Anahtar kelimeler: Asillerin Gününün Olmadı Geldiler İstemli Davetiye Bittiği Salı Feri Günde

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Mahkemece, bozma kararına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ..., fer'i müdahil ... ve vekilleri Avukat ... geldiler. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen asillerin ve vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; 6 parsel sayılı taşınmazı babasının, davalılardan ...'ya borcu için teminat amacıyla temlik ettiğini, onun da davalı ...’ye, ...'nin de davalı ...’a, ...’ın da davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, babası ile davalı ... arasında inançlı temlik işlemine dair yazılı anlaşma bulunduğunu, anlaşmaya rağmen yapılan devirlerin kötüniyetli ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde rayiç bedelin yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Fer-i müdahil ...; davacının oğlu olduğunu, inançlı işleme konu sözleşmeyi kendisinin yaptığını, verilecek karardan etkilenecek durumda olduğunu, davalı ...’a 36.150,00 TL borcu bulunduğunu, borcunu ... Bankasından çektiği kredilerle elden ödediğini, boşa attığı imza nedeniyle sunulan belgede borçlu gözüktüğünü bildirerek davacının yanında davaya katılma talebinde bulunmuş, talebi Mahkemece de kabul edilmiştir.II. CEVAPDavalı ...; davacının babası olan ... ile arasında alacak borç ilişkisi bulunduğu ve dosyaya sunulan 25.10.2009 tarihli ikili anlaşma başlıklı sözleşmeyi kabul ettiğini ancak sözleşmede belirtilen 179.500,00 TL’nin davacı ve babası tarafından ödenmediğini, davalılar ... ve ...’a yapılan devirlerin gerçek olmadığını ancak davalı ...’e yapılan devrin gerçek olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, davalı ... savunma getirmemiştir.Davalı ...; açılan davayı kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ...; iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu ve taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 14.12.2016 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile; davacının ödeme edimini yerine getirdiğini usulüne uygun deliller ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın istinafı üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 01.03.2017 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile, davacı tarafça inançlı işleme dair sunulan sözleşmede yer alan çeklerin ilgili bankadan sorulması, ödenip ödenmediğinin araştırılması, dava dilekçesinin deliller kısmında her tür yasal delil dendiğinden davacıya ödeme iddiası bakımından yemin delilinin hatırlatılması ve sonucuna göre BK'nın 97. maddesi gereğince borç miktarının saptanıp mahkeme veznesine depo etmesi için davacıya süre verilmesi, depo ettiği takdirde davalılar ..., ... ve son kayıt maliki ...’in TMK’nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacağı değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile; davacının ödeme edimini yerine getirmediği ve son kayıt maliki davalı ...’in iyiniyetli üçüncü kişi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve feri müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 09.10.2020 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve feri müdahil temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairenin 01.12.2021 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı kararı ile; " .... O halde yapılacak iş, davalının ödediğini iddia ettiği ve seri numarasını bildirdiği çek yaprakları ilgili bankadan getirtilip bu çeklerle 25.10.2009 tarihli sözleşmede yer alan çeklerin aynı çek olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, aynı çek olduğunun anlaşılması halinde davalının ödeme savunması üzerinde durularak ödemeyi kimin yaptığının belirlenmesi, yapılacak olan bu belirleme ve sözleşmede kararlaştırılıp nakit paraya ilişkin husus da nazara alınarak alacak-verecek miktarının saptanması, saptanan bu bedeli depo etmesi için davacı tarafa süre verilmesi, bedel depo edildiği takdirde tapu iptali ve tescil isteğinin kabul edilmesi, aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir." gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çeklerle ilgili ...'a yazılan müzekkerelere farklı cevaplar verilmesi neticesinde bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzim edilmesinin istenildiği ve yapılan tespit sonucu ilgili çeklerin ... hesabına keşideli olduğu, çeklerin 22.12.20 08... .10.2009 tarihlerinde davalı ...'a teslim edildiği çek bedellerinin hiçbirinin hesaptan ödenmediği ve tamamının şubeye iade edildiği ve zamanaşımı nedeni ile çek keşide tarihi ve tutarlarına ilişkin bilgi belge bulunmadığının tespit edildiği, bu haliyle davalının ödediğini iddia ettiği çek yaprakları ile 25.10.2009 tarihli sözleşmede yer alan çeklerin aynı çek olup olmadığının tespit edilemediği, çeklerin davacıya teslim edilip edilmediği ve davacı tarafından kullanıldığının ispatlanamadığı, davacı tarafın dava açmak suretiyle kendi edimini ifa etmek istediğini karşı tarafa bildirdiği, davacının kabul ettiği 36.150,00 TL'nin davacılar tarafından Mahkeme veznesine depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın 3.ve 4. sayfasının yarısının eldeki dosya ile bir ilgisinin olmadığını, adları geçen mahalli bilirkişilerin bu dosyada bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı ediniminde kötüniyetli olduğuna dair dosya kapsamında bir tek delil bulunmadığını, 22.02.2023 tarihli celsede keşif yapılması hususunda talepte bulunduklarını, ancak Mahkemece bu taleplerinin gerekçesiz olarak reddedildiğini, ev ve müştemilatının hemen bitişiğindeki taşınmazın satılığa çıkarıldığını duyan müvekkilinin haklı olarak ve hayatın olağan akışına da uygun olarak bitişik taşınmazı satın almak istediğini, taşınmazın alımı ile ilgili avukatı aracılığı ile tapu kayıtlarını incelettiğini ve tapu devri açısından bir sorun olmadığını öğrenince pazarlık yaparak 22.4.2015 tarihinde 80.000,00 TL karşılığı taşınmazı satın alıp maliki olduğunu, bu durumun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, tapuyu aldıktan sonra davacının babası ile diğer davalı arasında yazılı bir rehin anlaşması olduğunu yüzeysel bir şekilde öğrendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; davacı tarafın müvekkiline, müvekkili tarafından kendilerine verilmiş olan çeklerin bedelini ödediğini iddia etmiş ise de bu hususun ispat edilemediğini, Yerel Mahkeme tarafından ... T.AŞ. Genel Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen 08.08.2018 tarihli cevapta “Samsun Sanayi Şubesinden alınan çeklerin yazıldıktan sonra iptal edildiği, diğer çeklerin de yazılmadan iptal edildiğinin” belirtildiğini, ... Samsun Sanayi Şubesinden alınan çeklerin karşılığının olmadığına dair yazılmış olmasının, çeklerin evveliyatında ödemesinin yapılmadığının göstergesi olduğunu, bu nedenlerle Mahkemece verilen kararın yerinde bir karar olmadığını, Yerel Mahkemece, her ne kadar ihtilaflı çeklere ilişkin olarak dosya bilirkişiye tevdii edilmiş ise de rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususular aydınlanmadan davanın kabulü cihetine gidildiğini, bilirkişi raporunda yer alan bir kısım tespitlerin haklılıklarını gösterdiğini, müvekkili ile davacı yanca yapılan inançlı akitte, sözleşme tarihi olan 25.10.2009 tarihi itibarı ile ... tarafından 36.150,00 TL ödendiği açık olup yine sözleşme tarihi itibarı ile henüz ödeme tarihleri gelmemiş olan müvekkilinin keşidecisi olduğu ve ...’nun alacaklılarına verilmiş olan çeklerin bedelinin de davalı ...'ya ödendiğinde, dava konusu yapılan taşınmazın tapusunun muhataba devredileceğini, davacı tarafın tapu iptali ve tesciline dair dava açmakla birlikte tarafların birbirine yüklediği yükümlülük belli iken tapunun devrine neden olan borç ödenmediği halde, taşınmazın geri istenilmesinin hem bahis mevzuu sözleşme ile uyumlu olmadığını, hem de kötüniyetli bir dava olduğu gibi MK 2 de yer alan dürüstlük kuralları ile de bağdaşmayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazın davacıya vekaleten babası ... tarafından 25.08.2009 tarihinde davalı ...’a, ...’ın da 06.11.2009 tarihinde davalı ...’ye, ...’nin de 10.12.2009 davalı ...’a, davalı ...’a vekaleten davalı ... tarafından da davalı ...’e satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Ancak, dosya ve karar içeriği gözetildiğinde kararın gerekçe kısmında 3. sayfadaki " mahalli bilirkişi ... ile başlayan ve devam eden paragraflar ile 4. sayfanın ilk iki paragrafının" maddi hata sonucu gerekçeye alındığı, eldeki temyize konu dosya ile ilgili olmadığı anlaşıldığından, bu kısımların gerekçeden çıkarılması suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinden 3. sayfadaki " mahalli bilirkişi ... ile başlayan paragraflar ile 4. sayfanın ilk iki paragrafının" çıkarılmasına ve gerekçenin değiştirilerek İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilenden alınmasına,04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.