Anahtar kelimeler: Satımdan Emrine Doğmuş Sağlanamadığını Sağlanamaması Görüşmesinde Durdurulmasına Durdurulan Devamı Yapmış

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA TARİHİ
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Davalı tarafından ------- İcra Müdürlüğü-------- Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucunda durdurulan icra takibinin devamı için önce arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, arabuluculukta anlaşma sağlanamaması üzerine davalı aleyhine işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğmuş olduğunu, davalı tarafın-------- İcra Müdürlüğü ---------Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket tarafından davalı şirket taşeronu olarak ve davalı şirket için imalatları yapıldığını, yapılan bu imalatlara ilişkin imalat bedeli olarak davalı şirkete 05.01.2023 tarihli --------- numaralı toplam bedeli 371.700,00 TL olan faturanın kesildiğini ve davalı şirkete gönderildiğini, fatura içeriğine davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini, bu toplam fatura bedelinin bir kısmının ödendiğini, fakat kalan bakiye olan 169.687,99TL’sı davalı şirket tarafından ödenmediğini, davalı taraf tüm ihtarlarına rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında --------- İcra Müdürlüğü-------- Esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takip konusu meblağın davalı şirket tarafından bilindiğini, aynı zamanda likit bir alacak olduğunu, davalı şirketin icra takibine yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itiraz sonrasında yasa gereği arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, --------- Arabuluculuk Bürosunun-------- sayılı dosyası üzerinden görüşme sonunda anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davanın kabulüne, asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari temerrüt faizi ya da avansı faizine hükmedilmesine, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davalının asıl davada cevap dilekçesini özetle; Müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, müvekkil Şirket ile dava dışı--------- arasında --------- ---------- Projesi kapsamında; atık giderme ünitesinde bulunan ------- ve ------- nolu 6.3 kV Orta gerilim-Alçak gerilim şalt sistemlerinin yenilenmesi, --------- da bulunan acil durum jeneratörü LV sistemine uygun ve senkronize şekilde bağlanması, AGÜ için ise yeni acil durum jeneratörü tasarlanması ve tedarik edilerek servise konulması ile yeni tesisin tasarlanması, malzeme tedariki ve nakliyesi, sahada montajı ve devreye alma işlemlerinin Müvekkil Şirket tarafından yapılması konusunda anlaşıldığını, ilgili proje kapsamında, müvekkili şirket tarafından Trafo ve Jeneratör Zeminin İnşası işleri için Davacı’dan teklif alındığını, akabinde, müvekkil şirket tarafından dava dışı -------- ile imzalanan sözleşme kapsamında yapılması gereken işe ilişkin olarak İSG Şartnamesi, Hizmet Veren Evrak Listesi, Elektrikli Ekipmanlarla Çalışma Talimatı, İş Kapsamı ve İş Kapsamı ile Alakalı İlave açıklamalar ve programlama ve raporlama gereklilikleri davacı’ya yazılı olarak iletildiğini ve davacı tarafından işin kapsamına ilişkin herhangi bir itiraz yapılmadığını hemen akabinde, davacı ile yapılan görüşmeler sonucunda müvekkil şirket tarafından davacı’nın teklifi kabul edilerek 24.09.2021 tarihinde 1.499.000,00-TL bedelli Mal ve Hizmet Satın Alma Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafından sözleşme kapsamında anlaşılan tüm işlerin gerçekleştirildiğini ve müvekkili şirket tarafından sözleşme bedeli eksiksiz ve gecikmesiz olarak davacıya ödendiğini, dava dışı--------- ile imzalanan ana sözleşme kapsamında Ek Tadil Protokolü düzenlendiğini ve işin kapsamı doğrultusunda davacı’dan “Sipariş Formu” yöntemi ile birtakım işler daha yapmasının talep edildiğini, müvekkil Şirket tarafından Davacı’ya sipariş verildiğini, davacı tarafından bu siparişler gerçekleştirilip Müvekkil Şirket tarafından onaylandıktan sonra davacı tarafından fatura kesildiğini ve bu fatura bedellerinin davacıya ödendiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını, davacının müvekkili şirket tarafından faturanın bir kısmının ödendiğine yönelik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bununla birlikte davacı tarafından ödenmediği iddia olunan faturaya ilişkin olarak sözleşmenin 21. Maddesi uyarınca davacı tarafından garanti süresinin sonuna kadar verilmesi gereken teminat verilmediğinden ve henüz sözleşme konusu işe ilişkin kesin kabul yapılmadığından davacının da onayı ile icra takibine konu faturaya ilişkin bakiye kısmın müvekili şirket tarafından davacıya alacağına istinaden teminat olarak kullanıldığını, davacı tarafından da bu hususun yazılı olarak teyit edilmiş olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirketin fatura bedelinin bir kısmının ödenmediğine ilişkin iddialarının haksız ve kötüniyetli olduğunu bu nedenle reddi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın tüm fer'ileri ile birlikte esastan reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Birleşen davada davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından -------- İcra Müdürlüğü --------- esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonucunda durdurulan icra takibinin devamı için önce arabuluculuğa başvurulduğunu ancak yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, arabuluculukta anlaşma sağlanamaması üzerine davalı aleyhine işbu itirazın iptali davasını açma zorunluğunun doğduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirket taşeronu olarak ve davalı şirket için imalatlar yaptığını ve yapılan bu imalatlar için davalı şirkete 01.08.2023 tarihli --------- numaralı toplam bedeli 1.628.033,62 TL olan fatura kesildiğini ve davalı şirkete gönderildiğini, fatura içeriğine davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini ancak fatura bedeli olan 1.628.033,62 TLsı davalı şirket tarafından ödenmediğini açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari temerrüt faizi ya da avansı faizine hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı --------- arasında -------- --------- Projesi kapsamında; atık giderme ünitesinde bulunan ------- ve ------- nolu 6.3 kV Orta gerilim-Alçak gerilim şalt sistemlerinin yenilenmesi, ------- da bulunan acil durum jeneratörü LV sistemine uygun ve senkronize şekilde bağlanması, AGÜ için ise yeni acil durum jeneratörü tasarlanması ve tedarik edilerek servise konulması ile yeni tesisin tasarlanması, malzeme tedariki ve nakliyesi, sahada montajı ve devreye alma işlemlerinin müvekkili Şirket tarafından yapılması konusunda anlaşıldığını, ilgili proje kapsamında, müvekkili şirket tarafından Trafo ve Jeneratör Zeminin İnşası işleri için davacıdan teklif alındığını, akabinde, müvekkili şirket tarafından dava dışı --------- ile imzalanan sözleşme kapsamında yapılması gereken işe ilişkin olarak İSG şartnamesi, Hizmet Veren Evrak Listesi, Elektrikli Ekipmanlarla Çalışma Talimatı, İş Kapsamı ve İş Kapsamı ile Alakalı İlave Açıklamalar ve Programlama ve Raporlama Gereklilikleri davacıya yazılı olarak iletildiğini ve davacı tarafından işin kapsamına ilişkin herhangi bir itiraz yapılmadığını, davacı ile yapılan görüşmeler sonucunda müvekkili şirket tarafından davacının teklifi kabul edilerek 24.09.2021 tarihinde 1.499.000,00-TL bedelli Mal ve Hizmet Satın Alma Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, basiretli tacir olan davalı da sözleşme imzalanması aşamasında işin kapsamını kabul etmiş olup herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu nedenle, davaya konu edilen imalatlar sözleşme kapsamına dahil olduğunu, davacı tarafından sözleşme kapsamında anlaşılan tüm işlerin gerçekleştirildiğini ve müvekkili şirket tarafından sözleşme bedeli eksiksiz ve gecikmesiz olarak davacıya ödendiğini, davalı tarafından faturaya konu imalatların sözleşme kapsamına dahil olup davalı tarafından teklifte dahil olduğunun açıkça belirtildiğini, bu kapsamda davacı tarafından yapılan imalatlar sözleşme kapsamına dahil olduğundan “ek sipariş” olmadığı gibi müvekkili şirket tarafından bedelinin de davalıya ödendiğini bu kapsamda davalının müvekkili şirketin borçlu olduğuna ilişkin iddiasının kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, dosyanın -------- E. sayılı dosyası ile birleştirilmesini, haksız ve hukuka aykırı davanın tüm fer’ileri ile birlikte esastan reddini, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini dava ve talep etmiştir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli ve sözleşme dışı ilave iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili asıl davada; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, 05.01.2023 tarihli faturadan kaynaklı 169.687,99 TL bakiye alacağın ödenmediğini, başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini beyanla itirazın iptalini talep etmiştir. Birleşen davada ise; ana sözleşme haricinde davalının talimatıyla yapılan "ilave işler" (trafo temeli güçlendirme, beton kanal vb.) için kesilen 01.08.2023 tarihli 1.628.033,62 TL bedelli faturanın ödenmediğini, bu alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçelerinde; asıl davaya konu bakiyenin ödenmeme sebebinin, sözleşme'nin 21. maddesi uyarınca Davacı tarafından verilmesi gereken "Kesin Teminat Mektubu"nun verilmemesi olduğunu, bu tutarın sözleşme gereği "nakit teminat" olarak tutulduğunu, alacağın muaccel olmadığını savunmuştur. Birleşen dava yönünden ise; Sözleşme'nin 9. maddesi gereği "yazılı değişiklik talimatı" olmadan yapılan işler için ek ücret talep edilemeyeceğini, davacının iddia ettiği işlerin ana sözleşme kapsamında (götürü bedel) olduğunu, usulüne uygun bir ek sipariş bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür.Kural olarak belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesi uyarınca; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, iddia edilen vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.Somut olayda asıl dosya davacı taraf, 169.687,99 TL tutarındaki bakiye alacağın ödenmediğini iddia etmişse de; taraflar arasında akdedilen 24.09.2021 tarihli "Mal ve Hizmet Satın Alma Çerçeve Sözleşmesi"nin 21. maddesi incelendiğinde; yüklenicinin (davacının) garanti süresinin sonuna kadar geçerli olacak %5 oranında Kesin Teminat Mektubu vermesi gerektiği, aksi takdirde işverenin (davalının) hakedişlerden kesinti yapma hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacının sözleşme ile yükümlendiği teminat mektubunu davalıya sunmadığı sabittir. Sözleşmenin 21.1.3 maddesi ve 26. maddesi gereğince, garanti süresi (Geçici Kabulden itibaren 36 ay) dolmadan veya teminat mektubu sunulmadan, nakit olarak tutulan teminatın iadesi talep edilemez. Davacının teminat mektubu sunma edimini yerine getirmediği, dolayısıyla davalı tarafın sözleşmeye uygun olarak yaptığı kesintiyi (nakit teminatı) iade yükümlülüğünün henüz doğmadığı, bir başka deyişle alacağın takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı anlaşılmakla asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dosyada Davacı, ana sözleşme kapsamı dışında ilave işler yaptığını iddia ederek 1.628.033,62 TL talep etmiştir. Ancak taraflar arasındaki sözleşmenin "Değişiklik Talimatı" başlıklı 9. maddesi; ilave işlerin yapılabilmesi ve ücretinin talep edilebilmesi için işverenin (davalının) yazılı talimatına şartına bağlanmıştır. Tacir olan tarafların, sözleşmedeki şekil şartlarına riayet etmesi TTK gereğidir. Davaya konu ilave işler için düzenlenmiş bir sipariş emri veya yetkili kişilerce imzalanmış bir "Ek Sözleşme/Tutanak" bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın dayandığı --------- yazışmaları ve e-postalar, sözleşmenin 9.3 maddesinde aranan "yazılı değişiklik talimatı" niteliğinde olmadığı ayrıca sözleşme bedelini (1.499.000 TL) aşan bir ilave işin (1.628.033 TL), yazılı bir belge olmaksızın şifahi talimatla yapılması ticari hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı, ilave iş bedeline hak kazandığını usulüne uygun yazılı delillerle ispatlayamadığından birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Mahkememizce yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplama hükümde dikkate alınmış, mahkememizce rapor olaya uygun ve kanaat verici bulunmuş, tüm bu açıklamalar ışığında ve sunulan hükme elverişli rapor doğrultusunda açılan asıl ve birleşen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;HÜKÜM
: Gerekçesi açıklanmak üzere:1-ASIL ve BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE,2- Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE,3-Asıl Dava yönünden Harçlar Yasasına göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 2.002,58 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.270,58 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,4-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Asıl davada yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusunun bulunduğu ve sonuç alınamadığı nazara alınarak, arabuluculuk ücretinin haklılık oranlarına göre taraflardan alınıp hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekiyor ise de arabuluculuk dosyasında sarf kararı bulunmadığından arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından dava ya da takip yolu ile tahsil edilmesinde muhtariyetine,8-Birleşen Dava Yönünden Harçlar Yasasına göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 19.604,02 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 18.872,02TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,9-Yargılama sırasında davacı tarafın yapmış olduğu masrafların üzerinde bırakılmasına,10-Yargılama sırasında davalı tarafın yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,11-Birleşen davada yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 245.924,71 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,12-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,13-Asıl ve Birleşen davalarda karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekilleri yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde dilekçe ile başvurulacak İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.█████/2026