Anahtar kelimeler: Malen Deprem Durma Durmasına Duran İllerde Cumhurbaşkanlığı Erdiği Mücadele İşlemeye

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ E., ███████ K.MALEN SORUMLU
: ...SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama11.02.2023 tarihli ve 32101 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 120 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'' ile 06.02.2023 tarihinde gerçekleşen deprem nedeniyle olağanüstü hal ilan edilen illerde sürelerin bu tarihten itibaren 06.04.2023 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına, duran sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden 07.04.2023 gününden itibaren işlemeye başlayacağına karar verildiği, bu itibarla malen sorumlunun 11.02.2023 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik 21.03.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmıştır.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanlar için yasa yollarının açık olduğu cihetle, ''aracının üzerindeki şerhin kaldırılmasını ve aracının müsadere edilmemesini'' talep eden ve yargılamaya katılmak isteyip istemediği sorulmayan malen sorumlunun hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, malen sorumlu ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Sanık hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı hâlde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi ve nakil aracının müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle malen sorumlu ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği; hükmün sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin fıkrasında yer alan "cezasının" ifadelerinin çıkartılarak yerlerine "hapis cezasının" ifadelerinin eklenmesi ve hükmün nakil aracının müsaderesine ilişkin fıkrasında yer alan "MÜSADERESİNE" ifadesinden önce gelmek üzere "5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereğince" ifadesinin eklenmesi ile aynı fıkradan "trafik kaydındaki şerhin karar kesinleşince kaldırılmasına," ifadesinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.