Anahtar kelimeler: Araklı Tan Muris Samsun Payları İntikal Miras İlçesi Mahallesinde Hiçbir
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Araklı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 03... ve 23 parsel sayılı taşınmazların müşterek muris ...’tan intikal ettiğini belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; tarafların ...’un mirasçıları olduklarını, çekişmeli taşınmazların hiçbir zaman ...’a ait olmadığını, kadastro tespitlerinin doğru olarak yapıldığını, çekişmeli taşınmazların ... ’a ait olduğunu, .... ve ... adındaki kardeşlerinin de burada hissedar olduklarını, ...’ın mirasçılarının durumu bilmeleri nedeniyle ... ve ... mirasçılarına haklarını teslim ettiklerini, durumun davacılar ve davalılar arasında yapılan 28.06.2014 tarihli sözleşme ile de kabul edildiğini, tarafların ortak murisinin ... olduğunu, tüm araziler kendisine aitken arazilerini satıştan kurtarmak için oğulları ve torunları arasında hakkaniyetli şekilde paylaştırdığını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 10.01.2018 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 09.11.2018 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; eksik araştırmayla karar verildiği açıklanarak davalı tarafın dayandığı 28.07.2014 tarihli sözleşme başlıklı belge uygulanarak dava konusu taşınmazın sözleşmede yer alan taşınmazlardan olup olmadığının belirlenmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemenin 19.06.2019 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapusunun davacıların kök muris ...’a ait veraset ilamındaki miras payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir. Karara karşı davalılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2020 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla; eksik inceleme ile karar verildiği açıklanmış, davalı tarafın dayandığı 28.07.2014 tarihli sözleşme başlıklı belgenin uygulanarak dava konusu taşınmazın sözleşmede yer alan taşınmazlardan olup olmadığının belirlenmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu taşınmazların öncesinde müteveffa ... 'a ait olduğu, ...'nin ... ve ... olmak üzere iki çocuğu olduğu, dava konusu taşınmazları sağlığında ...'a hibe ettiği, ...'ın dava konusu taşınmazları vefat edene kadar kullandığı, ...'ın vefatı tarihinde çocuklarının henüz küçük olduğu, vefatından sonra dava konusu taşınmazları çocuklarının kullandığı, ...'ın 1968 yılında vefat ettiği, böylelikle TMK'nın 713/1 ve genel hüküm niteliği kazandırılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen 20 yıllık kazandırıcı zaman aşımının koşullarının müteveffa ... ve mirasçıları lehine oluştuğu, kadastro tespitinin 2007 yılında yapıldığı, tespit sırasında mirasçılar arasında bir paylaşım bulunmadığı, bu hali ile bir kısım mirasçıların miras hakkı gözetilmeden yapılan tescilin hatalı olduğu, davalılarca 28 Haziran 2014 tarihli sözleşmenin dosyasına sunulduğu, sözleşmenin veraset ilamı ve ...'un nüfus kayıt örneği ile birlikte değerlendirilmesi ile gerek bizzat gerek temsilcileri aracılığıyla olmak suretiyle tüm mirasçıların sözleşme ve dolayısıyla paylaşıma katıldıkları; katılım, usulen temsil ve sözleşme içeriğine davacı vekilince de bir itiraz olmadığı, bu şekilde tüm mirasçıların iştirak ettiği paylaşımın varlığını, tarihini içerir yazılı sözleşmenin miras taksim sözleşmesinin yasal koşullarını taşıdığı, davacı vekilinin sözleşme içeriğini ve atılan imzaları kabul edip davalıların sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini ileri sürdüğü, TMK’nın 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu, buradan yola çıkarak davalıların sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu, sözleşme içeriğinde belirtilen hükümlere riayet edilmediği ve 8. maddede belirtilen ödemelerin yapılmadığının davacılarca gerekli usulü aşamalarda yasak sürelerden önce ispat edilemediği, ortada mevcut bir sözleşme olması nedeniyle varsa borcun ifa edilmemesi durumunda sözleşmeden dönmenin şartlarının TBK'nın 125. maddesinde belirtildiği, ilgili bildirimlerin yapıldığının davacılarca ileri sürülmediği, böylelikle davacıların sözleşmeden dönme yoluna gittiklerini de ispat edemedikleri, bu hali ile sözleşmenin hala mevcut olduğu, Borçlar Hukuku'nda esas olanın ahde vefa ilkesi olduğu ve buna göre sözleşmeye yapıldığı şekliyle uymak gerektiği, 21.12.2022 tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen yerin davacılara bırakılan çimenlik olduğu gerekçesi ile 361, 44... 'lik kısmının ana taşınmazdan ifrazı ile ...’un mirasçılık belgesine göre davacıların hisseleri oranında iptali ile yine bu oranda davacılar üzerine tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine, kaldırmaya konu edilmeyen ve bu haliyle kesinleşen 1 03... numaralı parselin tapu kaydının ...'un mirasçılık belgesindeki davacı hisseleri oranında iptali ile yine bu oranda davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye, Mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonucunda çekişmeli 1 03... parselin 29.04.2014 tarihli, tüm tarafların katıldığı, usulünce yapılan taksim sonucunda fen bilirkişisinin 21.12.2022 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 361, 44... 'lik kısmının davacılara, geri kalan kısmının ise davalılara bırakıldığının anlaşılmasına, davacıların davasının paya yönelik olduğu nazara alındığında, (B) harfi ile gösterilen bölüm açısından davanın miras payı nispetinde kabulüne, geri kalan kısım açısından ise davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilip tarafların dilekçelerinde ileri sürdükleri istinaf nedenleri yerinde görülmemiş; ne var ki Mahkemece 1 03... parsele ilişkin hüküm kurulurken ifraz edilen (B) harfi ile gösterilen bölümde davacıların payı ile taşınmaz maliklerinin kalan payları açık bir şekilde gösterilerek infazında tereddüt uyandırmayacak şekilde bir hüküm kurulması gerekirken bu bölüm hakkında atıf yapılan veraset ilamında taraflardan başka kişilerin de bulunması nazara alındığında pay-payda dengesi sağlanmayacağından infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması, yine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kurulan hükümlerde ne kadar miktarın kimden alınacağının net belirlenmesi veya en azından belirlenebilir olması gerektiği halde atıf yapılan veraset ilamında taraflardan başka kişilerin de bulunması nazara alındığında pay-payda dengesi sağlanmayacağı halde veraset ilamına atıf yapılarak hüküm karıştırılarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu açıklanarak İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, davacı tarafın talebinin 1 03... parsel yönünden kabulü ile ... ilçesi, ... Mahallesi 1 03... nolu parselin tapu kaydının 5 Mayıs 2016 tarihli ...'un mirasçılık belgesindeki davacı hisseleri oranında iptali ile yine bu oranda davacılar üzerine tapuya tesciline, 1 03... parsel yönünden davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 21.12.2022 tarihli krokide (B) harfiyle gösterilen 361, 44... 'lik kısmının iptal edilip taşınmazdan ifraz edilerek aynı adanın son parsel numarası ile davacılar ... adına 3/24 hisse, ... adına 3/24 hisse, ... adına 1/24 hisse, .... adına 1/24 hisse, ... adına 1/24 hisse, davalılar ... adına 5/24 hisse, ... adına 5/24 hisse, ... adına 5/24 hisse ile tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair yeniden hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, yasa ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, 28 Haziran 2014 tarihli sözleşmenin öncelikle irdelenmesi ve hukuken geçerli olup olmadığı hususunun açığa kavuşturulması gerektiğini, 28 Haziran 2014 tarihli sözleşmede mirasçıların tamamının bulunmadığını, tarafların usulüne uygun temsil edilmediğini, davacılardan ... ve ...'in 28.06.2014 tarihli bu sözleşmede imzası bulunmadığı gibi bu hususta kimseyi de yetkilendirmediklerini, yine ortak muris ...'un kızı ...'in mirasçısı olarak sözleşmede yalnızca ...'in imzasının bulunduğunu, diğer davacı mirasçıların imzasının bulunmadığını, miras taksim sözleşmesi yapmak üzere diğer davacılarca ...'e herhangi bir vekaletname verilmediği gibi ...'in vekaleten diğer mirasçıları temsil ettiğine dair herhangi bir kaydın da sözleşmede bulunmadığını, davalıların 28.06.2014 tarihli sözleşme gereğince kendilerine düşen edim ve yükümlülüklerini yerine getirmeden, sözleşmeyi dava dosyasına sunduklarını, 28.06.2014 tarihli sözleşmenin bu yönüyle de tüm mirasçıların bir araya gelerek taşınmazları paylaşıp her bir mirasçının kendi payına düşeni aldığı ve diğer mirasçıların paylarına düşen kısımlar bakımından da karşılıklı olarak vazgeçtikleri konusunda mütabık kaldıkları bir sözleşme olmadığını, sözleşme geçerli kabul edilse bile davalıların sözleşmeden döndüklerini, ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, davalı tarafça sunulan sözleşmenin hükümle çeliştiğini, (B) harfi ile gösterilen alanın ifrazının da mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 03... ve 23 parsel sayılı taşınmazlar ... adına tespit ve tescil edilmiş, 1 03... parsel sayılı taşınmaz satış nedeniye 1/3'er hisse ile ..., ... ve ... adına kayıtlanmıştır.
Davacılar, vekilleri aracılığı ile açtıkları davada; dava konusu taşınmazların müşterek murislerinden intikal ettiği iddiasında bulunmuş, çekişmeli taşınmazların miras payları oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir. Davalılar, kadastro sonrasında düzenlenen sözleşmeye dayanarak davanın reddini istemiştir. Kaldırma kararları sonrasında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen karar, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkemece verilen ilk hükümle çekişmeli 1 03... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından istinafa konu edilmiş, davalılar istinaf talebinde bulunmamıştır. Temyize konu kararda da 1 03... parsel sayılı taşınmaza ilişkin usuli kazanılmış hakka uygun olarak aynı hüküm kurulmuş, dava konusu taşınmazda davacılara miras hakları verilmiş, bu husus davalılarca temyize getirilmemiştir.
Dava konusu 1 03... parsele ilişkin olarak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın (B) bölümünün yapılan taksim anlaşmasına göre davacılara düştüğü ve fakat davacıların dava konusu taşınmazda miras haklarını talep ettikleri gerekçesi ile bu bölümün 14 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile payları oranında davacılar ve davalılar adına tesciline karar verilmiş, bu şekilde gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılmıştır.
Dosya kapsamından; dava konusu taşınmazların kök muristen intikal ettiği ve taraflar arasında usulünce yapılan bir taksim bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, temyize konu 1 03... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacıların muristen gelen miras haklarının olduğu kabul edilmek suretiyle 1 03... parsel sayılı taşınmazda olduğu gibi 1 03... parsel sayılı taşınmazın tümünün tapu kaydının davacıların miras payları oranında iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!