Anahtar kelimeler: Oluş Sübuta Biçimi Mücadele Kayseri Kaçakçılıkla Eşyanın Yakalanma Edenin Görüşü

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı 19.02.2015 suç tarihli dosyasının Mahkemenin 21.04.2015 tarihli birleştirme kararı ile ana dosyadaki 11.01.2015 suç tarihli eylemle birleştirildiği gözetilmeden, hükmün gerekçe bölümünde birleşen dava ile ilgili hiç bir anlatıma yer verilmeyerek sadece 11.01.2015 suç tarihli eylemle ilgili mahkûmiyet kararı verildiğinin belirtilmesi, hüküm fıkrasında ise her iki eylemin zincirleme suç kapsamında kabul edilmesi suretiyle hükümle gerekçe bölümü arasında çelişki yaratacak şekilde hüküm tesisi,Kabule göre ise;2.Ana dosyadaki 11.01.2015 suç tarihli eylem nedeniyle 23.01.2015 tarihli iddianame ile oluşan hukukî kesintiden sonra birleşen 19.02.2015 suç tarihli eylemin işlendiği, dolayısıyla her iki eylemin zincirleme suç kapsamında kalmayacağı, UYAP ortamında yapılan incelemede halen derdest olan Kayseri 20. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında (birleşen Kayseri Pınarbaşı Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası) suç tarihinin 15.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 09.04.2015 olduğu gözetilerek, ana dosyadaki 11.01.2015 suç tarihli eylemle zincirleme suç hükümlerinin oluşup oluşmayacağının değerlendirilmesi bakımından eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçların niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,3.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapıldığı anlaşılmakla, ana ve birleşen dosyalar nedeniyle suça konu kaçak eşyaların gümrüklenmiş değerleri toplamının iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrası uyarınca cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden etkin pişmanlık hükümleri ile ilgili yeterli şekilde aydınlatılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.12.2025 tarihinde karar verildi.