Anahtar kelimeler: Hissenin Açmışlardır İrsen Malatya Celsede Taksim Harici İntikal Alanında İli

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar ... ve ...; Malatya ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve 1980 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümü hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 1/4 hissenin davacı ..., 3/4 hissenin davacı ... adına tescili istemiyle dava açmışlardır.II. CEVAPDavalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuş; 10.03.2016 tarihli celsede davanın reddi halinde taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.Davalı ... vekili, zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIMalatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 17.08.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda (A) harfi ile gösterilen 19.282,27 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 15.245,05 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 12.933,26 metrekare ve (D) harfi ile gösterilen 42.317,89 metrekarelik kısımların son parsel numaraları verilmek suretiyle 1/4 hissenin davacı ..., 3/4 hissenin davacı ... adlarına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, karar onanmış, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme talebi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.02.20 21... /10427 Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; "... doğru sonuca ulaşılabilmesi için taşınmazın bulunduğu yere ilişkin onaylanmış imar planı olup olmadığı, varsa onay tarihi araştırılarak taşınmazın imar planı kapsamına alındığı tarihten, imar planı bulunmaması halinde dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları ile birlikte memleket haritaları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi ile 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi eşliğinde oluşan bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılması" gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen sulu- kuru toprak sınırı aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; sulu-kuru taşınmazların hesabında hükmen tescil edilen taşınmazlar ile elden çıkarılan taşınmazların hesaplamaya dahil edilmemesi gerektiğini, davacı ... yönünden değerlendirme yapılmadığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Hazine adına tescil kararı verilmesi gerektiğini öne sürerek bozulmasını talep etmiştir.B.Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmazın tescili talebine ilişkindir.Dava konusu taşınmaz, Malatya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1977 yılında yapılan kadastro sırasında "..." olarak tescil harici bırakılmıştır.Mahkemece yazılı şekilde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen sulu-kuru toprak sınırı aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de taşınmazın sulu- kuru tespiti yönünden yapılan araştırma yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Öte yandan, davanın reddine karar verildiği halde Hazinenin tescil talebi yönünde olumlu-olumsuz karar verilmemiş olması da isabetsizdir.Hal böyle olunca; 3402 sayılı Kanun'un 14/1. maddesinde yazılı 40... dönüm kısıtlama araştırması aynı maddenin, 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen ikinci fıkrası hükümleri nazara alınarak yapılmalı, davacıların mirasbırakanlarının ölüm tarihi tespit edilerek eklemeli zilyetlik bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacılar ve mirasbırakanları ile diğer mirasçılar yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı tapu müdürlükleri ve ilgili kadastro müdürlüklerinden ve yine aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tespit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, senetsizden hükmen tescil edilen taşınmazlar varsa bunların da hesaplamaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmelidir.Senetsizden edinilen taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda (5403 sayılı Kanun'un 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmelik'in 10. maddesinin değişik ikinci fıkrası hükümlerine göre sulu tarım arazisi; tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden Kanun'un amacına uygun rapor alınmalı, davacılar ve murisleri adına senetsizden edinilen taşınmazların sulu tarımda 40 dönüm/ kuru tarımda ise 100 dönüm sınırını aştığının anlaşılması halinde ise davalı Hazinenin tescil talebi yönünden bir değerlendirme yapılarak olumlu-olumsuz bir karar verilmelidir.Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar ile davalı Hazine vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince Mahkeme kararının BOZULMASINA,Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,Dosyanın Malatya 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,17.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.