Anahtar kelimeler: Alsan Sahası Kanal Mesuliyet Abone Davalıborçlu Yerden Elemanlarınca Adreslerde Hasarın

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu ... A.Ş tarafından Bakırköy .. İcra Dairesi ... E. Takip Nolu dosyasına yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu, itirazın kaldırılması ve takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, Abone İşleri .... Bölge Dairesi Başkanlığı .... Müdürlüğü Bakırköy Su ve Kanal İşletme mesuliyet sahası içerisinde yer alsan adreslerde ... tarafından yürütülen çalışmalar esnasında müvekkili idareye ait hasar verildiğinin tespit edildiğini, söz konusu hasarın müvekkili elemanlarınca hasar mahallinde inceleme yapılarak tutanak tutulduğunu ve hasar tespiti yapılarak dava konusu hasar bedelinin faturalandırıldığını, davalı tarafından içmesuyu hattına verilen hasarın giderilerek verilen hasar bedelinin ödenmesi için davalıya yazı ile tebliğ edildiğini ancak yapılan bildirime rağmen hasar bedellerinin ödenmediğini, buna dair iş emirleri ile hasar onarım giderlerine ilişkin belge ve faturanın müvekkili idareden isteneceğini, daha sonra müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Dairesi ... E Nolu dosya sayılı icra dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun sadece takibi sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve yersiz bir şekilde takibe itiraz etmiş olması nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tesislerinin, müvekkili şirketin çalışmaları sırasında zarar gördüğü iddiasınının kesinlikle kabul edilemeyeceğini, dava konusu olaya müvekkili şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiilinin neden olmadığını, bu hususta illiyet bağının ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkili şirketin ilgili birimleri ile gerekli görüşmelerin gerçekleştirildiğini ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğu sonucuna ulaşıldığını, dava konusu hasarın müvekkili şirket çalışmalarından kaynaklanmadığını, müvekkili şirket tarafından davacının tesislerine yapılmış herhangi bir müdahale söz konusu olmadığını, dolayısıyla dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkili şirketin yaptığı çalışma esnasında tesislerinin zarar gördüğünü iddia etmiş ise de işbu iddialarının ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını, hasarın meydana geldiği tarihte müvekkili şirket kayıtlarında yapılan incelemede, söz konusu mahalde herhangi bir çalışma yapılmadığının tespit edildiğini, meydana gelen hasarda müvekkili şirket'e yükletilebilecek bir kusurun bulunmadığını, davacı tarafın talep etmiş olduğu icra inkâr tazminatına ilişkin şartların somut olay bağlamında gerçekleşmemiş olduğunu bu nedenle reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının %20’den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER ve GEREKÇE
:Dava, İİK 67. Maddesi uyarınca davacının zararının tazmini istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının davacıya ait içme suyu şebeke hatlarına zarar verip vermediği, zararın kimden kaynaklı meydana geldiği, meydana gelen zararda davalının iddia ettiği gibi davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, bir kusur var ise kimin, ne oranda kusurlu olduğu, nihayetinde davacı zararı var ise ne kadar olduğu ve bunun davalıdan tazmini şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarının tespitinden ibarettir.Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 718,96-TL hasar bedeli alacağı, 1.129,80-TLgeçmiş gün faizi olmak üzere toplam 1.848,76-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu █████/2025 tarihli dilekçesinde; müvekkili tarafından █████/2021 tarihinde icra takibine konu edilen ... müracaat numaralı hasar bedeline ilişkin ödeme yapıldığını, davanın açılmasında hukuki yarar kalmadığını beyan etmiştir. Dilekçe ekinde sunulan dekontun incelenmesinde; ödemenin icra takibine konu edilen ... müracaat numaralı hasar bedeline ilişkin olduğu, icra takibine konu borcun icra takip tarihinden önce ödendiği anlaşılmıştır.Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede, borçlunun, itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen herhangi bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmadan önce itirazına konu borcu tamamen ödediği takdirde, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacağının ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığının kabulü gerekmektedir. İtirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince kendiliğinden durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Zira takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç, borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre, gerçekleşmiş olan bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır.6100 sayılı HMK 114.maddesinde hukuki yarar dava şartları arasında sayılmıştır. HMK 115. maddesi hükmü gereği dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmedir. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)'nin 6.maddesi ve 1982 Anayasası'nın 36. maddesinde düzenlenen “hak arama özgürlüğü” nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır. Dava açmaktaki hukuki yarar; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada ve devam eden süreçte halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca açılacak davanın, ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin hakkına ulaşmak için mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez. (Pekcanıtez, H./Atalay, O./ Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297) ( Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin ███████E- █████████ K sayılı 30.06.2020 tarihli kararı)Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; davacıya ait içme suyu şebeke hatlarına davalı tarafça verilen zararın tazmini istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça tiraz edilmesi neticesinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafın █████/2025 tarihli dilekçesi ekinde yer alan dekont uyarınca icra takibine konu alacağın █████/2021 tarihinde, icra takip tarihinden önce ödendiği anlaşılmaktadır. Borçlunun takipten sonra ve itirazın iptali davası açılmasından önce itirazına konu borcu tamamen ödemesi halinde, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı olmadığı düşünüldüğünde, icra takibinden önce borcun tamamının borçlu tarafından ödenmesi halinde de hukuki yararın varlığından söz edilemeyecektir. Takibe konu borcun tamamen ödenmiş olması halinde alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı, bu halde 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmasının dava şartı olduğu, aynı kanunun 115.maddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve taraflarında her zaman ileri sürebileceği anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.Davalı taraf kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuş olup, borçlunun takipten önce davacıya asıl alacak tutarında ödeme yaptığı sabittir. Hal böyle olunca davacının, dava konusu icra takip tarihinden önce ödenen miktar yönünden davalı aleyhine icra takibi yapmasında kötüniyetli olduğu gözetilerek reddolunan miktar üzerinden İİK.nun 67. maddesi uyarınca davalı yararına tazminata hükmedilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-h ve 115/2 hükümleri gereğince hukuki yarar dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,2-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin KABULÜ İLE, reddolunan miktarın %20'si üzerinden hesaplanan 369,75-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.848,76-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzaHakim ...¸e-imza