Anahtar kelimeler: Münasebette Ham Satımdan Binaen İzah Satım Doğduğunu İlişkiye Yazildiği Satışı

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ham madde alım satım işleri ile ilgili olarak ticari faaliyette bulunduğunu, bu ticari faaliyetleri kapsamında davalı ile ticari münasebette bulunduğunu, davalıya ham madde satışı yaptığını, taraflar arasındaki izah edilen ticari ilişkiye binaen davalının davacı müvekkili şirket nezdinde 30.347,85-TL borcu doğduğunu, tüm görüşmelere rağmen borcun ödenmediğini, ödenmeyen borcun tahsili için borçlu aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dava dosyasından icra takibi yapıldığını ancak borçlunun haksız olarak itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, halihazır durumu ile borcun halen ödenmemiş olduğundan huzurdaki davayı açma zarureti doğduğunu iddia ederek; borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın alacaklı olduğundan bahisle davalı müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile davalı şirketin .... Mah. .... Sk. No:12-14 Bağcılar-İstanbul adresine üzerinde davalı müvekkilinin ... Mh. 700. Sk. No:12-14 Bağcılar-İstanbul adresi yazan iki adet fatura fotokopisini dayanak yaparak ilamsız icra takibine dayalı ödeme emri gönderdiğini, davalı şirket yetkilisinin ise süresi içinde icra dairesine giderek alacaklı görünen kişiye borçlu olmadığından bahisle icra takibine itiraz ettiğini, davalı müvekkilinin borca itirazı neticesinde takibin durması üzerine davacı tarafın arabulucuya başvurduğunu ve arabuluculuk ile ilgili evrakın dahi davalı şirketin .... Mh. 700. Sk. No:12-14 Bağcılar-İstanbul adresine tebliğ edildiğini, ilk toplantının 18.10.2019 günü yapıldığını, 28.10.2019 gününe ertelenen toplantının davacı vekilinin toplantıya katılmayacağını arabulucuya beyan etmesi neticesinde görüşmelerin sonlandırıldığını ve anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibine dayanak yapılan faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediği gibi, bu faturalarda yer alan ürünlerin dahi müvekkili şirkete teslim edilmediğini, faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini gösteren bir kayıt olmadığı gibi, faturalarda dökümü olan ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğine dair dosyaya sunulmuş herhangi bir irsaliye de bulunmadığını, davalı müvekkili şirketin önceki satın almalarında malların hep irsaliye karşılığında ve muhakkak imzalanarak teslim alındığını, ayrıca gönderilen malları taşıyan nakliye şirketinin de malları teslim ettiğine dair teslimat evrakı imzalattığını, oysaki davaya konu faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini gösteren bir delil olmadığı gibi, faturalara ait malların teslim edildiğini gösteren bir teslimat kaydı da bulunmadığını, çünkü dava konusu faturalarda yazan malların hiçbir zaman müvekkili şirkete teslim edilmediğini, esasında davacı tarafın müvekkili şirketin sipariş bile etmediği malları, teslim etmiş gibi yaparak haksız tahsilat yapmaya çalıştığını, defter kayıt ve belgeleri incelendiğinde teslim almış oldukları malların ödemelerinin gecikmeksizin öncelikle müşteri çekleri ile kalan az miktardaki bakiyelerin ise vade farkları ile birlikte nakit olarak banka hesaplarına ödendiğinin görüleceğini savunarak; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
KALDIRMA KARARI ÖNCESİ YARGILAMA VE GEREKÇE:
Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş davacının ticari defter ve belgeleri yönünden SMMM .... 'tan alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında mal alışverişine dayandığı ticari bir ilişki bulunduğu ve ilişkinin cari hesap şeklinde işlediği davalının davacıyla arasındaki ilişkinin mal alışverişinden kaynaklandığı ve █████/2019 tarihi itibariyle davacının davalıdan 30.347,85-TL alacaklı olduğunu belirtmiştir.
Mahkememizin .... Esas █████/2021 tarih ve ... Sayılı kararı ile;"...Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş davacının ticari defter ve belgeleri yönünden SMMM .... 'tan alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının 2019 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasında mal alışverişine dayandığı ticari bir ilişki bulunduğu ve ilişkinin cari hesap şeklinde işlediği davalının davacıyla arasındaki ilişkinin mal alışverişinden kaynaklandığı ve █████/2019 tarihi itibariyle davacının davalıdan 30.347,85-TL alacaklı olduğunu belirtmiştir. Takip konusunun davacının davalıya düzenlemiş olduğu 1 adet toplamda 21.380,00-TL tutarlı faturalardan kaynaklı olduğu, celp olunan BA formunda düzenlenen faturanın davalının vergi dairesine bildirildiği anlaşılmakla, davalının teslim almış olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu rapor davalı tebliğ edilmesine rağmen 2 haftalık sürede herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Hal böyle olunca her iki taraf da tacir olmakla resmi ticari defter kayıtlarına itibar edilerek..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARI SONRASI YARGILAMA VE GEREKÇE:
Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyasından verilen █████/2021 tarihli kararı, davalı vekili tarafından İSTİNAF edilmiş ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... Esas █████/2024 tarih ve ... Sayılı ilamı ile: "...Davalı vekilince, müvekkiline yapılan tebligatların usulsüz olduğu ileri sürülmüştür. Tebligat Kanununun 35/1. maddesinde "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır." 35/4. maddesinde ise "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." hükümleri düzenlenmiştir. Davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi Merkez Mah. 700. Sk. No:12-14 Bağcılar-İstanbul olarak kayıtlıdır. Dava dilekçesinde davalı adresi aynı ise de bulunduğu ilçe Esenler olarak gösterilmiş, dava dilekçesi tebligatı Esenler ilçesinde yazılı adres bulunmadığı şerhiyle iade edilmiştir. Bunun üzerine mahkemece sicil kaydında davalı adresi Bağcılar olmasına rağmen Esenler adresine TK'nın 35. maddesine göre gönderilmiş, bu tebligat da aynı açıklama ile iade edilmiştir. Bunun üzerine yeniden aynı yanlış adrese tebligat gönderilmiş, bu kez TK'nın 35. maddesine göre tebligat yapılmıştır. Mahkemece 07.10.2020 tarihli duruşmada davalının yokluğunda tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesine rağmen, davalı tarafa ticari defter ibrazı hususunda tebligat yapılmamış, bilirkişi raporu da aynı adrese TK'nın 35. maddesine göre gönderilerek davalıya tebliğ edilememiş, buna rağmen doğru adrese tebligat çıkarılmayarak davalının yokluğunda karar verilmiştir. Mahkemece TK'nın 35. maddesine göre tebligat yapılan adres, davalının bilinen adresi olmadığı gibi ticaret sicilinde kayıtlı olan adres de değildir. Davalının ticaret sicil kaydındaki adresi dikkate alınmadan dava dilekçesinde gösterilen yanlış adrese tebligat yapılmış olup, davalıya yapılan tebligatlar usulsüzdür. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır. Açıklanan nedenlerle; taraf teşkili sağlanmadan davanın karara bağlanması hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğundan..." gerekçesiyle Mahkememiz kararının HMK'nun 353 (1)a - 4 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce kaldırma kararından sonra yapılan yargılama aşamasında; taraf vekillerine usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve ön inceleme duruşması yapılarak davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki alım satıma dayalı ticari ilişki kapsamında davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği, davalının savunması kapsamında satıma konu ürünlerin davalı tarafa teslim edilip edilmediği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, cari hesap alacağı borç sebebi gösterilerek 30.347,85-TL asıl alacak, 48,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.396,49-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya █████/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirket yetkilisinin █████/2019 tarihli dilekçesi ile tüm borca, icra takibine, ödeme emrine, vekalet ücretine, faize, faiz oranına, borca ve ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu şirket yetkilisinin itirazı üzerine █████/2019 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından █████/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;
█████/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... takip dosyası, davacı ve davalıya ait ticari defterleri ile belgeler ve dosya mündericatı üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; davacı şirketin 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2019 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterleri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2019 yılı Yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, davacının 2020 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-defter sisteminde Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davacının 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalı şirketin 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan ticari defterleri ile ilgili olarak, davalının 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterleri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları Yevmiye defteri kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, davalının 2024 yılında E-Defter sistemine tabi olduğu, E-defter sisteminde Envanter defterinin noter tasdikine tabi olduğu, davalının 2024 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davalının 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu kanaatine varıldığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 30.347,85 TL alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 3.416,74 TL alacaklı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın 33.764,59 TL (30.347,85 TL + 3.416,74 TL) olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu faturalardan kaynaklı olduğu, davacı şirket tarafından 2019 yılında davalı şirkete 2 adet toplamda 33.764,59 TL fatura düzenlendiği, davalı şirket tarafından davacı şirkete muhtelif tarihlerde toplamda 41.460,00 TL çek ile ödeme yapıldığı, davalıya ait 2019 yılı faturalarına ait Ba bildiriminin, davalının bağlı bulunduğu Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya celp edilen davalıya ait ███████ ve ███████ dönemi Ba formlarında davalının davacıdan Mal/Hizmet alışına ilişkin bildirimde bulunmadığı, mezkur faturaların davalı şirket ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, faturalara ait irsaliyelerde teslim alan kısımda sadece imza ve plaka bulunduğundan fatura içeriğindeki ürünlerin teslimi hususunun ispata muhtaç olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuş, davacı vekili tarafından rapora beyan ve itirazda bulunulmamıştır.
4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.
Yemin delili, HMK'nın 225. ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Bununla birlikte, iddia veya savunmasını ispat edemeyen tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılabilmesi için, yemin deliline açıkça dayanılmış olması da zorunludur.
Bu kapsamda; davacı vekiline, dava dilekçesinin deliller kısmında yemin deliline açıkça dayanmış olduğu anlaşılmakla; yemin teklif etme hakları hatırlatılmış, davacı tarafça yemin teklifinde bulunulması üzerine █████/2026 tarihli duruşmada davalı şirket yetkilisi tarafından yemin eda edilmiştir.
İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, █████/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, denetime uygun ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda; taraf şirketlerin 2019, 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 30.347,85 TL alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 3.416,74 TL alacaklı olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın 33.764,59 TL (30.347,85 TL + 3.416,74 TL) olduğu, taraf ticari defterleri arasındaki farkın davacı şirket tarafından 2019 yılında davalı şirket adına düzenlenen 2 adet toplamda 33.764,59 TL tutarındaki faturalardan kaynaklı olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirkete muhtelif tarihlerde toplamda 41.460,00 TL çek ile ödeme yapıldığı, davalının bağlı bulunduğu Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya celp edilen davalıya ait ███████ ve ███████ dönemi Ba formlarında davalının davacıdan Mal/Hizmet alışına ilişkin bildirimde bulunmadığı, mezkur faturaların davalı şirket ticari defterlerinde de kayıtlı olmadığı, faturalara ait irsaliyelerde teslim alan kısımda sadece imza ve plaka bulunduğundan fatura içeriğindeki ürünlerin teslimi hususunun ispata muhtaç olduğunun tespit edildiği, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunulmadığı, kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtlarının tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağı, dolayısıyla davacının fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorunda olduğu, davacı faturalarının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ayrıca davalı şirket tarafından Ba formlarında Mal/Hizmet alışına ilişkin bildirimde bulunulmadığı görülmekle, kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; davacının iddiasını ancak açıkça dava dilekçesinde veya delil listesinde dayanılmış olması şartı ile yemin delili ile ispatlaması lazım geldiği kabul edilerek, davacı vekiline yemin hakkı hatırlatılmış, davalı şirket yetkilisine gerekli uyarıyı da içerecek şekilde yemin metni tebliğ edilerek, yeminin ifası istenilmiş, davalı şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile takibe ve davaya konu faturalardan kaynaklı davalının davacıya borcu bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
Davanın REDDİNE,
Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 315,49-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 416,51-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta ve tebligat ücretinden oluşan toplam 400,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.347,85-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine,
HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi davalı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!