Anahtar kelimeler: Eyu Cezaî Adlî Uluslararası İlişkiler Dış Edenin Görüşü Adalet Konularda
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Dolandırıcılık
HÜKÜM
: Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna dair karar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
İadesi talep edilen ... hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihinde yürürlükte bulunan 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'nun (6706 sayılı Kanun) 18/4. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 285. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
T.C. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve ... Genel Müdürlüğünün, 14.06.2023 tarihli ve E.81016607-4-1-YU-0040-2018-███████████ sayılı yazısı ile ekindeki belgelere göre; dolandırıcılık suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan Ürdün Haşimi Krallığı vatandaşı, 06.08.1967 doğumlu ...'in talep eden devlet yetkili adli makamlarınca "dolandırıcılık" suçundan hükmedilen hapis cezasının infazı amacıyla iadesi talebinin kabul edilebilir olduğuna dair karara ilişkin olarak, 6706 sayılı Kanun ve Türkiye Cumhuriyeti ile Ürdün Haşimi Krallığı arasında imzalanan Suçluların Geri Verilmesi ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardımlaşma Sözleşmesi hükümleri uyarınca yapılan incelemede;
1. Ürdün Haşimi Krallığı Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen belgelerde özetle; iadesi talep edilenin, şikâyetçi ... ile 2014 yılının Ağustos ayında İstanbul Atatürk Havalimanında tanıştıklarının, iadesi talep edilenin kendisini ABD Vatandaşlığı olan doktor ve Kıbrıs ... koordinatörü ... ismiyle tanıttığının, şikâyetçiye karavan ve hastane ihalelerine katılmak üzere adına şirket kurulacağı vaadinde bulunduğunun, bu hususta görüştüklerinde 38 Milyon Dolar değerinde hastane ve karavan ihalesi için işlemlere başladığını bildirdiğinin, başlangıçta İstanbul’da bulunan çalışanı Bashar isimli kişi adına 10.000 Dolar gönderilmesini istediğinin, devamında hileli hareketlerine devam ederek İstanbul’da bulunan şeriği adına farklı zamanlarda toplamda 447.000 Dolar daha gönderilmesini sağladığının, bir süre sonra şikâyetçinin dolandırıldığını anladığının, iadesi talep edilenin bu eylemleri nedeniyle talep eden devlette yargılanarak atılı suçtan mahkûm olduğunun bildirilmesi karşısında; Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 20.01.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 6706 sayılı Kanun'un "İadenin kabul edilemeyeceği haller" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (4) numaralı alt bendi uyarınca iade talebine esas teşkil eden fiilin Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir suç olması halinde talebin kabul edilemeyeceğinin hükme bağlandığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 8/1. maddesinin, "Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır." hükmünü haiz olduğu; dosyada yer alan bilgi ve belgelerden ise iadesi talep edilenin suç tarihlerinde Türkiye'de bulunduğunun, dolandırıcılık suçuna konu hileli hareketlerin bir bölümünün Türkiye'de gerçekleştirildiğinin ve menfaatin de Türkiye'de temin edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla, iadeye konu fiillerin Türkiye'de işlenmiş sayılıp sayılamayacağının tespiti bakımından, iade talebine esas tüm belgelerin getirtilmesi, gerekli görülmesi halinde Ürdün Haşimi Krallığından ek bilgi ve belge talebinde bulunulmasından sonra sonucuna göre atılı suçun Türkiye'de işlendiğinin belirlenmesi halinde iade talebinin reddine karar verilerek gereği için suç duyurusunda bulunulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; gerekçeli karar başlığında "iadesi talep edilen"in sıfatının "sanık" şeklinde yanlış yazılması ile talep eden devlet olarak Ürdün Haşimi Krallığının ismine yer verilmemesi, iade talebi kabul edilebilir bulunduğu halde suç yeri olarak "İstanbul/Fatih" yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, iadesi talep edilen müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!