Anahtar kelimeler: Xdrive Araçsız Triger Alabildiğini Bakımlarının Zincirinin Servise Servisi Süreçte Sakarya
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: 2025/4 E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Kocaeli 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 2011 model ... X 2.0 XDrive marka aracın sahibi olduğunu ve aracın satın alındığı günden bu yana bakımlarının ... yetkili servisi olan davalı şirkette yapıldığını, müvekkilinin triger zincirinin değiştirilmesi için aracını 17.12.2017 tarihinde davalı servise bıraktığını, aracı ancak 19.01.2018 tarihinde teslim alabildiğini, bu süreçte araçsız kaldığını, müvekkilinin aracı teslim aldıktan 2 gün sonra araç park halindeyken motor kısmından bir sıvı aktığını farkettiğini, bilahare aracı tekrar davalı servise bıraktığını, 2 gün sonra aracı teslim alan müvekkiline araçta herhangi bir sıkıntının olmadığının bildirildiğini, aracı aldıktan yaklaşık bir hafta sonra aracın motor kısmından yağ sızdırdığını farkedince aracı en yakın dava dışı servise götürdüğünü, yapılan kontrollerde aracın motor bloğunda çatlak olduğu ve buraya kaynak işlemi yapıldığından parçaların zarar gördüğünün tespit edildiğini, müvekkili bu durumu davalı servise bildirdiğinde davalı servisin, söz konusu hasarın servis işlemleri sırasında meydana geldiğini, aracın kullanılabilir durumda olduğunu, önemli bir durum olmadığından bu durum hakkında bilgi vermediklerini belirttiklerini, bunun üzerine değişik iş dosyası ile bilirkişi raporu aldırıldığını, .... Noterliğinin 09.04.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak olumlu cevap alınamadığını ileri sürerek; araçta meydana gelen zararlar için şimdilik 1.000,00 TL, araçta meydana gelen değer kaybı için şimdilik 100,00 TL ve 2.000,00 TL manevi tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 30.01.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, değer kaybı talebini 60.000,00 TL, zarar talebini de 76.549,92 TL'ye yükseltmiş, birleşen dosyada ise; tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, dava konusu aracın aynı özelliklerde ayıpsız misli ile ücretsiz değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması durumunda aracın devri karşılığında aracın rayiç bedelinin işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacının 150.000 km'yi geçen 2011 model ... marka aracını, eksantrik zinciri ve sair parça değişimi için 17.12.2017 tarihinde müvekkilinin servisine getirdiğini, yapılan servis kontrolü sırasında aracın krank milinin çatlak olduğu ve değişmesi gerektiğinin ortaya çıktığını, davacının bu işlemi onaylaması üzerine, krank milinin sipariş edildiğini ve bir süre parçasının gelmesinin beklendiğini, krank mili ve eksantrik zincirinin montajı sırasında, aracın motor bloğunda küçük bir çatlak olduğunun görüldüğünü, bloktaki mevcut çatlağın ne zaman meydana geldiği anlaşılamadığından motor bloğuna dikiş adıyla tabir edilen kaynak işlemi yaptırıldığını, dava konusu aracın davacı tarafından ikinci el olarak alındığını ve araçla daha önceden kaza yapıldığının sabit olduğunu, motor bloğundaki meydana gelen çatlağın yapılan son kaza sırasında oluşmasının muhtemel olduğunu, aracın servise getirilmesi durumunda motor bloğunun ücretsiz olarak değiştirilebileceğinin ifade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; birbirleri ile benzer nitelikte olan hükme esas alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere, gerekli dikkat ve özen gösterilmeden verilen teknik servis hizmetinin ayıplı olduğu, ayıplı servis hizmeti nedeniyle nispi metot yöntemine göre değer kaybı bedelinin dava tarihi itibarıyla 15.775,00 TL, araç yokluk bedelinin dava tarihi itibarıyla 16.800,00 TL, davacının uğradığı zararın 4.000,00 TL, dolayısıyla toplam zararının 36.575,00 TL olduğu, davacının manevi olarak zarara uğradığını ispat edemediği, davacının birleşen dosyadaki talebinin, ayıplı mal durumunda kullanılacak seçimlik haklara ilişkin olduğu, dava konusu uyuşmazlığın ise ayıplı hizmetten kaynaklandığı, kaldı ki seçimlik haklar terditli olarak talep edilemeyeceği gibi asıl dosyada seçimlik hak kullanılmış olmakla tükendiğinden başkaca seçimlik hak talebinde de bulunulamayacağı, bilirkişi raporunda dava konusu aracın birleşen dava tarihindeki değeri olarak tespit edilen 600.000,00 TL bedeli dava değeri olarak dikkate alınmak suretiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle, asıl dosya yönünden; davanın kısmen kabulüne, 36.575,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafın manevi tazminat talebinin reddine, birleşen dosya yönünden; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, istinaf edenin sıfatına göre nisbi metod yöntemine göre belirlenen araç değer kaybına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan teknik raporlarda; dava konusu aracın krank mili değişiminde davalı servisin montajından kaynaklı bir kusurun bu arızaya neden olduğu, davacının giderilen motor bloğu zararı ve değer kaybı talebinin yerinde olmadığı, davacının yakıt pompasının gövdesinin ezilmesi sebebiyle 4.000,00 TL zararının oluştuğu, triger seti değişimi için makul tamir süresinin 3 gün olarak belirlendiği, davacının davalının kusurlu hizmetinden dolayı makul tamir hizmeti haricinde 29 gün aracından mahrum kaldığı, belirtilen dönemdeki piyasa rayicine göre günlük araç kiralama bedelinin 800,00 TL olduğu, bu durumda davacının 23.200,00 TL araç yokluk tazminatı zararının oluştuğu, krank mili değişiminin değer kaybına yol açtığı, yakıt pompasının gövdesinin ezildiği ve değiştirilmesi sebebiyle zararın oluştuğu, davacının toplam zararının 42.975‬,00 TL olduğu, davacının manevi tazminata ilişkin istinafının bulunmadığı, davacının birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; 6502 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında satıcı, üretici, sağlayıcı ve ithalatçıya karşı kullanılacak seçimlik haklara ilişkin olduğu, dava konusu uyuşmazlığın ise ayıplı hizmetten kaynaklandığı, kaldı ki asıl dosyada seçimlik hak kullanılmış olması sebebiyle seçimlik hak bir kez kullanılmakla tüketildiğinden başkaca seçimlik hak talebinde de bulunulamayacağı, bu sebeplerle birleşen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, birleşen dava tarihi dikkate alındığında, 28.02.2022 tarihli rapora göre belirlenen aracın piyasa rayiç değeri davacı lehine olup, aracın ikinci el piyasa rayiç değeri üzerinden vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin tashih talebinin reddine ilişkin ek kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden asıl dosya yönünden; davanın kısmen kabulüne, 42.975‬,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin reddine, birleşen dosya yönünden; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda değer kaybı hesaplaması yapılırken motor bloğundaki zarar taleplerine ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, değer kaybı miktarı yönünden raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, aracın triger zinciri değişimi nedeniyle serviste maksimum bir gün kalması gerektiğinden 31 gün üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, olay tarihinde dava konusu aracın günlük kiralama bedelinin hesaplanandan çok daha yüksek olduğunu, Mahkemece davalı lehine 90.000,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, huzurdaki dava neticesinde müvekkilinin elde ettiği yarar ile davanın reddi sebebiyle davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti arasındaki dengenin sağlanmadığını, birleşen davadaki taleplerine ilişkin Mahkemece bir inceleme yapılmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada ayıplı hizmet nedeniyle oluşan zararın tazmini, birleşen dosyada ise ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi bunun mümkün olmaması halinde aracın rayiç değerinin tazmini istemine ilişkindir.
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yapılan, ayıplı servis hizmeti nedeniyle dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı, araç kiralama bedeli ve zarar hesabının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin asıl davaya yönelik tüm, birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (6502 sayılı Kanun) 1. maddesi; "Ayıplı hizmet, sözleşmede belirlenen süre içinde başlamaması veya taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan hizmettir.
Hizmet sağlayıcısı tarafından bildirilen, internet portalında veya reklam ve ilanlarında yer alan özellikleri taşımayan ya da yararlanma amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren hizmetler ayıplıdır." hükmünü,
6502 sayılı Kanunun 14. maddesi; "Sağlayıcı, hizmeti sözleşmeye uygun olarak ifa etmekle yükümlüdür.
6502 sayılı Kanunun 15. maddesi; "Hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan tüm masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır. Tüketici, bu seçimlik haklarından biri ile birlikte Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca tazminat da talep edebilir." hükmünü içerir.
3. Yukarıda açıklanan yasal mevzuat gereğince ayıplı hizmetten dolayı hizmet sağlayıcısına karşı misli ile değişim talebinde bulunulamayacağı gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince, birleşen dava yönünden; dava konusu olayda hizmet ayıbının söz konusu olduğu ve ayıplı hizmet bakımından malın misli ile değişiminin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi ve davalı lehine AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle nispi vekalet ücreti takdir edilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin asıl davaya yönelik tüm, birleşen davaya yönelik sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının birleşen dosya yönünden (1) numaralı bendinde yer alan "REDDİNE" kelimesinden önce gelmek üzere "husumetten" ifadesinin eklenmesine, (5) numaralı bendindeki "90.000,00 TL" ifadesinin çıkartılarak yerine "15.000,00 TL maktu" ifadesinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!