Anahtar kelimeler: Mikser Dirsek Kayması Ayağının Kol Basamağında Düşerek Kırık Söylendiğinida Kolu
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 17.02.2018 tarihinde davalıya ait işyerinde kullanmakta olduğu mikser beton kamyonunun temizliğini yaparken, kamyonun merdiveninin basamağında ayağının kayması sonucunda sağ kolu üzerine düşerek yaralandığını, kazadan sonra ilk müdahale ... Devlet Hastanesinde yapılmış ve sağ kol ve dirsek de kırık olduğu ameliyat olması gerektiğinin söylendiğini,...'da ameliyat olduğunu, davacının koluna platin takıldığını ancak eski sağlığına kavuşamadığını, halen ağrılarının devam ettiğini ve sağ kolunu istediği şekilde kullanamadığını, müvekkilinin iş kazasından sonra işverenden şikayetçi olmadığını, ancak bu zamana kadar işveren şirketin herhangi bir maddi veya manevi yönden müvekkiline destek olmadığını, müvekkilinin meydana gelen kazadan dolayı kolunu kullanamadığından çalışamaz duruma geldiğini, bu durumun Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... ... Sağlık Sosyal Güvenlik ... Müdürlüğünün 29.04.2019 tarih ve K- 2...7 sayılı kurul kararı ile de tespit edildiğini ve müvekkilinin iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünü % 24. 2 oranında yitirdiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 25.06.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat tutarını 43.146,16 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; davacının, müvekkilinin şirkette 03.10.2017 senesinde şoför olarak işe başladığını, işverence SGK'ya bildirilen ücret ile çalıştığını, kaldı ki kendisinin de ücrete ilişkin aksi bir beyanı ya da elden ödeme iddiası bulunmadığını, bu nedenle emsal ücret araştırması ya da tanık beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, davacının görev tanımı şoförlük ve yük taşımacılığı olmasına karşın kendisine hiçbir talimat verilmemesine rağmen; görev ve iş tanımlamasının dışarısına çıkması sonucu kendi kusur, dikkatsizlik ve özensizliği ile 17.02.2018 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde yaralandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..SGK tarafından yapılan tahkikat sebebi ile davalı işverenlerin kusur oranı % 70 olarak tespit edilmiş olup, kusur durumuna ilişkin Mahkememiz tarafından alınan 05.07.2023 tarihli kusur heyet bilirkişi raporunda davacının %35 oranında, davalı işverenin % 65, oranında kusurlu oldukları mütalaa edilmiştir. İşbu rapor ile Kurum tahkikat raporunda belirtilen kusur oranları çelişkili olduğundan Mahkememizce aldırılan 17.10.2023 tarihli heyet raporuna göre davacının %35 oranında, davalı işverenin % 65 oranında kusurlu oldukları mütalaa edilmiştir. Aldırılan heyet raporları birbiri ile uyumlu olduğundan kusur yönünden oranlar kesinleşmiştir.
Dosyamız hesap yönünden rapor aldırılmak üzere Av. ...'e tevdii edilmiş, bilirkişinin düzenlediği 24.04.2024 tarihli rapor dosyamız arasına alınmış, güncel Yargıtay içtihatlarına göre TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle bakiye ömrün tespit edildiği, davacının sigorta kayıtlarına göre kazancı esas alınmış, davacının ücretinin asgari ücretin 1.72 katı olduğu kabul edilerek hesaplama ile pasif dönem zararları asgari geçim indirimsiz asgari ücret esas alınarak ve pasif devre başlangıcına kadar %10 artışlarla baliğ olacağı miktar bulunarak, pasif devrede de yine %10 artış uygulanarak ve iskonto edilmek suretiyle oranlanarak hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacının maddi tazminat talebine ilişkin davasının davacının talep artım dilekçesindeki talebi dikkate alınarak bilirkişi tarafından yapılan miktar üzerinden kabulü ile davacının meydana gelen iş kazası nedeniyle % 27 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu, dosya kapsamı ve sigorta kayıtlarına göre ücret aldığı kabul edilerek maluliyet oranına ve iş kazasının meydana gelmesinde davacının % 35 oranında kusurunun bulunduğu anlaşıldığından müterafik kusur indirimi yapılmasına göre 21.457,63 TL geçici iş göremezlikten zararının bulunduğu, 1.035.030,81 TL sürekli iş görmezlik zararının hesaplandığı, davacının maluliyetinden doğan maddi tazminat alacağının, olay tarihi olan 17.02.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı vekilince bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde Kurum tarafından yapılan ödemelerin zarar hesabından tenzili talep edilmiş ise de bilirkişi tarafından bunun yapıldığı anlaşılmış, kazalının ücreti yönünden yapılan tespitin hatalı olduğu bildirilmiş ise de cevap dilekçesinde davacının SGK'ya bildirilen ücretle çalıştığı ifade edildiğinden ve hesap raporu da buna göre yapıldığından bu konudaki itirazları Mahkememizce kabul görmemiştir.
Manevi tazminata ilişkin yapılan değerlendirme: "..davacının talep ettiği manevi tazminat yönünden dosyamız değerlendirildiğinde; iş kazasının oluş biçimi, kazanın davacının düşmesi sebebi ile meydana gelmesi suretiyle gerçekleştiği, ATK raporunda da belirtildiği üzere vücudunda kalıcı izler oluştuğu görülmüş olup, kazanın meydana gelmesinde taraflara yüklenen kusur oranları, davacının müterafik kusuru dosya kapsamına alınan davacının sosyo ekonomik durumuna ilişkin kolluk araştırması, iş kazasının meydana geldiği tarihteki paranın satın alma gücü ve özellikle davacının iş kazası nedeniyle uğradığı maluliyet oranı ile kazanın gerçekleştiği tarih ile Mahkememizin karar tarihi arasındaki uzunluk hep birlikte değerlendirilerek; davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin Yargıtay yerleşik içtihatlarına, dosya içeriğine ve hak ve nesafet kurallarına uygun olacağı anlaşılmıştır..." gerekçesiyle,
"Davanın kısmen kabulü ile
1.056.488,44 TL maddi tazminat alacağının iş kazası tarihi olan 17.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
15.000,00 TL manevi tazminat alacağının iş kazası tarihi olan 17.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, kusur ve maluliyet oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, emsal ücret tespitine ilişkin bir talebin olmadığını, bu yönde bir araştırmanın yapılmadığını, SGK teftiş kurulunca alınan tutanaktaki ücret tespitinin Mahkemece ücrete esas alınmasının mümkün olmadığını, asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenleri ile göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!