Anahtar kelimeler: Kavuşamadığını Akli Dengesini Gününün Olmadı Yıldır İstekli Kaybettiğini Geldiler Yeşil
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; 1999 yılında akli dengesini kaybettiğini, tedavi gördüğünü ancak sağlığına kavuşamadığını, 25 yıldır yeşil reçeteli çok ağır ilaçlar kullandığını, ilaçlarından herhangi birini sadece birgün dahi almadığında bilincini tamamen kaybettiğini, nöbetler geçirdiğini, dava konusu 2 44... parsel sayılı taşınmazını satma kararı aldığını, taşınmazın satılacağını öğrenen ablası olan davalı ...'nın, alıcı olduğunu söyleyerek ihbar olunan müteahhit ... ile tanıştırdığını, taşınmazına karşılık İstanbul'da bir ev ve üstüne bir miktar da nakit para verileceği, taşınmazı önce davalıya devretmesi gerektiği, alıcı müteahhite ise davalının devredeceğinin söylendiğini, kendisinin sağlık durumunu bilen davalının devirden önceki günden itibaren ilaçlarını almasını engellediğini, hastane yerine tapuya götürdüğünü, etrafında gelişen olayları anlamlandırmasının hukuken mümkün olmadığını, davalının talimatı doğrultusunda taşınmazı davalıya devrettiğini, ihbar olunan ...'un daireyi ve parayı vereceğini ifade ettiğini, ancak aradan geçen süreden sonra davalı ile anlaşamadığını, ev ve para veremeyeceğini söylediğini, davalının da taşınmazı iade etmediğini, bir daha ne davalı ne de ihbar olunan ...'un telefona çıkmadığını, bunun üzerine davalı ve ihbar olunan ... tarafından dolandırıldığını anladığını, satış sözleşmesinin mutlak butlan ile iptali, aksi halde iradesinin hile ile fesada uğratılması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerektiğini, ağır psikolojik hastalığının davalı tarafından dolandırıcılık faaliyetine araç olarak kullanıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacının oğlunun, babasının fındık bahçesini satmak istediğini söylediğini, bunun üzerine davacı ile aynı köylü olan müteahhit ... ile davacıyı görüştürdüğünü, fındık bahçesine karşılık ...'in İstanbul'dan bir daire vermesi hususunda anlaştıklarını, ancak davacı ve ailesinin İstanbul'daki daireyi beğenmeyince bu satış işleminin gerçekleşmediğini, davacının oğlunun, kendisinden taşınmazı satın almasını istediğini, taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını ve satış bedelini ödediğini, davacının akıl hastalığı bulunmadığını, iddialarının doğru olmadığını, dava dışı kardeşi...ile aralarında husumet bulunduğunu, bu sebeple ...'ın davacı ...'i dolduruşa getirdiğini ve eldeki davayı açtırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan alınan rapora göre davacının işlem sırasında fiil ehliyetine sahip olduğu, ilaçları kullanmamasının fiil ehliyetini ortadan kaldırmadığı, davacının satış işlemini tapu dairesinde yaptığı, alacağının tamamını aldığına yönelik imzasıyla satış işlemini tamamladığı, parasını alamadığını iddia eden davacının bunu ispatla mükellef olduğu, zira satış senedinin resmi evrak olup satıcı sattığını ve alacağını aldığını, alıcı da satış işlemini kabul ettiğini ve bedelini ödediğini imzası ile doğruladığı, aksinin ancak senetle ispat edilebileceği, tanıkların ödemenin ne şekilde yapıldığını bilmediklerini beyan ettikleri, davacının hukuk düzeninin tanımış olduğu ispat vasıtaları ile davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından hile hukuki nedeni bakımından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 17.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; davacının, kardeşi olan davalı ...'nın tanıdığı ihbar olunan ...'tan alacağı evin karşılığında dava konusu taşınmazını davalı ...'ya devrettiği, ne var ki ... tarafından evin verilmediği, davalı ...'nın da taşınmaz bedelini ödediğini ispat edemediği, ihbar olunan ... ve davalı ...'nın el ve iş birliği içerisinde davacıyı hileye düşürdükleri, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hile iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın değeri keşfen saptanmasına rağmen davacı tarafından harç yatırılmadığını, davacının soyut hile iddiasının davanın kabulüne gerekçe yapıldığını, dosya içerisinde davacının kandırıldığını, satış bedelinin ödenmediğini gösterir somut delil bulunmadığını, tarafların akrabası olan ...'un 30.04.2019 tarihli celsedeki beyanının ortada hile veya yanıltma olmadığını gösterdiğini, adı geçen tanığın beyanının yok sayıldığını, davacının, satmak istemediği bir taşınmazı iradesi sakatlanarak devretmesinin söz konusu olmadığını, ihtilafın satış bedelinin ödenip ödenmediği noktasında olduğunu, ister davacının iddia ettiği gibi İstanbul'da bir daire verilmek suretiyle olsun, isterse hakikatte olduğu gibi 380.000,00 TL ödenmek suretiyle olsun ortada bir satış iradesi bulunduğunu, ihtirazi kayıt olmadığı hallerde satış bedelinin ödenmemesinin taşınmazın mülkiyetinin iadesine yol açmayacağını, kaldı ki satış bedelinin tamamının davacıya ödendiğini, tarafların dava dışı ağabeyi ...'ın davalı ile aralarındaki husumet nedeniyle davacıyı dolduruşa getirip eldeki davayı açtırdığını, somut olayın özellikleri ve deliller irdelenmeksizin usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; ehliyetsizlik ve hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, ehliyetsizlik iddiası yönünden temyiz itirazı bulunmamaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'un çekişme konusu 27 parsel sayılı taşınmazını 31.08.2018 tarihinde satış suretiyle kardeşi olan davalı ...'a temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 17.586,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!