Anahtar kelimeler: İdava Kalp Özürlü Yıldır Ameliyatı Malul Kaybının Bağkur Emeklilik Rapora

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 08.07.1987 tarihinden itibaren 26 yıldır Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, kalp ameliyatı olmasından sonra ... Devlet Hastanesinden aldığı özürlü sağlık kurulu raporunda %70 oranında malul olduğunun tespit edildiğini, bu rapora dayanarak 08.06.2012 tarihinde davalı Kuruma emeklilik başvurusunda bulunduğunu ancak davalı Kurumca 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesine dayalı olarak %60 oranında çalışma gücü kaybının olmadığından bahisle emekli olamayacağı yönünde karar bildirildiğini, verilen kararın usulsüz olduğundan bahisle itiraz bulunduğunu, bu itirazına da ret cevabı verildiğini belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla Kurum işleminin iptali ile müvekilinin emeklilik hakkının tespitinin yapılarak kendisine emeklilik aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili Mahkemede açılmadığın ... Tıp Fakültesine Hastanesinden, ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi ve Yüksek Sağlık Kurulu kararı ile çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiğini, bu nedenle müvekkili Kurum tarafından davacıya malullük aylığı bağlanamadığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2019 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki dosyada; İlk Derece Mahkemesince, uyuşmazlığın davacıya 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesi kapsamında maluliyeti nedeni ile yaşlılık aylığı bağlanması talebi olarak nitelendirildiği, bu nitelendirmeye ve davacının sigortalılık süresinin 4/b kapsamında olduğunun kabul edilmesine rağmen, davacıya 506 sayılı Kanun'un 60/c (b alt bendi) ve geçici 87. madde kapsamında yaşlılık aylığı bağlanmasına hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca , “davacının 08.06.2012 tarihli dilekçesi ile 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesine göre maluliyet aylığı talebinde bulunduğunu” belirten Kurum yazısı dışında, davacının yaşlılık aylığı tahsis talebine dair tahsis talep dilekçesi görülemediğinden, talep dilekçesi araştırılmaksızın; yine Kurum tarafından 07.11.2014 tarihli yazı ile “davacıya 28.02.2014 tarihli tahsis talebine istinaden 01.03.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı” bildirildiğinden ilgili tahsis dosyası getirtilip incelenmeksizin; davacının 4/a ve 4/b kapsamındaki sigortalılık süresi dikkate alındığında, 5510 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 2. fıkrası ve aynı kanunun Geçici 6,7,9 ve 10.maddeleri de gözetildiğinde, öncelikle davacı dinlenmek süretiyle talebi netleştirildikten sonra somut olayda 1479 sayılı Kanun'un tahsise dair hükümleri dikkate alınarak aylık koşullarının irdelenmesi gerektiği hususu gözetilmeksizin karar verilmesi hatalı bulunmuştur.Yapılacak iş, Adli Tıp 2. Üst Kurulundan çelişkileri giderecek şekilde rapor alınarak, davacının tahsis talep tarihindeki özürlülük oranını tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlemek ve yukarıda belirtilen hususlara uygun olarak araştırma yaptıktan sonra, davacının 4/a ve 4/b kapsamındaki sigortalılık sürelerini dikkate alarak 5 06... sayılı Kanun'ların tahsise dair hükümleri ayrı ayrı irdelenip davacının tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığı şartlarını haiz olup olmadığını belirleyerek sonucuna göre hüküm kurmaktan ibarettir.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacı ...'ın 0...0 Bağ-Kur numarası ile 01.09.1986-05.06.1987 tarihleri arasında 274 gün askerlik borçlanması, 08.07.1987-23.12.2011 tarihleri arasında 24... ay 16 gün (8806 gün), 04.05.2012-28.02.2014 tarihleri arasında 658 gün, olmak üzere toplam 97 38... /1.b.4 (Esnaf Bağ-Kur) prim ödeme gün sayısı bulunduğu, 24.12.2011-03.05.2012 tarihleri arasında 1 13... /1.a (SSK) prim ödeme gün sayısı bulunduğu davacı ...’ın 08.06.2012 tarihi itibariyle 08.07.1987-23.12.2011 tarihleri arasında 24... ay 16 gün (8806 gün) 4/1.b (Bağ-Kur) + 24.12.2011-03.05.2012 tarihleri arasında 1 13... /1.a (SSK) olmak üzere toplam 8919 gün prim ödeme gün sayısı bulunduğu, Davacı ...’ın Adli Tıp İkinci Üst Kurulu 10.10.2024 tarih ve 2324 sayılı kararı ile, “…07.06.2012 tarihindeki engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranının % 69 (yüzdealtmışdokuz) olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.” kararı verildiğinden, diğer bir ifade ile Meslekte Kazanma Gücünün % 69 kaybettiği anlaşıldığından 5 06... sayılı Kanun'ların tahsise dair hükümleri gereğince davacının tahsis talep tarihinde yaşlılık aylığı şartlarını haiz olduğu anlaşılmış olup maluliyet aylığını talep ettiği 08.06.2012 tarihini takip eden ay başı olan 01.07.2012 tarihinden başlamak kaydıyla maluliyet aylığı bağlanmasına aksine Kurum işleminin iptaline...", dair karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi haksız olup usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece bozma kararındaki eksiklikler giderilmeden yasaya, usule ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak, eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğini, Kurumun hiçbir şekilde dava açılmasına sebep olmadığından dava sonucunda yargılama giderleri ile vekalet ücretine Kurum açısından hükmedilmemesi gerektiğini, bu yönde verilen karar da haksız olup, usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.