Anahtar kelimeler: Başvurduğu İlamsız Borçlunun Devamına Takibe Müddeti İşle İnkar Borçlu Tetkiki

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Alacaklının, genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, talebin kabulü ile borçlunun takibe itirazının kaldırılmasına ve takibin devamına, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiği, hükme karşı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, iş bu kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre yapılır.İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesinin atfıyla uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın temyize ilişkin 366. maddesine göre; kıyas yoluyla uygulanacak olan istinafa ilişkin aynı Kanun’un 343/3. maddesi gereğince, istinaf yoluna başvurma tarihi konusunda, yine aynı Kanun’un 118. maddesi hükmü uygulanır. Aynı Kanun’un 118/1. maddesine göre ise; dava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılacağından, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarihte de temyiz yoluna başvurulmuş sayılır.Bununla birlikte; HMK’nın “Vekilin azli ve istifasının şekli” başlıklı 81. maddesi aynen; “Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur” hükmünü, yine aynı Kanun’un "Vekilin istifası" başlıklı 82. maddesi "istifa eden vekilin vekalet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder." hükmünü içermektedir.Bir tarafın vekilinin istifa etmesi veya azledilmesi halinde, bu istifa veya azil mahkemeye ulaşıp karşı tarafa bildirilmedikçe karşı taraf (ve mahkeme) için hüküm ifade etmez (sonuç doğurmaz). Bu nedenle vekilin istifası veya azli mahkemeye ulaşıp karşı tarafa bildirilinceye kadar, tebligat (aslında istifa etmiş veya azledilmiş olan) vekile yapılır ve bu tebligat ile süreler işlemeye başlar. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı Cilt V, Sayfa 5540).Mahkemenin ve karşı tarafın, vekillerden birinin istifası mahkemeye ve karşı tarafa bildirilmeden önce, istifa eden vekile karşı yapmış oldukları işlemler geçerlidir.(Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Altıncı Baskı Cilt II, Sayfa 1314).Yapılan açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında; ..... Noterliğinin 21.3.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı azilnamesine göre borçlu ...’in vekilleri Av. ... ile Av. ....’nun vekillikten azledikleri, Bölge Adliye Mahkemesinin 26.3.2025 tarihli kararının borçlu vekili Av. ...’ya elektronik yolla 26.4.2025 tarihinde tebliğ edildiği, işbu tebliğ tarihi itibariyle adı geçen vekilin azil veya istifasına ilişkin dosya arasında herhangi bir belge bulunmadığı, ilk kez 23.5.2025 tarihli temyiz dilekçesi ile azilnamenin sunulduğu, bu suretle adı geçen avukatın vekalet görevinin devam edeceği dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi kararına ilişkin e-tebligatın yapıldığı 26.4.2025 tarihi itibariyle Av. ...’nun vekalet görevinin yasal olarak devam ettiği görülmüştür. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu ... vekili Av. ...’ya 26.4.2025 tarihinde usul ve yasaya uygun tebliğ edilmiş olup, 23.5.2025 tarihinde borçlunun yeni vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesi süresinde değildir.Açıklanan sebeplerle, İİK’nın 364/2. maddesi ve HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun’un 352. maddesi uyarınca borçlunun temyiz başvuru talebinin SÜRE AŞIMINDAN REDDİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.