Anahtar kelimeler: Yaptır Öderim Mandırada Süt Sen Ödemek Mah Bağkur Firmasında Ben
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Osmaniye 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı işveren ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalının ... Mah. ...Sk. No: ....... adresindeki ... ve Süt Ürünleri Firmasında 15.11.2003 tarihinde mandırada sigortasız işçi olarak çalışmaya başladığını, davacının itirazı üzerine davalı taraf daha az prim ödemek için davacıya "Sen Bağ-Kur sigortalılığına kayıt yaptır. Ben primlerini öderim." dediğini, bunun üzerine davacının 07.01.2007 tarihinde Bağ-Kur sigortalılığına giriş yaptığını, davacının 7...3 numaralı Bağ-Kur sigorta primlerinin bir çoğunu ise davalının ...şubesinde bulunan numarasını tespit edemedikleri hesabından Bağ-Kur hesabına havale ettiğini, davacının 4/1-a kapsamındaki çalışması ile çakışan 07.01.2007 - 19.04.2010 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile 15.11.2003 - 19.04.2010 tarihleri arasında davalı işverenin yanında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının davalının iş yerinde işçi sıfatıyla hiçbir şekilde çalışmadığını, davalının davacıyı sigortasız işçi olarak çalıştırdığı iddiasının doğru olmadığını, davacının kendi istek ve iradesiyle Bağ-Kur'lu olarak serbest çalışan biri olduğunu, davalının işlerinde yaklaşık 13-14 civarında işçi çalıştığını ve bu işçilerin hepsinin de sigortalı olduğunu, müvekkilinin hiçbir zaman çalıştırdığı işçileri sigortasız çalıştırmadığını, davacının kendi beslediği ineklerinden dolayı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, davalının davacının bir kısım Bağ-Kur primlerini yatırdığı hususunu kabul ettiklerini, davacının müvekkilinin akrabası olması ve ara sıra işyerine gelerek dışarıdaki işlere yardım etmesi nedeniyle davacının bir kısım Bağ-Kur primlerini davalının yatırdığını, ayrıca davacıya işyerindeki marketten gıda yardımı da yapıldığını, davacının davalının yardımseverliğini istismar etmek istediğini, davacının davalının iş yerinde çalıştığına dair herhangi bir yazılı belge ya da kayıt ibraz edemediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2005 yılından önceki döneme ilişkin hizmet süresi tespit talebinin 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını, davacının 15.11.2003 -19.04.2010 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını belgeleyen kayıtların mevcut olmadığını, Kanun gereği yönetmelikle tespit edilen belgelerin Kuruma verilmediğinden dolayı 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi ve Yargıtay kararları gereği 2005 yılı ve önceki döneme ilişkin hizmet süresi tespitinin 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddini; 2005 - 19.04.2010 dönemine ilişkin hizmet süresi talebinin de aynı dönemde Bağ-Kur sigortalılığı ve başka bir iş yerinde 36 günlük sigortalı çalışması bulunduğundan dolayı hizmet çakışması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davacının SGK tarafından 7...3 Tarım Bağ-Kur sicil numarası ile tescilinin 24.01.2007 tarihinde yapıldığı, davacının 26.05.2010 tarihi itibariyle 01.02.2007-30.04.2010 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun'a göre (5510 S.K. 4/1-b'nin 4. mad.) 3 Yıl 3 Ay (1200 gün) hizmetinin bulunduğu ve ödemelerinin genellikle düzenli olduğu görülmüştür.
Osmaniye Ziraat Odası Başkanlığının 22.11.2022 tarihli yazı cevabında davacının 24.01.2007 tarihinde 3 adet inekle kayıtlı iken 26.05.2010 tarihli dilekçesi ile kaydının silindiğinin belirtildiği görülmüştür.
Osmaniye Valiliği Merkez İlçe Toplum Sağlığı Merkezinin 01.12.2014 tarihli yazı cevabında; iş yeri adresi .... Süt Mamulleri ... Mah. .... Sok. No:...adresi yazılı olan davacıya ilişkin esnaf muayene formunda; davacının 04.12.2007, 17.09.20 08... .09.2009 tarihlerinde burun, boğaz, dışkı portör muayenesi olduğu belirtilmektedir. Bu muayeneler ve muayene tarihleri dikkate alındığında, davacının davalı iş yerinde çalışan bir kişi olduğu ve muayenelerinin periyodik portör muayenesi şeklinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla yapılan muayenelerde, davacının ilk defa davalı iş yerinde işe başladığı şeklinde bir portör muayenesi değil, iş yerinde daha önceden bir çalışan olarak yapılan periyodik muayeneler olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim dosyada mevcut bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; diğer 4 esnaf muayene formlarında portör muayenleri yapılan kişiler ilk portör muayenesinden; ....'in 6 gün önce ....'ın 7 ay 10 gün önce ....'nın 1 yıl 8 ay 10 gün önce ve ....'ün ise 3 ay 4 gün önce işe girmiş olduklarının tespit edildiği görülmüştür.
Dinlenen bordro tanıkları ....davacının çalışmasını doğrulamaktadırlar.
Davacı davalı iş yerinde 04.12.2007 tarihinden önce çalıştığını ispatlayamamıştır. Ancak tüm dosya kapsamı, dinlenen tanıkların beyanları ve portör muayene kayıtları ve muayene tarihleri uyarınca davacının 04.12.2007 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığı, 19.04.2010 tarihine kadar aralıksız çalıştığı anlaşılmıştır.
Davacının 04.12.2007-19.04.2010 tarihleri arasında davalı iş yerinde 5510 sayılı Kanun kapsamında asgari ücretle çalıştığının tespiti ile davacının 04.12.2007 - 19.04.2010 tarihleri arasındaki Tarım Bağ- Kur hizmetinin iptaline dair karar vermek gerekmiştir.
Bu açıklamalar altında davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtildiği üzere kararın bu yönüyle kaldırılması gerekmekte olup bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere; yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir" gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulüne, davacının, M. ... ... Mah. 125 Sk. No:.... İç Kapı No:... ..../Osmaniye adresinde davalı ...'ın, ...Gıda ve Süt Ürünleri İmalatı işi yapılan iş yerinde 04.12.2007 tarihinden 19.04.2010 tarihine kadar, iş sözleşmesi ile 5510 sayılı Kanun kapsamında asgari ücretle çalıştığının tespitine, davacının 04.12.2007 - 19.04.2010 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur hizmetinin iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle;
1.Davacının, fiili olarak davalı iş verenin yanında çalıştığını, 04.12.2007 - 19.04.2010 tarihleri arasında olduğu gibi 15.11.2003-04.12.2007 arasında da davalının yanında çalıştığının tespiti gerektiğini,
2.Öte yandan işe giriş bildirgesini vermeyen ve sigorta pirimi yatırmayan davalı aleyhine açılan davanın kısmen ispat edilememesi durumunda 6100 sayılı HMK m. 326/2 de belirtilen ve haklılık oranına göre karşı yana vekalet ücretinin ödenmesinin Anayasaya aykırı oldupunu, Anayasa Mahkemesinin kamulaştırmasız el atma yönünden 30.11.2023 tarih ve ████████ E. - ████████ K. sayılı kararı ile iptal kararı verdiği gibi yine 14.12.2025 tarihinde yürürlüğü girecek olan 14.03.2025 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile de manevi tazminat davaları yönünden iptal kararı verdiğini, bu bağlamda hizmet tespiti davalarında da davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin Anayasa aykırı olduğunu,
Davalı işveren vekili özetle;
1.Davacı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu gibi müvekkilinin yanında çalıştığını iddia ettiği dönemlerde zaman zaman başka iş yerlerinde de sigortalı olarak gözüktüğünü,
2.Tanık beyanlarının çelişkili olduğunu,
3.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda “Tarım Bağkur sigortalılığının isteğe bağlı sigortalılık değil, zorunlu bir sigortalılık olduğu ve kayıt ve belge ile 2926 sayılı yasada belirtilen şartların yerine getirilmesine dayanılarak yapıldığını, davacının söz konusu tarım sigortalılığının davalı işverenin isteğiyle olmasının mümkün olmadığını, davacının 01.02.2007-26.05.2010 tarihleri arasındaki zorunlu Bağkur Tarım Sigortasının gerçek ve geçerli olduğu kanaatinin oluştuğu” yönündeki değerlendirmesinin Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili özetle;
1.Mahkemece, davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olma koşullarının araştırılıp buna göre hüküm tesis edilmesi, diğer taraftan 5510 sayılı Kanun 4(a) göre çalışma tespiti için 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesine göre araştırma yapılması gerektiğini;
2.Kuruma bildirilmeyen çalışmalara ilişkin olarak yazılı belgenin bulunmadığı, dolayısıyla davanın sübuta ermediği dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna da itibar edilerek kabul yönünde karar ittihazının isabetsiz olup, bozmayı gerektirdiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 07.01.2007-19.04.2010 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile 15.11.2003-19.04.2010 tarihleri arasında davalı işveren nezdindeki hizmetinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı, davalı işveren ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!