Anahtar kelimeler: Yayını Uydu Radyo Zımnen Onüçüncü Televizyon Lisans Yayın Ödenmiş Süreci

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No
:████████Karar No
:█████████TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVACI) ... Tv Hizmetleri A.Ş.VEKİLİ
: Av. ...2- (DAVALI) ... KuruluVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı şirket tarafından, Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından iptal edildiğinden bahisle ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca, televizyon ve radyo yayınları için 2004, 2005, 2006 ve 2007 yıllarında ödenmiş olan toplam 89.160,00-TL uydu yayın izin ücretinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve anılan tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince, Dairemizin █████/2022 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; █████/2001 tarih ve 24357 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) tarafından anılan yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı tarihe kadar ''yayın ücreti'' ve ''lisans ücreti'' adı altında iki farklı ücret tahsil edildiği, bahse konu Yönetmeliğin █████/2007 tarih ve 26669 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin 24. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, diğer bir anlatımla bahsi geçen ücretlerin tahsiline ilişkin sebebin sona erdiği, bir tarafın mal varlığında azalma, diğer tarafın mal varlığında ise artmanın söz konusu olduğu, yayıncı kuruluşun mal varlığındaki azalmanın ise Üst Kurul'un mal varlığındaki artıştan kaynaklandığı görüldüğünden, uyuşmazlıkta 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiği, öte yandan, 2004-2007 yılları arasında mükerrer ödenen ücretlerin iadesi istemiyle █████/2015 tarihinde davalı idareye başvurulduğu dikkate alındığında sebepsiz zenginleşme kapsamında zamanaşımı noktasında da bir değerlendirmenin yapılması gerektiği, sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkının, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı, bu süre geçtikten sonra alacak iddiasında bulunulduğu takdirde borçlunun zamanaşımı def'ini ileri sürerek borcunu ifa etmekten kaçınabileceği, olayda yayıncı kuruluşun mükerrer olarak ödediği ücretlerin iadesi istemiyle idareye başvurduğu █████/2015 tarihinden geriye doğru 10 yıldan daha önceki döneme isabet eden ödemelerin zamanaşımına uğradığı, başka bir anlatımla, █████/2015 ile █████/2005 tarihleri arasında idare tarafından mükerrer olarak tahsil edilen ücretlerin, tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesi gerektiği, █████/2005 tarihinden önce yapılan mükerrer ödemelerin ise zamanaşımına uğrayacağı, bu durumda, Mahkemelerinin █████/2023 tarihli ara kararı kapsamında davalı idarece dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, dava konusu işlemin 40.560,00-TL'lik kısmının zamanaşımına uğradığı, kalan 48.600,00-TL'lik kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle, 48.600,00-TL'lik kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline, 40.560,00-TL'lik kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, mükerrer olarak yapılan uyuşmazlık konusu ödemelerin dayanağı "Uydu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği"nin Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin █████/2009 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile iptal edildiği ve anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun █████/2013 tarih ve E:█████████, K:███████ sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, 2013 yılından önce söz konusu ödemelerin iadesi talebinde bulunulabilmesinin beklenemeyeceği, iade borcunun doğduğu zamanın iptal kararının kesinleştiği tarihe göre belirlenmesi ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten geriye doğru hesaplanması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda, hem 2 yıllık, hem de 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, temyize konu Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.Davalı idare tarafından, davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, idari istikrar ilkesi gereğince dava açma süresi içinde talepte bulunmayan davacının talebinin hukuka uygun olmadığı, süre aşımı nedeniyle davanın reddi yolunda verilen emsal kararların bulunduğu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı, Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerinin uyuşmazlık konusu olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, dava konusu ödemelerin yapıldığı tarihte sebepsiz zenginleşme koşullarının mevcut olmadığı ileri sürülmektedir.TARAFLARIN SAVUNMALARI
: Davacı tarafından, bahse konu Yönetmeliğin iptalinin genel düzenleyici işlemin iptali niteliğinde olduğu ve ödenen bedellerin davalı idareden geri isteme hakkının bulunduğu, anılan Yönetmeliğin iptali ile ilgili yargı sürecinin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun █████/2013 tarihli kararı ile neticelendiği, bu kararın haricen öğrenildiği ve öğrenildiği tarihte de başvuruda bulunduğu, başvurunun zımnen reddine ilişkin işleme yönelik olarak süresinde dava açıldığı, iade borcunun doğduğu zamanın iptal kararının kesinleştiği tarihe göre belirlenmesi ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten geriye doğru hesaplanması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda zamanaşımı süresinin dolmadığı, temyize konu Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,2. Dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,5. 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.