Anahtar kelimeler: Borçluar Döndükten Geçilmiştir Ferilerine Akdedilen Borçluya Parçası Faize İik Borca

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı borçluar ...Ltd. Şti., ... Şirketi, ..., ... ile müvekkili şirket arasında akdedilen ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan elektrik kullanımına ait 2 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, ... 32. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiştir. Davalı borçlular █████/2016 tarihinde takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiş olup, İcra Dairesi tarafından “Borçluya gönderilen tebligat parçası döndükten sonra itiraz süresinde ise takibin ; İİK 66. Maddesi uyarınca borçlu için durdurulmasına,” karar verilmiştir. Davalıların itirazları ve iddiaları hukuki dayanaktan yoksun, gerçek dışı, yersiz ve mesnetsiz iddialar olup, reddi gerekmektedir. Müvekkil şirketin davalı-borçludan olan alacağı, davaya konu olan elektrik faturasının ilişkili bulunduğu tesisata kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirilmesinden kaynaklanmaktadır. Borca ve takibe dayanak faturalar, kaçak elektrik kullanımına karşılık düzenlenmiştir. Söz konusu fatura bedellerinin bir kısmı davalı tarafından takip açılmadan önce ödenmiştir ancak tamamı halen ödenmemiştir.Davacı tarafa tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturası davacı tarafça kabul edilmiş ki müvekkil kuruma bir kısım ödeme yapılmıştır. Müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve davalı-borçlular tarafından ödenmeyen faturalar aşağıda bildirilmiştir; ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesi ve sözleşmeden kaynaklanan;a- 112.14420 TL Bedelli, 17.03.2015 tarihli, ... tutanak seri nolu,... tahakkuk nolu 06.04.2015 vadeli tahakkukb- 179.8644,50 TL bedelli 17.03.2016 tarihli ... tutanak seri nolu,... tahakkuk nolu 06.04.2016 vadeli tahakkuk evraklardır. Müvekkil ... kayıtlarına göre borç bakiyesi bulunmaktadır, borçlu tarafından müvekkil şirkete borcun tamamı için ödeme yapılmadığı sabittir. Alacağımızın varlığı ve davalıların haksızlığı yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır. Asıl amacı alacağın tahsilini geciktirmek olan davalıların itirazları haksız ve kötüniyetli olup, alacağımız üzerinden %20'den az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmelidir. Davalı-borçluların takibe, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, İtirazının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkâr - tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Bir Kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava konusu elektrik aboneliği olan ... nolu tesisat aboneliği davalı ... adına iken davacı kurum tarafından kaçak kullanım iddiası ile usul ve yasaya aykırı işlem yapılmıştır. Buna ilişkin davalı ... tarafından ... 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile 'tarafımızdan menfi tespit davası açılmıştır. Bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmekteyiz. Zira binada her hangi bir kaçak kullanım söz konusu değildir. Yapılacak incelemede gerek kaçak kullanım öncesi enerji kullanımı ile gerekse tutanak sonrası enerji kullanımında bir farklılık olmadığı anlaşılacaktır. Davalı müvekkil taşınmazın mülkiyetini almadan önce kurulu olan tesisattan sorumlu tutulması davacı kurumun Mahkemeniz dosyasına ibraz ettiği tahakkuklarda isminin belirtilmiş olması dahi usul ve yasaya aykırı sahtecilik suçu tekil edecek mahiyettedir. Kaldı ki, binanın tek maliki davalı... değildir. Davacı Kuruma bir kısım ödemelerin yapılması haksız usul ve yasaya aykırı kaçak kullanım iddiasını kabul manasına gelmemelidir. 2015 tarihinden beri davacı kurum 15 katlı binanın tüm elektriğini kesmekle sürekli davalı müvekkili zor durumda bırakmış, binada elektrik aboneliği olan ve hiçbir borcu olmayan diğer kiracıları da mağdur etmiştir. Davalı Kurumun tüm bu hukuka aykırı ve keyfi işlemlerinden ötürü ...sahibi olan ... tarafından taksitlendirme ve bir kısım ödemeler yapılmıştır. Bu ödemeler 89.343,45 TL ile sonradan dağıtım bedeli adı altında yine 91.000 TL civarında ödeme yapılmıştır. Bu ödeme davacının kaçak kullanım iddiasına dayalı dağıtım bedeli adı altında ... tahsil edemediği borcu, elektrik kesintisi tehdidi ile hiçbir ilgisi olmayan sonradan abonelik verilen binadaki kiracılar adına olan aboneliklere paylaştırılarak tahsil edilmiştir. Davacı Kurum davalılardan ... adına olan aboneliklerden hiçbir borcu olmadığı halde elektriğini kesmiş olup, buna ilişkin ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde ... Esası ile tarafımızdan menfi tespit davası açılmıştır. Burada dahi yapılan ödeme kaçak kullanıma ilişkin dağıtım bedeli olarak dava dışi aboneliği olan kiracılar adına kesilen yukarıda bahsi geçen 91.000 TLlik ödemedir. Davacı Kurum tarafından davalı ... den dahi olsa talep edilecek borç kalemleri içinde perakende bedeli enerji bedeli dağıtım bedeli, kaçak kullanım bedeli adı altında hukuki mesnetten yoksun borçlar çıkarılmıştır. Binanın kullanımı davalılar tarafından değil binada bulunan kiracılar tarafından sarf edilen elektrik enerjisi olup kaçak kullanım yapılması için davalılar yönünden hiçbir sebep yoktur. Davalılardan ... dava konusu taşınmazın Eylül 2013 tarihinde yarı hissesinin mülkünü almıştır. Bu tarihten sonra binaya elektrik tek bir sayaçtan bağlı olduğu için her kata ayrı elektrik aboneliği tesisi için trafo yapmıştır. Ve yapılan trafo sonucu ayrı abonelikler tesis edilmiştir. Davacı Kurum tarafından kaçak kullanım tutanağı sonrası bu abonelikler verilmiştir. Sürekli elektrik kesintisi tehdidi altında bırakmış gerek davalıları gerekse dava dışı kiracıları zorla tahsilat yapmak durumunda bırakmıştır. En son 91.000 TL dağıtım bedeli adı altında haksız bir tahsilat yapmıştır. Söz konusu plaza 15 kattan oluşmakta ve farklı iş alanlarında çalışan kiracıları bulunmaktadır. Dolayısıyla farklı kurumsal yapıdaki şirket ve firmaların kiracısı olduğu plazada kiracıların kullandığı elektrik kullanımının davalı müvekkilin müdahale etmesi kacak kullanım yapmasının kendisi açısından hiçbir anlamı ve faydası olmayacaktır. Davalı ... tarafından 17.03.2015 tarihli tutanakla haksız usul ve yasaya aykırı olarak 301.534,16 TL para cezası kesilmiştir. Bu dönemde ... isimli bu işyeri merkezinde çalışmayan firmalar ( işçi çıkarma iş yoğunluğunun düşmesi gibi sebeplerden) olduğu için aylık elektrik fatura tutarının düşmesi ile bu haksız muamele yapılmıştır. Her kiracının kullandığı bölümde ölçüm-süzme cihazına göre kullandıkları elektrik oranı tespit edilmektedir. Bu süzme-ölçüm cihazındaki elektrik kullanım oranları ile davacı firmanın taktığı mühürlü sayacı arasındaki oranlar genel olarak birbirine uyumlu olmuştur. Davalı, elektrik dağıtımında tekel konumunda olup, elektrik hizmetinin acil kullanımı gerekliliği ve günlük hayat koşullarında olmazsa olmaz bir yararlanım mecburiyetinin gerçekliği karşısında bu yetkisini-imtiyazını kötüye kullanmakta, gerek tüketiciyi gerekse diğer yararlanan her kesimi bu elektrik hizmetinden mahrum bırakma baskı ve tehdidi altında istediği şekilde cezalar vermekte bunu meşrulaştırmak için de senet dahi imzalamakta ve protokoller yapmaktadır. Davalı, bu süreçten sonra, haksız usul ve yasaya aykırı olarak kestiği para cezasını bu defa; tüketim bedeli, elektrik borçlarının taksitlendirilmesi adı altında “Taksitlendirme Protokolü” yapmak suretiyle 03.04.2015 tarihi itibariyle 301.534,16 TL üzerinden taksitlendirme adı altında davalı ,,, ile protokol yapmıştır. Söz konusu protokol davalı müvekkil baskı altında ve zor durumda bırakılmak suretiyle, 15 katlı ve onlarca firmanın kiracısı olduğu bir çok farklı alanda hizmet veren firmaların kiracısı olduğu bu iş merkezinde işlerin durmasını önlemek kiracı firmaların ve yüzlerce çalışanlarının mağduriyetinin önlenmesi için gerek senet gerekse protokole imza atmak durumunda bırakılmıştır. Söz konusu plazanın alımından ötürü yüksek oranda banka kredi borcu bulunmaktadır. Davacı müvekkil, haksız usul ve yasaya aykırı kaçak kullanım adı altında kesilen cezaların bağlandığı taksitlerden 04.05.2015 ödeme tarihli birinci taksit olan 21.105,73 TL, 03.06.2015 ödeme tarihli ikinci taksit olan 21.447.45 TL, 03.07.2015 ödeme tarihli üçüncü taksit olan 21.790 TL ile peşin taksit olarak yatırdığı 25.0900 TL olmak üzere, toplamda 89.343,45 TL ödeme yapmak zorunda bırakılmıştır. Davacı müvekkil tarafından yapılan, davalının haksız zenginleşmesine sebep olan haksız usul ve yasaya aykırı bu ödemelerin tarafımıza iadesi ile kalan taksitlerin dava sonuna kadar ödemesinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmek zorunluluğu doğmuştur. Zira bu devam eden taksitlerin ödenmemesi halinde davacı işmerkezinin elektriği kesilmek tehdidi devam edecektir.“Taksit peşinat Tahsilatı” başlıklı yazıda tahakkuk ettirilen bu bedelin ceza enerji bedeli ve enerji bedeli gibi farklı kalemler şeklinde düzenlendiği görülmektedir. Kaçak kullanımı olmadığı dolayısıyla buna ilişkin cezanın da usul ve yasaya aykırı haksız bir ceza olduğu ortaya çıkacaktır. Haksız usul ve yasaya aykırı davanın reddi ile yargılama gideri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.DELİLLER
:,,, 32.İcra Müdürlüğü'nün ,,,E.sayılı dosyası, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.sayılı dosyası, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; kaçak elektrik kullanımından kaynaklı olarak davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün █████/2018 tarihli cevabi yazısında davalılardan ... Ltd. Şti'nin █████/2015 tarihinde sicilden resen terkin edildiği bildirilmişse de, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün █████/2020 tarihli cevabi yazısından davalı şirketin █████/2018 tarihinde ihya edilmiş olduğu anlaşılmıştır.... 32.İcra Müdürlüğü'nün ...takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ... A.Ş. tarafından, borçlular ...Ltd. Şti., ..., ... ve .... LTD. Şti. aleyhine 203.540,97TL asıl alacak, 33.348,79TL gecikmiş gün faizi, 6.002,81TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 242.892,57TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %18 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli raporunda özetle; " davalının tutanak öncesi (2804,62 kwh/gün) ve sonrası (4737,74 kwh/gün) ortalama tüketim değerleri arasında bariz fark bulunmaktadır. Tutanak tarihi itibariyle sayacın ölçü sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar tanık beyanında müdahale edildiği iddia edilen kablo kesitinin küçük olduğunu belirtmişse de, ilgili kablo ölçü sistemine ait sayacın tüketim kayıt etmesini sağlayan gerilim trafosunun sekonderinden gelen kablodur. Davalı tarafça tutanak tarihi itibariyle tüketilen elektrik, yukarıda detayı verilen Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği madde 26-b hükmü gereği kaçak elektrik tüketimidir. Yukarıda mevzuat hükümlerine atıfta bulunularak yapılan değerlendirmeler doğrultusunda, dava konusu tutanak için davacı kurumca düzenlenen kaçak tahakkuku ve kaçak ek tahakkukunun mevzuata uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Somut olayda kaçak elektrik kullanımına konu abonelik .... Şti. adına kayıtlı olup tutanak da doğrudan bu şirket adına düzenlenmiştir. Bu nedenle asli ve doğrudan sorumluluk, tüzel kişilik sıfatıyla ... Şti.'ye aittir. Şirketin sahibi ...'un, sadece ortaklık sıfatı nedeniyle doğrudan sorumlu tutulamayacağı ancak şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla kaçak kullanım düzenini bizzat organize ettiği veya bu fiilden şahsen menfaat sağladığı ispatlanırsa şahsi sorumluluğu da gündeme gelebileceği kanaatine varılmıştır. Binada faaliyet gösteren...ve diğer kiracılar elektrik tüketimlerini ...'in kurduğu süzme sayaçlar üzerinden bedel ödeyerek karşılamakta olup, bu durum onların doğrudan kaçak kullanımdan menfaat sağladıkları anlamına gelmeyecektir dolayısıyla bilerek ve isteyerek kaçak kullanım düzenine dahil oldukları ispat edilmedikçe sorumlulukları yoktur. Öte yandan, binanın yarı hissesini 2013 yılında satın alan ...da yalnızca malik sıfatı nedeniyle bu fiilden sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır. Aboneliği veya kaçak kullanımdan doğrudan menfaati bulunmamaktadır. Sonuç itibarıyla, kaçak elektrik kullanımından birincil olarak sorumlu olan taraf ... Ltd. Şti., dolaylı olarak ise bu şirketin kanuni temsilcisi konumundaki ...'tur. Ancak ...'un sadece ortaklık sıfatı nedeniyle doğrudan sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmıştır. Diğer kiracılar ile ...'a sorumluluk atfedilemeyeceği, Açıklanan gerekçelerle, Takibin 203.540,97 TL. (enerji bedeli) * 33.348,79 TL. (gecikmiş gün faizi) * 6.002,81 TL. (faizin KDV si) - 242.892,57 TL. üzerinden davalı ... Ltd. Şti. adına devam edebileceği..." rapor edilmiştir.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar nolu █████/2014 tarihli emsal kararında;"4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.Somut olaya gelince, kaçak elektrik tespit tutanağında, davalı tarafından, okul inşaatında, abonesiz, direkten kablo ile elektrik alınarak kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiştir. Davalı, dava konusu tutanakta belirtilen yerde okul inşaatını yapan dava dışı ... Ltd. Şti. nin yönetici ortağıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 50.maddesi hükmünde tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacakları, organların kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak da sorumlu oldukları açıklanmıştır.Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular dikkate alınarak, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan dava dışı şirketin yönetici ortağı olan davalının da şirketle birlikte ve şirket gibi müteselsil sorumluluğunun bulunduğu gözetilerek, davalının sorumluluğuna hükmedilmesi gerekir. " denilmiştir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça, kaçak elektrik kullanım tutanağına istinaden düzenlenen faturadan kaynaklı olarak davalılar aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Kaçak elektrik kullanımının bulunup bulunmadığı varsa miktarının tespiti teknik bilgi gerektirdiğinden dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi raporuna göre; davacı tarafça yapılan kontroller sırasında sayacın ölçü sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, EPTHY Madde 26-b hükmü gereğince bu eylemin kaçak elektrik tüketimi niteliğinde olduğu, kaçak tüketimden kaynaklı olarak davacının takip tarihi itibarıyla toplam 242.892,57 TL alacaklı olduğu, davalılardan ... Ltd. Şti'nin binada kiracı konumunda olduğu ve binadaki bütün kiracıların elektrik tüketimlerini ...Ltd. Şti'nin kurduğu süzme sayaçlar üzerinden bedel ödeyerek karşıladıkları, bu nedenle bu davalının sayaca müdahale ederek kaçak kullanım yaptığı hususunun dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, diğer davalı ...'un ise kaçak kullanımın yapıldığı binanın maliki olduğu ancak kendisinin sayaca müdahale ettiğinin ve kaçak kullanımdan faydalandığının ispat edilemediği anlaşılmakla ... Ltd. Şti ve ... aleyhine açılan davanın reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Kaçak elektrik kullanımına konu abonelik sözleşmesinin davalılardan...Ltd. Şti. adına olduğu ve ilgili tutanağında doğrudan bu şirket adına düzenlendiği, kaçak elektrik kullanımının bu şirket tarafından gerçekleştirildiği, davalı ...'un ise kaçak elektrik tüketimi yapıldığı dönemde şirket yetkilisi olduğu, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan dava konusu borçtan davalı şirket ile birlikte müteselsilen ve müştereken sorumlu olduğu ( şirket yöneticisinin sorumluğuna ilişkin benzer mahiyetteki ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin... Esas ... kararları), bu davalıların kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı borcu ödediğini iddia ve ispat edemediği, bu nedenle bu davalıların icra takibine yapmış olduğu itirazların yerinde olmadığı, anlaşılmakla takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, dava konusu alacağın "haksız fiil" niteliğindeki kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığı "likit alacak "vasfında olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalılar ... Şti ve ... aleyhine açılan davanın reddine,2-Davalılar.... Ltd. Şti ve ... aleyhine açılan davanın kabulü ile davalıların ... 32. İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 242.892,57 TL üzerinden ve takip talebindeki hal ve şartlar üzerinden takibin devamına,3-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,4-Davalılar .... Şti ve ... aleyhine açılan davada karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-... Şti. ve ...aleyhine açılan davada karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.592,00TL harçtan peşin alınan 4.148,00TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 1.214,46TL harçların toplamı olan 5.362,46TL'nin mahsup edilerek bakiye 11.229,54TL harcın davalılar...Tic. Ltd. Şti. ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafından yatırılan 5.362,46TL peşin harç, 29,20TL başvuru harcı gideri toplamı olan 5.391,66TL harcın davalılar ...Ltd. Şti. ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 242.892,57TL üzerinden hesaplanan 45.000,00TL'nin davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Davalılar ... Şti ve ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar... Şti ve ...'a verilmesine,9-Davacı tarafından yapılan 4,30TL vekalet harcı gideri, 660,00TL tebligat, posta gideri ile 8.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.664,30TL yargılama giderinin davalılar ... Ltd. Şti. ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,10-Davalı ... tarafından yapılan 450,00TL tebligat, posta masrafının davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,11-Davalı ... tarafından yapılan 200,00TL tebligat, posta masrafının kendi üzerine bırakılmasına,12-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı davalı ... yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip¸e-imzaHakim¸e-imza