Anahtar kelimeler: Lavaboyu Lavabo Reklamcılık Davadışı Ştiye Buradaki Tevzi Blok Ödememesi İthalat

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı, ... Mh. ... Cd. C-26 Blok N.35/ 26 .../İstanbul adresine 01.09.2024 tarihinde kiracı olarak girmiş ve faaliyet göstermekte olduğu, davacıya ait bağımsız bölümde lavabo olmadığından kat ortak alanında bulunan lavaboyu kullanması gerekmekte olup, buradaki aboneliğin davadışı ... Reklamcılık Aracılık İnşaat Tekstil İthalat İhracat Ltd. Şti'ye ait olduğunu ve bu şirketin borcunu ödememesi nedeniyle kapalı olduğunu öğrendiğini, kendi adına abonelik yaptırmak istediğinde ise davalı kurum tarafından bu isteği '... Ltd. Şti'ne ait borcu ödemek zorundasın ödemezsen abonelik sözleşmesi yapmayız' denmek suretiyle reddedildiğini, sözlü olarak talebi reddedilen davacı işbu kerre ihtarname çekmiş ve atılı hukuksuzluğu belirttiğini, devamla 'sözleşme yapmaya hazırız' diye yazı gönderen davalı kuruma tekrar başvurulduğunda yine aynı şekilde reddettiğini, davalı kurum, İstanbul'da şebeke suyu dağıtan tek kurum olup tekel konumunda olduğunu, kişilerin en temel ihtiyacı olan suyu bu şekilde hukuksuz olarak vermekten kaçınamaz ve sözleşme yapmak zorunluluğu mevcut olduğunu, ayrıca davalı kurumun alacaklarını ancak kendi abonesinden talep edebileceği ve başkalarından bu şekilde hukuksuz olarak talepte bulunamayacağı hususu da herkesçe bilinen bir gerçeklik olduğunu, tüm bunlara rağmen davalı kurumun sözleşme yapmaktan ve şebeke suyunu bağlamaktan kaçınmasının açıkça hukuka aykırı olduğu sabit olduğunu, davalı kurumun beyan ve talepleri ile bu süreçteki davranışları tanık beyanlarıyla ispatlanacağını, bu açık hukuka aykırılık nedeniyle davacının temel ihtiyaç olan suya erişiminin kısıtlanmış olması, temel ihtiyaçlarını gideremez hale gelmesi nedeniyle telafi edilemez ve katlanılamaz bir durumda olduğu sabit olduğundan tedbiren ... nolu sayaçla şebeke suyunun bağlanmasına karar verilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, suyun en temel ihtiyaç olması hali gözetilerek tedbiren davalı kurumun davacıya ... nolu sayaçla ilgili şebeke suyunun bağlanması için sözleşme yapmasına karar verilmesini, yapılacak yargılama sonunda davacının davalı kuruma borçsuz olduğunun tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; ... Abone Hizmetleri Uygulama Yönergesi 32.madde 3.fıkrasında “yeni sözleşme yapılacak yerin kiralandığı veya satın alındığı tarihten itibaren çıkan borçların ödemesi” halinde yeni sözleşme yapılabilir hükmüne istinaden, ... İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. adına Şirket sahibi Alparslan Kayış’a tapu edinildiği tarihten itibaren oluşan borçların ödenmesi halinde,ilgili adresteki yere sözleşme yapılabileceği bildirilmesine rağmen borcun kendilerine ait olan kısmını ödemekten imtina ettiklerini, tapunun edinildiği tarihten itibaren oluşan borçların,fiili kullanıcı olduğu tespit edilen ... İç ve Dış Tic.Ltd.Şti. tarafından ödenmesi durumunda anılan yere abonelik yapılması taraflarınca uygun görüldüğünü, belirtilen sebeplerle, verilen tedbir kararı hukuksuz olup , idarenin hak kaybına sebep olduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, haksız açılan davanın reddi ile yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Bilirkişinin 27.09.2025 tarihli raporunda özetle; Davacı şirketin su bedelini ödeme yükümlülüğü:davalı şirketin talep ettiği su borcu önceki abone ... Reklamcılık Aracılık İnşaat Tekstilİthalat İhracat Ltd. Şti.'ye aittir. Bu nedenle, davacı ... Ltd. Şti.’nin, önceki aboneye ait 6.309,20-TL su borcunu ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.Davacı şirketin abonelik sözleşmesi yapıp yapamayacağı: davalı ..., kullanım yerinin öncekiaboneye ilişkin borcunu davacı ... Ltd. Şti.,’den talep etmektedir.Ancak, aynı kullanım yerine ait başka abonelerin önceki dönemlere ilişkin tüketimlerindenkaynaklanan borçları, yeni tüketicinin üstlenmesi talep edilemeyeceğinden davalı ...’nün, davacı ... Ltd. Şti.,’nisu abonesi yapma yükümlülüğü bulunduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava açarken dava değeri 1.000,00 TL olarak gösterilmiş ve buna göre harç yatırıldığını, bilirkişi tarafından davacının sorumlu tutulamayacağı hususu raporun 7 nolu bendinde açık olarak tespit edilmiş ve sorumlu tutulamayacağı rakamın da 6.309,20 TL. olarak belirtildiği görüldüğünü, bu kapsamında dava değerini 5.309,20 TL. artırarak 6.309,20 TL'ye tamamlama gereği hasıl olduğunu, maddi ve manevi tazminat haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davacının davalı kuruma borçsuz olduğunun tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:-... .... Bölge Dairesi Başkanlığı'nın █████/2024 ve █████/2025 tarihli yazı cevapları-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Bilirkişi Raporu.-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, dava dışı şirketin önceki dönem aboneye ait su tüketiminden kaynaklanan borcundan davacının sorumlu olup olmayacağı yönünde açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı ... Limited Şirketi, faaliyet gösterdiği işyerinde müstakil lavabo bulunmadığını, bu nedenle kat ortak alanında yer alan ve aboneliği dava dışı ... İnşaat Tekstil İthalat İhracat Limited Şirketi adına kayıtlı olan su tesisatını kullanmak zorunda kaldığını, anılan şirketin su borcunu ödememesi sebebiyle aboneliğin kapatıldığını öğrendiğini, kendi adına yeni abonelik tesis edilmesi talebinin ise davalı kurum tarafından önceki aboneye ait 6.309,20 TL tutarındaki borcun ödenmesi şartına bağlandığını ileri sürerek, söz konusu borçtan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... (...) tarafından, önceki aboneliğe ilişkin borç ödenmeksizin aynı mahal için yeni abonelik tesis edilemeyeceği savunulmuştur.Uyuşmazlık; davacının, dava dışı önceki aboneye ait su borcundan sorumlu tutulup tutulamayacağı ve davalı idarenin yeni abonelik tesisini bu borcun ödenmesi şartına bağlayıp bağlayamayacağı noktasında toplanmaktadır.Mahkememizce tüm deliller toplanmış, alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmış olup, hükme esas alınmıştır.Dosya kapsamı, taraf beyanları ve 27.09.2025 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu 6.309,20 TL tutarındaki su borcunun dava dışı ... Limited Şirketi adına tahakkuk ettirildiği, davacı şirket ile önceki abone arasında hukuki ya da fiili bir halefiyet ilişkisi bulunduğuna dair dosyada herhangi bir sözleşme, devir, birleşme veya benzeri bir hukuki işlem bulunmadığı anlaşılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesi uyarınca, taraflar dayandıkları vakıaların varlığını ispatla yükümlüdür. Davalı idarece, davacının önceki abonenin borcundan sorumlu olduğuna ilişkin hukuki bir ilişki ya da yasal dayanak ortaya konulamamıştır.Bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere; su aboneliği kişisel nitelikte bir sözleşmesel ilişkiye dayanmakta olup, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan borç, kural olarak sözleşmenin tarafı olan aboneyi bağlar. Davacının, dava dışı şirketin borçlarından sorumluluğunu gerektirir bir halefiyet, işletme devri ya da benzeri bir hukuki durumun varlığı kanıtlanamamıştır. Bu haliyle, borcun şahsiliği ilkesi gereğince davacının üçüncü kişiye ait borçtan sorumlu tutulması mümkün değildir.Davalı idarenin, önceki aboneye ait borcun ödenmesini yeni abonelik tesisinin ön şartı olarak ileri sürmesi, davacı ile idare arasında kurulacak yeni ve bağımsız bir sözleşmesel ilişkinin, üçüncü bir kişinin borcuna bağlı kılınması sonucunu doğurmaktadır. TBK’nın nispi etki (sözleşmenin taraflar arasında hüküm doğurması) ilkesinin doğal sonucu olarak, bir sözleşmeden doğan borç, kural olarak üçüncü kişilere yükletilemez. Nitekim borcun şahsiliği ilkesi gereğince, borç ilişkisi sadece taraflarını bağlar; üçüncü kişiler, açık bir kanuni düzenleme ya da geçerli bir borcun nakli, sözleşmenin devri veya halefiyet hali bulunmadıkça bu borçtan sorumlu tutulamaz.Somut olayda, dava dışı önceki abone ile davalı idare arasında kurulmuş bulunan abonelik sözleşmesinden doğan 6.309,20 TL tutarındaki borç, o sözleşmenin tarafı olan dava dışı şirkete aittir. Davacının bu borcu üstlendiğine dair TBK m.195 ve devamı maddelerinde düzenlenen borcun nakline ilişkin yazılı bir sözleşme bulunduğu ispat edilemediği gibi, TBK m.202 kapsamında işletmenin devri suretiyle borçların geçişine yol açan bir hukuki işlem de ortaya konulmamıştır. Keza sözleşmenin devri veya kanuni halefiyet sonucunu doğuran bir durum da mevcut değildir. Bu durumda davalı idarenin, davacı ile kurulacak yeni abonelik sözleşmesini, üçüncü bir kişinin mevcut borcunun ödenmesi şartına bağlaması; davacıyı, tarafı olmadığı bir sözleşmeden kaynaklanan borcu fiilen üstlenmeye zorlamak anlamına gelmektedir. Oysa TBK sistematiğinde bir borcun üçüncü kişiye yükletilebilmesi, ancak açık bir kanuni düzenleme veya geçerli bir hukuki işlem ile mümkündür. Böyle bir hukuki temel bulunmaksızın, önceki abonenin borcunun yeni abonelik için ön şart yapılması, sözleşme serbestisi (TBK m.26) kapsamında dahi korunamaz; zira sözleşme serbestisi, üçüncü bir kişinin borcunun hukuki dayanak olmaksızın başka bir kişiye yükletilmesini meşru kılmaz. Aksi kabul, borcun şahsiliği ilkesini bertaraf edeceği gibi, davacının tarafı olmadığı bir borç ilişkisinin sonuçlarına katlanmak zorunda bırakılması sonucunu doğurur. Bu nedenle, davalı idarenin yeni ve bağımsız bir sözleşmenin kurulmasını üçüncü kişinin borcunun ifasına bağlamasının TBK hükümleri çerçevesinde hukuki dayanağı bulunmamaktadır.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dışı şirkete ait 6.309,20 TL tutarındaki su borcundan sorumlu olmadığı ve davalı kuruma bu miktar yönünden borçlu bulunmadığının tespiti gerektiği anlaşıldığından açıklanan gerekçelerle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;DAVANIN KABULÜ İLE,1- Davacının, davalı kuruma 6.309,20-TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 427,60-TL peşin harç ve 90,68-TL ıslah harcı toplamı 518,28-TL harçtan mahsubu ile bakiye 213,72-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcının ve 427,60-TL peşin harç, 90,68-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 945,88-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.320,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 6.309,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,6-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... Hakim ...e-imzalıdır e-imzalıdır