Anahtar kelimeler: Hasılat Gününün İstemli Davetiye Günde Dinlenerek Bakırköy Sözlü Avukat Dinlenildikten

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Mahkeme kararı davalılar ...vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ...ile davalılar ...vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve diğer davalılar ............ vekili Avukat ................'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine hasılat paylaşımı usulüyle inşaat yapımı ve paylaşımı anlaşmasına binaen alacak davası açıldığını, müvekkiline vekalet verilip azledildiğini, aralarındaki anlaşma gereği yaptığı masrafların kendisine ödenmesi gerektiğinden bahisle alacak davası açıldığını, davanın 1.435.334,38 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davada faiz talep edilmediğini, alacağın müvekkiline ödenmesi için............ Noterliğinin 24.12.2010 tarihli............. yevmiye nolu ihtarlarının keşide edildiğini, söz konusu ihtarnamenin davalıların tümüne tebliğ edildiğini, ihtarnamelerin tebliği ile birlikte davalıların temerrüde düşürüldüğünü, temerrütle birlikte müvekkilinin alacağına faiz işlemeye başladığını, davalıların temerrüde düşürüldüğü tarih olan 01.01.2011 ile icra takibi açılış tarihine kadar olan 15.06.2016 tarihleri arasında Mahkemece hüküm altına alınan 1.435.334,38 TL'ye işlemiş olan faiz alacaklarının tahsili amacıyla icra takibinin başlatıldığını, icra takibinin başlatıldığı tarih itibariyle zamanaşımının kesildiğini, faiz için icra takibi başlatılan gün itibariyle asıl alacağın ödenmediğini ileri sürerek Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip dosyasında davalıların haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalılar ....... ve ..........vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, faizin ifasını isteme hakkının saklı tutulmadığını, 18.03.2009 tarihinde vekaletten azille zamanaşımının işlemeye başladığını, 24.12.2010 tarihli ihtarname ve 22.12.2011 tarihli ana para alacağı davasında faiz istenmediğini, 5 yıllık zamanaşımının dolduğu 18.03.2014 tarihinde kadar da faiz istenmediğini, temerrüt faizi işletilemeyeceğini, ancak %9 yasal faiz istenebileceğini, davacının icra inkar tazminatı isteyemeyeceğini, kötüniyet tazminatının tahsili ile davanın reddini istemiştir.2. Davalı ... vekili; alacak davasında faiz talep etmedikleri için faiz istenemeyeceğini, mahkeme kararının kesinleşmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, vekalet ilişkisinden azil tarihinin 18.03.2009 olduğunu, onun bu azilden önce yaptığını bildirdiği harcamalarının ise, olsa olsa en geç azil ile muaccel hale geldiğini kabul etmek gerekeceğini, buna göre harcamaların faizlerini de 19.03.2014 tarihine kadar istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.3. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIBakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ilamıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının davalılar............ aleyhine açtığı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, davalılar ........... aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile, bu davalıların Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 864.319,46 asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 2/2 maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının davalı ... aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile bu davalının Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 866.678,92 asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalılar vekillerinin kötüniyet tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılar...vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli sayılı kararıyla; davacı ve davalılar ...vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılar ...vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairemizin 03.07.2023 tarihli ilamıyla; Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyularak İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ilamı ile, görevsizlik kararı verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesince ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla; somut olayda vekilin hesap verme yükümlülüğü söz konusu olmadığından vekilin vekâlet sözleşmesi uyarınca yaptığı masrafları istemesinde zamanaşımı süresinin, vekilin davalılar tarafından azledildiği tarihten başlatılması gerektiği, bu tarih esas alınarak yapılan hesaplama sonucu icra takip tarihi itibariyle zamanaşımı def'ini ileri süren davalılar bakımından zamanaşımının dolduğu, asıl davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılması veya davalılara ihtarname çekilmesi zamanaşımını kesmeyeceğinden, bu tarihler esas alınarak zamanaşımının hesaplanmasının mümkün olmayacağı, buna göre zamanaşımı def'inde bulunan davalılar ............ ve ............yönünden zamanaşımı içerisinde dava açılmadığı ve zamanaşımı süresinden sonra açılan davaya karşı süresinde verilen cevap dilekçeleri ile, zamanaşımı def'i ileri sürüldüğünden, bu davalılar ile ilgili olarak açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, zamanaşımı def'inin cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerektiği, davalılar ...tarafından davaya karşı cevap dilekçesi verilmediği, bu davalılar vekili tarafından sonradan verilen beyan dilekçelerinde her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de, bu husus savunmanın genişletilmesi olarak değerlendirilerek davacı vekilinin açık muvafakatinin olmadığı, bu davalılar vekili tarafından ileri sürülen zamanaşımı def'inin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirmeye alınamayacağından, davalılar ...vekili tarafından yapılan zamanaşımı def'inin reddi gerektiği, davacı sermaye şirketi olup sözleşme kapsamındaki vekillik işi şirketin ticari işletmesiyle ilgili olduğundan ticari iş niteliğini taşıdığı, avans faizi talep edebileceği, alacak davası kesinleşmeden işbu davanın açılıp alacak likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının, davalılar ......... ve ........... aleyhine açtığı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının, davalılar ... ve Zekai aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile, bu davalıların Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğuitirazın 864.319,46 TL asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacı talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının, davalı ... ............. aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile, bu davalının Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 866.678,92 TL asıl alacak yönünden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacı talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, alacak likit olmadığından, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalıların kötüniyet tazminat taleplerinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılar...vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı vekili; faiz alacağının zamanaşımına uğramadığını, davalı ... için de tebligatın usulüne uygun yapıldığından ek cevap süresi hakkı tanınmaması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalılar...vekili; uzman görüşünün dikkate alınmadığını, alacak davasında faiz hakkının saklı tutulmadığını, müvekkileri için zamanaşımının dolduğunu, darbe girişimi nedeniyle süresinde cevap verilemediğini, hisseleri oranında karar verilmesi gerektiğini, faize faiz işletilemeyeceğini, avans faizine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; hasılat paylaşımı usulüyle inşaat yapımı ve paylaşımı anlaşmasına binaen vekalet verilerek vekilin azledilmesine dayalı masraf alacağına ilişkin açılan alacak davasında faiz talep edilmediğinden bahisle başlatılan icra takibine vaki (ek dava) itirazın iptali davasıdır.1. Eldeki davaya dayanak dava olan Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında; taraflar arasındaki hasılat paylaşımı usulüyle inşaat yapımı ve paylaşımı anlaşmasına binaen davacıya vekalet verildiği, davalı tarafından 18.03.2009 tarihinde azledildiği, aralarındaki anlaşma gereği yaptığı masrafların kendisine ödenmesi gerektiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, faiz talep edilmeksizin asıl alacak üzerinden 22.12.2011 tarihinde alacak davası açıldığı, davanın 1.435.334,38 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 12.05.2016 tarihli kararı ile onanarak, aynı Dairenin 24.10.2018 tarihli kararı ile kesinleştiği, eldeki davanın ise, dayanak dava kesinleşmeden açıldığı görülmüştür.Alacağın ödenmesi için davacı tarafından davalılara ............ Noterliğinin 24.12.2010 tarihli 260 87... yevmiye nolu ihtarlarının keşide edildiği, söz konusu ihtarnamelerin davalılar ..............ye 27.12.2010, davalı ...'ye 31.12.2010, davalılar .......ve ...........'ye 04.01.2011 tarihlerinde tebliğ edildiği, ödenecek miktar belirtilmek suretiyle ödeme için 5 gün süre verildiği anlaşılmıştır.İşbu dava dosyasının dayanağı olan Bakırköy 15. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı icra takibinin 15.06.2016 tarihinde başlatılmış, borcun sebebi olarak ihtarnamelerin tebliği ile birlikte temerrüde düşürüldüğünden bahisle davalıların temerrüde düşürüldüğü tarih olan 01.01.2011 ile icra takibine kadar olan 15.06.2016 tarihleri arasında Mahkemece hüküm altına alınan 1.435.334,38'ye işletilecek faiz olarak 884.704,22 TL asıl alacak gösterilmiştir.2. Somut olayda faiz alacağı yönünden zamanaşımı süresinin ne zaman başladığı hususunun tespit edilmesi gerekmektedir. Davacı vekili zamanaşımı süresinin davalıların mütemerrit olduğu tarihten başlatılması gerektiğini ileri sürerken, zamanaşımı itirazında bulunan bir kısım davalılar vekili ise zamanaşımı süresinin azilnamenin davacıya tebliğ edildiği tarihten başlatılması gerektiğini savunmaktadır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 152. maddesi gereğince, asıl alacak zamanaşımına uğradığında faiz ve diğer alacakların da zamanaşımına uğrayacağı, aynı Kanunun 147. maddesine göre vekalet akdinin 5 yıllık zamanaşımına tabi olacağı, aynı Kanunun 149. maddeye göre sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımının alacağın muaccel olduğu tarihten başlayacağı hüküm altına alınmıştır (BK. m. 128).Taraflar arasındaki asıl alacak, davacının azledildiği 2009 yılı itibarıyla muaccel hale gelmiş ise de, asıl alacağın fer'i niteliğinde olan faiz alacağı yenilenen bir borçtur. Temerrüt ihtarnamelerinin davalılar .............ve...........'ye 27.12.2010, davalı ...'ye 31.12.2010, davalılar ... ve Zekai'ye 04.01.2011 tarihlerinde tebliğ edildiği de görülmüştür. Bu nedenle icra takip tarihi olan 15.06.2016 tarihinden geriye doğru 5 yıl için faiz alacağının zaman aşımına uğramadığı kabul edilmelidir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 319. madde hükmü uyarınca savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zaman aşımı def'i cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Somut olayda davalılar ...vekili tarafından davaya karşı cevap dilekçesi verilmemiş, sonradan verilen beyan dilekçelerinde her ne kadar zaman aşımı def'i ileri sürülmüş ise de, bu husus savunmanın genişletilmesi olacağından, davacı vekilinin bu duruma açık muvafakati bulunmadığı görülmektedir.Hal böyle olunca, Mahkemece dava konusu faiz alacağının, 15.06.20 11... .06.2016 tarihleri arasında zaman aşımına uğramadığı ve talep edilebileceği kabul edilerek, ayrıca davalıların zaman aşımı def'inde bulunup bulunmadıkları da dikkate alınarak yapılacak değerlendirmenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesine göre bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerin ticari işlerden sayılacağı, 19. maddesi ise “taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri içinde ticari iş sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.Dava konusu somut olayda; davacı sermaye şirketinin sözleşme kapsamındaki vekillik işi şirketin ticari işletmesiyle ilgili olup, davacı yönünden ticari iş niteliğini taşımaktadır. Davacı tacir olup, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf için de ticari iş sayıldığı anlaşılmakla, davacının asıl alacak yönünden avans faizi talep edebileceğinin kabulü gerekmektedir.4. Davacı vekilinin, davalı ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; eldeki dosyada dava dilekçesinin davalı ...'ın adresi olan "................No: 1 ............ / İSTANBUL" adresine MERNİS şerhi ile tebliğe çıkartıldığı, tebligatın daimi çalışan olarak belirtilen ... isimli bir kişiye tebliğ edildiği görülmüştür. Ancak davalı ..., bu adresin işyeri olmadığını, bu nedenle bu kişiye yapılan tebliğin usulsüz olduğunu beyan ederek, davadan yeni haberdar olduklarını, kendilerine ek cevap süresi verilmesini Mahkemeden talep etmiştir. Mahkemece davalı ... vekilinin işbu talebi kabul edilerek kendilerine ek cevap süresi verilmiş, bu süre içerisinde sunulan cevap dilekçesinde de zaman aşımı itirazında bulunulmuştur.Davalı ... vekili; dava dilekçesinin dava dışı .............'a 13.07.2016'da tebliğ edildiğini ancak müvekkilinin bu isimde bir çalışanı olmadığı gibi böyle bir kişiyi de tanımadığını iddia etmiştir. Ancak dosyanın ve Uyap kayıtlarının incelenmesinde, ön inceleme duruşma gününü bildirir tebligatın 16.11.2016 günü aynı kişiye (...) tebliğ edildiği, yine tebliğe çıkarılan 19.01.2017 tarihli ön inceleme duruşma tutanağının da 30.01.2017 günü aynı kişiye (...) tebliğ edildiği görülmüş olup, sonuç olarak davalı ...’ın MERNİS (şerhi ile) adresine tebliğe çıkartılan her üç tebligatın da (dava dilekçesi, ön inceleme duruşma davetiyesi, 19.01.2017 tarihli ön inceleme duruşma tutanağı) aynı kişiye tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Tebligatların üzerinde, tebligatı alan dava dışı ... isimli şahsın "bahçıvan" olduğu ve tebligatların birinde "pasaport numarasının" yazılı olduğu görülmüştür.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmünü ihtiva etmektedir. Emredici kanun maddesi gereğince davalı ...'ın bahçıvanı olarak çalışan kişiye yapılan tebligat geçerlidir. Buna göre Mahkemece verilen ek süre içerisinde sunulan cevap dilekçesinin dikkate alınmaması gerekmektedir.Kaldı ki davacı vekili tarafından, davaya dayanak Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında davalı ...'ın vekillik görevini Avukat ... yerine getirdiği, halen yerine getirmeye devam ettiği, Avukat ... tarafından huzurda görülen dava için de davalılar adına vekâletname ibraz edildiği, Avukat ... tarafından 30.01.2017 tarihinde UYAP sisteminden gönderilen beyan dilekçesinde davalı ...'nun vekili sıfatıyla da beyanda bulunulduğu iddia edilmişse de, Mahkemece davalı ... vekilinin davadan yeni haberdar oldukları yönündeki beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır.Hal böyle olunca, davalı ...'a dava dilekçesinin tebliğine ilişkin yapılan ilk tebligatın geçerli olduğu kabul edilerek, Mahkemece yasal süre içerinde cevap dilekçesinin sunulup sunulmadığı ve zaman aşımı itirazında bulunup bulunmadığı hususlarında, davalı ... vekili olduğu ve Av. ... tarafından 30.01.2017 tarihinde UYAP sisteminden gönderildiği iddia edilen beyan dilekçesi de değerlendirilmek suretiyle, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.5. Kabule göre de, dava konusu icra takibi hakkında verilen Mahkeme kararında, icra takibindeki toplam alacağa (asıl alacak), takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmişse de, işlemiş faize faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.6. Bozma nedenine göre, davacı ve davalılar...vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle,1. İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan nedenlerle HMK'nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,2. Bozma sebebine göre, davacı ve davalılar...vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin karşılıklı alınıp birbirlerine verilmesine,Peşin alınan temyiz karar harçlarının temyiz edenlere istek halinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.