Anahtar kelimeler: Eklemediğini Ekine Çekle Motorin Motorini Satımdan Bahsetmiş Ödeyecekleri Faturada Satılan

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasındaki takibin davacı tarafından davalıya satılan motorin satış bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine ilişkin olduğunu, müvekkili şirketin, faturaya konu malı (motorini) davalı tarafa anlaşıldığı üzere teslim ettiğini, davalı tarafın, icra takibine itirazında müvekkili şirketten aldığı malın bedelini 03.02.2023 tarihinde çekle ödeyecekleri yönünde taraflar arasında bir anlaşma olduğundan bahsetmiş ise de itiraz dilekçesi ekine taraflar arasında bu yönde herhangi bir anlaşma olduğuna dair belge ya da delil eklemediğini, dava konusu faturada da açıkça "Ödeme Koşulu:Nakit" ibaresi bulunduğunu, borçlu davalı tarafa karşı 02.02.2023 tarihinde 515.313,71-TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, bu takip üzerine 06.02.2023 tarihinde davalı borçlu tarafın, müvekkili şirkete 514.102-TL üzerinden keşide edilen çeki teslim ettiğini, bu durum taraflarınca icra takibi başlatıldıktan sonra gerçekleştiği için davalı tarafın borca itiraz dilekçesinde dile getirdiği "Bu kapsamda müvekkil firma tarafından fatura bedelinin tarafların anlaşması gereğince çekle ödendiği ortada olup müvekkilin alacaklıya herhangi bir borcunun olmadığını beyan ederiz." şeklindeki beyanının yerinde olmadığını, itiraz dilekçelerinin ekinde sundukları belgelerde de açıkça görüldüğü üzere ödemenin yapıldığı ve karşılığında tahsilat makbuzunun alındığı tarihin açıkça takip tarihinden sonraki bir tarih olan █████/2023' olduğunu, icra takibinin başlatılmasından sonra yapılan ödemelerin takipten önce yapılmış sayılamayacağı için takip tutarı üzerine faiz işlemeye devam ettiğini, bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı - borçlu tarafından İzmir... İcra Dairesi... Esas Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 107.566,20-TL'ye takip tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte iptaline, bakiye alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğundan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davasının süresinde açılmamış olup davanın usulden reddi gerektiğini, davacı şirketin dava dilekçesinde de belirttiği üzere İzmir... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına dayanmış olup, anılı takibe 28.02.2023 tarihinde taraflarınca yasal süresi içerisinde itiraz edilmekle takibin durdurulduğunu ve akabinde 02.03.2023 tarihinde davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğunu, huzurda görülen davanın ise 17.03.2025 tarihinde, itirazın öğrenilme tarihinden itibaren 2 yıl geçtikten sonra ikame edildiğini, işbu davanın 2004 sayılı İİK md.67 vd hükümleri uyarınca süresi içerisinde açılmadığından usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı taraf her ne kadar taraflar arasında motorin alımına ilişkin ödemenin nakit olarak gerçekleştirileceğini beyan etmişse de müvekkili firmanın davacıdan motorin alımı yaptığını ve ödemenin 03.02.2023 tarihinde çekle yapılacağı hususunda anlaşma sağlandığını, nitekim alacaklı tarafça anlaşmaya istinaden 03.02.2023 tarihinde söz konusu çekin teslim alındığını ve yine alacaklı tarafça çek tahsil edildiğini, söz konusu ödemenin, ödeme emrinin müvekkil şirkete tebliğinden önce 03.02.2025 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında müvekkili şirketten icra takibi sebebi ile tahsil harcı da istenemeyeceğini, davaya konu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirir nitelikte olup dosya kapsamında icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluşmayacağı açıkça ortada olduğundan, davacının icra inkar tazminatı taleplerine itiraz ettiklerini, bunedenlerle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun olan işbu davanın öncelikle usulden reddine aksi halde esastan reddine karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,2-İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası,3-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,4-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,5-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları,6-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları,7-Sair deliller.DAVA KONUSU
:Açılan dava, taraflar arasındaki motorin alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından takip tarihinden sonra █████/2023 tarihinde gerçekleştirilen ödemenin mahsubu ile 107.566,02-TL'ye yönelik süresinde yapılan itirazın iptali ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:█████/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., ███████ K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlu aleyhinde 514.102,40-TL asıl alacak, 1.211,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 515.313,71-TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafın süresinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesi çerçevesinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.İtirazın iptali davasının görülebilmesinin koşulları; hukuki yarar bulunması, kesin hüküm bulunmaması, geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, usulüne uygun bir itirazın bulunması, davanın borçlunun itirazının alacaklıya tebliğ tarihinden itibaren 1 yıllık süre içinde açılması ve icra mahkemesince itirazın kaldırılmamış olması şeklinde belirtilmiştir.Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması yönünden ise, öncelikle geçerli bir icra takibi yapılması ve yapılan icra takibine itiraz edilmesi dava şartıdır.Davanın, taraflar arasındaki motorin alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından takip tarihinden sonra █████/2023 tarihinde gerçekleştirilen ödemenin mahsubu ile 107.566,02-TL'ye yönelik süresinde yapılan itirazın iptali ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67/2. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, 1 yıllık hak düşürücü sürenin itiraz dilekçesinin tebliği tarihinden itibaren başlayacağı, davalı borçlu vekilince takip dosyasında tebliğ edilen ödeme emrine █████/2023 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağından anlaşıldığı üzere davacı vekilince arabuluculuk dava şartı başvurusunun █████/2023 tarihinde yapıldığı, Son Anlaşamama Tutanağının ise █████/2023 tarihinde düzenlendiği, bir belgenin tebliğinin muhatabın haberdar edilmesi amacını taşıdığı, Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağından anlaşıldığı üzere davacı vekilinin itirazdan █████/2023 tarihinde haberdar olduğunun izahtan vareste olduğu, her ne kadar yasa hükmünde hak düşürücü sürenin itiraz dilekçesinin tebliğ tarihinden başlayacağı belirtilmiş ise de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. Maddesinde düzenlendiği üzere herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olup, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı, açıklanan gerekçeler dahilinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra ikame edildiği anlaşılmakla, ön inceleme duruşmasına devam edilmemiştir.Tüm dosya kapsamı, davacının iddiaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunu... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ...icra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2023 yılına ilişkin BA/BS formları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki motorin alım satım ilişkisine binaen bulunan ticari ilişki çerçevesinde, davacı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünler sebebiyle davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından takip tarihinden sonra █████/2023 tarihinde gerçekleştirilen ödemenin mahsubu ile 107.566,02-TL'ye yönelik süresinde yapılan itirazın iptali ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlu aleyhinde 514.102,40-TL asıl alacak, 1.211,31-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 515.313,71-TL toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafın süresinde sunmuş olduğu itiraz dilekçesi çerçevesinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı borçlu vekilince takip dosyasında tebliğ edilen ödeme emrine █████/2023 havale tarihli dilekçe ile itiraz edildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağından anlaşıldığı üzere davacı vekilince arabuluculuk dava şartı başvurusunun █████/2023 tarihinde yapıldığı, Son Anlaşamama Tutanağının ise █████/2023 tarihinde düzenlendiği, bir belgenin tebliğinin muhatabın haberdar edilmesi amacını taşıdığı, Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağından anlaşıldığı üzere davacı vekilinin itirazdan █████/2023 tarihinde haberdar olduğunun izahtan vareste olduğu, her ne kadar yasa hükmünde hak düşürücü sürenin itiraz dilekçesinin tebliğ tarihinden başlayacağı belirtilmiş ise de, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2. Maddesinde düzenlendiği üzere herkesin, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olup, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı, açıklanan gerekçeler dahilinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra ikame edildiği, bu kapsamda 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1. maddesinde yer alan 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ve hak düşürücü süre dava şartının mevcut olmadığı anlaşılmakla, açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Açılan davanın 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 67. maddesi atfıyla hak düşürücü süre dava şartı yokluğu sebebiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcı davanın açılışı sırasında peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına gerek olmadığına,3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca 17.210,59-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır