Anahtar kelimeler: Hasebiyle Kazanacak Ödememek Sgk Almaya Kayden Müdür Emekli Feri Aylığı

MAHKEMESİ
: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 27. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirket nezdinde 01.03.1999 tarihinde genel müdür olarak sigortalı bir şekilde çalışmaya başladığını, kendisinin yaşlılık aylığı almaya hak kazanacak şekilde emekli olması hasebiyle işverenlik tarafından daha fazla SGK primi ve sair giderler ödememek adına 14.02.2007 tarihinde SGK nezdinde kayden çıkışı verildiğini ancak müvekkilinin nizasız ve fasılasız hizmetine 28.11.2019 tarihine kadar sigortasız olarak devam ettiğini, 2019 yılı maaşının AGİ hariç net 5.800,00 TL olduğunu ancak ödemelerin kayıt bırakılmamak adına hep elden yapıldığını, müvekkilinin işe ihtiyacı olması nedeniyle SGK nezdinde hileli çıkışa bir şey diyemediğini, davalı şirketin iş akdini haksız ve ihbar önellerine uymaksızın 28.11.2019 tarihinde feshettiğini, müvekkilinin kayıt dışı hizmet verdiği 2007-2019 tarihleri arasında davalı şirketin ticari ilişkilerde bulunduğu başta .... T.C. ...., T.C. ... Bakanlığı, ... Vakfı, Kuvvet Komutanlıkları, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T.C. Ticaret Bakanlığı, T.C. Sağlık Bakanlığı nezdinde Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün yanında ... A.Ş., .... A.Ş., ... A.Ş ve .... AŞ vs gibi resmi ve itibarlı tüzel kişiler ile ihale sözleşmeleri, teknik ve idari şartname gibi yüklenici ilişkilerini düzenleyen birçok evrakta genel müdür sıfatıyla müvekkilinin imzasının bulunduğunu, bu imza yetkisinin de noterde tanzim edilen esaslı bir vekaletname ve yetki belgesi ile verildiğini iddia ederek müvekkilinin 15.02.2007-28.11.2019 tarihleri arası davalı işveren nezdinde genel müdür olarak tam gün ve bilfiil çalıştığının tespitine, çalışma süreleri boyunca ödenmeyen SGK primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştirII. CEVAPDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı müvekkili şirkette 01.03.1999 tarihinde işe başladığını, 14.02.2007 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazanması sebebiyle kendi isteği ile emekliye ayrıldığını, SGK İşten Çıkış Bildirgesinde de davacının 08 Emeklilik kodu (yaşlılık veya toptan ödeme) ile işten çıkışının yapıldığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği asılsız iddialarının aksine, işten ayrıldığı 14.02.2007 tarihinden sonra davalı işyerinde hiç bir surette kısmi süreli ya da tam zamanlı olarak çalışmadığını, bu nedenle davacının AGİ hariç 5.800,00 TL maaş aldığı, maaşının elden ödendiği ve 28.11.2019 tarihinde kadar sigortasız çalışmaya devam ettiği yönündeki iddiaların, soyut ve asılsız iddialar olduğunu, davacı ... davalı şirketten emeklilik nedeniyle 14.02.2007 tarihinde işten ayrıldıktan sonra, şirket ile bağlarını koparmayarak sürekli iletişim halinde olduğunu ve davalı işyerinde çalışan arkadaşlarını ziyaretlere geldiğini, davacının davalı işyerinde 14.02.2007 tarihinden sonra hiç bir çalışması olmadığını ancak davacının babasının emekli general olması sebebi ile savunma sanayinde faaliyet gösteren ....gibi şirketlerin yönetici kadrosu ile yakın ilişkilerinin olması neticesinde ve kendi teklifi üzerine, davalı işveren şirket adına yukarıda belirtilen şirketlerde açılan ihalelere katılarak, teklifler verdiğini, davalı şirket adına vekalet ile sözleşmeler imzaladığını, ancak davacının davalı işveren adına vekalet ile ihalelere katılması ya da sözleşme imzalamasının her 1 yıl içerisinde 5'ten fazla bulunmadığını, davacı, işçi-işveren ilişkisinin bitmesinden sonra dostluğa dönüşen ilişkiyi suistimal ederek, davalı işveren şirket yetkilisinin vermiş olduğu vekaletnameye dayalı, katılmış olduğu ihaleleri ve imzalamış olduğu sözleşmeleri delil göstererek, kendisini şirket çalışanı olarak göstermeye çalışarak mahkemeyi asılsız iddialarla yanıltmaya çalıştığını, davacının bir yılda 5'ten fazla olmayan ihalelere katılması yada sözleşme imzalaması nedeniyle, davalı şirketin çalışanı olarak nitelendirilemeyeceği gibi yine davacının emekli olduğu 14.02.2007 tarihinden sonra davalı işveren şirkette hiç bir surette çalışmasının olmaması, şirkete istediği zamanlarda sadece arkadaşlarını ziyaret amaçlı 1-2 saatliğine uğraması neticesinde ancak ve ancak davalı işveren şirkete verilen harici danışmanlık hizmeti olarak değerlendirilebileceğini, vekaletle yapmış olduğu işlemlere karşılık davacıya hiç bir surette maaş ya da ödeme yapılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ... Tur. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerine ait ... sicil sayılı işyerinde 15.02.2007-30.03.2019 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığının tespitine, prime esas kazancın tespitine yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının 14.02.2007 tarihinde davalı iş yerinden 8 kodu ile çıkışının yapıldığı, 01.03.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya başladığı, ancak bu tarihteki çıkışından sonra da davalı iş yerinde çalışmaya devam ettiğinin bordro tanıklarının beyanları ile doğrulandığı, davacının davalı şirket adına yaptığı iş ile ilgili olarak imzaladığı sözleşmelerin bulunduğu, davacının çalışmalarını doğrulayan tanıkların çalışma süresi de dikkate alınarak hizmet süresinin tespit edildiği, davacının çalıştığını iddia ettiği ücret miktarına ilişkin olarak yazılı bir delilin bulunmadığı, davacının 506 sayılı Kanun'un 63. maddesi kapsamındaki tercih hakkının infaz aşamasında Kurum tarafından belirlenerek işlem yapılmasının mümkün olduğu anlaşıldığından mahkemece kurulan hükme ilişkin mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı " gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili özetle,1. 28.11.2019 tarihine kadar hizmet tespitine karar verilmesi gerektiğini,2.Delil başlangıcı teşkil etmesi bakımından müvekkilinin banka hesabına kendisi ya da şirket çalışanları ... ve ... tarafından yatırılan maaşların tespiti için bankaya müzekkere yazılması taleplerinin mahkeme tarafından dikkate alınmadığını,3.Ücretin yazılı delille ispat edilemediği kabul edilse bile en son bilinen ücretin (Şubat 2007 tarihli ücretinin) devam eden yıllar için asgari ücrete oranlanarak prime esas kazanç hesabında baz alınabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı vekili özetle,1.Davacı, davalı müvekkil şirkette 01.03.1999 tarihinde işe başlamış olup, 14.02.2007 tarihinde yaşlılık aylığı almaya hak kazanması sebebiyle, kendi isteği ile ayrıldığını,2. Davacının işten ayrıldığı 14.02.2007 tarihinden sonra davalı işyerinde hiç bir surette kısmi süreli ya da tam zamanlı olarak çalışmadığını, ancak davacının babasının emekli general olması sebebi ile savunma sanayinde faaliyet gösteren ..., ,gibi şirketlerin yönetici kadrosu ile yakın ilişkilerinin olması neticesinde ve kendi teklifi üzerine, davalı işveren şirket adına yukarıda belirtilen şirketlerde açılan ihalelere katılarak, teklifler vermiş, davalı şirket adına vekalet ile sözleşmeler imzalamış olduğunu, ancak davacının, davalı işveren adına vekalet ile ihalelere katılması ya da sözleşme imzalamasının her 1 yıl içerisinde 5'ten fazla bulunmadığını, davacının en son imzalamış olduğu belgenin, ... ve ... Sanayi A.Ş.'ye davalı şirket tarafından yazılmış 03.06.2015 tarihli yazı olduğunu, davacının, davalı şirket adına 03.06.2015 tarihinden sonra vekalet ilişkisine dayalı olarak, herhangi bir kurumla sözleşme imzalaması ya da davalı şirketi temsilinin bulunmadığını,3.Davacının, yerel mahkemeye sunulan sözleşme ve belgelerde, en son 03.06.2015 tarihli yazıda imzasının bulunduğunu, davalı şirket ile aralarında hukuki husumet bulunan bazı tanıkların beyanları dikkate alınarak, davacının 15.02.2007-30.03.2019 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığına yönelik karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.Fer'i müdahil Kurum vekili özetle,1.Kurum işlemleri usul ve yasalara uygun olduğundan,haksız ve yersiz açılan davanın reddi gerekirken yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın █████. ve 5510 sayılı Yasanın 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.2. Eldeki davada, davacının 01.03.1999-14.02.2007 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde çalıştığı, İşten Ayrılış Bildirgesine göre davacının 08 kodu (yaşlılık veya toptan ödeme) ile işten çıkışının yapıldığı, 01.03.2007 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya başladığı; Ankara 30. Noterliği'nin 26.12.2008 tarihli vekaletnamesi ile davalı şirket tarafından davacının vekil tayin edildiği, bu vekaletname ile davalı şirket adına bazı kamu kurumu ve şirketlerde açılan ihalelere katılarak, teklifler vermiş, davalı şirket adına vekalet ile sözleşmeler imzalamış olduğunun davalı tarafça da kabul edildiği, ancak bu tür belgelerin en sonuncusunun 03.06.2015 tarihli olduğunun belirtildiği; dinlenen bordro tanığının da şirketin kapasitesi düştüğü tarihten itibaren davacının günde 1 saat uğradığını beyan ettiği, bu durumda davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdinin unsuru olan "bağımlılığın" tam olarak kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır.3. Mahkemece bu kapsamda, davacı ile davalı şirket arasında hizmet akdi olup olmadığının araştırılması, hizmet akdinin varlığı halinde kısmi çalışmanın olup olmadığının belirlenmesi; yine hizmet akdinin varlığı kabul edilir ise davacının yaşlılık aylığı aldığı dikkate alınarak, talebinin SGDP primine tabi olarak mı yoksa 4/1-a kapsamında uzun vadeli sigorta kollarına tabi hizmet tespitine mi yönelik olduğu sorulmalı, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.