Anahtar kelimeler: Müdürdür Ortaktır Payla Münferit Azli Şer Müdürünün Esaskarar İstemli Ştinin

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVALI
: ...
VEKİLLERİ
: ...
DAVA
: Şirket Müdürünün Azli
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ
: ...
I- DAVA
1. Davacı vekili 20.12.2021 tarihli dilekçe ile davalı aleyhine şirket müdürünün azli istemli dava açmıştır. Dilekçeye göre; davacı ve davalı ... Müdürlüğünde kayıtlı ... Ltd. Şti.’nin %50’şer pay sahibi ortaktır. Davalı, şirketi münferit olarak yönetim hakkına ve temsil yetkisine sahip müdürdür.
Davacı ve davalının dava konusu şirket dışında 3 diğer şirkette de %50’şer payla ortaklığı bulunmaktadır. Davacı, 2019 yılında davalının şirketlerdeki münferit yönetim ve temsil yetkisinin müşterek olarak değiştirilmesi teklifinden sonra davalı, davacıya eşine ve çocuklarına mobbing yapmaya başlamıştır. Davacıya kar payı ödenmemektedir. Davacının şirket defterlerini ve muhasebe kayıtlarını incelemesine engel olmaktadır. Bunun dışında şirkete karşı özen ve bağlılık yükümlüğüne aykırı davranmıştır. Şirketin gelirini kendi şahsi emelleri uğrunda harcamaktadır.
Davalının görevini kötüye kullandığı ileri sürülerek şirketteki yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
II- SAVUNMA
1. Davalı vekili 13.01.2022 cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. Dilekçeye göre; davacı tarafça dava konusu şirketin feshi ve tasfiyesi istemiyle Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyası ile dava açılmıştır. Bunun dışında Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/... esas sayılı dosyası ile şirket müdürünün sorumluluğuna dayalı tazminat davası açmıştır. Bu davaların bekletici mesele yapılması gerekmektedir.
Davacı ortak, Adana 3. Noterliğinde düzenlenen 10.07.2020 tarih ... sayılı ihtarname ile şirket lehine verdiği kefaletlerin kaldırılmasını şirketin müşterisi olduğu bankalara bildirmiştir. Bu ihtarname sonrasında bankalar şirketin kredi limitlerini dondurmuş, kullandırılan kredilerin ödenmesi yoluna başvurmuş ve şirket iflas noktasına gelmiştir. Davacı ve eşi şirketi çalışmaz hale getirmeye çalışmaktadır.
Davacının şirkete ait muhasebe kayıtlarını incelemesine engel olunduğu iddiası gerçek dışıdır. Kar dağıtım yetkisi şirketin genel kuruluna aittir.
Davalı, tüm özeni göstererek şirketteki müdürlük görevini ifa etmektedir.
Taraflar arasında Adana C. Başsavcılığına intikal etmiş pek çok soruşturma dosyası mevcuttur. Bu dosyaların celbi gerekmektedir.
Davacının tek amacının şirketi yıpratarak işlemez hale getirmek olduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
III- DELİLLER
1. ... Müdürlüğünden ... sicil No.su ile kayıtlı ... Gıda Ticaret Pazarlama ve İşletmecilik Ltd. Şti.’nin sicil dosyası getirtilmiştir. Dosyadaki bilgilere göre; şirket 17.04.2012 tarihinde kurulmuştur. Şirketin 1.570.000 TL olan sermayesi her biri 62.800 adet hisseye ayrılmıştır. 13.04.2017 tarihli genel kurul kararı ile şirket yönetimine ... atanmıştır.
2. Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/... E sayılı dosyasının incelenmesinden ... tarafından fesih ve tasfiyesi istemiyle dava açıldığı görülmüştür.
3.... Gıda Ticaret Pazarlama ve İşletmecilik Ltd. Şti.’nin son 3 yıllık kurumlar vergisi beyannamesi vergi dairesinden getirtilmiştir.
4. ... Gıda Ticaret Pazarlama ve İşletmecilik Ltd. Şti. son 3 yıllık ticari defterleri, genel kurul karar defteri, yönetim kurulu karar defteri, pay defteri ibraz ettirilmiştir.
5...., ..., ..., ..., ... Bankası, ... Bankası’ndan ...’ın gönderdiği ... Gıda Ticaret Pazarlama ve İşletmecilik Ltd. Şti.’nin kredilerinin kat edilip edilmediği sorulmuştur.
... Bankası tarafından verilen █████/2022 tarihli cevapta şirketin banka nezdinde kat edilmiş herhangi bir genel kredi sözleşmesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
... Bankası tarafından verilen 20.06.2022 tarihli cevapta şirketin banka nezdinde genel kredi sözleşmesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
... Bankası tarafından verilen 06.07.2022 tarihli cevapta şirketin genel kredi sözleşmesine bağlı kredilerin kat edilmediği belirtilmiştir.
... tarafından verilen 18.07.2022 tarihli cevapta şirketin banka nezdinde genel kredi sözleşmesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
... Bankası tarafından verilen 05.07.2022 arihli cevapta şirketin banka nezdinde genel kredi sözleşmesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
6. ..., ... ve ...’tan oluşan bilirkişi kurulu tarafından 09.12.2022 tarihli rapor düzenlenmiştir. Raporda şu tespitlere yer verilmiştir:
"... Gıda Ticaret Pazarlama ve İşletmecilik Ltd. Şti.’nin 2019-2020 ve 2021 yılı yevmiye, envanter, kebir defterleri ile karar defteri, genel kurul müzakere karar defteri, ortaklar pay defteri incelenmiştir.
Davalı ... █████/2017 tarih ... sayılı genel kurul kararı ile ikinci bir karar alınıncaya kadar münferit olarak yetkili olmak üzere şirket müdürü seçilmiştir.
16.03.2013 tarih nolu kararda özetle, olağan genel kurul toplantısının yapıldığı ve 2012 yılına ait faaliyet raporu ve mali tabloların oy birliği ite'tasdik olunduğu, 2012 yılı şirket zararının orlaklara dağıtılmayarak şirket bünyesinde bırakılmasına oy birliği ile karar verildiği, şirket müdürünün oy birliği ile ibra edildiği görülmüştür.
5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 27.07.2022 tarıhli yazısında; ... Gıda Ticaret Pazarlama ve İşletmecilik Ltd. Şti.'nin kânuni adreslerinde bulunamadığı için daire tarafından 30.11.2021 tarihi itibariyle resen terk ettirildiğinin bildirildiği, işe başlama tarihinin 17.04.2012. İşi bırakma tarihinin 30.11.2021 olduğu görülmüştür.
Şirketin net dönem kar/zararı; 2019 yılı 1.859.514,75 TL brüt satışına karşın - 11.321,81 TL zarar, 2020 yılı 1.728.366,20 TL brüt satışına karşın 20.650,56 TL kar, 2021 yılı 478.851,26 TL brüt satışına karşın -129.177,69 TL zarardır.
1) Davacı ...' ın şirket ortağı olduğu, şirketin 13. 04.2017 tarih... nolu genel kurul kararı ile şirket müdürü seçilen tüzel kişi ortağının ... Şti. ve temsilcisinin davalı ... olduğu görülmüştür.
2) Sayın Mahkemenin görevlendirmesi doğrultusunda şirket müdürü olan davalının TTK m. 626 ve 632 hükmüne göre “özen, bağlılık yükümlülüğüne” aykırı eylemlerinin bulunup bulunmadığı, bu yükümlülüklere uymayarak veya haksız ftil mahiyetinde şirketi zarara uğratıp uğratmadığı tespit ve değerlendirmemiz Sayın Mahkemenin takdirine arz edilmiştir.
3) ... Ltd. Şti.'nin karlılık durumu hakkında yapılan incelemede,
2019 yılında 1.859,514,75.-TL brüt satışına karşın -1.321,81.-TT. zarar,
2020 yılında 1.728.366,20.-TL brüt satışına karşın 20.650.,56.-TL kar,
2021 yılında 478,851,26.-TL brüt satışına karşın -129.177,69.-TL zarar tespit edilmiş,
2018 Yılı net satış hasılatının 1.607.618.78.-TL olduğu, 2019 yılına ilişkin net satışının 1.858.801.79.-TL. brüt satış ve faaliyel zararının -18.980.03-TL, olağan zararının -30.634,31-TL, dönem net zararının -11.321,81.-TL olduğu, 2020 Yılma ilişkin net satışının 1.727.255,09-TL, brüt satış ve faaliyet karının 29.243.51.-TL, olağan karın 17.830,56- TL, dönem net karının 20.650,56.-TL olduğu, 2021 Yılına ilişkin net satışının -478.851,26-TL, brüt satış ve faaliyet zararının -153.766.53-TI. olağan zararın -161.662.27-TL, dönem net zararının -129,177,69.-TL olduğu,
Son üç yılda şirket satışlarının azaldığı, 2019 ve 2021 yılında zarara uğradığı görülmekte olup, davalının müdür sıfatıyla yaptığı işlemler ve eylemleriyle dava dışı şirketi zarara uğratıp uğratmadığı hususu Sayın Mahkemenin takdirindedir.
4) Özen yükümlülüğünün ihlali kapsamında yapılan incelemedeki tespitlerimiz şöyledir:
a) Davaya konu olayda davacı ve davalınım ortağı olduğu ... Ltd. Şti.'nin 2012 yılı genel kurül toplantısnın yapıldığı, Davalının müdür olarak görev yaptığı süreçte 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurul toplantılarının yapılmadığı; Bu durumda 5 yıl boyunca genel kurul toplantısının yapılmamış olmasının şirket müdürü davalı için özen yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği Sayın Mahkemenin takdirindedir.
5) Sadakat yükümlülüğünün ihlali kapsamında yapılan incelemedeki tespitlerimiz şöyledir:
Şirket müdürünün, çalışanları toplu olarak işten çıkarttığı ve tazminatlarının ödenmediği iddialarıyla ilgili, dava dışı şirketin 31.12.2021 tarih itibariyle şirketin maaş alacakları nedeniyle 42.785,42.-TL personellere borçlu olduğu, 2021 yılında toplam 24 kişinin işten ayrıldığı, personel sayısı dikkate alındığında Nisan ayında toplu olarak 17 kişinin işten ... nolu kod ile çıkartıldığı, buna rağmen ödenmemiş personel alacağının olması,
Şirket faaliyetine devam etmekte iken, ███████ döneminde elektrik su ve doğalgaz aboneliklerin kapatıldığı ve faaliyetinc ilişkin en son gelir kaydının ███████'de yapıldığı, şirketin tasfiyesine ilişkin alınan her hangi bir karar olmamasına rağmen, 5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce 30.11.2021 tarihi itibariyle resen terk ettirildiği (faaliyetinin sona erdiği). bu durumların şirkete bağlılık noktasında, davalının şirket müdürü temsilen sadakat yükümlülüğünü ihlal edip etmediği hususunda takdir Sayın Mahkemenindir."
IV- GEREKÇE
1. TTK’nin ilgili hükümleri şu şekildedir:
MADDE 625- (1) Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidir. Müdürler, aşağıdaki görevlerini ve yetkilerini devredemez ve bunlardan vazgeçemezler:
(...)
g) Genel kurul toplantısının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi.
Madde 626- (1) Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır.
(2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.
(3) Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir.
Madde 630- (1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.
(2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.
(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.
(4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır.
2.TTK’nin 623-632 maddelerinde limitet şirketlerin yönetim ve temsili düzenlenmiştir. Buna göre; şirketin yönetimi ve temsili şirket sözleşmesi ile düzenlenir. Şirket sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilir. En azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekmektedir. Müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidir. Müdürlere yönetim ve temsil amacıyla verilen yetkiye paralel olarak şirket ve ortakların menfaatlerinin korunması amacıyla yükümlülükler de getirilmiştir. Bunlar;
a- Özen yükümlüğü
b- Dürüstlük kuralı çerçevesinde şirket menfaatlerini gözetme yükümlüğü
c- Şirkete bağlılık
d- Şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunmama yükümlüğü
Olarak sıralanabilir.
TTK'nin 630.maddesi uyarınca müdürleri görevden alma veya yönetim hakkı ve temsil yetkisini sınırlama yetkisi genel kurula aittir. Bununla birlikte her ortağa haklı sebeplerin varlığı halinde yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilme hakkı verilmiştir. Kanunda haklı sebepler; yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte kanunda "haklı neden" olarak belirtilen bu sebeplerin sayılı olarak düzenlenmediğini belirtmek gerekmektedir.
3.1 Son üç yılda şirket satışlarının azaldığı, 2019 ve 2021 yılında zarara uğradığı görülmekte olup, davalının müdür sıfatıyla yaptığı işlemler ve eylemleriyle şirketi zarara uğratmak suretiyle TTK m. 626 ve 632 hükmüne göre özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı kanaatine varılmıştır.
3.2 Şirket müdürünün, çalışanları toplu olarak işten çıkarttığı ve tazminatlarının ödenmediği iddialarıyla ilgili olarak, şirketin 31.12.2021 tarih itibariyle şirketin maaş alacakları nedeniyle 42.785,42.-TL personellere borçlu olduğu, 2021 yılında toplam 24 kişinin işten ayrıldığı, personel sayısı dikkate alındığında Nisan ayında toplu olarak 17 kişinin işten ... nolu kod ile çıkartıldığı, buna rağmen ödenmemiş personel alacağının bulunduğu, şirket faaliyetine devam etmekte iken, ███████ döneminde elektrik su ve doğalgaz aboneliklerin kapatıldığı ve faaliyetine ilişkin en son gelir kaydının ███████'de yapıldığı, şirketin tasfiyesine ilişkin alınan her hangi bir karar olmamasına rağmen, 5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce 30.11.2021 tarihi itibariyle resen terk ettirildiği (faaliyetinin sona erdiği), haklı sebep bulunması veya şirketin menfaati bakımından gerekli olması halinde gerekli tedbirlerin alınabileceği ancak bundan sonraki eylemlerin şirketin faaliyetine devam etmesini sağlayacak başka kararlarla desteklenmesi gerektiği, olayların seyri nazara alındığında, şirketin faaliyetinin devamı için gerekli önlemleri almayan davalının özen yükümlülüğünü ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.
3.3 "Somut olayda, davalı şirket müdürünün göreve geldiği 2009 yılından işbu davanın açıldığı 2016 yılına kadar yapılması zorunlu olanlar da dahil olmak üzere genel kurul toplantılarını yapmadığı uyuşmazlık konusu değildir. TTK’nın 626. maddesinde, müdürlerin görevleri yerine getirirken gerekli olan tüm özeni göstermekle yükümlü oldukları belirtilmiş olup, aynı Kanun’un 630/3. maddesinde de müdürün özen yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal etmesinin azli için haklı sebep sayılacağı düzenlenmiştir. Azlık pay sahiplerinin mahkemeye müracaatla genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep edebilecek olmaları uzun yıllardır toplantı çağrısında bulunmayan davalı müdürün bu konudaki sorumluluğunu ve ağır kusurunu ortadan kaldırmaz. Aynı hususlar ortakların şirket yönetiminden bilgi alma haklarının sürekli ihlali halinde de söz konusudur. Şu halde, görevde bulunduğu 7 yıllık süreçte en temel vazifelerinden olan genel kurulun toplantıya çağrılması şeklindeki görevini yerine getirmeyen, bu husustaki özensizliği ve ihmali sürekli hale gelmiş davalı müdürün azline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 11.HD, 09.11.2020 T, ████████ E, █████████ K)
Şirketin 2017-2018-2019-2020-2021 yıllarına ait genel kurul toplantılarının yapılmadığı, Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 T, 2021/... E ve 2021/... K sayılı ilamı uyarınca olağanüstü genel kurulun █████/2021 tarihinde yapılması karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, göreve geldiği █████/2012 tarihinden bu yana görev süresinin uzatılmasına ilişkin █████/2017 tarihli genel kurul dışında, en temel vazifelerinden olan genel kurulun toplantıya çağrılması şeklindeki görevini yerine getirmeyen, bu husustaki özensizliği ve ihmali sürekli hale gelmiş davalı müdürün ağır kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
3.4 Dava dışı şirketin 2019 yılında 1.859,514,75.-TL brüt satışına karşın -1.321,81.-TT. Zarar, 2020 yılında 1.728.366,20.-TL brüt satışına karşın 20.650.,56.-TL kar, 2021 yılında 478,851,26.-TL brüt satışına karşın -129.177,69.-TL zarar tespit edilmiş olup, kural olarak ticari faaliyette bulunan şirketin kar veya zarar etmesi mümkün olmakla beraber, somut olayda şirketin iyi yönetilmediği kanaatine varılmıştır.
4. Sonuç itibariyle; davalının müdür olarak görev yaptığı uzun dönem süresince şirkete karşı özen yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ettiği, bu itibarla davacı tarafın istemi haklı nedene dayandığından davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.
Şirket müdürünün yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin karar, hükmün kesinleşmeyle sonuç doğuracaktır. Bundan sonraki süreçte şirket yönetim organının seçimi TTK'nin 616.maddesi uyarınca şirket genel kuruluna aittir. Dolayısıyla hükmün kesinleşmesinden sonra şirket müdürünün genel kurul tarafından atanması gerekmektedir. Şirketin, yönetim organını oluşturamaması durumunda TMK'nin 427.maddesi uyarınca kayyım atanması durumu bu süreçten sonra istenebilecek bir haldir. Bu nedenle davacı tarafın ihtiyati tedbir yoluyla şirkete kayyım atanması istemi reddedilmiştir.
V- KANUN YOLLARI
6100 sayılı HMK'nin 341.maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 17.830,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut olayda, mahkememizdeki dava değere ilişkin olmadığından hükme karşı tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır.
İstinaf talebinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer asliye ticaret mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılması gerekmektedir.
H Ü K Ü M
1-... Müdürlüğünde ... sicil No.su ile kayıtlı ... Gıda Ticaret Paz. ve İşl. Ltd. Şti müdürü ...’ın TTK 630/2 maddesi uyarınca şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin kaldırılmasına. Karar kesinleştiğinde kararın ... Müdürlüğünde tescil ve ilanına,
2-Alınması gereken 179,90 TL ilam harcından, 59,30 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 120,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harcı olmak üzere toplam 118,60 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harcaması yapılan 16 tebligat gideri 136,00 TL, kep ücreti 2,10 TL ve bilirkişiler ücreti 7.500,00 TL olmak üzere toplam 7.638,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından harcaması yapılan 9,75 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!