Anahtar kelimeler: Araklı Trabzon Adlarına Babasından Payları İli İlçesi İntikal Miras Mahallesinde
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Araklı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı; Trabzon ili, . ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 07... ve 91, 1 30... , 1 12... , 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların babasından intikal ettiğini belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı dava dilekçesinde; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 01... , 23, 24, 25, 1 02... , 1 07... , 91, 1 30... parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit edildiğini, kendi adına tespit edilen taşınmazlara davalı tarafından dava açıldığını, taşınmazların ... ’den intikal ettiğini, kendi hissesinin göz ardı edildiğini belirterek çekişmeli taşınmaların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiş, 25.03.2021 tarihli celsede feragat beyanında bulunmuştur.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ...; davacının iddialarının asılsız olduğunu, çekişmeli taşınmazların ... ’den kaldığını ancak 20 yıl önce rızai taksim yapıldığını, o zamandan beri herkesin kendi yerini kullandığını, yapılan taksimle dava konusu taşınmazların kendilerine düştüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı ...; kendisi tarafından açılan asıl davada muristen gelen tüm taşınmazların değerleri ve metrekareleri göz önüne alınarak 1 12... , 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların da hak ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda yeniden 12 hisseye bölünmesinin talep edildiğini, birleştirilen davanın konusunu oluşturan 1 07... ve 91... ada 6 parsel sayılı taşınmazların zaten kendisi tarafından açılan davada da dava konusu yapıldığını, birleştirilen davanın konusunu oluşturan 1 01... , 23, 24... ile 1 02... parsel sayılı taşınmazların ise babaları ... 'nin ölümünden sonra ..., ..., ... ve ... arasında gayriresmi olarak paylaşıldığını, bu paylaşımda kendisi ile ... ve ...'nin devre dışı bırakıldığını, bu konuya ilişkin olarak defalarca uyarı yapılmasına rağmen sonuç alınamadığını, kadastro sırasında 1 01... , 23, 24... ile 1 02... parsel sayılı taşınmazların eşit şartlarda 12 hisseye bölünerek tespit edildiğini, her ne kadar davacı ... tarafından 1 01... , 23, 24... ile 1 02... parsel sayılı taşınmaza yönelik dava açılmış ise de bu taşınmazın zaten muris ...'nin mirasçıları arasında eşit olarak 12 hisseye paylaşıldığını belirterek Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 07... ve 91, 1 30... , 1 12... , 7, 8, 9 ve 10, 1 01... , 23, 24, 25... ada 7 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamında yazılı payları oranında tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu yere ilişkin taksimatın yıllar evvelinden yapıldığı, davacı tarafın kendine bırakılan yerde yıllarca süregelen bir devamlılığın olduğu, diğer maliklerin hepsinin taksimatın uzun yıllardan beri bu şekilde devam ettiğini gösterir istikrarlı beyanlarının bulunduğu, paydaşlar arasında tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçiminin oluştuğu, dava konusu taşınmazların 25 yıl gibi uzun bir süredir fiili olarak ve ihtilafsız olarak kullanılmaya devam edildiği, dava konusu edilen parsellerin metrekarelerinin birbirine hayli yakın olduğu, ayrıca davacının 14.04.2022 tarihli celsede 1 07... ve 91 parsel ile 1 30... sayılı parsellerin zaten tarafına verildiği, bu taşınmazlar yönünden herhangi bir talebinin olmadığı yönünde beyanda bulunduğu, bu haliyle fiili taksimi zımnen kabul etmiş olduğu gerekçeleri ile birleştirilen davanın feragat nedeniyle reddine, asıl davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, istinaf edenin sıfatına, keşiflerde ve duruşmalarda dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarına, mirasçılar arasında yapılan taksimin geçerli sayılması için mirasçılara verilen taşınmazların yüz ölçümlerinin ve değerlerinin eşit olmasına ya da taksimin adil şekilde yapılmasına gerek bulunmamasına, dosya arasına getirtilen tapu kayıtları ve kadastro tutanaklarının içeriklerine, muristen intikal eden taşınmazların yıllardır ihtilafsız şekilde süregelen fiili kullanım durumlarına ve tüm dosya kapsamına göre Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılan keşfin usulüne uygun olmadığını, feragat beyanının yanlış değerlendirildiğini, ortaya konulan olgular ile gerekçeli kararın uygunsuz olduğunu, Mahkemece yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, taksimi kabul etmediğini, kullanım hakkını 2. eşe ve çocuklara bıraktığını, araziye gitmediğini ve taşınmazları kullanmadığını, yaz aylarında yıkılıyor söylemi üzerine evi tamir ettirdiğini, hisselerin satılacağı söylendiğinde baba toprakları satılmasın diye kabul ettiğini, 10 yıl sonra satın aldığı hisseler dahilinde evi tamir ettirme çabalarının ihtilafsız kullanım anlamına gelmediğini, diğer maliklerin beyanlarının hükme esas alınamayacağını, mahalli bilirkişi ve tanıkların tarafsız olmadığını, taşınmazların metrekarelerinin yanlış değerlendirildiğini, kendisine bırakıldığı söylenen taşınmazların sadece 1/6'sının tarafında bırakıldığını, davanın tüm parsellere yönelik olduğunu, taşınmazların değerlerinin farklı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, bu konudaki itirazlarının dikkate alınmadığını, taksimin adaletli yapılmadığını, hâkimin yanlış yönlendirmesi sonucunda 1 07... , 91... ada 6 parsel sayılı taşınmazlardan feragat ettiğini, paylaşıma yazılı muvafakati bulunmadığını, usulüne uygun bir taksim olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 01... , 1 01... , 1 01... , 1 01... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına; 1 07... ve 1 30... parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 1 07... parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/8 payla ..., 7/8 payla ... adına; 1 12... parsel sayılı taşınmaz aynı nedenle ...i adına; 1 12... parsel sayılı taşınmaz aynı nedenle ... adına; 1 12... parsel sayılı taşınmaz aynı nedenle ... adına; 1 12... parsel sayılı taşınmaz aynı nedenle ... adına; 1 12... parsel sayılı taşınmaz aynı nedenle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl davada davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!