Anahtar kelimeler: Dask Acentelik Acente Ferdi Gazetesinde Kasko Akdedildiğini Siciline Aşnin Ettirdiğini

T.C.

İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2017
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA VE TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında █████/2014 tarihinde süreli bir acentelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin █████/2015 tarihinde Ticaret Siciline söz konusu acentelik ilişkisini tescil ettirdiğini ve █████/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde söz konusu husus ilan edildiğini, müvekkilinin davalı şirket ile arasındaki anlaşmaya göre █████/2015 tarihinde ... acente numarası ile acentelik faaliyetlerine başladığını, müvekkilinin davalı sigortacı ile arasındaki acentelik ilişkisi süresince Dask, Ferdi Kaza, Hukuksal Koruma, Kasko, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Muhtelif Kaza Sigortası, Sağlık Sigortası, Yangın Sigortası sözleşmelerine aracılık ettiğini, ayrıca müvekkili ...'in Sigorta Aracılık Hizmetleri işletmesi adı altında █████/2005 günümüze kadar sigortacılık hizmetleri yönünde faaliyet gösteren ve bu konuda tecrübeli olan bir tacir olduğunu, bu itibarla edindiği tecrübe ve müşteri kitlesi ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne önemli ölçüde menfaatler sağladığını, müvekkilinin yüksek verim ve hacimde çalışmakta ve sözleşmenin süresi dolmamış iken, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi █████/2016 tarihli ve J ... sayılı fesih ihbarı ile tek taraflı olarak sebepsiz ve haksız bir şekilde tebliğden itibaren 3 ay sonra sözleşmeyi feshettiğini ihbar ettiğini ve aynı gün ... sayılı yazı ile ZMMS poliçelerinde komsiyon tutarı 5% düşürüldüğünü, anılan iadeli taahhütlü mektubun █████/2016 tarihinde müvekkiline vardığını, müvekkilinin Sigorta Aracılık Hizmetleri vasıtası ile davalı şirketin önemli ölçüde menfaat elde ettiğini ve elde ettiği bu menfaatler halen devam ettiğini, müvekkilinin acenteliğe başladığı tarih itibari ile acentelik ilişkisinin sonlandığı tarihe kadar yaklaşık 4.000 adet poliçe ürettiğini, müvekkillerinin davalı şirket adına akdettiği sözleşmelerin büyük kısmı davalı şirketin eski sigortalıları olmayıp, müvekkilinin davalı şirketin portföyüne kattığı sigortalılar olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş'nin, müvekkili ile arasındaki acentelik ilişkisini sonlandırmasından sonrasında müvekkilinin kendisine katmış olduğu müşteri portföyü ve sözleşme portföyü ile ticari ilişkileri devam ettiğini ve halen müvekkilinin kendisine kattığı portföyden önemli düzeyde menfaat sağladığını, müvekkilinin müşteri çevresinden önemli ölçüde menfaat elde eden ve halen de elde etmeye devam eden davalı ... Sigorta A.Ş. nedensiz bir şekilde acentelik ilişkisini sonlandırdığını, müvekkilinin elde edeceği ücreti elde edememesine neden olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 122 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. █████ hükümleri gereğince müvekkillerinin lehine portföy tazminatı ödenmesinin şartlarının oluştuğunu, müvekkilinin davalı şirkete kazandırdığı müşteri portföyü ve sağladığı önemli ölçüde menfaatlere karşın, nedensiz biçimde davalı tarafça acentelik sözleşmesinin feshi neticesinde müvekkilinin ücret kaybına uğraması nedeniyle HMK'na göre belirsiz alacak davası ile talep ettikleri (geçici talep sonucu ve harca esas değer) 10.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihi itibari ile işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'nden tahsil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişt, davacı vekili bu talebini 13.09.2019 tarihli dilekçesi ile 151.307,48 TL arttırarak 161.307,48 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
:
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı tarafa TTK 121/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren üç ay sonra hüküm doğurmak üzere sözleşmenin feshedildiği bildirildiğini, belirtilen sürenin geçmesi sonucunda ise acentenin şifreleri iptal edilerek üretim ekranları kapatıldığını, davacı tarafça ileri sürülen taleplerin haklı olarak değerlendirilebilmesi için feshin yasal şartlara uygun olarak yapılmamış olması gerektiğini, dava konusu olayda ise kanun hükümlerine uygun hareket edilmiş olup haksız fesihten bahsedilmesi mümkün bulunmadığını, bir an için davacı tarafın iddiaları kabul edilerek sözleşmenin haksız olarak feshedildiği kabul edilecek olsa dahi davacı tarafın iddialarının kabulü mümkün bulunmadığını, davacı taraf aracılığı ile tanzim edilin sigorta poliçeleri ile ilgili olarak tahakkuk eden tüm acentelik komisyonları fesih tarihi ile ilişkilendirilmeksizin tüm poliçe vadelerini kapsayacak şekilde ödendiğini, sözleşme ilişkisinin bitmesinden bir gün önce dahi tanzim edilmiş poliçelerin komisyonları tamamen ödendiğini, bu nedenle davacı tarafın mahrum kaldığı herhangi bir komisyon alacağından bahsedilmesi mümkün olmadığını, taraflar arasında uygulanan komisyon oranlarının ise yine taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, Acentelik Sözleşmesi ile komisyon oranlarının müvekkili şirket tarafından belirleneceği açık olarak belirlenmiş davacı tarafça da bu durum kabul edilerek sözleşme süresi boyunca da aynı şekilde uygulandığını, bu nedenlerle davacı tarafın herhangi bir komisyon alacağından bahsedilebilmesi mümkün olmadığını, portföy tazminatı açısından da durum aynı olduğunu, davacı tarafça müvekkili şirkete bir müşteri portföyü kazandırılması ve bu portföy sayesinde gelir elde edilmesi söz konusu olmadığını, davacı tarafın kazandırdığını iddia etmiş olduğu portföy davacı tarafa ait olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir portföy devri söz konusu olmadığını, poliçe tanzim edilen müşterilere ilişkin olarak poliçe vadesinin bitimi ile müvekkili şirketle olan ilişkisi sona erdiğini, davacı sadece müvekkili şirketin acentesi olmayıp birden fazla şirket acenteliği yaptığını, poliçe vadelerinin bitmesi ile başka sigorta şirketlerinden poliçe tanzim etmesi ve komisyon kazanması normal olduğunu, bu nedenle davacı tarafın kaybetmiş olduğu herhangi bir portföyden söz edilemeyeceği gibi buna bağlı olarak portföy tazminatı talebinin de bir mesnedi bulunmadığını, fesih tarihi dikkate alındığından davacı tarafça tanzim edilen poliçelerin tamamına yakınının vadesi bittiğini, bu poliçelerden müvekkili şirket tarafından doğrudan yenilenerek kazanç elde edilen bir poliçe mevcut olmadığını, davacı tarafın hangi müşterisinin poliçesinin müvekkili şirket tarafından doğrudan yenilenerek kazanç elde edildiğinin ortaya konulması gerektiğini, müvekkili şirket hayat dışı branşlarda ruhsat sahibi şirket olarak faaliyet göstermekte olup sunmuş olduğu ürünler kısa süreli (genellikle bir yıllık) sigorta poliçeleri olduğunu, portföy tazminatı sigortacılık alanında uzun vadeli sigorta branşlarında söz konusu olabilecek bir durum olduğunu, Şöyle ki; bireysel emeklilik sigortası, uzun süreli hayat sigortası, birikimli hayat sigortası gibi sigorta ürünlerinde müşteri sigorta şirketine kazandırdığında acente ile sözleşme ilişkisi sona erse bile poliçe kapsamında prim ödemeleri devam etmekte ve sigorta şirketi bir gelir elde ettiğini, bu durumda bu müşterileri işletmeye kazandıran acente sözleşmesi haksız olarak feshedilmiş olması şartı ile tazminat talebinde bulunabileceğini, portföy tazminatı talebinde poliçe sürelerine ilişkin olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.11.2015 tarihli ve ... E....K. Sayılı kararında özel olarak vurgu yapılmış ve bu hususun araştırılması gereken önemli hususlardan birisi olduğu belirtildiğini, müvekkili şirketin sunmuş olduğu ve davacı acentenin bir kısım poliçelerde aracılık etmiş olduğu, trafik, kasko, konut, işyeri gibi sigorta poliçeleri kısa süreli olup vade bitiminde sigorta şirketinin müşteri ile ilişkisi sona ermekte olduğunu, acente tarafından yeniden poliçe tanzimi talebi yapıldığında poliçe yeniden tanzim edilmekte olduğunu, bu durumda da sözleşmesi feshedilen acente yukarıda belirtmiş olduğumuz gibi başka sigorta şirketleri aracılığı ile poliçe tanzim etme imkanına sahip olduğunu, taraflar arasında herhangi bir münhasırlık durumu bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin çok yakın zamanda almış olduğu 07.03.2017 Tarihli ve... E. ... K. Sayılı kararında da bu hususa işaret edilerek davacı acentenin portföyündeki poliçeleri dava dışı başka sigorta şirketlerine kaydırması nedeni ile TTK 122. Maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı isteyip isteyemeyeceğinin tartışılmaksızın karar verilmiş olmasını bozma gerekçesi saydığını, aynı mahiyette müvekkili şirkete karşı açılmış dava dosyasında ise yine yakın zamanda ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.11.2016 tarihli ve... E. ... K. Sayılı kararı ile davacı acentenin portföyünde bulunan hangi müşterilerden dolayı sigorta şirketinin sözleşmenin feshedilmesinden sonra önemli menfaat elde ettiğini dosya kapsamı itibarı ve bilirkişi raporu ile tespit edilemediği ve acente portföyünün sigorta şirketine devredildiğine ilişkin bilgi ve belge bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, TTK 122.maddesinde düzenlenen denkleştirme tazminatı için sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra acentenin bulduğu müşteriler dolayısı ile önemli menfaat elde edilmesi şartı bulunduğu gibi 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun █████.maddesi de "Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir." hükmünü içerdiğini, her iki düzenleme açısından da müvekkili şirketin davacı tarafın portföyü nedeni ile önemli kazanç elde etmesi söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:
Taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi, ... Sigorta A.Ş'nin davacıya hitaben yazdığı █████/2016 tarihli yazısı, █████/2016 tarihli fesih yazısı, tarafların ticari kayıtları, bilirkişi incelemesi sonucu alınan raporlar.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Davacı tarafından açılan dava, acentelik sözleşmesine dayalı denkleştirme bedeli (portföy tazminatı) davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi nedeni ile davacının davalıdan portföy tazminatı (denkleştirme tazminatı) talep edip edemeyeceği, davalının acentelik ilişkisini sonlandırmakta (acentelik sözleşmesini feshetmekte) haklı olup olmadığı hususlarındadır.
Davacı ... ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında █████/2014 tanzim tarihli “Acentelık Sözleşmesi ” düzenlendiği anlaşılmıştır.
Davalı şirket, davacıya 23.06.2016 tarihinde göndermiş olduğu yazıda "Acentelik sözleşmesi gereği tarafınıza ödenen trafik komisyon oranı hasar prim oranınızın yüksek olması nedeni ile Şirketimizin acente verimlilik toplantısında değerlendirilerek revize edilmesine karar verilmiştir. Bu bağlamda aşağıda belirtilen komisyon oranları yazımızın tebliğ tarihini müteakip değiştirilecektir." şeklinde bildirimde bulunmuştur. Davalı şirket, davacıya 23.06.2016 tarihinde göndermiş olduğu yazıda "16.03.2015 tarihinden itibaren yürütmekte olduğunuz acentelik faaliyetiniz aramızda akdedilmiş bulunan acentelik sözleşmesinin ilgili maddesi gereğince yazımızın tebliğinden itibaren 3 ay sonra hüküm ifade etmek üzere fesh edilmiştir" şeklinde bildirimde bulunmuştur. Davacı vekili, dilekçelerinde sözleşme fesih ihbarnamesinin müvekkili davacıya █████/2016 tarihinde ulaştığını beyan etmiştir.
Deliller toplandıktan sonra dosyamız tarafların ticari defter ve belgeleri de incelenmek suretiyle rapor düzenlenmesi için bilirkişiler mali müşavir ..., sigortacılık konusunda uzman ... ve sözleşmeler konusunda uzman ...'a tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından mahkememize hitaben düzenlenen raporda özetle; Davacı taraf ve davalı taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, denkleştirme (portföy) tazminatı şartlarının oluştuğu, davacı tarafın denkleştirme (portföy) tazminatına hak kazandığı, denkleştirme (portföy) tazminatının toplam kazanımların yıllık ortalaması esas alındığında 161.307,48.-TL olduğu, TTK ve Sigortacılık Kanunu kapsamında davacının portföy tazminatı talep edebileceği beyan edilmiştir. Bilirkişi Raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak Mahkememiz ... E., ...K., █████/2019 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, Mahkememiz işbu kararı taraflarca istinaf edildiği, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin ... E., ....K., █████/2023 tarihli kararı ile Mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyasına bozma ilamı sonrasında Mali Müşavir ..., Ticaret Hukuku Alanında Uzman bilirkişi ..., Sigorta Bilirkişisi ...tarafından sunulan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...iddia, savunma, BAM bozma kararı ve taraf beyanlarının incelenmesi ve değerlendirilmesinde, kök rapordaki tespitlerinde değişiklik gerektiren bir husus bulunmadığı, BAM bozma kararı doğrultusunda heyetlerinde tahmin, tespit ve hesaplama yapabilecek uzman bulunmadığından, karar doğrultusunda tahmin, tespit ve hesaplamanın ancak sektör içerisinde fiilen çalışmış uzman bir bilirkişi tarafından yapılabileceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememiz █████/2024 tarihli ara kararı gereği; Dosyanın "İstinaf Kararı Doğrultusunda" rapor düzenlenmek üzere Mali Müşavir ..., Ticaret Hukuku Alanında Uzman bilirkişi ..., Sigorta Bilirkişisi ...'na tevdi edilen ve düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...1) İstanbul BAM ilamında da belirtildiği üzere müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerinde olduğu, Davacı portföyünde olup sözleşmenin feshi sonrasında başka acenteler kapsamında yenilenen poliçelerin olduğu hususunun ispatlanmadığı, 2) TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirip ettirmediği ve davalının sigorta poliçe portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı davalının önemli menfaatler elde edip etmediği takdiri sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu, 3) TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirip ettirmediği ve davalının sigorta poliçe portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı, dosya kapsamındaki belgelerden davalının önemli menfaatler elde edip etmediği tespit edilemediği, 4) 6102 sayılı TTK . Md. 122. Maddesi gereği, Sayın mahkemenizin Portföy Tazminatı hesaplanması yönünde karar vermesi durumunda; Denkleştirme tazminatı 135.066,80 TL olarak hesaplanmış olup davacının 6102 sayılı TTK . Md. 122. Maddesi gereği talep edebileceği üst sınır 124.626,12 TL. olarak hesaplandığı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edildiği, taraflarca beyan ve itirazlarda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Tarafların itirazlarını değerlendirilmek üzere Mali Müşavir ..., Ticaret Hukuku Alanında Uzman bilirkişi..., Sigorta Bilirkişisi ...'na tevdi edilen ve düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Sayın Mahkeme’nin kararı gereğince iddia, savunma, BAM bozma kararı ve taraf itirazlarının incelenmesi ve değerlendirilmesinde; 1) İstanbul BAM ilamında da belirtildiği üzere müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerinde olduğu, Davacı portföyünde olup sözleşmenin feshi sonrasında başka acenteler kapsamında yenilenen poliçelerin pay oranının %2,11 olduğu, 2) TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirdiği ve davacının sigorta poliçe portföyü içerisinde %2,11 paya sahip olduğu, davalının önemli menfaat nihai takdirinin sayın mahkemenizde olduğu, 3) 6102 sayılı TTK . Md. 122. Maddesi gereği, Sayın mahkemenizin Portföy Tazminatı hesaplanması yönünde karar vermesi durumunda; Denkleştirme tazminatı 135.066,80 TL olarak hesaplanmış olup davacının 6102 sayılı TTK . Md. 122. Maddesi gereği talep edebileceği üst sınır 124.626,12 TL. olarak hesaplandığı ve portföy tazminatının azami 124.626,12.- TL. olacağı, 4) Hakkaniyet indirimi yönünden takdirin Sayın Mahkemenize ait olacağı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememiz █████/2025 tarihli duruşma ara kararı ile Prim tutarı olarak hesaplanan % 2,11'in tarafların durumu ve sektörün özellikleri dikkate alınarak TTK 122.maddesi gereği davalının sigorta poliçe portföyü içerisinde önemli bir paya sahip olup olmadığı davalının önemli menfaatler elde edip etmediği hususunun da sigorta bilirkişisi tarafından tespiti gerektiğinden bu hususta ki eksikliğin giderilmesi için dosyanın sigorta bilirkişisine tevdiine, karar verildiği, Mahkememiz ara kararı doğrultusunda sigortacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Sayın Mahkeme'nin kararı gereğince iddia, savunma, BAM bozma kararı ve taraf itirazlarının incelenmesi ve değerlendirilmesinde; 1) İstanbul BAM ilamında da belirtildiği üzere müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerinde olduğu, Davacı portföyünde olup sözleşmenin feshi sonrasında başka acenteler kapsamında yenilenen poliçelerin pay oranının %2,11 olduğu, 2) TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirdiği ve davacının sigorta poliçe portföyü içerisinde %2,11 paya sahip olduğu, davalı şirketin Türkiye geneli faaliyet gösterdiği dikkate alındığında %2,11 payın davalı şirket portföyünde önemli bir menfaat olarak olarak değerlendirilemeyeceği, 3) 6102 sayılı TTK . Md. 122. Maddesi gereği, Sayın mahkemenizin Portföy Tazminatı hesaplanması yönünde karar vermesi durumunda; Denkleştirme tazminatı 135.066,80 TL olarak hesaplanmış olup davacının 6102 sayılı TTK. Md. 122. Maddesi gereği talep edebileceği üst sınır 124.626,12 TL. olarak hesaplandığı ve portföy tazminatının azami 124.626,12.- TL. Olacağı," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi Raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir.
Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle;Eldeki uyuşmazlık sigorta acenteliği sözleşmesinden kaynaklanmakla TTK ve Sigortacılık Kanunu kapsamında davacının portföy tazminatı talebinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununda 6102 sayılı Kanun sonrası getirilen değişiklikle m. █████ da, " Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer." denilmektedir.
6102 sayılı TTK m. 122 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. █████'da belirtilen koşulların varlığı halinde, davacı sigorta acentesinin, acentesi bulunduğu davalı sigorta şirketinden portföy zararını talep edebilecektir.
Portföy tazminatı istenebilmesi için maddede aranan tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir. Sözleşmenin sona ermesi yeterli olup, hangi sebeple sona erdiğinin bir önemi yoktur. Sözleşme; sürenin son bulması, iflas, ölüm, kısıtlama veya feshi ihbarla sona ermiş olabilir. Bu noktada önemli olan, sözleşmenin sona ermesinde acentenin kusurlu bir davranışının olmamasıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ...E-...K sayılı 1.3.2017 tarihli kararı) Başka bir anlatımla, acentenin kusuru olmaksızın sözleşmenin her hangi bir şekilde sona ermesi durumunda talep edilebilecektir. Dava konusu olayda, fesih tarihi itibariyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK.nın 122. maddesi uyarınca, taraflar arasındaki sözleşmenin niteliğine göre, sözleşmenin davacının bir kusuru olmaksızın davalı tarafından sona erdirilmesi ve diğer koşulların da bulunması kaydıyla denkleştirmeye ilişkin bu tazminat davacı tarafından talep edebilecektir.
Acentenin portföy tazminatı talep edebilmesi için dört koşulun gerçekleşmesi gerekir: 1-Acentelik sözleşmesinin denkleştirme talep edecek şekilde sona ermiş olması, 2-Acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra müvekkilin, acentenin çabasıyla oluşturulan yeni müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam etmesi, 3-Sözleşmenin sona ermiş olması nedeniyle acentenin, müvekkiline devrettiği yeni müşteri çevresinden gelir elde etme imkanını kaybetmiş olması, 4-Acenteye denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olması gerekir.Bu dört koşul vrasa varsa, alacağın hesaplanmasına geçilmelidir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi ..., ... Karar sayılı kararı)
Davacının portföy tazminatına hak kazanabilmesi için sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedilmiş olması tek başına yeterli değildir. Ayrıca müvekkilin acentenin kazandırdığı yeni müşteriler sayesinde sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde etmesi, acentenin ücret kaybına uğraması ve denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olması gerekmektedir. Bu şartların tümünün birlikte bulunması gerekir. Bu kapsamda yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir.
Somut olayda; Taraflar arasında █████/2014 tarihinde düzenlenmiş acentelik sözleşmesi, █████/2014 tarihinden itibaren 2 (iki) yıl süreli olarak yapılmıştır. Ancak, davalı şirketin incelenen ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde, davacının fiilen faliyetine 16/Mart/2015 (düzenlenmiş ilk poliçe tarihi) tarihinde başladığı tespit edilmiştir. Davalı şirket, davacıya █████/2016 tarihinde göndermiş olduğu sözleşme fesih yazısında da yazının tebliğinden itibaren 3 ay sonra sözleşmenin fesh edileceği bildirilmiştir. Sözleşmenin fesih ihbarnamesi davacıya █████/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda, sözleşme █████/2016 tarihinde fesh olmuş olmaktadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, Dosyada ki belgelere göre, Davacı acentenin faaliyetlerine bakıldığında, davacı portföyünde olup sözleşmenin feshi sonrasında başka acenteler kapsamında yenilenen poliçelerin pay oranının %2,11 olduğu, TTK 122.maddesi gereği acentenin müşterileri sayesinde sözleşmenin sona ermesinden sonra da davalının komisyon ödemelerini devam ettirdiği ve davacının sigorta poliçe portföyü içerisinde %2,11 paya sahip olduğu, davalı şirketin Türkiye geneli faaliyet gösterdiği dikkate alındığında %2,11 payın davalı şirket portföyünde önemli bir menfaat olarak olarak değerlendirilemeyeceği tespit edilmiş olup; Türk Ticaret Kanunu'nun 122/1 maddesi ve Sigortacılık Kanunu █████ maddelerinde yer alan sigorta şirketinin acentenin portföyünden önemli menfaatler elde etmesi kriterinin, yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini davacı tarafın ispat edemediği anlaşılmış olup davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 732,00 TL ilam harcından peşin + tamamlama yatırılan 2.754,73 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.022,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı tarafça yapılan 1.500,0 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!