Anahtar kelimeler: Satımdan Satımına Edemediğini Bakiyesi Başlattıklarını Durduğunu Cari Yersiz İlişki Den

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVADA;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2019 yılından süre gelen mal alım satımına dayalı ticari ilişki gereği düzenlenen faturalar gereği davacının davalıdan cari hesap bakiyesi alacağını tahsil edemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için -----. İcra Müdürlüğü'nün ------. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle, müvekkili şirket aleyhine açılan işbu dava ile konusu ve tarafları aynı olan, aralarında irtibat bulunan ve tarafımızca davacı aleyhine açılan ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ------ Esas sayılı dosyanın işbu dosya ile birleştirilmesi yönünde talepte bulunduklarını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere ----. Asliye Ticaret Mahkemesi------. Sayılı davasından kaynaklanan müvekkilinin alacakları nedeniyle takas definde ve itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak da, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin, müşterilerine yaptığı epoksi zemin uygulamalarında kullanmak üzere davacıdan ürün satın almış bu ürünlere ilişkin olarak başlangıçta ödemeler yaptığını, ürünleri teslim almasının akabinde birkaç gün içinde, bu ürünleri müşterisine uygulamaya başladığını, ancak ürünün zemine yayılmaması ve renk farklılıkları oluşması nedeniyle davacı şirkete bildirerek uygulamayı durdurduklarını, davacı şirket yetkilileri ürünler üzerinde yeniden işlem ve ilave yaparak bu hataları düzelteceklerini söylemiş, bunun üzerine müvekkili şirketçe ürünler davacı şirkete gönderilmiş ve davacı şirketçe işlemden geçirildiği ve düzeltildiği söylenen aynı ürünler tekrar müvekkili şirkete gönderilmiş ancak davacı şirketçe birkaç kere daha ürüne müdahale edilmesine rağmen üründeki ve zemindeki ayıplar ve hatalar giderilmemiş ve davacı şirketin son aşamada hatalı imalata ilişkin bir düzeltme yapmayacağını, yeni bir ürün temin etmeyeceğini, ayıplı-hatalı ürün bedelini talep ettiğini, hatalı üründen kaynaklanan zararları gidermeyeceğini bildirmesi üzerine müvekkil şirket bu hatalı ürünlerden kaynaklanan sorunları düzeltmek için başka şirketlerden ürün temin etme arayışına girdiğini, kullanılmayan ürünleri ise davacı şirket tarafından uygulama yapılan yerden alınıp götürüldüğünü, hatalı ürünlerin tespiti için---. Sulh Hukuk Mahkemesi -----D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdıklarını belirterek, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, haksız ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle müvekkili lehine %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde; öncelikle huzurdaki işbu dava dosyasının, tarafları aynı olan ve bu dosya ile aralarında irtibat bulunan ve daha önce davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------Sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, müvekkilinin müşterilerine yaptığı epoksi zemin uygulamalarında kullanmak üzere davalıdan ürün satın aldığını, alınan ürünlerin uygulanması esnasında hatalı ürün olduğu anlaşılması üzerine davalı taraf bildirildiğini, davalı şirketçe birkaç kere ürüne müdahale edilmesine rağmen üründeki ve zemindeki ayıplar ve hataların giderilmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket bu hatalı ürünlerden kaynaklanan sorunları düzeltmek için başka şirketlerden ürün temin etme arayışına girdiğini, kullanılmayan ürünlerin ise davalı şirket tarafından uygulama yapılan yerden alınıp götürüldüğünü, hatalı ürünlerin tespiti ---- Sulh Hukuk Mahkemesi ----- sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdıklarını, bu dosyada alınan bilirkişi raporda belirtilen miktarın bir kısmına ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından ayıpların ve hataların giderilme bedeli olarak o aşamada KDV dahil 190.156,41 TL bedelli 28.11.2022 tarihli fatura düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, bilahare bu faturaya dayalı olarak davalı şirket aleyhine --- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Asıl dava, hukuki niteliği itibariyle; satılan ürün bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.
Birleşen dava, hukuki niteliği itibariyle; satın alınan ve ayıplı olduğu tespit edilen ürünlerdeki ayıpların ve hataların giderilme bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.Asıl davanın davalısı tarafça, davacı aleyhine açılan ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyanın ---- Sayılı █████/2023 tarihli karar ile "davacı ve davalı ile aynı olduğu, dava konusunun da aynı olduğu, davalar arasında irtibat bulunduğu, biri hakkında verilecek davanın diğer davayı da etkileyebileceği" gerekçesi ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.
Taraflarca delil olarak dayanılan, icra dosyaları, ----. İcra Hukuk mahkemesinin ---- esas ----- karar sayılı dosyası, ----.Sulh Hukuk Mahkemesinin ------ sayılı dosyası, vergi dairesi kayıtları, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir.
Asıl davada, itirazın iptali istemine konu --- İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 345.604,16 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Birleşen davada, itirazın iptali istemine konu ---- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 190.156,41 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı tarafça gösterilen tanıklar duruşmaya çağrılmak suretiyle dinlenmişlerdir.
Asıl davanın davalısı-birleşen davanın davacısı tarafça bildirdikleri tanıkları verilen süreye rağmen hazır bulundurmadıklarından bu tanıklar dinlenmemiştir.
Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişi ----, inşaat mühendisi bilirkişi ---- ve nitelikli hesaplama uzmanı ------ tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile itiraz üzerine aynı heyetten alınan █████/2025 tarihli Ek rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.
Asıl davada uyuşmazlık konusunun; cari hesap alacağı nedeniyle davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalıdan muaccel bir alacağının olup olmadığı varsa miktarı ile tazminat hüküm ve koşullarının bulunup bulunmadığı, birleşen davada uyuşmazlık konusunun ise; taraflar arasındaki alım satım nedeniyle satın alınan malların ayıplı olup olmadığı, ayıp ve hataların giderilmesine ilişkin bedelin tahsili noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamında göre, taraflar arasında █████/2022 tarihli zemin kaplaması malzemesi satışına ilişkin yazılı olmayan sözleşme kapsamında ticari ilişki kurulduğu, asıl dava davacı birleşen dava davalısının satıcı, davalı birleşen dava davacısının alıcı olduğu, tarafların incelenen 2019-2022 yılları ticari defter ve kayıtlarının sahipleri lehine delil vasfını haiz olduğu, davacı defter ve kayıtlarına göre asıl davaya konu takip tarihi itibariyle davalıdan 345.604,16 TL cari hesap alacağının olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre asıl davaya konu takip tarihi itibariyle davacı tarafa 373.434,47 TL borçlu olduğu ve birleşen davaya konu takip tarihi itibariyle (█████/2022) davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı, tarafların ticari defter kayıtlarındaki █████/2022 tarihi itibariyle 345.604,16 TL tutarındaki uyumsuzluğun davacı tarafın defterlerine göre 2021 yılından 2022 yılına devir olan alacağının 155.477,75 TL, davalı tarafın defterlerine göre 2021 yılından 2022 yılına devir olan borç tutarının 190.156,41 TL olmasından ve davalı tarafın defterinde kayıt olan 4 adet 380.312,82 TL (190.156,41 TL*2) tutarlı iade faturaların davacı defterlerinden kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, taraflar arasında █████/2022 tarihli ------ nolu 35.826,57 TL bedelli faturada belirtilen ----- epoksi astar ürünü ve yine █████/2022 tarihli ------ nolu 154.329,84 TL bedelli faturada belirtilen ---- ve ------ ürünlerin satışının yapıldığı ve malın davacı tarafından davalıya teslim edilmediği konusunda bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi asıl davaya konu takip tarihi itibariyle de davacının davalıdan takibe konu cari hesap alacağı tutarında da alacağının her iki taraf ticari kayıtları ile de tespit edildiği, uyuşmazlığın; satış sözleşmesine konu malzemenin ayıplı olup olmadığı, davalı tarafından--- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ------ sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda birleşen dava davacısının ayıba dayalı olarak zeminin temizlemesi, yeni malzeme ve bu malzemenin uygulanmasına ilişkin olarak rapor ile tespit edilen tutarı TBK m.227/II hükmü yollamasıyla TBK m.112 hükmüne dayalı olumlu zararına konu alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin------ sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda satış konusu malzemenin ayıplı olduğu yönünde bir tespitin bulunmadığı, dosyamızdan alınan kök ve ek raporda teknik bilirkişi tarafından sunulan mütalaada da söz konusu malzemenin ayıplı olduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil olmadığı, sunulan diğer deliller ve şartname incelendiğinde zemin epoksi uygulamasında uygulama hatasının da olabileceğinin ancak bu hususta net bir tespit yapılmasının mümkün olmadığının belirtildiği, dinlenen tanıkların birleşen dava davacısının dava dışı müşterisinin 1.070 m2'lik showroomunda (teşhir salonu) ikinci uygulamayı yaptıkları, davalı şirket yetkilisinin uygulamada hazır olduğu, davacıdan daha önce de benzer malzemeler aldığını, herhangi bir sorun yaşamadığını belirttiğini, kendilerinin de uzun yıllardır bu malzemelerin uygulamasını yaptıkları ve satışa konu malzemenin ayıplı olduğuna ilişkin bir durumla karşılaşmadıkları, davalının uygulama isteğinde şirket yetkilisine, kış mevsiminde olunması sebebiyle ortam sıcaklığının uygulama için elverişli olmadığını söylemelerine rağmen davalı şirket yetkilisinin işi zamanında teslim edemediğini belirterek uygulamanın yapılması hususunda ricada bulunduğunu, kendilerinin uygulama yaptıktan sonra davalı şirket yetkilisi ------- kendilerini arayarak sorun olduğunu söylemesi üzerine tekrar gittiklerinde renk farkı oluştuğunu görüklerini beyan ettikleri, her iki dava yönünden de TMK m.6 ve HMK m.190 hükümleri kapsamında ispat yükünün davacılar uhdesinde olduğu, asıl davada davacının cari hesaptan dolayı alacaklı olduğunu ispat ettiği, alacağa konu kaydın davalı defterinde de yer aldığı bu sebeple asıl dava yönünden davacı isteminin yerinde olduğu, birleşen dava yönünden ise davacının satışa konu uygulanan malzemeyi mahkememize sunmadığı, bu hususta bir inceleme yapılamadığı, TBK m.112 hükmü kapsamındaki olumlu zararına ilişkin açtığı dava ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin------- sayılı dosyasında alınan raporda da malzemenin ayıplı olduğuna ilişkin bir tespitin olmadığı, her ne kadar birleşen dava davacının ayıp iddiasını -/---- mesajlarıyla birleşen dava davalısına bildirdiğini beyan etmiş ise de emsal içtihatlar uyarınca söz konusu ayıp bildiriminin TTK m.18/III hükmüne uygun olmadığı gibi malzemenin ayıplı olduğunu gösterir bir dayanağının da bulunmadığı, uygulama ile ortaya çıkan renk değişikleri ve kabarmaların ortam sıcaklığının elverişli olmaması sebebiyle mi yoksa malzemeden kaynaklı mı olduğu tespitinin tam olarak yapılamaması sebebiyle de bu husustaki TBK m.227/II hükmüne dayalı tazminat isteminden birleşen dava davalısının sorumluluğunu ispat edemediği, somut uyuşmazlıkta, toplanan diğer deliller ve tanık anlatımları kapsamında ortam sıcaklığının yeterli olmamasına dayalı olarak kabarma ve renk değişimlerinin oluşabileceği şeklindeki yorumun dosya kapsamına daha uygun olduğu kanaatine varılarak birleşen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın kabulü ile ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Kabul edilen alacak likit, itiraz da haksız bulunuğundan takdiren alacağın % 20'si oranında hesaplanan 69.120,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Birleşen davanın reddine,
4-Asıl davada harç ve yargılama giderleri;
a)-Alınması gereken 23.608,22 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 4.174,04 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.434,18 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
b)-Davacı tarafça yapılmış, 80,70 TL başvurma harcı, 4.174,04 TL peşin harç olarak toplam 4.254,74 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 21.532,00 TL masraf olmak üzere toplam 25.786,74 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 55.296,67 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d)-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-Birleşen davada harç ve yargılama giderleri,
a)-Alınması gereken 732,00 TL red karar ve ilam harcından peşin ödenen 2.296,62 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.564,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b)-Davacı tarafça yapılmış yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c)-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
d)-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
6-Asıl ve birleşen davalarda, taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!