Anahtar kelimeler: Görüşerek Davadavacı Elemanı Tahsilat Elinde Kambiyo Ayrıldığını Ortağı İşten Bakirköy

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'in bir süre müvekkilinin yetkilisi olduğu şirkete ait işyerinde tahsilat elemanı olarak çalıştığını, daha sonra işten ayrıldığını ve tüm haklarının ödendiğini, bir süre sonra müvekkilinin diğer ortağı ile görüşerek iş istediğini, elinde bazı belgeler bulunduğunu, bunları SGK ve vergi dairelerine bildireceğini söyleyerek, taahhütname isimli bir belgenin fotokopisini bıraktığını, bu belgenin sahte olarak hazırlandığını tespit ettiklerini, istediğini alamayan ...'in yine sahte olarak düzenlediği bir senetle ilgili davalılardan ...'nın Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra dosyası ile müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, müvekkilinin davalılara borcunun bulunmadığını, senedin sahte olduğunu, davalılardan ...'in müvekkilinin ortağı ve yetkilisi olduğu ...... A.Ş'de ofisboy-tahsilat elemanı olarak çalıştığı dönemlerde hukuka aykırı olarak elde ettiği ıslak imzalı belgelerin üzerlerinin sonradan doldurulmak ve/veya kes, kopyala, yapıştır yöntemleriyle sahte olarak ortaya çıkarıldığını, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, senedin iptaline ve takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davalılardan ...'e parça parça verdiği borç para karşılığında davaya konu senedi adı geçenden aldığını ve diğer davalı ...'ya temlik ettiğini, davacıyı tanımadığını, iyi niyetli 3.kişi konumunda bulunduğunu bildirmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının ortağı ve yetkilisi olduğu ...A.Ş'nin uzun yıllardan beri gizli ortağı olduğunu, bunun 20.01.2012 tarihli protokol ve taahhütname başlıklı belge içeriğinden de anlaşıldığını, müvekkilinin gizli ortaklıktan ayrılma karşılığında dava konusu senedin verildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin davaya konu senedi davalılardan ...'ten alacağın temliki yoluyla devir aldığını, müvekkilinin keşideciyi tanımadığını, iyi niyetli 3. kişi olup, şahsi def'ilerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2020 tarihli, ████████E.-████████K. Sayılı kararı ile; "...davalı ...'in iddialarının teknik bilirkişi raporları ile çeliştiği, dolayısıyla davalı ...'in davacı ile aralarında 400.000 TL'lik senet verilmesini gerektiren bir ilişki bulunmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı yollardan elde ettiği imzalı ancak metin kısmı boş olan dava konusu senedi doldurmuş olması nedeni ile davacının bu senetten dolayı bir borcunun bulunmadığı, diğer davalılar her ne kadar iyiniyetli üçüncü kişi oldukları ve davacı ile davalı ... arasındaki ilişkinin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini ileri sürmüş iseler de davalı ... tarafından senedin haksız bir şekilde ele geçirilmiş ve sahtecilik yoluyla doldurularak kullanılmış olması nedeniyle bunun herkese karşı ileri sürülebilecek itiraz niteliğinde bulunan defilerden olması karşısında davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceği kanaatine varılarak davanın kabulüne, davalı ...'in kötüniyetinin sabit olması nedeni ile aleyhine icra kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. 1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu █████/2014 vade tarihli ve 400.000,00 TL bedelli davalı ... lehine düzenlenmiş keşidecisi davacı ... olan bonodan dolayı davacı tarafın borçlu olmadığının tespitine ve söz konusu bononun iptaline, 2-Dosya kapsamı itibariyle davalı ...'in kötü niyetli olduğundan takip konusu miktar üzerinden hesaplanan 111.600TL kötü niyet tazminatının davalı ...' den tahsili ile davacı tarafa verilmesine..." şeklinde karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf isteminde bulundukları görülmüştür.
İSTİNAF KARARI
: Dairemizin █████/2022 tarihli ███████ E. - █████████ K.sayılı kararıyla; "...Yapılan bu açıklamalardan mahkemenin bilirkişi incelemesi yönünden yargılamayı eksik bıraktığı görülmektedir. Öte yandan davalı tarafça protokol ve taahhütname başlıklı belgeye de dayanılmış olup takip ve dava konusu senedin bu belge kapsamında verildiği de ileri sürülmüştür. Bu durumda mahkemece gerek dava konusu senet yönünden gerekse protokol ve taahhütname başlıklı belge yönünden tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulü gerekmiştir. Açıklanan bu yönler itibariyle davalı ... vekilinin kötü niyet tazminatına ilişkin istinaf talebi ise bu aşamada değerlendirilmemiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde davalı ...'in istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Davalı ... vekilinin istinaf talebinin değerlendirilmesine gelince, istinaf talebi ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yöneliktir. Dosyanın incelenmesinde davalının mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istediği, mahkemenin de █████/2019 tarihli celsede bu talebin reddine karar verildiği davalı ... vekilinin bu kararı istinaf ettiği, dairemizin yaptığı istinaf incelemesi sonunda █████/2019 tarihli █████████E.-█████████K. Sayılı ilam ile mahkemenin istinaf incelemesinden geçmiş bir ihtiyati tedbirin devamına karar verildiği ve kaldırılması talebini reddettiği, bu ara kararın istinafının mümkün olmadığı gerekçeleri ile istinaf talebini reddettiği, dairemiz kararında belirtilen gerekçelerin yerinde olduğu ve aynı gerekçeler ile davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı ... vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü, diğer davalı ...'in istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davalı ... vekilinin ise istinaf talebinin ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ...'in istinaf talebinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
3-Davalı ... vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,
4-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2020 tarih, ... E. - ████████K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,
5-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE..." karar verilmiş, karara karşı davalı ... vekili tarafından tavzih talebinde bulunulmuş, Dairemizin 20.01.2023 tarihli ███████ E. - █████████ K.sayılı EK kararıyla; "....davalı ... vekilinin istinaf talebinin değerlendirilmesinde; Dairemizin █████/2022 tarihli ███████E.-█████████K. Sayılı ilamı ile davalı ...'in istinafının kısmen kabulü ile bilirkişi incelemesi yaptırılması yönünden yargılamada bulunan eksikliğin giderilmesi bakımından HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dava dosyasının iadesine karar verildiği, kaldırma kararının niteliğine göre davalı ...'in istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ayrıca dairemizin hatalı istinaf dilekçesini değerlendirmesi nedeniyle de davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar verildiği, ancak bu hususun davalı ... vekilinin istinafının ihtiyati tedbire yönelik olduğu şeklindeki sehven yapılan değerlendirmeden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Yapılan tüm bu değerlendirmelerden dairemizce davalı ... vekilinin istinafının kabul edilerek yargılamadaki eksikliklerin giderilmesi için dosyanın iadesine karar verildiği görülmekle ve kaldırma kararının kapsamına göre bu aşamada davalı ... vekilinin yukarıda özetlenen istinaf talebi konusunda HMK'nın 305/a maddesi gereğince şimdilik inceleme yapılmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Yukarda açıklanan gerekçeler doğrultusunda;
1-Davalı ... vekilinin talebinin HMK'nun 305/A maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Dairemizin ...../███████ gün ve 2021/......Esas - 2022/...... Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 1. Bendinde yer alan "Davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE" ibaresinin çıkarılmasına, yerine "Davalı ... vekilinin istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına" ibaresinin getirilmesine,
3-Dairemizin ...../███████ gün ve 2021/..... Esas - 2022/..... Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 6. Bendinde yer alan "Davalı ...'nın istinafı ihtiyati tedbire yönelik olduğundan alınması gereken 80,70 TL istinaf harcından peşin alınan 9.529,25TL'nin mahsubu ile bakiye 9.448,55 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde ilk derece mahkemesince davalı ...'ya iadesine" ibaresinin çıkarılmasına, yerine "Davalı ... vekilinin istinaf talebi incelenmediğinden talebi halinde karar kesinleştiğinde istinaf harçlarının ilk derece mahkemesince davalı ...'ya iadesine" ibaresinin getirilmesine,
4-Kararın hüküm fıkrasının son kısmında yer alan "353/1-b-1 ve" ibaresinin karardan çıkarılmasına..." karar verildiği görülmüştür.
KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI
: Bakırköy .....Asliye Ticaret Mahkemesi .../███████ tarihli 2023/....E. - 2024/.... K. sayılı kararıyla; "...Böylece mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan tüm delillere göre; davalı ...'in davacının ortağı ve yetkilisi olduğu .....A.Ş.'nde ofis elemanı olarak çalıştığı dönemde, davacı tarafça lüzumu halinde kullanılmak üzere boş kağıtlara imza atılarak kasaya bırakılan kağıtları haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ele geçirerek ve boy kısmı doldurmak suretiyle birisini dava konusu 400.000,00 TL meblağlı bonoya diğerini ise bu "Protokol ve taahhütname" başlıklı belgeye dönüştürdüğü, dava konusu senedin tüm metin kısımlarının bilgisayar ve ekipmanları kullanılarak sonradan doldurulduğunun yukarıda ayrıntıları ile değinilen ceza soruşturma dosyasında, icra hukuk mahkemesi dosyasında, ceza mahkemesi dosyasında aldırılan bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporları ve mahkememizce kaldırma kararı neticesinde alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu ve bilirkişi heyet raporu ile sabit hale gelmiştir. Gerek icra hukuk mahkemesi kararı ile ve gerekse ceza mahkemesi tarafından verilen kararlarla da senedin sonradan sahte olarak bonoya çevrildiği tespiti yapılmış ve bu tespitler mahkememiz kanaatini destekler niteliktedir. Dinlenen tanık anlatımının da bu senet ve "Protokol ve taahhütname" başlıklı belgenin metin kısmı boş vaziyette iken davalı ... tarafından haksız olarak ele geçirildiğini doğruladığı, davacının ortağı olduğu şirkette ofis elemanı olarak ücretli çalışan davalının, söz konusu senedin ve belgenin şirkete gizli ortak olmasından dolayı kendisine ortaklık payı olarak verildiği yönündeki iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, davalının dosyada mevcut bulunan vergi müfettişine verdiği beyanda da şirket ortaklığı yönünde bir beyanının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ...'in cevabında dava konusu senedin kendisine dolu vaziyette teslim edildiği ve █████....... tarihli protokolde bu hususun not düşüldüğü yönündeki savunmasına dava konusu senetteki yazıların senetteki imzanın üzerine bilgisayar ve ekipmanı yardımıyla sonradan eklendiğinin söz konusu grafolojik imza inceleme raporlarıyla saptanmış olması karşısında itibar edilemeyeceği, davalı ...'in iddialarının teknik bilirkişi raporları ile çeliştiği, dolayısıyla davalı ...'in davacı ile aralarında 400.000 TL'lik senet verilmesini gerektiren bir ilişki bulunmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı yollardan elde ettiği imzalı ancak metin kısmı boş olan dava konusu senedi doldurmuş olması nedeni ile davacının bu senetten dolayı bir borcunun bulunmadığı, kabul edilmiştir. Diğer davalılar her ne kadar iyiniyetli üçüncü kişi oldukları ve davacı ile davalı ... arasındaki ilişkinin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini ileri sürmüş iseler de; davalı ... tarafından senedin haksız bir şekilde ele geçirilmiş ve sahtecilik yoluyla doldurularak kullanılmış olması nedeniyle bunun herkese karşı ileri sürülebilecek itiraz niteliğinde bulunan defilerden olması karşısına davalıların bu yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan bu nedenlerle davacı tarafın davasının kabulü ile, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu ..../███████ vade tarihli ve 400.000,00 TL bedelli davalı ... lehine düzenlenmiş keşidecisi davacı ... olan bonodan dolayı davacı tarafın borçlu olmadığının tespitine ve söz konusu bononun iptaline karar vermek gerekmiştir. Dosya kapsamı itibariyle davalı ...'in kötüniyetinin sabit olması nedeni ile aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu .../███████ vade tarihli ve 400.000,00 TL bedelli davalı ... lehine düzenlenmiş keşidecisi davacı ... olan bonodan dolayı davacı tarafın borçlu olmadığının tespitine ve söz konusu bononun iptaline,
2-Dosya kapsamı itibariyle davalı ...'in kötü niyetli olduğundan takip konusu miktar üzerinden hesaplanan 111.600TL kötü niyet tazminatının davalı ...' den tahsili ile davacı tarafa verilmesine..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMLERİ
: Davalı asil ...'in süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, lehtar ...'e verdiği borçlardan dolayı bonoyu kendisine verdiğini, kendisinin de alacağını ...'ya temlik ettiğini, keşideciyi tanımadığını, iyiniyetli 3 kişi olduğunu, kötüniyetli olduğu ispat edilemedikçe, davacının lehtarla arasındaki def'ileri kendisine karşı ileri süremeyeceğini, Kararda iyiniyetli 3. Kişi olduğu belirtildiği halde, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ...'e yükletilmesine karar verilmesini talep ettiğini belirterek, arz ve izah olunan ve re'sen dikkate alınacak gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesine, aksi kanaatte iyiniyetli 3. kişi olduğundan aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrarla, açığa atılan imzanın kötüye kullanıldığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında tanık dinlenemeyeceği halde, Mahkemece davacı tanıklarının dinlendiğini, tanığın ... ve ...'i tanımadığını beyan etmesine rağmen, Mahkemece tanık beyanları esas alınarak karar verildiğini,Mahkemece ceza davasında verilen karar hükme esas alınmışsa da, ceza mahkemesinin hukuk davasının sonucunu beklemesi gerektiğini, bu durumun usule uygun olmadığını,Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/.... Esas, 2019/.... Karar sayılı kararı da hükme esas alınmışsa da, icra hukuk mahkemesinin dar yetkili mahkeme olduğu, bu nedenle kararın hükme esas alınamayacağını, icra hukuk mahkemesi kararına karşı da yasal yollara başvuracaklarını,Davaya konu senedin boş olarak imzalandığı ve üzerinin sonradan doldurulduğu kabul edilse bile, davacının senedin iradesine aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, davacının imzalı boş kağıdı çalışanlarına verdiğini açıkça ikrar ettiğini, bu durumda evrakın çalışanları tarafından kullanılmasına rıza gösterdiğini,Alınan Adli Tıp Kurumu raporları ile gerek bono, gerekse taahhütname üzerindeki imzaların davacıya ait olduğu tespit edilmiş, protokol metnşnin ... tarafından belgeye dönüştürüldüğüne dair bir tespit yapılmadığını,Protokol metninden anlaşıldığı üzere, senedin doldurulduğu, imzalandığı ve davacı tarafından ...'e verildiğinin yazıldığını, bu durumda senette değişiklik yapılmışsa da, bu değişikliğinde davacı tarafından yapılmış olduğunu,Dava konusu senedin ne için düzenlendiğine ve verildiğine dair düzenlenen protokolün sahte olduğuna dair bir olguya rastlanmadığını, senedi teyit eden ve senedin gerçekliğini ispatlayan protokolün sahte olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile ispatlandığını, Müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu, davacı ile ... arasındaki ilişkiyi bilmediğini, müvekkilinin kötüniyetli olduğu ispatlanmadığı sürece, davacının aralarındaki şahsi def'ileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, Mahkemece kanunda belirtilen hükümlere riayet edilmediğini ve kararın gerekçesiz olduğunu,Kararda açıkça müvekkilinin iyiniyetli 3. Kişi olduğu belirtilmesine rağmen, aleyhlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla, açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, istinaf başvurularının kabul edilerek davanın tümden reddine, davacı aleyhine %20'den az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, akis kanaatte, kusursuz ve iyiniyietli 3. kişi olan müvekkili aleyhine tesis edilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kaldırılmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
: Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklısının ... olduğu, borçlular ..., ... ve ... aleyhine 400.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 557.277,40 TL alacak için ..../███████ tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının █████/2014 vadeli, 400.000,00 TL bedelli bono olarak gösterildiği tespit edilmiştir.Dava konusu bononun incelenmesinde, tanzim edenin davacı ..., lehtarının davalı ..., tanzim tarihinin █████/2012, vade tarihinin █████/2014, meblağının 400.000,00 TL olduğu, davalı ...'in ciranta ve davalı ...'nın hamil sıfatının bulunduğu, davalı ...'nın Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile bu bonoyu dayanak yaparak davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yolu ile icra takibi yaptığı anlaşılmıştır. Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; ... A.Ş.’de finansman şefi olarak çalıştığını, yaklaşık 7 yıl önce 2013 yılında emekli olarak bu firmadan ayrıldığını, davacı ...’ın şirketin finansmandan sorumlu yönetim kurulu üyesi olduğunu, kendisinin de finansman şefi olduğunu, direk davacıya bağlı olarak çalıştığını, davalılardan ...’in ise şirkette kendisinin altında ofisboy olarak çalıştığını, kendisi departmanlarında bulunan kasanın anahtarının gün içinde ...’de bulunduğunu, akşamları ise ona teslim edildiğini, yönetim kurulu üyesi ...’ın herhangi bir sebeple İstanbul dışına çıktığı zaman A4 kağıdına boş olarak imza attığını ve kendisine teslim ettiğini, kendisin de bu boş kağıtlara imzalı olan belgeleri kasaya koyduğunu, kullanmaları gerekeni kullandıklarını, kullanmadıklarını da ... beye götürdüklerini ve kullandıklarına ilişkin olarak bilgi verdiklerini, kullanmadıklarını da imha ettiklerini, davalı ...’in bu belgelerden birini kasadan aldığını ve yerine de fotokopisini koyduğunu, bunu fark edemediklerini ve ...’in de almış olduğu imzalı boş belgeyi davaya konu senede dönüştürdüğünü, kesinlikle ne şirketin, ne de ... beyin ...’den borç almasının söz konusu olamayacağını, zira ...’in kendisinin altında çalışan ofisboy maaşı alan birisi olduğunu, 400.000,00 TL gibi bir parayı elinde bulundurması ve ... Beye borç vermesinin söz konusu bile olamayacağını, ...'in şirkette gizli ortaklığı diye bir şeyin de söz konusu olmadığını, bunu gerektirecek bir hususun da bulunmadığını, söz konusu şirketin büyük bir şirket olduğunu, ...'in ortaklığına ihtiyacı bulunmadığını, diğer davalılardan Murat Kosavalı ve ...i tanımadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça dosyaya sunulan grafolog ..... tarafından düzenlenen █████/2016 tarihli "özel rapordur" başlıklı grafoloji inceleme raporun incelendiğinde; dava konusu bononun üst ve alt kenarlarının fabrikasyon kesimi olmadığı, senetteki imzanın mutat olduğu üzere senedin sağ tarafında bulunmayıp sol tarafa atıldığı, ödeyecek bölümdeki TC numarası ve adın imzayı çiğnememek için sağ tarafa kaydırılarak yazıldığı, senedin sol alt tarafında bulunan imza hatlarının yazıyla çakışan bölümlerinin incelenmesinde, yazıların imza hatlarının üzerinde olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça dosyaya sunulan grafolog ..... tarafından düzenlenen ...../███████ tarihli ".........." başlıklı grafoloji inceleme raporu incelendiğinde; "protokol ve taahhütname" başlıklı .../███████ tarihli belge üzerinde davacı namına atılmış imza bulunan boş kağıdın imza ile üst kenar arasındaki bölümün sonradan sıkıştırılarak doldurulması suretiyle hazırlanmış olmasının kuvvetle mümkün ve muhtemel görüldüğü, diğer bir deyişle belge metninde bulunan davacı namına atılmış imzanın mevcut metnin tasdiki makamında atılmış olamayacağı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Davalılar hakkındaki hazırlık soruşturma evrakı incelendiğinde; dava konusu olayla ilgili davalılar hakkında şüpheli sıfatı ile yürütülen soruşturma sonucunda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2017 tarih ██████████ Sor.████████ Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, müşteki vekilinin itirazı üzerine Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin .../███████ tarih ve 2017/..... D.İş sayılı kararı ile itirazın kabulüne ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine soruşturmaya ██████████ Sor.sayılı dosyası üzerinden devam edildiği anlaşılmıştır. Ceza soruşturma dosyasında Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı .... tarafından düzenlenen .../███████ tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; özetle; "Protokol ve taahhütname" başlıklı █████/2012 tarihli belge üzerinde ... adına atılı imzaların ...'in eli ürünü olduğu, ancak bu belgedeki yazıların eli ürünü olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Ceza soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin █████/2017 tarihli raporunun incelenmesinde; dava konusu senetteki borçlu imzasının adres yazıları ile çakışma noktalarında imzanın altta bulunduğu, yazının belgedeki imzanın üzerine bilgisayar ve ekipmanı yardımıyla söz konusu yazıların sonradan eklendiği, dolayısıyla anılan bulgular göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu senedin imzadan faydalanılarak oluşturulmuş olduğunun bildirildiği görülmüştür. Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; yürütülen ceza soruşturması sonucunda davalı ... hakkında sanık sıfatıyla açığa atılan imzanın kötüye kullanılması suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda █████/2020 tarih 2018/1 Esas, ████████ Karar sayılı karar ile sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bakırköy .. İcra Hukuk Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacısının ..., davalısının ... olduğu, davanın dava konusu bono ile ilgili başlatılan icra takibi nedeni ile kambiyo takibine itiraz davası olduğu, dava konusu senet ve "Protokol ve Taahhütname" başlıklı █████/2012 tarihli belge üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bu dosyaya sunulan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin ...../███████ tarihli raporunda özetle; inceleme konusu senedin alt ve üst kısımlarının forme kesim olmadığı, matbu senetlerden olmayıp bilgisayar ve ekipmanı yardımıyla oluşturulmuş olduğu, senetteki borçlu imzasının adres yazıları ile çakışma noktalarında imzanın altta bulunduğu, yazının belgedeki imzanın üzerine bilgisayar ve ekipmanı yardımıyla sonradan eklendiği, dolayısıyla söz konusu senedin imzadan faydalanılarak oluşturulmuş olduğu, "protokol ve taahhütname" başlıklı belgedeki yazılar ile imzanın (... adına atılı) kesişme noktalarının bulunmadığı, yazının ve imzanın altta/üstte olduğu hususunda değerlendirme yapılamadığı, söz konusu belgenin el yazısı ile yazılmış olduğu, imzanın metni onaylar mahiyette olup olmadığı hususunda teknik bir değerlendirme yapılamadığı, belgelerde ... adına atılı imzaların eli ürünü olduğunun bildirildiği, bu mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen ......1/███████ tarih 2016/...... Esas 2019/.... Karar sayılı kararı ile özetle "Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan bilirkişi raporuyla senedin metin kısmının daha önce atılan imzanın üzerine bilgisayar yardımıyla sonradan eklendiği tespit olmakla bononun kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vadini içermediği bu halde alacağın yargılamaya muhtaç hale geldiği..." gerekçesi ile davanın kabulüne ve takibin iptaline karar verildiği, İstanbul BAM 20. Hukuk Dairesinin █████/2020 tarihli, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile davalının istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verdiği, istinaf mahkemesi kararının da Yargıtay’ca onandığı anlaşılmıştır. Dosyada mevcut tutanak başlıklı █████/2013 tarihli belgenin incelenmesinde; tutanağın davalı ...'in vergi müfettişine verdiği beyan olduğu, davalının alınan beyanında özetle; davacının ortağı ve yetkilisi olarak bulunduğu şirkette2005 yılından bu yana yaklaşık 6-7 sene bordrosuz olarak part-time görev yaptığını, 2011 yılının Kasım ayında ise bordroya geçerek tam zamanlı ücretli olarak çalışmaya başladığını, ancak daha sonra kendi işini yapmak istediği için 2012 yılının mart ayında şirketten ayrıldığını, 462.131,44 TL tutarlı çeki nakit olarak tahsil ettiğinin doğru olduğunu, söz konusu çek tahsilatlarını tamamen .......A.Ş. ile ilgili olduğunu, şirkette part-time bordrosuz görev yaptığı dönemde şirket ortaklarından ... (davacı) tarafından kendisine verilen çekleri banka şubelerinden nakit olarak tahsil ederek parayı kendisine veya müdür ...'a teslim ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Kaldırma kararı sonrası mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinin █████/2023 tarihli bilirkişi raporuyla özetle; "..inceleme konusu senedin alt ve üst kenarlarının forme kesim olmadığı, matbu senelerden olmayıp bilgisayar ve ekipman yardımıyla oluşturulmuş olduğu, inceleme konusu senette borçlu imzasının adres yazıları ile çakışma noktalarında imzanın altta bulunduğu, yazının belgedeki imzanın üzerine bilgisayar ekipmanı yardımıyla sonradan eklendiği, dolayısıyla söz konusu senedin imzadan faydalanılarak oluşturulmuş olduğu, inceleme konusu "Protokol ve Taahhütname" başlıklı belgedeki yazılar ile ... adına atılı imzanın kesişme noktalarının bulunmadığı, yazının ve/veya imzanın altta/üstte olduğu hususunda değerlendirme yapılamadığı, söz konusu belgenin el yazısı ile yazılmış olduğu, imzanın metni onaylar mahiyette olup olmadığı hususunda teknik bir değerlendirme yapılamadığı..." şeklinde tespit yapıldığı anlaşılmıştır.Davalı tarafın iş bu ATK raporuna karşı yapmış olduğu itirazlar üzerine Mahkemece grafolog bilirkişiler ..., .... ve ...’den oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor incelendiğinde; "...inceleme konusu senedin matbu senet olmadığı, A4 genişliğinde bir kağıdın üst ve alt taraftan makas veya benzeri bir aletle kesilerek düzenlenmiş olduğu, stereo mikroskopla yapılan incelemelerde ...’a atfen atılmış imzanın önceden atılmış olup, daha sonra bilgisayar ve yazıcı vasıtası ile yazıların yazdırılmış olduğu, bu bulgulara göre; inceleme konusu belgenin "sahte" bir senet niteliğinde olduğu; inceleme konusu "Protokol ve Taahhütname" başlıklı belgenin protokolde ...’a atfen atılmış imza ile belgedeki yazılar kesişmediğinden yazının mı yoksa imzanın mı daha önce tersim edildiğini gösterecek özel kanıt değeri taşıyan her hangi bir bulgu tespit edilememiştir..." şeklinde tespit yapıldığı anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E
: Dava, icra dosyasından sonra açılan ve sahtecilik iddiasına dayalı borçsuzluğun tespiti davasıdır.
Mahkemece davanın kabulüne, davalı ...’in kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmiş, karara karşı davalı asil ... ile davalı ... vekili istinaf yargı yoluna başvurmuşlardır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde; gerek işbu davada, gerek ceza soruşturmasında, gerekse icra hukuk mahkemesinde alınan Adli Tıp Kurumu raporları ile grafolog bilirkişilerin düzenledikleri denetime uygun ve yeterli raporlarda, davaya konu olan bononun alt ve üst kenarlarının forme kesim olmadığı, matbu senetlerden olmayıp, bilgisayar ve ekipman yardımıyla oluşturulmuş olduğu, inceleme konusu senette borçlu imzasının adres yazıları ile çakışma noktalarında imzanın altta bulunduğu, yazının belgedeki imzanın üzerine bilgisayar ekipmanı yardımıyla sonradan eklendiği, dolayısıyla söz konusu senedin imzadan faydalanılarak oluşturulmuş olduğuna dair görüş bildirildiği, bu şekilde davacının bononun sahte olarak düzenlendiği iddiasının ispatlandığı, sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, kararı istinaf eden davalıların iyiniyetli olup olmamalarının sonuca etkili olmadığı, kambiyo senetleri asıl sebepten mücerret olduklarından, davanın niteliğine ve mevcut delil durumuna göre, davacı tarafça dava konusu edilmeyen ve dava konusu senede dayanak olarak davalı ... tarafından dosyaya sunulan "Protokol ve Taahhütname" başlıklı belgenin sahte olarak düzenlenip düzenlenmediğine dair tanık dinlenmesinin de sonuca etkili olmayacağı, Mahkeme kararının yeterli gerekçeyi içerdiği, davalılar ... ve ...’nın ilk celsede davayı kabul etmediklerinden ve yargılama süresince senet nedeniyle alacaklı olduklarını savunduklarından, davalılara yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesinde HMK’nın 326/1. maddesine aykırılık da bulunmadığı anlaşılmakla, davalı asil ... ile davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı asil ... ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı asil ... yönünden alınması gereken 38.116,98 TL nispi harçtan peşin alınan 9.529,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.587,68 TL harcın davalı ...'ten tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... yönünden alınması gereken 38.116,98 TL nispi harçtan peşin alınan 9.529,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.587,68 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderleri olarak yalnız davalı ... avansından kullanıldığı anlaşılan; 370,00 TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 185,00 TL'sinin davalı ...'dan alınarak, davalı ...'e verilmesine,
6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!