Anahtar kelimeler: Çumra Torunu Esasında Murisi Devrettiğini Beri Murisin Zamandan Öncesinden İli

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çumra 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan eski 55 31... ada 10 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğunu, esasında taşınmazın 1950’den çok öncesinden beri davacıların murisi ...’in zilyetliğinde bulunduğunu, murisin taşınmaz üzerindeki haklarını 1979 yılında torunu ...’e devrettiğini, davacıların o zamandan beri taşınmazı kullandıklarını, olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap şartlarının davacılar lehine gerçekleştiğini belirterek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini, talepleri kabul edilmez ise TMK’nın 725. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın tespit edilecek bedel karşılığında davacılar adına tescilini, her iki talepleri kabul edilmez ise dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine çekişmeli taşınmazın davacıların zilyetliğinde olduğuna dair zilyetlik şerhi verilmesini talep etmiştir.Yargılama sırasında ... ve müşterekleri vekili; çekişmeli taşınmazın ...’e aitken, 1979 yılında müvekillerinin murisine satıldığını, davacıların taşınmazın 500-600 metrekarelik kısmına zilyet olduklarını, 1100 metrekarelik kısımda ise müvekillerinin zilyet olduklarını, müvekillerinin taşınmaza ev, mutfak, ahır, samanlık ve duvar yaptıklarını, olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap şartlarının müvekilleri lehine gerçekleştiğini belirterek davaya asli müdahale talebinde bulunmuş, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile asli müdahiller adına tescilini, talepleri kabul edilmez ise TMK’nın 725. maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın tespit edilecek bedel karşılığında asli müdahiller adına tescilini, her iki talepleri kabul edilmez ise dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine çekişmeli taşınmazın asli müdahillerin zilyetliğinde olduğuna dair zilyetlik şerhi verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taşınmazın arsa vasfı ile Hazine adına kayıtlı bulunduğunu, taşınmazın ecrimisil ihbarnamesine göre dava dışı ... tarafından işgal edildiğini, çekişmeli taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olduğunu, davacıların Hazine tarafından düzenlenen ecrimisil bedellerini ödediklerini, taşınmazı imar-ihya etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIKonya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.09.2015 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.01.2018 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; dava konusu yerin tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde kadastro tutanaklarının tutulduğu, tutulduktan sonra askı ilan süresi içerisinde iken muris ... tarafından itiraz edildiği, Çumra Tapulama Mahkemesi tarafından davaya bakıldığı, dava sonucunda ...’in zilyetlik iddiasının reddedildiği ve ...’in beyanlar hanesine kaydedildiği, Mahkeme kararının 2014 tarihinde kesinleştiği ve tapuya işlendiği, daha öncesinde Mahkeme tarafından verilmiş ve kesinleşmiş bir ilam olduğu gerekçesi ile davacı ... asli müdahillerin tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine, zilyetlik şerhi verilmesi talebi yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve asli müdahiller vekili istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2020 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; terditli olarak açılan davada delillerin ve taleplerin tam olarak değerlendirilmediği, eksik inceleme ile karar verildiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.Gönderme kararı sonrasında, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; zilyetlik hukuki sebebine dayanılarak açılan tapu iptali-tescil talepleri yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu 5531 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Yasa'nın 22/a uygulaması sonucu 2 56... parsel olarak arsa vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, beyanlar hanesinde üzerindeki ev ve avlunun ... tarafından yapıldığının belirtildiği,10 parselin geldisi olan 5531 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının incelenmesinde ise kerpiç ev ve avlu vasfı ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında hali yerlerden iken 1953 yılında Karkın Köyü Tüzel Kişiliği tarafından ... oğlu ...’e satıldığı anlaşılmış ise de satışın muteber olmadığından Hazine adına 31.07.1963 tarihinde tespit edildiği, ...’in itirazı üzerine Çumra Kadastro Mahkemesinin 24.08.19 67... /123 Esas, ███████ Karar sayılı ilamı ile davacının davasından vazgeçmesi nedeniyle davanın reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline, ev ve avlunun ... adına beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verildiği ve kararın 14.10.1967 tarihinde kesinleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde, tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki nedenlere dayanarak itiraz olunamayacağı, davacıların ve asli müdahillerin taleplerinin kadastrodan önceki hukuki nedenlere dayanılarak açıldığı gerekçesi ile davacıların ve asli müdahillerin tapu iptali ve tescil taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; davacıların ve asli müdahillerin terditli taleplerinden olan TMK'nın 724. maddesi yönünden yapılan değerlendirmede, tüm dosya kapsamına göre taşınmazların kadastro tespitlerinin 1967 yılında kesinleşerek çapa bağlandığı, çapa bağlı taşınmazlarda iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği, ayrıca davacılar tanığı ...'in beyanı ve yapıların yaşları da dikkate alınarak davacıların iyi niyetli sayılamayacağı, davacılardan ...'in 27.08.1994-26.08.2004 yılları arasında dava konusu taşınmaza ilişkin davalı tarafa ecrimisil ödemesi yaptığı, bu nedenle iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği ve temliken tescil talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, asli müdahillerin temliken tescil talebi değerlendirildiğinde, taşınmazın 1967 yılında kadastro tespiti kesinleşerek çapa bağlandığı, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların yaşları ve asli müdahil Medaim'im 27.11.2010-26.11.2015 yılları arasında, dava konusu taşınmaza ilişkin davalı tarafa ecrimisil ödemesi yaptığı, bu nedenle iyi niyet iddiası dinlenemeyeceği ve temliken tescil talebinde bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davacıların ve asli müdahillerin uygun bir bedel karşılığı dava konusu arsanın üzerine yapılan yapıların bulunduğu arazi parçasının adlarına tescili taleplerinin reddine karar verilmiş; davacıların ve asli müdahillerin terditli taleplerinden olan zilyetlik şerhi verilmesi yönünden yapılan değerlendirmede, tarafların talebinin 1967 yılında yapılan ve kesinleşen kadastro işlemi ile belirlenen dava konusu taşınmazda zilyetlik şerhinin tespitine ilişkin olduğu; davaya konu taşınmazın tapuda tescilli bir taşınmaz olup 1967 yılında yapılan kadastro çalışmasının taşınmazın kullanıcısını belirlemeye değil, mülkiyetine yönelik bir kadastro çalışması olduğu, davanın ise 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle davacıların ve asli müdahillerin zilyetlik olgusu hak düşürücü süre geçtikten sonra talep edildiği ve davacıların ve asli müdahillerin zilyetlik olgusunun ispat edilemediği gerekçesi ile davacıların ve asli müdahillerin zilyetlik şerhi verilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve asli müdahiller vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar ve müdahil davacıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetlğine dayalı tapu iptali ve tescil talepleri yönünden; dava konusu 5531 sayılı parsel hakkında tesis kadastrosundan önceki nedenlere dayanılarak iptal ve tescil istemiyle dava açıldığı, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin hükmen 14.10.1967 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın bu tarihte tapuya tescil edildiği, davanın ise 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davacılar tarafından 22.09.2015 tarihinde, müdahil davacılar tarafından ise 31.05.2016 tarihinde açılması nedeniyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, zira tapu kaydı oluştuktan sonra tapulu yerlerin zilyetlikle kazanılmasının da mümkün bulunmadığı davacıların ve asli müdahillerin terditli taleplerinden olan TMK'nın 724. maddesi yönünden yapılan değerlendirmede, tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının 1967 yılında kesinleşerek çapa bağlandığı, taşınmazlar üzerine tespitten önce yapılan muhtesatların tapunun beyanlar hanesine şerh verildiği ve lehine muhtesat şerhi verilen davacı ... müdahillerin bayisi ...'in Hazineye karşı açtığı tespitin iptali ile adına tapuya tescil talebinin ret edilerek kesinleştiği ve kesin hüküm oluştuğu, çapa bağlı taşınmazlarda iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceği gibi davacılardan ...'in 27.08.1994-26.08.2004 yılları arasında dava konusu taşınmaza ilişkin davalı tarafa ecrimisil ödemesi yaptığı dikkate alınarak davacıların iyi niyetli sayılamayacağından temliken tescil talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, 05.07.1944 tarihli ve █████ sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesi gerekli olup olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan kimsenin temliken tescil talebinde bulunmasının mümkün olmadığı; asli müdahillerin temliken tescil talebi değerlendirildiğinde, aynı şekilde taşınmazın 1967 yılında kadastro tespiti kesinleşerek çapa bağlandığı, taşınmaz üzerinde bulunan yapıların yaşları ve asli müdahil Medaim'im 27.11.2010-26.11.2015 yılları arasında, dava konusu taşınmaza ilişkin davalı tarafa ecrimisil ödemesi yaptığı dikkate alınarak iyi niyet iddiası dinlenemeyeceğinden temliken tescil talebinde bulunmasının mümkün olmadığı; davacıların ve asli müdahillerin terditli taleplerinden olan zilyetlik şerhi verilmesi yönünden yapılan değerlendirmede, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi gereğince kadastro tutanağının beyanlar hanesine muhtesat şerhinin verilmesinin mümkün olduğu, zira özel mülkiyete konu taşınmazlarda zilyetlik şerhi verilmesinin mümkün bulunmadığı, sadece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4 maddesi gereğince 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlar hakkında yapılan kullanım kadastrosu sonucu düzenlenen kadastro tutanaklarına kullanıcı şerhi verilmesinin mümkün olduğu, somut olayda 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesinin uygulamasının söz konusu olmadığı ve davanın 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, kadastro tutanağı ile oluşan tapu kaydının beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesi taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleri ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı açıklanarak istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde; terditli olarak açılan davada delillerin tam olarak değerlendirilmediğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına uygun araştırma yapılmadığını, verilen kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm dosya kapsamı ile iddialarının sabit olduğunu, dava konusu taşınmazda davacılar lehine olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap şartlarının gerçekleştiğini, bu talepleri yerinde görülmese bile TMK'nın 725. maddede düzenlenen şartların oluştuğunu, bu talepleri de kabul edilmese bile tapu kaydında zilyetlik şerhi verilmesi gerektiğini, usuli kazanılmış haklara aykırı olarak eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.Asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde; asli müdahale dilekçesini tekrar etmiş, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde asli müdahiller lehine olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap şartlarının gerçekleştiğini, bu talepleri yerinde görülmese bile TMK'nın 725. maddede düzenlenen şartların oluştuğunu, bu talepleri de kabul edilmese bile tapu kaydında zilyetlik şerhi verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda, Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 5531 parsel sayılı taşınmaz Hazine adına Tespit ve Tapulama Mahkemesi kararı sonucunda Hazine adına tescil edilmiş, yenileme kadastrosu sonucunda taşınmaz 2 62... parsel numarasını almıştır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davacılar vekilinin ve asli müdahiller vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80'er TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan ve asli müdahillerden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.