Anahtar kelimeler: Onat Gör Savrularak Ambulansla Sokaktan Acente Ktknın Ekipleri Beyaz Çarptığını

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2025 tarihinde saat 23:30 sularında... plakalı motosikletiyle seyir halindeki müvekkiline 335 sokaktan Onat Caddesi'ne kontrolsüz şekilde çıkan... plakalı beyaz renkli aracın çarptığını, müvekkilinin kaza sonucu yere savrularak yaralandığını ve ambulansla hastaneye kaldırıldığını, ... plakalı aracın... acente numarası ve ... nolu poliçe numarasıyla █████/2026 bitiş tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesiyle kayıtlı bulunduğunu, kaza sonrası polis ekipleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına gör... plakalı araç sürücüsü...'nin KTK’nın 52/1-a maddesini (Aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak.) ihlal ederek kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili için hastanenin 5 gün istirahat verilmesini uygun gördüğünü belirttiğini, kazaya karışan karşı araç sürücüsünün olayın meydana geldiği noktada tali yol konumundaki 335 Sokak’tan ana yol olan Onat Caddesi’ne çıkarken gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, bu durumun hem trafik mevzuatına hem de yerleşik içtihatlara göre asli kusur teşkil ettiğini, müvekkili adına kazaya ilişkin tüm gerekli bilgi ve belgeler tamamlanarak usulüne uygun şekilde davalı... A.Ş.’ye başvuru yaptıklarını, ancak sigorta şirketinin haksız ve mesnetsiz şekilde başvuruyu reddettiğini, müvekkilinin 17 yaşında, açık lise öğrencisi olup aynı zamanda aktif olarak motosikletli kurye olarak çalıştığını, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren müvekkilinin fiilen iş göremez hale geldiğini, hem fiziksel tedavi süreci hem de psikolojik/ruhsal travma süreci yaşadığını, borçlarını ödeyemediğini, özellikle tedavi giderleri, ulaşım giderleri, refakat giderleri, bakım giderleri, geçici iş gücü kaybı kalemleri başta olmak üzere, bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek tüm kalemler saklı tutulmak kaydıyla, şimdilik 1.000.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettiklerini, yine olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte 1.000.000 TL manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu, davalı sigorta şirketi açısından 23.05.2025 tarihi itibariyle temerrüt halinin doğmuş bulunduğunu belirterek maddi zararın hesaplanması ve kusur oranlarının tespiti amacıyla teknik bilirkişi raporu alınmasına, müvekkilin maddi zararlarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilerek poliçe teminat limiti dahilinde sigorta şirketinden tahsiline, şimdilik 1.000.000 TL üzerinden yasal faiziyle birlikte hükmedilmesine, sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8. iş günü sonrasında temerrüde düştüğünün kabulüne ve bu tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödeme yapılmasına, maddi zararların tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına ve belirlenecek zarar kalemlerinin sigorta şirketinden tahsiline, maddi tazminat talepleri bakımından işbu davanın 6100 sayılı HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açıldığını, bilirkişi incelemesi sonucunda net zarar kalemlerinin tespiti halinde, taleplerini artırma hakkının saklı tutulduğunu, ayrıca gerek görülmesi halinde ... plakalı araca ilişkin... numaralı poliçenin aslı veya onaylı örneğinin davalı... A.Ş.'den celbine ve dosyaya ibrazına karar verilmesine, davalı araç sürücüsü... ve araç malikinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere, müvekkilinin yaşadığı elem ve ıstırap nedeniyle 1.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkilinin öğrenci olup düzenli geliri bulunmadığından hak arama özgürlüğünün engellenmemesi ve hak kaybına uğramaması için 6100 sayılı HMK m.334 ve devamı uyarınca adli yardım talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
Davalı... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde dava konusu talepler ile ilgili... numaralı hasar dosyalarının mevcut olduğunu, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davanın belirsiz alacak olarak yapılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, başvuran tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS Genel Şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, bu nedenlerle bu talebin reddinin gerektiğini, davacının SGK hizmet dökümünün celbi ile gerçek zararının araştırılmasını talep ettiklerini, davacının geçici iş göremezlik zararının oluşması için kaza sebebiyle çalışamadığı sürenin ispat edilmesi gerektiğini, dava tarihi öncesinde müvekkili şirkete yapılan başvurunun usulsuz olması nedeniyle geçersiz olduğunu, bu nedenle aleyhe hüküm kurulması halinde faiz başlangıç tarihinin dava tarihi ve faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü düzenlenmiş, arabulucuya başvuru dava şartı olarak nitelendirilmiştir.
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1.maddesinde ise; ''Taraflar, arabulucuya başvurmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler. (Ek cümle:6/███████-███████ md.) Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş, bu madde kapsamında dava şartı olan arabuluculuğa ilişkin hükümleri düzenleyen aynı Kanun'un 18/A. maddesine atıf yapılmıştır.
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. maddesinde de; ''Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' şeklindeki hükümler ile arabulucuğa başvurma dava şartının içeriği düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. maddesinde; ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.'' hükmüne yer verilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesinde düzenlenen arabulucuya başvuru dava şartı bu madde kapsamına girmektedir.
Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamı, davacının iddiaları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilince adli yardım talebinde bulunulduğu ve mahkememiz █████/2025 tarihli tensip tutanağı ile adli yardım talebinin reddine karar verilerek bu doğrultuda █████/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekiline başvurma harcı, peşin harç ve gider avansını mahkememiz veznesine yatırmak üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120/2. maddesi gereğince iki haftalık kesin süre verildiği, akabinde mahkememizce peşin harcın hatalı hesaplandığı anlaşılmakla █████/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekiline eksik harçları ve gider avansını tamamlamak üzere yeniden süre verildiği ancak davacı vekilince dosyaya herhangi bir harç veya gider avansı yatırılmadığı, ayrıca dava dilekçesi içeriğinden davalılar yönünden arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir açıklama bulunmadığı, Uyap sisteminden yapılan incelemede ayrıntılı dosya bilgilerinin içeriğinde de arabulucuk başvurusuna dair bir kaydın mevcut olmadığı, mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile arabuluculuk son tutanağı ıslak imzalı aslının yada arabulucu tarafından onaylanmış suretinin davacı vekilince bir haftalık süre içerisinde mahkememize sunulması için süre verildiği, davacı vekilinin kendisine verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağının aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretini Mahkememize sunmadığı, ilgili belgenin sunulmasına engel teşkil eder mahiyette bir duruma ilişkin olarak herhangi bir delilin de Mahkememize sunulmadığı, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi ile 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3/1. ve 18/A. maddeleri gereğince dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının ve arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslının ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretinin Mahkemeye sunulmasının dava şartı olmasına rağmen davacı vekilince kendisine usulüne uygun şekilde verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son anlaşamama tutanağı aslını ya da arabulucu tarafından onaylanmış suretini Mahkememize sunmadığı göz önünde bulundurulduğunda, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla maddi tazminat yönünden alınması gereken ancak dava açılışı sırasında yatırılmayan 615,40-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle manevi tazminat yönünden alınması gereken ancak dava açılışı sırasında yatırılmayan 615,40-TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından gider avansı yatırılmadığından ve herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda hüküm verilmesine yer olmadığına,
5-Maddi tazminat talebi açısından davalı... Anonim Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı... Anonim Şirketine verilmesine,
Dair, tarafların yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!