Anahtar kelimeler: Isıtıcı Panel Maksimum Gelmeden Müvekillinin Sini Ürettiğini Deposuna Sipariş Girişinde

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ███████Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya bakımındanASIL VE BİRLEŞEN DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)ASIL DAVA TARİHİ
: █████/2023BİRLEŞEN DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl Dava BakımındanDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı firma arasında 2020 yılında ticaret başladığını, davalı firmanın müvekkili için ... panel ısıtıcı ürettiğini ve sattığını, davalı firmanın talebi üzerine müvekillinin her sipariş girişinde, sipariş miktarının %50'sini sipariş tarihinde, geri kalan %50'sini ise taşıma yüklemesi sırasında ödediğini ve ürünlerin müvekkilinin deposuna gelmeden tüm ödemeler eksiksiz olarak yapıldığını, sipariş tamamlama süresi üç veya maksimum dört hafta olarak taahhüt edilmesine rağmen davalı firmanın yoğun sipariş aldığı Temmuz-Kasım 2022 döneminde müvekkili tarafından %50 sipariş bedeli ödendikten sonra siparişlerin tesliminde 8 ila 10 haftalık bekleme süresi yaşandığını, 2022 yılının 2. ortasından itibaren ise üretilen ve müvekkiline gönderilen ürünler ayıplı ve ağır hasarlı olmaya başladığını, söz konusu ayıplı mallar ile ilgili davalı şirkete müvekkili tarafından gerekli bildirim ve şikayetler iletildiğini, müvekkilinin bu sorunun nakliye sırasında dış etkilerle oluştuğunu düşünerek davalı firmaya paketlemede güçlendirme talebinde bulunulduğunu, davalı firmanın sorunun çözümü için yol göstermediği için müvekkilinin davalı firma çalışanları aracılığıyla buldukları paketleme şirketlerine ekstra ödeme yaparak üretim sırasında ürünlerin daha güvenli paketlenmesini sağlamak icin paketleme malzemesi satın aldığını, 7 Ağustos 2022 tarihinde hazırlanan iade raporu ile davalı firmadan ürün satın alınmaya başlanan 2020 tarihinden-31 Temmuz 2022 tarihine kadar 76 adet ayıplı ürün olduğu raporlandığını, söz konusu 76 adet ayıplı ürünün ekstra nakliye masrafı müvekkili şirket tarafından karşılandığını, müvekkilinin müşterilerinden gelen "Gönderim paketinde hiçbir defo yok, ancak ürün defolu ve hasarlı" bilgisiyle kendi depolarında da test ettiği ürünlerin en ufak bir sarsıntıda dahi zarar gördüğünü de belirlediklerini, yaşanan süreçte İsveç, Norveç ve Finlandiyadaki distribütör ağı satış kanallar, şirketin diğer ülkelerdeki satış kanalları ve .... markasının ısıtıcıları gibi diğer ürün gruplarının satışı tamamen yönetilemez hale geldiğini, kusurlu ve ayıplı ürün teslimati neticesinde ortaya çıkan müşteri şikayetleri yönetilemeyecek kadar büyük seviyelere ulaştığını, mevcut durumda müvekkilinin davalı firmanın söz konusu ürünlerin sacların kalitesiz oldugunun bilincinde olduğunu, üretimdeki ekibin ...’in onayı ile daha büyük ve geniş perçinler kullanarak metal sacın ölçüleri dışında üretilmiş olmasından dolayı bir kısmının kastığını ve vidaların yerine oturmamasından dolayı büyük vida kullanarak ve zor kullarak percinleri zimbalamaya çalıştıklarını videolar ile görüntülendiğini açıkça anlaşıldığını, iş yerleri farklı devletlerde bulunan taraflar arasındaki ilişkide "Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG)" hükümleri uygulandığını, ayıplı gönderilen ürünlerin toplamının 551.675 Euro olduğunu, ayıp ihbarı makul süre içerisinde gerçekleştirildiğini, ayıplı mallar dolayısıyla davalı firmanın müvekkilini zarara soktuğunu, satış kaybına uğrattığını ve aynı zamanda .... markasının değer kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, satılmış ve halihazırda depoda bulunan ürünlerin kalitesi açısından söz konusu risk devam ettiğini, müvekkilinin davalı firmaya gerekli bildirimlerde bulunarak ayıplı ürünlerin geri alınması ve ayıpsız ürünlerle değiştirilmesi, ürünlerin detaylı bir şekilde denetlenmesi, zararının karşılanması ve ürün kalitesinin artırılması için taleplerini ilettiğini ancak davalı firma söz konusu ayıplı ürünlerden sorumlu olduğunu kabul ettiği halde ürün kalite problemlerini gidermek adına somut bir adım atmadığı gibi müvekkili şirketin zararlarını karşılama yoluna da gitmediğini, hasarlı ve ayıplı ürün bedellerinin müvekkilinin kar kaybının ve marka zararının ödenmesi amacıyla Beyoğlu .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 04.07.2023 tarihli ihtarnamesi davalı şirkete gönderildiğini ancak müvekkil şirket herhangi bir geri dönüş alamadığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik hasarlı ve ayıplı ürün bedeli olarak 1.000,00 Euro, kar kaybı ve marka zararı için 1.000,00 Euro maddi tazminatın ticari avans faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin EXWORKS (üretici fabrikasında yükleme) şeklinde taşınmasının davacı tarafından üstlenildiğini, mallarına tamamının davacı uhdesinde ve İsveçte olduğunu, buna ilişkin bağımsız denetçi raporu aldırılmadığı veya İsveç Mahkemeleri nezdinde tespit yaptırılmaması nedeni ile davanın reddi gerektiğini, Lahaye Sözleşmesi kapsamında dava değeri olan (2.000 Euro) kadar teminat alınması gerektiğini, davacının talebinin net olmadığını, davacının ayıplı gönderilen ürün toplamının kendi yaptıkları hesaplama ile 551.675 Euro olduğunu dava dilekçesinde bildirdiğini, bu tutar üzerinden harç alınmalı, şirketin yurt dışı menşeili olduğu gözetilerek bu miktarda teminat istenilmesi gerektiğini, ... markası WİPO kayıtlarında .... adında başka bir firmaya ait olduğu görülmekle davacının marka zararı talep etme imkanı bulunmadığını, marka zararı davaları ancak Fikri Sınai Hukuk Mahkemelerinde görülecek davalardan olduğunu, ayıplı mal iddiası ile açılmış olan davada talep edilmesi hukuken mümkün olmadığını, huzurdaki davanın tespit davası mı yoksa ayıba karşı tazminat istemi mi olup olmadığı net olmadığını, marka zararı, ayıplı mal iddiası ve kar kaybı iddiasının tespit yerinin davacı şirketin yerleşik yeri olan İsveç Mahkemeleri olduğunu, türk mahkemelerinde ancak tenfiz isteminde bulunulabileceğini, taraflar arasında yazılı bir alım satım ilişkisi bulunmadığını, anlaşma gereğince mal siparişi esnasında malın bedelinin %50'si ürünlerin fabrikada teslime hazır hale getirilip alınması esnasında %50 bedelin ödemesi alındığını, teslim şekli olarak (Ex works) satıcı fabrikasında teslim olarak anlaşma sağlandığını, düzenlenen faturalarla (preforma, ticari fatura, gümrük beyannamesi, paketleme listesi dahil) ürünler sağlandığını, müvekkilinin iyi niyetli davranarak son iki faturaya ilişkin bedellerin davacı tarafın sonra ödeme önerisini kabul etmiş ancak bu bedeller bu tarihe kadar ödenmediğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve fatura numaralarını dahi belirtmediği faturalardan sadece son 4 adeti müvekkili ile yapılan ticari ilişkiye ilişkin olduğunu, davacının iddia ettiği ürünlerdeki sorun iddiasının müvekkilinden mi yoksa ürettirdikleri başka üreticinden mi kaynaklı olup olmadığının tespiti açısından davacıdan ürünlerin müvekkili firma tarafından üretilip üretilmediğini öğrenmek amacıyla seri numaraları istendiğini ancak ilginçtir ki seri numaraları davacı tarafından asla bildirilmediğini, ürünlerin bedellerinin İBKB gereğince ödenmesi aksi halde son iki fatura olan ..., ... fatura bedelinin %5'i nispetinde ceza ödemek zorunda kalacaklarını bildirmemize karşın ödeme yapılmadığını, taraflarınca ödenmeyen fatura bedelleri elektronik posta yolu ile 15.05.2023 tarihine kadar ödenmesi veya ürünlerin tamamının iade edilmesi talep edildiğini, davacı tarafından gönderilen faturaya 7 gün içinde itiraz ediliği hem fiziki hem elektronik posta yoluyla gönderildiği de açıkken davacı tarafından gönderilen faturanın açık fatura değil, itiraz edilmiş ve geçerliliği olmayan fatura niteliği taşıdığı izahtan vareste olduğunu, sonrasında davacı tarafından gönderilen ihtarname ile 320.220 Euro bedel istenildiğini, Beyoğlu .... Noterliği, 12.07.2023 tarih ve ... yevmiye numarası ile gönderilen cevabı ihtarnamede taşımadan kaynaklı kusur varsa bu ürünlerin taşımasını davacının yapması nedeni ile bundan kaynaklı zarara kendisinin katlanması gerektiği bildirilerek tüm ürünlerin halen kendi zilyetliklerinde olduğu ve ürünlerin tamamının satışta olduğu gerekçesi ile ödenmeyen fatura bedelleri talep edildiğini, davacının Opranic markası adı altında ürettirmiş olduğu ürünleri müvekkilinin iş yerinden kendi taşıyıcısı ile teslim aldığını, CMR hükümleri gereğince yükleme anında hasar ve yarar davacı tarafa geçtiğini, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünleri halen amazon web sitesi üzerinden satışa sunduğunu, ayıp ihbarının geçerli sayılabilmesi için ilgili ihbarın özellikle Uluslararası satımlarda, hangi ürün için olduğu hangi faturayı içerdiği, seri numarası, sorunun hangi sebepten kaynaklı olduğunun açık ve net olarak bildirilmesi gerektiğini, davacıya ilişkin ticari defterlerin İsveç'te olduğu gözetildiğinde bu kapsamda ticari defterin burada incelenmesi imkansız olduğunu beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası bakımındanDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasındaki ticaretin 2020 yılında başladığını, davalı firmanın müvekkili için ... panel ısıtıcı ürettiğini ve sattığını, 2022 yılının 2. ortasından itibaren üretilen ve müvekkiline gönderilen ürünlerin ayıplı ve ağır hasarlı olmaya başladığını, satışlara ve marka tanınırlığına bu durumun olumsuz yansıdığını, söz konusu ayıplı mallar ile ilgili davalı şirkete müvekkili tarafından gerekli bildirim ve şikayetlerin iletildiğini ancak davalı firmanın gerekli düzenlemeleri ve kalite kriterlerini yerine getirmediğini hasarlı ve ayıplı ürünler dolayısıyla da müvekkilinin büyük bir zarara girdiğini, satış kaybına uğradığını ve aynı zamanda ... markasının değer kaybına uğramasına sebep olunduğunu, müşterilerden gelen şikayetlerin müvekkilinin kaynaklarını büyük ölçüde tükettiğini, satış maliyetlerinin (pazarlama) çok yükseldiğini müşteri iletişimlerine tam zamanlı çalışan ayırmak zorunda kalındığını, ek olarak sevkiyatlar, iadeler ve düzenleyici sorumluluklarla ilgili hesapta olmayan birçok masrafın ortaya çıktığını, bunun da ötesinde ürünlerin ayıplı çıkması sebebiyle mevcut stokların satışının tamamen durduğunu, 2022 yılının Ekim ayında, ...'un ABD'deki merkezindeki tedarikçi yönetiminin müvekkili ile iletişime geçerek yüksek oranda kusur iade ve geri ödeme talebi yüzdesi mevcut olduğu hususunun gündeme gelmesi sebebiyle konu hakkında bilgi istediğini, bu durum devam ederse müvekkilinin satıcı hesabının sınırlanabileceğini veya yasaklanabileceğini ifade ederek bu hususta uyarıda bulunulduğunu, yapılan denetlemede organik satış sıralamasının ürün kategorisinde ilk 5'ten 100'ün altına düşüldüğünü bu durumun müvekkilinin ticari itibar ve gelirini epey olumsuz etkilediğini, davalı firmanın müvekkilinin güvenini kötüye kullandığını, arızalı ürünlerin müvekkilinin Orta Avrupa ve İngiltere'deki marka değerine ciddi şekilde zarar verdiğini, çevrimiçi satışlara olumsuz bir etki yarattığını, tüm bu olumsuz durumların ve ticari kayıpların davalı şirkete usulüne uygun olarak tüm yasal bildirimler ile iletilmesine rağmen davalı şirket tarafından müvekkilinin hiçbir zararının karşılanmadığını, müvekkilinin ürünleri satın alırken kaliteden ödün verilmemesi adına indirim dahi talep etmediğini, herhangi bir şekilde fiyat pazarlığına dahi girişmediğini, müşterilerine en iyi kalitede ürünleri sunmayı ilke edindiğini, müvekkilinin söz konusu çabasına ve hassasiyetine rağmen davalı firma tarafından hasarlı ayıplı ve kusurlu ürünlerin gönderilerek müvekkilinin itibarının ve güvenilirliğinin sarsılmasına sebebiyet verildiğini ve bunun da marka zararına sebep olduğunu, davalı firmanın satışını yaptığı infrared panel ısıtıcılarının %95'inden fazlasının Almanya pazarında, geri kalan %5'lik kısmın ise İngiltere pazarında satışa çıktığını söz konusu ürünlerin İsveç pazarında hiçbir zaman satılmadığını ve pazarlanmadığını, bahsi geçen İskandinavya'da inşa edilen binalara uygun olmadığını, İsveç pazarında satışının yapılmasının mimari olarak da mümkün olmadığını, hasarlı ve ayıplı ürün bedellerinin müvekkilinin kar kaybının ve marka zararının ödenmesi amacıyla Beyoğlu .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve █████/20236 tarihli ihtarnamesinin davalı şirkete gönderildiğini ancak müvekkilinin herhangi bir geri dönüş alamadığını, öncelikle davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan işbu davanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik hasarlı ve ayıplı ürün bedeli olarak 500,00 Euro, kar kaybı ve marka zararı için 500 Euro maddi tazminatın ticari avans faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin EXWORKS (üretici fabrikasında yükleme) şeklinde taşınmasının davacı tarafından üstlenildiğini, mallarına tamamının davacı uhdesinde ve İsveçte olduğunu, buna ilişkin bağımsız denetçi raporu aldırılmadığı veya İsveç Mahkemeleri nezdinde tespit yaptırılmaması nedeni ile davanın reddi gerektiğini, Lahaye Sözleşmesi kapsamında dava değeri olan (2.000 Euro) kadar teminat alınması gerektiğini, davacının talebinin net olmadığını, davacının ayıplı gönderilen ürün toplamının kendi yaptıkları hesaplama ile 551.675 Euro olduğunu dava dilekçesinde bildirdiğini, bu tutar üzerinden harç alınmalı, şirketin yurt dışı menşeili olduğu gözetilerek bu miktarda teminat istenilmesi gerektiğini, ... markası WİPO kayıtlarında ... adında başka bir firmaya ait olduğu görülmekle davacının marka zararı talep etme imkanı bulunmadığını, marka zararı davaları ancak Fikri Sınai Hukuk Mahkemelerinde görülecek davalardan olduğunu, ayıplı mal iddiası ile açılmış olan davada talep edilmesi hukuken mümkün olmadığını, huzurdaki davanın tespit davası mı yoksa ayıba karşı tazminat istemi mi olup olmadığı net olmadığını, marka zararı, ayıplı mal iddiası ve kar kaybı iddiasının tespit yerinin davacı şirketin yerleşik yeri olan İsveç Mahkemeleri olduğunu, türk mahkemelerinde ancak tenfiz isteminde bulunulabileceğini, taraflar arasında yazılı bir alım satım ilişkisi bulunmadığını, anlaşma gereğince mal siparişi esnasında malın bedelinin %50'si ürünlerin fabrikada teslime hazır hale getirilip alınması esnasında %50 bedelin ödemesi alındığını, teslim şekli olarak (Ex works) satıcı fabrikasında teslim olarak anlaşma sağlandığını, taraflarınca ödenmeyen fatura bedelleri elektronik posta yolu ile 15.05.2023 tarihine kadar ödenmesi veya ürünlerin tamamının iade edilmesi talep edildiğini, davacının Opranic markası adı altında ürettirmiş olduğu ürünleri müvekkilinin iş yerinden kendi taşıyıcısı ile teslim aldığını, CMR hükümleri gereğince yükleme anında hasar ve yarar davacı tarafa geçtiğini, davacının ayıplı olduğunu iddia ettiği ürünleri halen amazon web sitesi üzerinden satışa sunduğunu, ayıp ihbarının geçerli sayılabilmesi için ilgili ihbarın özellikle Uluslararası satımlarda, hangi ürün için olduğu hangi faturayı içerdiği, seri numarası, sorunun hangi sebepten kaynaklı olduğunun açık ve net olarak bildirilmesi gerektiğini, davacıya ilişkin ticari defterlerin İsveç'te olduğu gözetildiğinde bu kapsamda ticari defterin burada incelenmesi imkansız olduğunu, davacı taraf müvekkiline 29.01.2024 tarihinde dava ikame ettiği ve bu davaların ... firmasının davası ile birleştiği gözetilerek davacı taraf dava tarihinden sonra 09.02.2024 tarihinde ... firmalarına ihtarname keşide ettiğini, Beyoğlu .... Noterliği 23.02.2024 tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarname ile ürünlerin mülkiyetinin davacı tarafa geçmesi nedeni ile tasarruf yetkisinin kendilerinde olduğu belirtildiğini, davacının elinde bir tespit ilamı veya bağımsız denetçi raporu olmadığı, müvekkili şirketlerin ürettiği ürünlerin olup olmadığının dahi tespit edilemediğini, aynı zamanda hangi fatura, hangi ürün ve hangi seri numaralı ürünlerin sorunlu olup olmadığının tespiti davacı tarafça hiçbir surette yapılamadığı gibi açık ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin davacı tarafından elden çıkarılması veya satılması halinde ise hiçbir surette tespit yapılamayacağından dava konusuz kalacağını beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Asıl ve Birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık; ayıplı ürün satışından kaynaklı hasarlı ve ayıplı ürün bedelinin tahsili, kar kaybı, marka zararı bedelinin tahsiline ilişkin olduğu görüldü.Davacı vekilinin celse arasında vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu ancak tebligat giderini yatırmadığı, bu nedenle vekillikten çekilme dilekçesinin davacı şirkete tebliğ edilemediği görüldü.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde davacı vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu, belgelendirilmeyen ve gerekçelendirilmeyen mazeretin reddine karar verildiği, davalı vekilinin ise; "davacı tarafça takip edilmeyen dosyaları bizde takip etmek istemiyoruz, dosyalar işlemden kaldırılsın" beyanında bulunduğu görülmüştür.Usulüne uygun tebligata rağmen davacı vekilinin duruşmalara katılmadığı görülmekle davayı takip etmemesi nedeni ile mahkememizce █████/2025 tarihinde iş bu dava dosyasının HMK 150. Maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 150/1.maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir." düzenlemesini, aynı maddenin 4.fıkrası "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır." düzenlemesini, ve 5.fıkrası "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." düzenlemesi mevcuttur.Dosya kapsamından; işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık süre içinde harcı yatırılarak asıl ve birleşen dava dosyası yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Asıl Dava BakımındanDavanın açılmamış sayılmasına,Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.073,53 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye fazla yatırılan 341,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Birleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası bakımındanDavanın açılmamış sayılmasına,Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 561,26 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 170,74 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,AAÜT gereğince hesap edilen 32.865,23 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır