Anahtar kelimeler: Satmaları Platformu Kişisi Mesafeli Sağlayıcı Tacirlere Site Satıcı Sitesinin Sitesinde

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... adlı internet sitesinin tüzel kişisi ve sahibi olduğunu, sahibi olduğu site üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün veya hizmet satışı yaptığı gibi aynı Zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin, sürdürdüğü elektronik ticari faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalıştığını ve “...” adı verilen bir çok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM'de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, müşterilerin ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişler “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözlesmeleri gereği müsterilere teslim edilmek üzere kargo ile gönderildiğini, müşterilerden gelen ödemelerde İlgili satıcı firma hesaplarına müvekkili şirket aracılığı ile ödendiğini, 6582 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) “Mesafeli Sözleşmeler” başlıklı 48. Maddesinin 4. fıkrasında; “Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu store içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir...” şeklinde yer alan düzenlemesi gereğince, üye satıcılardan ürün satın almış olan ve fakat 6502 sayılı TKHK'un 48/4 kapsamında “cayma hakkı"nı kullanan tüketicilere bedel iadeleri (ödemeler müvekkili şirket aracılığı ile yapıldığından) müvekkili şirket tarafından tüketicilere/müşterilere iade edildiğini, söz konusu ürün bedeli üye satıcıya gönderilmiş ise üye satıcıdan yapılan iade müvekkili şirket tarafından geri alındığını, davalı ... ile müvekkili şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, davalı müvekkili şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden ... unvanı adına satış gerçekleştirdiğini, davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca, cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin toplam 95.117,75TL cari hesabına kaydedildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından T.C. .... İcra Dairesi'nin 2024/... dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, borca yapılan itiraz sebebiyle takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesini, Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yana yüklenmesine, karar verilmesini talep etmişlerdir.CEVAP
:Mahkememizce davalı tarafa usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasında cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne, ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmış gelen cevabi yazılar incelenmiş ve mahkememiz dosya arasın alınmıştır..... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyanın incelemesinde, davacı ... Anonim Şirketi davalı ... aleyhine █████/2024 Tarihinde 95.117,75 TL cari hesap, 18.963,00 TL faiz alacağı, 9.852,00 TL zarar alacağı olmak üzere toplam 123.932,75 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mali müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdiklerinin eksiksiz, usulüne uygun ve birbirlerinin doğrulayan surette tutulduğundan sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, Davacının ticari 06.02.2024 takip tarihi itibariyle 95.117,75TL davalıdan kayden alacaklı göründüğü, Davacının alacağının, davacının online satış platformu üzerinden davalının dava dışı kişilere yaptığı satışlar kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmenin “A.5-İADE” başlıklı maddesine uygun olarak yapılan iade işlemi nedeniyle davacının ödediği iade bedeli tutarlarından kaynaklandığı, Takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Dava konusu takip kapsamındaki 9.852,00TL zarar alacağına ilişkin tevsik edici bir bilgi ve belge sunulmadığından 9.852,00TL zarar alacağına ilişkin somut ve yeteli kanaat edinilemediği, Kaldı ki dava dilekçesindeki harca esas miktar açısından da davacının talebinin 95.117,75TL'den ibaret olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 06.02.2024 takip tarihi itibari ile avans faizi oranının 44,25 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 044,25 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, Keyfiyeti, meselenin asli ve nihai hukuki tavsifi 6100 sayılı HMK'nın md. 266/c.2 ve 6754 sayılı Kanun'un md. 3/3 hükümlerine dayalı olarak tamamen ve münhasıran muhterem Mahkemeye ait olmak kaydı ile sayın yargı makamının tetkik ve takdirlerine arz ederim..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.Huzurdaki davada; davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 95.117,75-TL cari hesap alacağından kaynaklı ilamsız takip başlatıldığı takibe itiraz edilmesi nedeniyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket elektronik ticaret sektöründe faaliyet göstermekte olup, tüketicilere ... internet adresi üzerinden çevrimiçi (online) alışveriş yapma imkanı sunmaktadır. Bu site üzerinden doğrudan davacı şirket tarafından satılan ürünler olduğu gibi, davacı şirket ile anlaşma yapan, davacı şirketten bağımsız üçüncü kişilerce (tedarikçilerce) de ürün ve hizmet satışı yapılmaktadır. Şirketin "malın teslimatı" ile alakalı olanlar hariç bütün operasyonu online olarak gerçekleştirilmekte olup, fiziksel bir mağazası olmadığı anlaşılmaktadır. ....com üzerinden satış yapmak isteyen satıcılar, davacı şirkete başvuru yapmakta, başvuru ile birlikte satıcılar ile anlaşılan komisyonlar üzerinden sözleşme imzalandığı taraflar arasında bu hususta ticari ilişki bulunduğu anlaşılmıştır. İcra takibine konu edilen cari hesap alacağı bakımından davacının alacaklı olup olmadığının tespiti babında taraf ticari defter ve belgeleri, ilgili vergi dairelerinden tarafların BA/BS formları celp edilerek taraf delilleri üzerinde mali müşavir bilirkişice inceleme yaptırılarak rapor tanzim edilmesi istenilmiştir.Kural olarak fatura, yalnız başına ticari davalarda da delil olarak kullanılamaz. Ancak faturaların sözleşmenin ifa aşamasına ilişkin olması nedeniyle bu özelliği gereğince TTK 21/2. Maddesi gereği ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır'' bu düzenlemeye göre bir sözleşmenin ifası sırasında sözleşmeden sonra düzenlenen faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriği kabul edilmiş sayılır.TTK m.21/2'e göre fatura içeriğinin kabul edilmesine ilişkin karinenin gönderen lehine gerçekleşebilmesi için öncelikle faturanın düzenleyen tarafından karşı tarafa gönderilmesi gerekir. TTK m.21/2'e göre faturanın ne şekilde gönderileceğine dair bir düzenleme yer almamaktadır. TTK 18. Maddesinde de buna ilişkin bir düzenleme yoktur. Bu sebeple faturanın herhangi bir şekilde karşı tarafa ulaştırılması yeterlidir. Faturanın karşı tarafa gönderilip gönderilmediği hususunda uyuşmazlık çıkması halinde faturayı gönderdiğini ispat yükü HMK'nın 190. Maddesi gereğince faturayı düzenleyen tarafa aittir. (Doç. Dr. Levent Börü, Ankara Bam 3. HD Başkanı İlker Koçyiğit, Ticari Dava, Adalet Yayınevi, 2. Bası, Ankara-2021 sf. 1022-1040)Tacir sıfatını haiz olmanın bir takım sonuçları bulunmaktadır. TTK 18/2. Maddesine göre her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü vardır. Nitekim TTK 21/2. Maddesi de tacir sıfatına sahip olmanın getirdiği hak ve yükümlülüklere ilişkin olup fatura alacağına dayalı olarak ikame edilen somut uyuşmazlıkta doğrudan uygulanması gerekir. Davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için verilen kesin süreye rağmen kayıt ve belgelerin bilirkişi incelemesi için temin edilmediği, bilirkişi marifetiyle incelenen defter ve kayıtlar, ba-bs formları, taraflar arasındaki sözleşme, davacı tarafça ibraz edilen cari hesap ekstresine göre takibe konu cari hesap alacağı hususunda 2023-2024 yıllarına dair incelenen kayıtlara göre 2024/ yılı itibariyle davacının davalıdan 95.117,75-TL alacağı olduğu, taraflara rapora itiraz edilmediği, davalı tarafça borcun ödendiği ileri sürmediği ve ispat olunmadığı, dosya içerisinde mübrez tüm deliller, ba/bs formları taraf ticari defter ve belgeleri ve yeterli incelemeyi ihtiva eden hükme esas alınabilecek yeterlilikte görülen bilirkişi raporlarıyla da tespit olunduğu üzere icra takibine konu cari hesaba konu asıl alacak bakımından ikame edilen dava bakımından davalının davacıya borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça icra takibinde işlemiş faiz talep etmiş ise de eldeki davada faize ilişkin bir talebinin olmadığı anlaşıldığından bu hususta ayrıca inceleme yapılmamıştır. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise alacağın cari hesap alacağına dayalı ve takip ekinde cari hesap formlarının sunulu olması nedeniyle likid olduğu, haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;.... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 95.117,75-TL asıl alacak üzerinden devamına ve takip tarihinden sonra işletilecek faiz oranının avans faizi olması suretiyle uygulanmasına,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK 67/2. Maddesi uyarınca takdiren asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 19.023,55-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.497,49-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.004,72-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.492,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.004,72-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 665,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.097,32TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...E-imzaHakim ...E-imza