Anahtar kelimeler: Ahır Projeye Konulu Altyapı Hakedişten Hakedişlerin İnşaatı Yazim Çevre Eser

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ███████
T.C.ANKARA12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R...DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirketlerin oluşturduğu ... İş Ortaklığı arasında █████/2022 tarihinde "... adet ahır inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işi" konulu bir eser sözleşmesi imzalandığını, alt yüklenici olan müvekkilinin sözleşme kapsamındaki "..." işçiliklerini süresi içerisinde ve projeye uygun olarak tamamladığını, davalı işveren tarafından 1, 2, 3 ve 4 numaralı hakedişlerin ödendiğini ancak 5 numaralı hakedişten 98.888,67 TL, 6 numaralı hakedişten 184.223,80 TL ve 7 numaralı hakedişten 175.990,22 TL olmak üzere toplam 459.102,69 TL bakiye hakediş alacağının ödenmediğini, bu alacağın tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalıların haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalıların itirazlarında borcu ödememek için geçerli bir sebep sunamadıklarını, itirazın sırf takibi uzatmak amacıyla yapıldığını ileri sürerek, davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı .... yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının edimlerini sözleşmeye ve mevzuata aykırı, eksik ve kusurlu olarak yerine getirdiğini, bu hususların █████/2023 tarihli "Taşeron Firma Genel Raporu" ile tespit edildiğini, raporda davacının kullanması gerekenden %9 daha az demir kullandığı, zimmetinde 28,29 ton demirin eksik olduğu, grobeton uygulamasında kalıp kullanmadığı gibi birçok eksik ve ayıplı imalatın bulunduğunu, davacının işi zamanında teslim etmediği gibi yeterli ekipman ve çalışan da bulundurmadığını, bu nedenle ...'den uyarı alınmasına ve ticari itibarının zedelenmesine neden olduğunu, davacının sunduğu hakediş tutanaklarında iş ortaklığının kaşe ve imzasının bulunmadığını, davacının edimini tam olarak ifa etmediği için TBK'nın 97. maddesi uyarınca karşı edimi talep edemeyeceğini, aksine davacının iş ortaklığına borçlu olduğunu, sözleşmenin 17. maddesi uyarınca davacıya cezai şart faturası kesildiğini ve davacının bu faturayı kabul ettiğini, ayrıca müvekkili ile diğer davalı .... arasında imzalanan █████/2022 tarihli iş birliği sözleşmesinin 3.11. maddesi gereği üçüncü şahısların alacaklarından diğer davalı ....'nin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.Davalı ....'nin kurduğu iş ortaklığının davacı ile alt yüklenici sözleşmesi imzaladığını, ancak davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek işi tamamlamadan █████/2016 tarihinde şantiyeyi terk ettiğini, bu nedenle sözleşmenin 17. maddesi uyarınca 642.338,90 TL cezai şart uygulandığını ve sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının iddia ettiği gibi bir alacağı bulunmadığını, aksine ticari defter kayıtlarına göre davacının iş ortaklığına 536.163,74 TL borçlu olduğunu, davacının █████/2023 tarihli cezai şart faturasını kabul ettiğini ve iade etmediğini, davacının sadece 5 adet hakediş düzenlediğini ve bu bedellerin tamamının ödendiğini, ödenmeyen onaylı bir hakedişi bulunmadığını, davacının sözleşmeye aykırı olarak ve izinsiz şekilde depodan malzeme aldığını, bu eylemlerinin tutanak altına alındığını ve cezai sorumluluğunun da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.DELİLLER
: Arabuluculuk son tutanağı, ... Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanan █████/2022 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi, hakediş raporları, tarafların ticari defter ve kayıtları, davalı iş ortaklığı tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli cezai şart faturası, █████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu, █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu, █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu ikinci ek raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hakediş alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesinde eser sözleşmesi;“Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır.Bir sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için sözleşme yapmaya ehil (ehliyet) olanlar arasında, öneri ve kabulün gerçekleşmesi, yani tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları (tarafların anlaşması), sözleşme içeriği ve amacının kanunda kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi tutulmamış yani yasaklanmamış (meşru içerik) ve sözleşmenin kanunda öngörülen biçimi varsa buna uyularak (şekil) yapılması sözleşmenin genel unsurlarıdır.Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.Eser sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Ayrıca niteliği itibariyle sürekli bir sözleşme olmayıp ani edimli bir sözleşmedir.Bu sözleşmenin unsuru olan meydana getirilecek eser, aynı zamanda sözleşmenin konusunu oluşturur. Ayırt edici diğer bir temel unsuru ise bedeldir. Meydana getirilecek bir sonuç bulunmasına rağmen bedel ödenmeyeceği kararlaştırılmış ise eser sözleşmesinin varlığından söz edilemez. Bedel, eser sözleşmesinin unsuru ise de tarafların anlaşırken bedeli kararlaştırmamış olmaları sözleşmenin kurulmasına etki etmez. Taraflar kararlaştırmamış olsa da bedel ödeneceğini taraflar biliyor veya bilmesi gerekiyor ise eser sözleşmesinin bulunduğu yine kabul edilecektir.Eser sözleşmesinin konusu, meydana getirilmesi istenen sonuçtur. İstenen sonuç, bir şeyin yapılmasına ilişkin olabileceği gibi, ortadan kaldırılmasına, iyileştirilmesine veya montajına ilişkin de olabilecektir. Diğer bir ifadeyle baştan yeni bir eser meydana getirilmesine ilişkin olabileceği gibi mevcut bir eserde yapılacak değişiklik veya ilavelerle farklı bir hâle getirilmesine de ilişkin olabilir.Eser sözleşmesi tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları ile kurulur ve sözleşmenin geçerliliği kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı değildir.(...Davacı ile davalıların oluşturduğu ... konulu bir eser sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşmeye konu iş tamamlanmasına karşın 5 numaralı hakedişten 98.888,67 TL, 6 numaralı hakedişten 184.223,80 TL ve 7 numaralı hakedişten 175.990,22 TL olmak üzere toplam 459.102,69 TL bakiye hakediş alacağının ödenmediğinden bahisle ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığı, davalıların borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacının yasal süresinde itirazın iptali istemi ile huzurdaki davayı açtığı anlaşılmıştır....'dan oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli raporda, davalı iş ortaklığının ticari defterleri incelenerek, davacı tarafından düzenlenen toplam 1.553.982,33 TL tutarında 5 adet faturanın kayıtlarda yer aldığı, davalı tarafından davacıya 1.377.681,60 TL ödeme yapıldığı ve davalı tarafından davacıya 642.338,90 TL tutarında "Sözleşme Cezai Şart Bedeli" açıklamalı bir fatura düzenlendiği belirtilerek, cezai şart faturasının kabulü halinde davacının davalıya 466.038,17 TL borçlu olduğu, kabul edilmemesi halinde ise davacının davalıdan 176.300,73 TL alacaklı olduğu; ayrıca davacının edimini tam ve gereği gibi tamamlayıp tamamlamadığının tespiti için idare hakedişleri, geçici ve kesin kabul tutanakları gibi eksik belgelerin dosyaya sunulması gerektiği bildirilmiştir.Eksik belgeler tamamlandıktan sonra aynı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ek raporda, dosyaya sunulan 1 ila 7 numaralı tüm hakedişler değerlendirilerek, davacının toplam 1.913.538,21 TL tutarında iş yaptığı, yapılan 1.377.681,60 TL ödeme mahsup edildiğinde davacının 535.856,61 TL bakiye alacağı bulunduğu, ancak davacının icra takibindeki talebiyle bağlı kalınarak asıl alacağın 458.444,55 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, davalılarca düzenlenen cezai şart faturasının dayanağının tespit edilemediği, bu nedenle mahsup edilip edilmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.Aynı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli ikinci ek raporda, önceki rapordaki tespitler tekrar edildikten sonra faiz hesabı yapılmış, davacının gönderdiği █████/2023 tarihli ihtarnamenin █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği ve tanınan 7 günlük süre sonunda davalıların █████/2023 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihten takip tarihi olan █████/2023 tarihine kadar hesaplanan işlemiş yasal faiz tutarının 5.991,18 TL olduğu, davacının takipte talep ettiği 20.987,24 TL işlemiş faizin 14.996,06 TL'lik kısmının fahiş olduğu bildirilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ...Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanan █████/2022 tarihli alt yüklenicilik sözleşmesi, hakediş raporları, tarafların ticari defter ve kayıtları, mahkememizce hükme esas alınan █████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu, █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ve █████/2025 tarihli bilirkişi kurulu ikinci ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davacının bu sözleşme kapsamında yaptığı işler karşılığında bakiye alacağı olduğu iddiasıyla davalılar aleyhine icra takibi başlattığı, davalıların ise davacının edimini ayıplı ve eksik ifa ettiğini, bu nedenle alacağı bulunmadığı gibi kendilerine borçlu olduğunu ve cezai şarta tabi olduğunu savunarak takibe itiraz ettikleri, mahkememizce uyuşmazlığın çözümü için aldırılan bilirkişi kurulu raporları ve ek raporlarının dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve gerekçeli olduğu anlaşıldığından hükme esas alındığı, son ek raporda belirtildiği üzere, dosyaya sunulan 1 ila 7 numaralı hakedişler incelendiğinde davacının toplam 1.913.538,21 TL tutarında imalat yaptığı, davalılarca yapılan 1.377.681,60 TL ödeme düşüldüğünde davacının 535.856,61 TL bakiye alacağı bulunduğu, ancak davacının icra takibinde 459.102,69 TL asıl alacak talep ettiği ve HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlılık ilkesi gereği davacının talebini aşar şekilde hüküm kurulamayacağından, asıl alacak yönünden itirazın 458.444,55 TL üzerinden iptaline karar vermek gerektiği (bilirkişi raporunda 6 nolu hakedişe ilişkin talepte 658,14 TL fazlalık tespit edildiğinden bu miktar tenzil edilmiştir), davalıların, davacının işi ayıplı ve eksik yaptığına dair iddialarını, bu ayıpların üçüncü kişilere ne bedelle yaptırıldığına ilişkin somut delillerle (kesin kabul tutanağı, eksik işler listesi, üçüncü kişilere yapılan ödeme belgeleri vb.) ispatlayamadıkları, davalılarca düzenlenen 642.338,90 TL'lik cezai şart faturasının dayanağının da dosya kapsamında kanıtlanamadığı, TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca faturaya süresinde itiraz edilmemesinin yarattığı karinenin aksi ispat edilebilir adi bir karine olduğu ve davacının bu davayı açarak faturanın dayandığı borç ilişkisine itiraz etmek suretiyle bu karineyi çürüttüğü, ispat yükü kendilerine geçen davalıların ise cezai şartın koşullarının oluştuğunu ispatlayamadıkları, bu nedenle cezai şart faturasının mahsubu talebinin yerinde görülmediği, faiz alacağı yönünden ise, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalıların █████/2023 tarihinde temerrüde düştüğü ve takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz alacağının 5.991,18 TL olduğu, bu miktara yönelik itirazın iptali, fazlaya ilişkin faiz talebinin ise reddi gerektiği, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması nedeniyle davacının icra inkâr tazminatı talebinin koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,-... esas sayılı takip dosyasında 458.444,55 TL asıl alacak ve 5.991,18 TL işlemiş faiz alacağına davalı borçlular tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,3-Kabul edilen 464.435,73 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 31.725,60 TL karar ve ilam harcından 7.840,33 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 23.885,27 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 7.840,33 TL peşin harç, 76,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.186,98 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının karşıladığı 194,25 TL tebligat gideri, 16.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.694,25 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 16.149,90 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 544,35 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 104,34 TL'sinin davacıdan, 3.095,66 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 464.435,73 TL üzerinden takdir edilen 73.665,36 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 15.654,20 TL üzerinden takdir edilen 15.654,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026...¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır