Anahtar kelimeler: Keziban Neslihan Güler Şahin Esaskarar Rücuen Düşen Katip Yaptıklarını Adana

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ███████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ADANA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: Neslihan ŞAHİN 194673KATİP
: Keziban GÜLER 169314DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: ...DAVALI
: ...VEKİLİ
: ...DAVA
: ...DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILMA TARİHİ
: ...Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; dava dışı işçi ...'in kuruma yaptığını, dava dışı işçi ile yapılan anlaşma sonucu kıdem ve ihbar tazminatının başvuru neticesinde █████/2019 tarihinde toplam 7.884,50 TL ödeme yaptıklarını, davalı şirket tarafından herhangi bir bedel ödenmemesi sebebiyle ödenen işçilik alacağından davalının sorumluluğuna düşen 7.884,50 TL'nin rücuen tahsiline, alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili █████/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davaya konu tazminat ödemesinin yapıldığı işçi ...'in 03.04.2016 ve 31.03.2018 tarihleri arasında müvekkil şirkette çalıştığını, işçinin müvekkil şirkette çalıştığı sürece ücret ödemesi düzenli ve eksiksiz olarak müvekkil şirket tarafından yapıldığını, davacı tarafından █████/2019 tarihinde ...'e 7.884,50-TL ödeme yapıldığını, davacı, müvekkil şirketten ödenen miktarın tahsilini talep ettiğini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davaya konu rücuen tazminat ticari işe ilişkin olmadığını, rücuen tazminat davası, dava hususunun değer ve miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesinde açılması gerektiğini, davanın görevsizlik sebebi ile reddi gerektiğini, davanın usul ve esastan reddine, masraflarla vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işçilik tazminatı ödemesi sebebiyle davalılardan rucüen alacaklı olup olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.Dava konusu alacak talebi hakkında bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi ... █████/2022 tarihli raporunda özetle; davacı tarafından dava dışı işçiye █████/2019 tarihinde ödenen 14.139,37 TL üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davalı firmasının dava dışı ...'e ödenen kıdem tazminatının 8.074,37 TL'lik kısmı için davacıya karşı sorumlu olduğunu, ancak HMK m.26 taleple bağlılık ilkesi gereğince 7.884,50 TL'nin talep edilebileceğini rapor etmiştir.Davalı vekilinin hesap raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş olduğunu, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olması sebebiyle rapora karşı yapılan itirazın reddedildiği anlaşıldı.4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler'' rücu davalarında hükme esas alınamaz.Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Asıl işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (Bkz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 03.12.2015 tarih, ██████████ E., ██████████ K.)Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; aslolan işçiyi çalıştıran alt işverenin işçilik haklarını işçiye ödemiş olmasıdır. Ancak işçi ödenmemiş işçilik alacaklarını alt işveren ile birlikte üst işverenden de talep edilebilir. Alt işverenin ödemediği işçilik alacaklarını ödeyen üst işveren, işçiye ödediği miktarla sınırlı olmak üzere, alt işverenlere rücu edebilir. Rücu miktarı alt işverenler bakımından ayrı ayrı tespit edilmelidir. Bu rücu işçinin çalıştığı dönem ve bu döneme tekabül eden ve işçiye ödenen ücretle sınırlıdır. Olayımızda alt işverenlerin işçiye işçilik alacaklarını ödemedikleri ve bu meblağın üst işveren tarafından ödendiği tartışmasızdır. Üst işveren konumunda olan davacı işçiye ödediği meblağın alt işverenden tahsilini talep etmektedir. Hukuki problem davacı üst işverenin alt işverenler yerine ödediği miktarın tespiti ve hangi tarihten itibaren faiz isteyebileceği konusunda toplanmaktadır. Dava dilekçesinde işçiye yapılan ödemelerden 7.884,50 TL'sinden davacının sorumlu olmadığı, bu meblağdan davalının sorumlu olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda davalı firmanın dava dışı ...'e ödenen kıdem tazminatının 8.074,37 TL'lik kısmı için davacıya karşı sorumlu olduğu, ancak taleple bağlılık ilkesi gereğince 7.884,50 TL talep edilebileceği belirtmiştir. Hukuk hakimi, taleple bağlı olup talepten fazlasına karar veremez. Bu rapor mahkememizce karar vermek için yeterli görülmüştür. Bu şartlarda, davalı ... İnşaat Ticaret A.Ş.'den 7.884,50 TL tahsili ile █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR
:1-Davanın KABULÜ ile, 7.884,50 TL'nin █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 538,59 TL karar ve ilam harcından, 134,65 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 403,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 7.884,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 134,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 215,35 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından harcaması yapılan 8 tebligat gideri 167,00 TL, bilirkişi ücreti 1.000,00 TL olmak üzere toplam 1.167,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır