Anahtar kelimeler: Müdafîinin İçermekte İhlali Görüş Görüşü Vaki Konut Dokunulmazlığının Suçlar Karara

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliSUÇLARIN TARİHİ
: 03.12.2017HÜKÜMLER
: İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ek kararın onanması, onamaYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.20 22... .06.2025 (Ek Tebliğname) tarihli Tebliğname'lerinde, sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan Ek karara yönelik görüş içermekte ise de; sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan esas hükme yönelik sadece sanık müdafîinin temyiz isteminin bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bu istem hakkında 23.12.2020 tarihli ek kararla hükmün niteliğine göre 5271 sayılı CMK'nın 286/2. maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve temyiz edilemeyeceği gerekçesiyle sanık müdafiinin bu suç yönünden vaki temyiz talebinin CMK'nın 296/1. maddesi gereğince reddine karar verilerek, ek kararın sanık müdafiine 23.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve sanık müdafîin ek karara yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenmiştir.İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, tanık ifadelerinin gerçek dışı olduğuna, kamera kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, adli sicil kaydına göre cezalandırılması yoluna gidildiğine, sanık müdafiinin temyiz isteminin ise sanık hakkında kimlik tespiti dışında delil bulunmadığına, gece vakti olması sebebiyle karıştırılma olasılığının yüksek olduğuna, sanığın üzerinden suç eşyası çıkmadığına,vücut izi ve sair bulguya rastlanmadığına, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanmış ise de esas hakkında savunması alınırken müdafiinin huzurunda ifade vermesi gerektiği gözetilmeden, 09.09.2021 tarihli duruşmada müdafisi olmadan savunması alındıktan sonra yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.