Anahtar kelimeler: İttifak Kararidir Yayıncılık Medya İşbirliği Ağustos Anlaştıklarını Ayı Yapmaya Başkan

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.ANKARA13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████BAŞKAN
: ... ...ÜYE
: ... ...ÜYE
: ... ...KATİP
: ... ...DAVACI
: ... - ...VEKİLİ
: Av. ... - ....DAVALI
: ... - ... ....VEKİLİ
: Av. ... -....DAVA
: Adi Ortaklığın TasfiyesiDAVA TARİHİ
: █████/2026KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ile davalı ...'nun ... adı altında yürütülen medya ve yayıncılık faaliyetlerini birlikte gerçekleştirmek üzere 2022 yılı Ağustos ayı itibariyle sözlü olarak anlaştıklarını ve bu ticari işbirliği kapsamında 13.05.2025 tarihinde ittifak sözleşmesi başlıklı yazılı bir düzenleme yapıldığını, bu sözleşme, Türk Borçlar Kanunu anlamında sözlü olarak kurulan adi ortaklığın yazılı delili olarak bir adi ortaklık ilişkisi tesis etmekte olduğunu, söz konusu sözleşmede, proje kapsamında yürütülecek faaliyetler ile edinilecek tüm gelir ve giderlerin, araç ve teknik ekipmanların %50-%50 oranında paylaşılacağı açıkça kararlaştırıldığını, taraflar, ortaklık faaliyetleri kapsamında kamera, lens, tripod, ışık, mikrofon ve diğer teknik ekipmanları ortak bütçe ile satın aldığını, ayrıca ... plakalı ... model ... marka araç yine ortak kullanım amacıyla edinilmiş ve finansmanı ... tarafından karşılandığını, ortaklık faaliyeti bu şekilde devam ederken, davalı tarafından davacı, ortaklık ilişkisine aykırı olarak ... sisteminde çalışan statüsünde gösterildiğini ve 26.06.2025 tarihinde “Kod 46 – Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” iddiasıyla işten çıkarıldığını, davalı tarafından gerçekleştirilen bu haksız işlem, davacıya ait ortaklık faaliyetine ve ortak mülkiyet haklarına son verme sonucunu doğurduğunu, böylece adi ortaklık fiilen sona erdiğini, taraflar arasında uyuşmazlık başladığını, yaşanan bu gelişmeler üzerine davacı, 07.07.2025 tarihli ihtarname ile davalıya başvurarak, ortaklık çerçevesindeki haklarını talep ettiğini, aracın mülkiyetinin yarısının devredilmesini ve ortaklık borçlarının yarısının ödenmesini istediğini, somut olayda, taraflar ... projesi kapsamında medya ve yayıncılık faaliyetlerini yürütmek amacıyla bir araya gelindiğini, 13.05.2025 tarihli yazılı sözleşme ile proje faaliyetlerinden doğan tüm gelir ve giderlerin, araç ve teknik ekipmanların %50-%50 oranında paylaşılacağını açıkça kararlaştırıldığını, taraflar, ortak bütçe kullanarak kamera, lens, tripod, ışık, mikrofon gibi ekipmanları edinildiğini, ayrıca ... plakalı ... model ... marka aracı ortak kullanım için finanse edildiğini, davacı, projeye ilişkin yayın, çekim, organizasyon ve sözleşmelerin yürütülmesini fiilen gerçekleştirdiğini, davalı ile birlikte ortak ticari ve operasyonel faaliyetler sürdürüldüğünü, bu olgular birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında yalnızca iş ilişkisi değil, müşterek amaç ve karşılıklı katkı unsuruna dayanan tam bir adi ortaklık ilişkisi bulunmakta olduğunu, dolayısıyla taraflar arasında kurulan ilişki, bir iş ilişkisi olmadığını, hukuki nitelikte bir ortaklık ilişkisi olduğunu belirterek taraflar arasında Türk Borçlar Kanunu kapsamında kurulan adi ortaklık ilişkisinin feshedildiğinin ve sona erdiğinin tespitine, ortaklık malvarlığının aktif ve pasif unsurlarının belirlenmesi, ortaklık hesaplarının çıkarılması, gelir-gider, avans ve ekipman bedellerinin ayrıştırılması, tüm borçlarının tespiti ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla, konusunda uzman bilirkişiden oluşacak tasfiye memuru veya bilirkişi heyeti atanmasına, ortaklık malvarlığının korunması amacıyla ... plakalı araç ve kamera, tripod, ışık, lens, mikrofon vb. tüm ortak kullanım ekipmanlarının mevcut yerlerinin tespiti için keşif ve envanter işlemi yapılmasına, tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak net ortaklık payının davacının %50 oranındaki hakkı çerçevesinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık Türk Ticaret Kanunu m.4 kapsamında ticari dava olmadığını, tarafların tacir olmadığını, TTK anlamında ticari şirket de mevcut olmadığını, TBK m.620 vd. kapsamında adi ortaklık uyuşmazlıklarının Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında olduğunu, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, işbu davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasına imkan olmadığını, davacı dava dilekçesinde hukuki statüsünü net olarak ortaya koyamadığını, bir yandan adi ortaklık iddiasında bulunmakta, diğer yandan işçi statüsüne özgü talepler ileri sürmekte olduğunu, davalı, davacının sosyal medya ve gazetecilik alanlarında mesleki tecrübeleri bulunduğundan dolayı davacıyı işe aldığını, ancak davacı zamanla davalının güvenini kazanarak elde ettiği konumu kötüye kullanarak hem iş yerine hem de davalıya ait kanala zarar verici davranışlarda bulunmaya başladığını, taraflar arasında adi ortaklık olmadığını, ispat yükü davacıda olduğunu, araç ve ekipmanlara ilişkin iddiaların mesnetsiz olduğunu, davacı hem 2022 yılından beri %50 adi ortak olduğunu, hem ...’lı çalışan olarak işten çıkarıldığını, hem sigortalılığının yeniden başlatılmasını istediğini ileri sürmekte olduğunu, davalı █████/2025 tarihinde davacı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirterek HMK m.114 ve m.115 gereği görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine, belirsiz alacak davası şartları oluşmadığından davanın usulden reddine ve esastan davanın tamamen reddine karar verilmesini talep etmiştir.yazılan yazı cevabında davacının mükellefiyet kaydına rastlanmadığının bildirildiği, ... yazı cevabında davalının işletme esasına göre defter tutulduğu ve tacir sınırını aşmadığının yıllık beyannamelerinden anlaşıldığı, .... yazı cevabında davacının ve davalının ticaret siciline kayıtlı olmadıklarının görüldüğü, ... yazı cevabında ise davacının esnaf ve sanatkarlar sicil kaydına rastlanmadığı davalının ise kaydının bulunduğunun ifade edildiği anlaşılmıştır.TTK 4. Maddesinde her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda ve maddenin birinci fıkrasının b,c,d,e ve f bendlerinde belirtilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olarak sayılmış olup TBK 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın tasfiyesi ile alacağın tahsili talebine ilişkin somut uyuşmazlığın TTK 4. maddesinde sayılan ticari davalardan olmadığı, dosya kapsamı uyarınca davacının ve davalının tacir vasfının bulunmadığı anlaşılmakla genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alanında bulunan iş bu dava yönünden TTK 4-5/3 ve HMK 2 maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememizin görevsizliği nedeniye dava dilekçesinin HMK 114/1-c,115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine,2-HMK 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal 2 haftalık sürede talep edilmesi halinde dosyanın görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,4-Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,5-Gerekçeli karar tebliği sayılmamak ve yasal süreleri etkilememek kaydıyla HMK 27/2-a maddesi kapsamında hüküm özünün derhal taraflara tebliğine,Dair gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi.Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
: 26.02.2026Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ...