Anahtar kelimeler: Esaskarar Rücuen Düşen Katip Müracaat Yaptıklarını Adana Ödenmemesi İşçilik Bedel

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C.ADANA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████HAKİM
: ...KATİP
: ...DAVACI
: ...VEKİLLERİ
: ...DAVALI
: 1- ...VEKİLİ
: ...DAVALI
: 2- ...DAVA
: Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2023GEREKÇELİ KARARINYAZILMA TARİHİ
: ...Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ...'nin işçilik alacaklarının tahsili için müvekkili kuruma müracaat ettiğini, işçi ile yapılan anlaşma sonucu █████/2019 tarihinde 7.643,17 TL ve █████/2019 tarihinde 13.000,00 TL ödeme yaptıklarını, davalı şirketlerce herhangi bir bedel ödenmemesi sebebiyle ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğuna düşen 11.850,71 TL'nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ... Özel Güvenlik vekili █████/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava konusu tazminat talepleri hakkında zaman aşımı def'inde bulunduklarını, rücua konu işçilik alacaklarının neye dayanarak ödendiği ve hangi alacak kalemlerini kapsadığının belirsiz olduğunu, davacı kurum ile müvekkil arasında alt-asıl işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, alt-asıl işveren ilişkisini kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin yalnızca kendi dönemindeki alacaklardan sorumlu olduğunu, dava dışı işçiye yapılan ödemenin tümünden müvekkil şirketin sorumlu olmadığını, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işçilik tazminatı ödemesi sebebiyle davalılardan rucüen alacaklı olup olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususunda toplandığı anlaşılmıştır.Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.Dava konusu alacak talebi hakkında bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi ...'in █████/2022 tarihli raporunda özetle; dava dışı işçi ... ile ilgili olarak davacı kurum ve bağlı alt işverenler nezdinde yapılan çalışma süreleri karşılığı olarak yapılan kıdem tazminatı hesaplaması sonucunda ... Güvenlik.. Ltd.Şti.'nin 6.666,70 TL, ... Özel.. Ltd.Şti.'nin 5.207,50 TL tatarların rücuen tazminin talep edilebileceğini, dosya arasında davalılardan dava öncesi rücu talebine ilişkin tebliğ evrakı bulunmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihi hususunda takdirin mahkemede olduğunu ropar etmiştir.Davacı vekili ile davalı ... Özel...Ltd.Şti. vekilinin işbu hesap raporuna ayrı ayrı itiraz ve beyan dilekçesi sunmuş oldukları, tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için dosya yeniden önceki bilirkişiye tevdi edilmiştir.Bilirkişi ... █████/2022 tarihli ek raporunda özetle; dava dışı işçi ...'nin davacı kurum ve bağlı alt işverenler nezdinde çalışma süreleri karşılığı toplam kıdem tazminatının 16.005,55 TL olduğunu, işbu tutarın 4.131,35 TL'sinin dava dışı ... Personel.... A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu, davalılarla ilgili çalışma sürelerinin karşılığı kıdem tazminatı tutarının toplam 11.874,20 TL olduğunu, bu tutarın ... Güvenlik...Ltd.Şti'den 6.666,70 TL'sinin, ....Özel...Ltd.Şti.'den 5.207,50 TL'sinin rücuen tazminin talep edilebileceğini, sorumluluğa ilişkin çalışma sürelerinin SGK kaydı uyarınca tespit edildiğini, dosya arasında davalıdan dava öncesi rücu talebine ilişkin tebliğ evrakı bulunmadığını, faiz türü hususunda takdirin mahkemede olduğunu rapor etmiştir.4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, mahkemece “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler'' rücu davalarında hükme esas alınamaz.Değinilmesi gereken bir başka nokta ise alt işverenlerin sorumlu oldukları dönemlere ilişkin hesaplama yapılırken hangi tarihteki ücretlerin esas alınması gerektiğidir. Asıl işveren, iş mahkemesi ilamı gereğince işçilik alacaklarını iş akdinin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödemekte olup, iş mahkemesi ilamındaki usul ve hesaplamalar doğrultusunda alt işverenlerden rücu isteminde bulunabilir. (Bkz. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 03.12.2015 tarih, ██████████ E., ██████████ K.)Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; aslolan işçiyi çalıştıran alt işverenin işçilik haklarını işçiye ödemiş olmasıdır. Ancak işçi ödenmemiş işçilik alacaklarını alt işveren ile birlikte üst işverenden de talep edilebilir. Alt işverenin ödemediği işçilik alacaklarını ödeyen üst işveren, işçiye ödediği miktarla sınırlı olmak üzere, alt işverenlere rücu edebilir. Rücu miktarı alt işverenler bakımından ayrı ayrı tespit edilmelidir. Bu rücu işçinin çalıştığı dönem ve bu döneme tekabül eden ve işçiye ödenen ücretle sınırlıdır. Olayımızda alt işverenlerin işçiye işçilik alacaklarını ödemedikleri ve bu meblağın üst işveren tarafından ödendiği tartışmasızdır. Üst işveren konumunda olan davacı işçiye ödediği meblağın alt işverenden tahsilini talep etmektedir. Hukuki problem davacı üst işverenin alt işverenler yerine ödediği miktarın tespiti ve hangi tarihten itibaren faiz isteyebileceği konusunda toplanmaktadır. Dava dilekçesinde işçiye yapılan ödemelerden toplam 11.850,71 TL'sinden davacının sorumlu olmadığı, bu meblağdan davalıların sorumlu olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamına alınan bilirkişi ek raporda, davalılarla ilgili çalışma sürelerinin karşılığı kıdem tazminatı tutarının toplam 11.874,20 TL olduğu, bu tutarın ... Güvenlik...Ltd.Şti'den 6.666,70 TL'sinin, ... Özel...Ltd.Şti.'den 5.207,50 TL'sinin rücuen tazminin talep edilebileceği, talepten fazlası değerlendirilerek maddi hata yapıldığı anlaşıldığından mahkemece bu durum resen değerlendirilerek davalı ... Güvenlik...Ltd.Şti'den 6.653,50 TL tahsili ile █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, ... Özel...Ltd.Şti.'den 5.197,21 TL tahsili ile █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR
:1-Davanın KABULÜ ile,a) 6.653,50 TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... Güvenlik Koruma Hizmetleri Ltd.Şti'den alınarak davacıya verilmesine,b) 5.197,21 TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalı ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hiz.Ltd.Şti'den alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gereken 809,52 TL karar ve ilam harcından, 202,39 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 607,13 TL harcın davalılardan tahsili (bu miktarın 353,30 TL'sinden davalı ... Güvenlik Koruma Hizmetleri Ltd.Şti 'nin, 253,83 TL'sinden davalı ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hiz.Ltd.Şti.'nin sorumlu tutulmasına) tahsili ile hazineye irat kaydınaile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 202,39 TL peşin harcın davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,4-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında taraf sayısına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,5-Davacı lehine göre hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından harcaması yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 19 tebligat gideri 475,50 TL, 1 müzekkere gideri 0,60 TL (kep) , bilirkişi ücreti 750,00 TL olmak üzere toplam 1.285,40 TL yargılama giderinin davalılardan ( bu miktarın 721,75 TL'sinden davalı ... Güvenlik Koruma Hizmetleri Ltd.Şti 'nin, 563,65 TL'sinden davalı ... Özel Güvenlik Koruma ve Eğitim Hiz.Ltd.Şti.'nin sorumlu tutulmasına) alınarak davacıya verilmesine,7-HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda miktar yönünden KESİN olmak üzere karar verilerek açıkça okunup anlatıldı.Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır