Anahtar kelimeler: Ayından Ağustos Aralıksız Erzurum Feri Fazlası Müdahil Kuruma Yanında Kesinlik
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Erzurum 2. İş Mahkemesi
SAYISI
: 2021/9 E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve Fer'i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde,Müvekkilinin 2005 yılı ağustos ayından 31.12.2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) davalının yanında aralıksız olarak iş sözleşmesiyle çalıştığını, ancak çalışmalarının kuruma bildirilmediğini, ücretinin asgari ücretin 300,00 TL fazlası olduğunu belirterek, müvekkilinin 2005 yılı Ağustos ayından 31.12.2016 tarihine kadar davalı yanında iş sözleşmesiyle çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde, Davalının çalıştığı işyerinin daha öncesinde şahıs işletmesi olup 2006 yılı Kasım ayında kurulduğunu, 2007 yılı ortalarında faaliyete geçtiğini, müvekkilinin bu işletmeyi 2008 yılı Temmuz ayında devraldığını, davacının 2005 yılından beridir çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, davacının 12.5.2016 tarihinde kendi isteğiyle işten ayrıldığını, bu tarihten sonra çalıştığı iddiasının doğru olmadığını, işyerinde kış aylarında çalışma olmadığını, davacının ücretinin asgari ücret olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, davalının, davacı adına 16.6.2007, 1.7.2008, 18.4.2008 tarihli işe giriş bildirgeleri verildiğini, 16.6.2007-1.11.2007, 1.7.2008-22.7.2008, 23.7.2008-31.1.2009, 18.4.2009-17.5.2016 tarihleri arasına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgelerinin verildiğini, bu dönemlerden başka sigorta bildirimi yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
1.-Davacının 24.06.2006-24.09.20 06... .06.2008-30.06.2008 tarihleri arasında ... sicil numaralı iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin sübut bulmadığından reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
a)Davacının aralıksız olarak 2005-2016 yıllarında çalıştığını, kararın bozulmasını talep etmektedir.
2. Fer'i Müdahil Kurum vekili, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:
a.Eksik araştırma ile karar verildiğini, hak düşürücü sürenin dikkate alınması gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 01.08.2005- 31.12.2016 tarihleri arasında davacının davalılar nezdinde çalıştığının tespitine ilişkindir.
1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79. maddenin 10. fıkrası maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Mahkemenin yazılı hükmü eksik araştırmaya dayanmaktadır. Mahkemece davacının 24.06.2006-24.09.20 06... .06.2008-30.06.2008 tarihleri arasında ... sicil numaralı iş yerinde çalıştığı tespit edilmiş ise de barajda kafes balıkçılığı yapıldığı gözetildiğinde bu barajda görevli personel veya komşu başka işletmeler bulunup bulunmadığı tekrar araştırılmalı daha fazla tanık dinlenerek araştırma genişletilmelidir.
3. 506 sayılı Kanun'un █████. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-43 Esas, ███████ Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin ancak eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.
4.Davacının kış aylarında hava koşulları sebebi ile çalışmadığı yönündeki tanık beyanları gözetilerek gerekirse daha önce dinlenen tanıklar tekrar dinlenmeli ve daha önce beyanı alınmayan tanıklara da işin mevsimlik olup olmadığı sorulmalı, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında çalışmanın kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. Çalışmanın mevsimlik olmadığı, kesintili kabulü halinde hak düşürücü sürenin yukarıdaki açıklamalar ışığında irdelenmesi gereklidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!