Anahtar kelimeler: Dolap Montajının Mobilya Mülk İmalatı İmalatların Kapı Zamanında Niyetli Yazim

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ███████

T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
...
DAVA
: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında kapı, dolap gibi mobilya imalatı işleri için sözlü bir anlaşma yapıldığını, ancak davalının işleri zamanında ve gereği gibi tamamlamadığını, yapılan işlerin eksik ve hatalı olduğunu, bu durumun hem müvekkili hem de mülk sahipleri tarafından davalıya bildirilmesine rağmen eksikliklerin giderilmediğini, bu nedenle imalatların teslim ve montajının gerçekleşmediğini, davalının buna rağmen kötü niyetli olarak █████/2023 tarihli ve 285.502,08 TL bedelli faturayı düzenlediğini, bu faturaya müvekkili tarafından ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emri tebligatının da usulsüz yapıldığını ileri sürerek, öncelikle icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, aksi halde İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini, müvekkilinin takip konusu borçtan sorumlu olmadığının tespitini, takibin iptalini ve davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin sözleşme gereği edimlerini tam olarak yerine getirdiğini ancak davacının borcunu ödemediğini, bu nedenle haklı olarak icra takibi başlatıldığını ve takibin itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiğini, davacının eksik ve ayıplı imalat iddialarının borcu ödememek için ileri sürdüğü bahaneler olduğunu, bu konuda daha önce ... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın dava şartı yokluğundan reddedildiğini, müvekkilinin imalatları tam ve eksiksiz teslim ettiğini savunarak, haksız ve kötü niyetli davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
DELİLLER
: ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, █████/2024 ve █████/2025 tarihli keşif tutanakları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasına dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İİK'nın "Menfi tesbit ve istirdat davaları" başlıklı 72. maddesinin 1. fıkrasında "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.", aynı maddenin 5. fıkrasında "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." düzenlemeleri yer almaktadır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya aittir. Ancak davacı borçlu, borcun varlığını veya miktarını gösteren fatura gibi bir belgeye karşı dava açmışsa, öncelikle bu belgenin aksini veya borcun sona erdiğini ispatla yükümlüdür. Somut olayda davacı, davaya konu faturaya TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal süre içerisinde noter kanalıyla itiraz etmiştir. Faturaya süresinde itiraz edilmesi halinde, faturanın içeriğinin kabul edildiği yönündeki karine ortadan kalkar ve akdi ilişkinin varlığını ve bu ilişki uyarınca üzerine düşen edimi (malın teslimi veya hizmetin ifası) yerine getirdiğini ispat yükü, faturayı düzenleyen davalı alacaklıya geçer. Bununla birlikte, davacı borçlu, borcun hiç doğmadığını değil de, alacaklının edimini ayıplı ifa ettiğini ileri sürüyorsa, bu durumda ayıbın varlığını ispat yükü davacı borçluya aittir.
█████/2025 tarihli keşifte hazır olan davacı tanığı ...; "Ben davacı nezdinde mobilyacı olarak görev yaparım, biz bu yapılan ayıplıişlerin sökümünü daha sonrasında üretimini ben yaptım, kapakların yamuk olmasından dolayı, ölçülerin uymamasından dolayı müşteri teslim almıyordu, biz baştan üretimi yapıp müşterinin istediği şekilde teslimatı gerçekleştirdik, Ben davacı taraf ile bu işi daire karşılığı yaptım, faturada kestik ancak şu an ne kadar meblağ üzerinden anlaştığımızı hatırlamıyorum, şirket kayıtlarını inceleyince tespitini yapabilirim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İcra dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklının 285.502,08 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... Esas sayılı dosyası ile davacı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı (dosya numarasının daha sonra... Esas olarak değiştiği anlaşılmaktadır), örnek 7 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun yasal sürede takibe itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği, davacının İİK'nın 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti için bu davayı açtığı görülmektedir.
█████/2024 tarihinde yapılan keşif sonrası alınan █████/2024 tarihli İnşaat Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda, imalata konu ürünlerin incelendiği, kullanılan malzemelerin kalitesinin fen ve sanat kurallarına uygun standardın altında kaldığı, kapı ve dolap kapaklarında kullanılan ahşap malzemenin rijitliğini korumadığı, dolap içlerinde küflenme ve rutubetlenme olduğu, oda kapı kanatlarındaki dönüklüğün imalat hatasından kaynaklandığı, mutfak dolabı kapaklarındaki dönmenin orantısız boya kullanımından ve imalat sırasındaki hatalı istiflemeden kaynaklanabileceği, kapı yüzeylerinde çizik ve çatlaklar olduğu, işçilikte özen gösterilmediği belirtilerek, davalı tarafın işçilik ve malzeme kalitesi açısından yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği kanaati bildirilmiştir.
█████/2025 tarihinde yapılan keşif sonrası alınan █████/2025 tarihli Mobilya Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen raporda, ürünlerin depolandığı bodrum katının malzeme saklama konusunda uygunsuz şartlar taşıdığı, ürünlerin özensizce ve korunaksız bir şekilde bırakıldığı, iddia edilen kusurların (çizilme, bozulma, bükülme) bu ortamda da oluşabileceği, davacı tarafın yerinde detaylı inceleme talebini karşılamaması nedeniyle tam ve sağlıklı bir inceleme yapılamadığı, ürünlerdeki deformasyonun imalattan mı yoksa depolama ve taşıma sürecinden mi kaynaklandığı konusunda net bir fikir oluşmadığı, bu nedenle kusurların kimden kaynaklandığı ve ne zaman oluştuğunun belirlenemediği belirtilmiştir.
Genel muhasebe uzmanı..., nitelikli hesaplamalar uzmanı ... ve mobilya/tasarım uzmanı Prof. Dr. ...'dan oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda, dava konusu mobilyaların montajının yapıldığı, ancak daha sonra sökülerek mobilya depolamaya uygun olmayan, su alan, yüksek oranda rutubetli bir depoda bekletildiği, bu koşulların mobilyalara zarar verdiği, söküm öncesi duruma ilişkin bir tespit raporu olmadığından karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılamadığı, davacının sökümden önce tespit yaptırması gerektiği, önceki bilirkişi ...'ın kusurun kaynağının ve zamanının tespit edilemediği yönündeki kanaatine iştirak edildiği, ilk bilirkişi raporundaki tespitlerin ise sökülmüş ve uygunsuz koşullarda bekletilen ürünler üzerinden yapıldığı, bu tespitlerden hareketle montaj aşamasına yönelik bir yorum yapılmasının hatalı olacağı, davalının ürünlerin montajını yaptığına, yapılan iş ve hizmete ilişkin herhangi bir ödeme belgesi bulunmadığına ve fatura bedelinin KDV dahil 285.502,08 TL olduğuna dair sonuç ve kanaat bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, █████/2024 ve █████/2025 tarihli keşif tutanakları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı tarafından imal edilen mobilyaların ayıplı olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti için bu davayı açtığı, davacının faturaya yasal süresi içinde itiraz etmesiyle ispat yükünün davalı alacaklıya geçtiği, ancak davacının iddiasını borcun hiç doğmamasına değil, davalının edimini ayıplı ifa etmesine dayandırdığı, bu durumda ayıbın varlığını ve imalattan kaynaklandığını ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının bu iddiasını ispatlamak için dosyaya delil sunduğu ve mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporu ile ikinci bilirkişi raporu ve son olarak uyuşmazlığı çözmek üzere oluşturulan bilirkişi kurulu raporunda çelişkilerin giderildiği, hükme esas alınan █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davaya konu mobilyaların davacı tarafından montajlı oldukları yerden sökülerek, muhafazaya elverişli olmayan, su alan ve yüksek oranda rutubetli bir depoya taşındığının, mevcut kusurların bu uygunsuz depolama koşullarından da kaynaklanabileceğinin, davacının mobilyaları sökmeden önce ayıpların varlığına ve niteliğine ilişkin bir delil tespiti yaptırmadığı, davacı tarafından usulünce ayıp ihbarı yapıldığına dair dosyaya delil sunulamadığı, bu nedenle söküm sonrası incelenen ürünlerdeki ayıpların imalattan mı yoksa söküm, taşıma ve depolama sürecinden mi kaynaklandığının kesin olarak ayırt edilemediğinin belirtildiği, bu haliyle davacının, iddia ettiği ayıpların davalının imalatından kaynaklandığını HMK uyarınca kesin ve inandırıcı delillerle ispat edemediği, ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını kanıtlayamaması nedeniyle davasının reddine karar vermek gerektiği, davacının davası reddedildiğinden kötü niyet tazminatı talebinin de reddi gerektiği, davalının kötü niyet tazminatı talebi yönünden ise takibin ihtiyati tedbirle durdurulmadığı ve İİK'nın 72. maddesindeki koşulların oluşmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Takip muvakkaten durdurulmadığından tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın, 4.875,67 TL peşin harçtan düşümü ile artan 4.143,67 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
-Davalının karşıladığı 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.361,50 TL keşif harcı, 2.500,00 TL ATGV araç ücreti olmak üzere toplam 10.861,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 285.502,08 TL üzerinden takdir edilen 45.680,33 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!