protokolün imzalandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın söz konusu protokol uyarınca davalı tarafından söz konusu bedelin ödenip ödenmediği, hak düşürücü süreye ve zaman aşımına yönelik itirazların yerinde olup olmadığı, bu suretle davacının alacaklı olduğu miktar, faiz başlangıcı ve tarihi etrafında toplanmış olduğu anlaşılmıştır.Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...tarihli yazı cevabı ile ......Ltd. Şti'nin ...sicil numarası ile kayıtlı olduğu, ...tarihli ticaret sicil gazetesi ile dava dışı ...ilgili şirketin tek ortağı olduğu, davalının ...tarihli pay devri ile ilgili şirkette ortaklığının bulunmadığı ve bu suretle dava konusu pay devrinin gerçekleştirilemeyeceği anlaşılmıştır.Talep, sebebi ortadan kalkan bir ödemenin iadesi yönünde sebepsiz zenginleşmeye dayalı (TBK.md. 77) alacak istemi olup, 2 ve 10 yıllık zamanaşımına (TBK.md. 82) tabidir. Talep yönünden hak düşürücü bir süre yasada öngörülmemiştir. Türk Borçlar Kanununun konuya ilişkin 77 (818 sayılı Borçlar Kanununun 61 v.d) ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme, bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre zamanaşımı süresi, TBK'nun 82. maddesinde için kanunda 2 ve 10 yıllık süreler olarak öngörülmüştür. Ancak bu sürenin işleyebilmesi için davacı tarafın verdiğini geri istemeye hakkı olduğunu öğrenmiş olması gerekir. Bu durumda zamanaşımı, davacının dava açmaya hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlar.Zamanaşımı, bir maddi hukuk kurumu değildir. Diğer bir anlatımla zamanaşımı, bir borcu doğuran, değiştiren ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, salt doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Bu bakımdan zamanaşımı alacağın varlığını değil, istenebilirliğini ortadan kaldırır. Bunun sonucu olarak da, yargılamayı yapan yargıç tarafından yürüttüğü görevinin bir gereği olarak kendiliğinden göz önünde tutulamaz. Borçlunun böyle bir olgunun var olduğunu, yasada öngörülen süre ve usul içinde ileri sürmesi zorunludur. Demek oluyor ki zamanaşımı, borcun doğumu ile ilgili olmayıp, istenmesini önleyen bir savunma olgusudur. Şu durumda zamanaşımı, savunması ileri sürülmedikçe, istemin konusu olan hakkın var olduğu ve kabulüne karar verilmesinde hukuksal ve yasal bir engel bulunmamaktadır.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda Mahkememizce yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler doğrultusunda taraflar arasında imzalanan protokol tarihi, protokolün açık uçlu olması, pay devri için ilgili sözleşmede belirli bir tarihin öngörülmemesi sebebiyle zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle dolmadığı anlaşıldığından davalının bu husustaki itirazların reddine karar verilmiştir.Dava dilekçesi, Diyarbakır Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabi yazısı, davaya konu edilen taşınmazın tapu kayıtları, yapılan ödemelere dair banka dekontları ve tüm dosya hep birlikte incelenmiştir.Mahkememizce yapılan yargılamada, taraflar arasında ...tarihli protokol imzalandığı konusunda bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilince sunulan ...tarihli beyan dilekçesi ile sabit olduğu üzere protokol uyarınca işletme hissesi bedeli olarak 320.000,00 TL nakit ödeme yapıldığı ve 280.000,00 Tl bedelli bir adet taşınmazın satılması için davalıya vekalet verildiği ve ilgili taşınmaz satılarak bedelini davalının aldığı iddia olunmuştur. Davacı tarafça sunulan dekontların incelenmesinde; pay devri sözleşmesinin akdedildiği ...tarihinin hemen akabinde ..., ..., ..., ...ve ...tarihlernide 5 ayrı ödeme ile toplamda 320.000,00 TL ödemenin davacı ...ve ...isimli kişinin hesaplarından "...eğitim kurumları hisse" "...koleji hisse bedeli ön ödeme" gibi açıklamalar ile davalı hesabına toplamda 320.000,00 TL ödemenin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar ilgili ödemeler davalı tarafça inkar edilmiş ise de ilgili ödemelerde geçen açıklamalar, eft tarihlerinin ilgili protokolün hemen akabinde süreçte gerçekleştirilmesi hususları birlikte dikkate alındığında ilgili protokol kapsamında 320.000,00 TL ödemenin davacı tarafından davalıya gerçekleştirildiği hususunun ispatlandığı kanaatine varılmıştır. Pay devri protokolüne ilişkin davalı tarafa ...parselde bulunan ...numaralı bağımsız bölümün verildiği ve bu hususa delil olarak ilgili taşınmazın devri hususunda davalıya vekalet verildiği akabinde davalı tarafından söz konusu taşınmazın kendi nam ve hesabına satıldığı iddia edilmiş ise de salt olarak taşınmazın devrine ilişkin vekalet verilmesi ve bu şekilde satılması hususu ilgili taşınmaz bedelinin protokol kapsamında davalıya verildiğini ispata yeterli değildir. Davalı tarafın cevap dilekçesinde söz konusu ödeme olgularını kabul etmeyerek tamamen inkar ettiği dikkate alındığında davacı tarafından bu yönde herhangi bir yazılı sözleşme veya ispata yarar başkaca bir delil sunulmadığı taşınmazın davalıya verildiğine ilişkin olgunun miktarı itibariyle tanıkla ispat edilmesinin de mümkün olmadığı hususları dikkate alınarak taşınmaz bedeline ilişkin ödeme olgusunun davacı tarafça ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple ilgili protokol kapsamında davacı tarafından ödendiği sabit olan 320.000,00 TL ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davacıya iadesinin gerektiği kabul edilmiş, fazlaya yönelik bedelin ispat edilemediği kanaatine varılarak reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından banka havale tarihi itibariyle faiz talep edilmiş ise de 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesi uyarınca ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için, sebepsiz zenginleşenin iyi niyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren oluşur. İş bu dava öncesinde davacı tarafından davalıya herhangi bir ihtar gönderilmediği anlaşılmakla dava tarihi olan ...tarihinden itibaren alacağa avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere;1- 320.000,00 TL'nin ...tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,2- Kabul edilen bedel 320.000,00 üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 21.859,2 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 10.246,50 TL harcın düşümü ile eksik kalan 11.612,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA,3-Davacı tarafından yatırılan 10.246,50 TL peşin harç ve 427,60 başvuru harcı olmak üzere toplam 10.674,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından 3.094,13 TL tebligat ve posta masrafı yargılama giderinin kabul/red oranına göre 1.650,20 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 51.200,00 vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranına göre 1.650,20 TL'sinin 1.920,00 TL'sinin davalıdan, 1.680,00 TL'sinin davacıdar tahsili ile Hazineye irad kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip Hakim