Anahtar kelimeler: Gününün İstekli Geldiler Diğerleri Bittiği Salı Davetiye Günde Antalya Sözlü
1. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı ... ve vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı ... ile diğerleri vekili Avukat ... ............ geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalıların murisi ...'ın yakın arkadaş olduğunu ve uzun süredir birlikte işler yürüttüğünü, davacının ekonomik sıkıntılar yaşadığı bir dönemde kendisine ait 11 numaralı bağımsız bölümü ...'a satış gibi devredip kredi kullanmaya karar verdiğini, bu sebeple taşınmazın devredildiğini, kredi taksitlerinin ...'ın hesabına ödendiğini, ...'ın ölümüyle davacının davalılara maddi yardımda bulunduğunu ancak aradan geçen sürede taşınmazın davacıya iade edilmediğini, dava konusu taşınmazda oturan kiracının davacıya ödemede bulunduğunu ileri sürerek inançlı işlemle devredilen 11 numaralı bağımsız bölümün davalılar adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı ile davalılar murisi arasında yapılan devir işleminin gerçek bir satış işlemi olduğunu, davacı tarafın ekonomik sıkıntılar içinde olduğunun dava dilekçesinde belirtildiğini, davacı tarafın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntı ve bankalarca kendisine kredi verilmemesi nedeniyle, murisin ise davacının bu sıkışık durumunda yardımcı olmak ve bir yandan da hem yatırım olarak hem de kendi çocuklarının geleceğine katkı sağlamak amacıyla dava konusu taşınmazı satın aldığını, davalılar murisi ........Bankasına başvuru yaparak taşınmaz bedelinin bir kısmını konut kredisi ile ödenmek üzere evin satışını üstüne aldığını, davalıların murisi ...'ın taşınmazın satış tarihi olan 29.08.2019 tarihinde kendisine ait ...........Bankası hesabından davacı ...'in ............Bankası hesabına 151.750,00 TL evin satış bedelinin bir kısmını gönderdiğini, paranın kalan kısmının ise davacı ile murisin kişisel ilişkisinden kaynaklanan borcundan dolayı mahsup edildiğini, gönderilen paranın dekontunda herhangi bir ödünç veya davacının iddia ettiği gibi evin sonradan geri alınacağına dair herhangi bir açıklama yer almadığını, murisin vefatı sonrası kendilerine intikal eden taşınmazın emlak vergisi, katı atık vergisi ve kredi kapatma işlemlerinin davalılarca ödendiğini, kiracının davacıya ödeme yapmasının nedeninin kira sözleşmesinin devam edeceği hususunda yaptıkları anlaşmadan kaynaklandığını, ayrıca davacının kira bedelleri ile diğer kişisel ilişkilerden kaynaklı borçlarını davalı tarafa ödediğini, diğer yandan kredi borcunun sigorta poliçesi teminatından karşılandığını, taraflar arasında inançlı işlem bulunduğunun kabulünde dahi davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, davanın kabulü halinde tapu bedelinin davalılara ödenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça inanç sözleşmesinin varlığı herhangi bir yazılı belge ile ispatlanamamış olup taşınmazın kredi borcuna ilişkin ödeme dekontlarında, yapılan ödemelerin inanç sözleşmesi saikiyle yapıldığına ilişkin herhangi bir yazılı ibare bulunmadığından tapu iptali ve tescil davası yönünden ispat edilemeyen davanın reddine, öte yandan davacının alacak talebi taşınmaz bedeline ilişkin bir alacak talebi olup taraflar arasında bir ödünç sözleşmesinin varlığı hususu iddia konusu olmadığından davacının bankaya yapmış olduğu ödemeler nedeniyle de alacak talebi değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalılar aleyhine dava konusu taşınmaza ilişkin inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, dava konusu taşınmazın 29.08.2019 tarihinde davalıların murisi ... adına tapuya tescil edildiği, dosya içindeki bilgi ve belgelerden muris ...’ın mirasçıları olarak eşi ...........ve çocukları .............'ın kaldığı, inanç sözleşmesinin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, davacının öncelikle davalı ile arasındaki inanç sözleşmesi iddiasını yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge ile ispatlaması zorunlu olduğu, davacı tarafından iddianın ispatına ilişkin yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde delil ve belge sunulmadığı, her ne kadar davalıya yapılan banka havalelerinin yazılı delil başlangıcında olduğunu belirtmiş ise de inanç sözleşmesine yönelik herhangi bir açıklama bulunmadığı dikkate alındığında yazılı delil başlangıcı sayılamayacağı, bu haliyle davacı tarafça davalıların murisi arasında inanç sözleşmesinin varlığının kesin delille ispatlanamadığı anlaşılmakla Yerel Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacının borçları nedeniyle kredi çekmek istemesi üzerine davalıya devredildiğini, tüm kredi görüşmelerinin davacı tarafından yapıldığını, davalıların murisinin ölümünden sonra ipoteğin fek edilmesi işlemine dair ücretin de davacı tarafından yatırıldığını, tüm bu hususların dava konusu taşınmazın davacıya ait olduğunu gösterdiğini, hala daha kiracının kira bedellerini davacıya ödediğini, dosyada davacıya tek para transferinin krediden kaynaklı 150.000,00 TL para ödemesi olduğunu, tanık beyanlarından taraflar arasında inançlı işlem bulunduğunun anlaşıldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 11 numaralı bağımsız bölümün davacı ... adına kayıtlı iken 29.08.2019 tarihli ve ... numaralı resmi senetle .............Bankası lehine ipotek tesis edilerek davalıların murisi ...'a satış suretiyle devredildiği, ...'ın 10.01.2020 tarihinde ölümüyle karısı davalı ..., çocukları davalılar ..........ve ,,,,,,,,,,,,'ın kaldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmaya gelen temyiz edilen davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!